28. Dönem · 4. Yasama Yılı · Genel Kurul
28. Birleşim
10 Aralık 2025 Çarşamba Basılmış
Alınan kararlar
- 2026 yılı merkezî yönetim bütçeleri ve 2024 yılı merkezî yönetim kesin hesapları kabul edildi.
TBMM tutanak özetinden, değiştirilmeden.
En çok konuşanlar
- Ticaret Bakanı Ömer Bolat 55 söz
- Ali Mahir Başarır Mersin66 söz
- Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu 44 söz
- Muhammet Emin Akbaşoğlu Çankırı58 söz
- Veli Ağbaba Malatya78 söz
- Cavit Arı Antalya73 söz
- Mustafa Köse Antalya18 söz
- Mehmet Emin Ekmen Mersin22 söz
Toplam 112 konuşmacı. Tümü için Tutanak sekmesindeki Konuşmacılar.
TBMM tutanak özetinin tamamı
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK ÖZETİ
28’inci Birleşim
10 Aralık 2025 Çarşamba
TBMM Genel Kurulu saat 11.03’te açılarak dört oturum yaptı.
Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütçe görüşmelerinde açılışta yeterli sayıya ulaşması gerektiğine,
Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine,
Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine,
Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine,
İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, bir an önce görüşmelere başlanmasını istirham ettiklerine,
İlişkin birer açıklamada bulundular.
2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/280) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı: 226), 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/279), Plan ve Bütçe Komisyonunca Kabul Edilen Metne Ekli Cetveller, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifine İlişkin Genel Uygunluk Bildirimi ile 2024 Yılı Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporu, 218 Adet Kamu İdaresine Ait Sayıştay Denetim Raporu, 2024 Yılı Faaliyet Genel Değerlendirme Raporu ve 2024 Yılı Mali İstatistikleri Değerlendirme Raporunun Sunulduğuna Dair Sayıştay Başkanlığı Tezkeresi (3/1191) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu’nun (S. Sayısı: 227) görüşmelerine devam edilerek,
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı,
Karayolları Genel Müdürlüğü,
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü,
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu,
Ticaret Bakanlığı,
Helal Akreditasyon Kurumu,
Rekabet Kurumu,
2026 yılı merkezî yönetim bütçeleri ve 2024 yılı merkezî yönetim kesin hesapları kabul edildi.
Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan’ın 226 sıra sayılı 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 227 sıra sayılı 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin ikinci tur görüşmelerinde DEM PARTİ Grubu adına yaptığı konuşması sırasında YENİ YOL Partisine sataşması nedeniyle bir konuşma yaptı.
Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit,
Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez,
Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen,
Nevşehir Milletvekili Filiz Kılıç;
Bugün basına yansıyan bir habere ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin yaptığı açıklamaya,
Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, bugün basına yansıyan iddiaya ve Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak’ın 226 sıra sayılı 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 227 sıra sayılı 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin ikinci tur görüşmelerinde şahsı adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine,
Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin kamuoyuyla paylaştığı basın duyurusuna ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine,
Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine,
Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine,
Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır,
Malatya Milletvekili Veli Ağbaba;
Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın 226 sıra sayılı 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 227 sıra sayılı 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin ikinci tur görüşmelerinin soru-cevap kısmında yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine,
Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır ile Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın yaptıkları açıklamalarındaki bazı ifadelerine,
Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine,
İlişkin birer açıklamada bulundular.
Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Tekin Bingöl, Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit’in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin yayınladığı basın duyurusuna ilişkin bir açıklamada bulundu.
11 Aralık 2025 Perşembe günü saat 11.00’de toplanmak üzere 22.37’de birleşime son verildi.
Tekin BİNGÖL
Başkan Vekili
Nurten YONTAR Adil BİÇER
Tekirdağ Kütahya
Kâtip Üye Kâtip Üye
1
Kapak, içindekiler ve ön bilgiler
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
TUTANAK DERGİSİ
28'inci Birleşim
10 Aralık 2025 Çarşamba
(TBMM Tutanak Hizmetleri Başkanlığı tarafından hazırlanan bu Tutanak Dergisi’nde yer alan ve kâtip üyeler tarafından okunmuş bulunan her tür belge ile konuşmacılar tarafından ifade edilmiş ve tırnak içinde belirtilmiş alıntı sözler aslına uygun olarak yazılmıştır.)
İÇİNDEKİLER
I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ
II.- GELEN KÂĞITLAR
III.- YOKLAMALAR
IV.- AÇIKLAMALAR
1.- Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütçe görüşmelerinde açılışta yeterli sayıya ulaşması gerektiğine ilişkin açıklaması
2.- Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
3.- Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın, Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
4.- Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
5.- İstanbul Milletvekili Bülent Kaya’nın, bir an önce görüşmelere başlanmasını istirham ettiklerine ilişkin açıklaması
6.- Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit’in, bugün basına yansıyan bir habere ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması
7.- Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın, bugün basına yansıyan iddiaya ve Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak’ın 226 sıra sayılı 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 227 sıra sayılı 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin ikinci tur görüşmelerinde şahsı adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
8.- Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez’in, bugün basına yansıyan bir habere ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması
9.- Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen’in, bugün basına yansıyan bir habere ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması
10.- Nevşehir Milletvekili Filiz Kılıç’ın, bugün basına yansıyan bir habere ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması
11.- Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin kamuoyuyla paylaştığı basın duyurusuna ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
12.- Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın, Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
13.- Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
14.- Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın 226 sıra sayılı 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 227 sıra sayılı 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin ikinci tur görüşmelerinin soru-cevap kısmında yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
15.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın 226 sıra sayılı 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 227 sıra sayılı 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin ikinci tur görüşmelerinin soru-cevap kısmında yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
16.- Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır ile Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın yaptıkları açıklamalarındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
17.- Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın, Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
V.- KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
A) Kanun Teklifleri
1.- 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/280) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı:226)
2.- 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/279), Plan ve Bütçe Komisyonunca Kabul Edilen Metne Ekli Cetveller, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifine İlişkin Genel Uygunluk Bildirimi ile 2024 Yılı Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporu, 218 Adet Kamu İdaresine Ait Sayıştay Denetim Raporu, 2024 Yılı Faaliyet Genel Değerlendirme Raporu ve 2024 Yılı Mali İstatistikleri Değerlendirme Raporunun Sunulduğuna Dair Sayıştay Başkanlığı Tezkeresi (3/1191) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı: 227)
A) ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI
1) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
B) KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
1) Karayolları Genel Müdürlüğü 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Karayolları Genel Müdürlüğü 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
C) SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
1) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
Ç) BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU
1) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
D) TİCARET BAKANLIĞI
1) Ticaret Bakanlığı 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Ticaret Bakanlığı 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
E) HELAL AKREDİTASYON KURUMU
1) Helal Akreditasyon Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Helal Akreditasyon Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
F) REKABET KURUMU
1) Rekabet Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Rekabet Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
VI.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen’in, Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan’ın 226 sıra sayılı 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 227 sıra sayılı 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin ikinci tur görüşmelerinde DEM PARTİ Grubu adına yaptığı konuşması sırasında YENİ YOL Partisine sataşması nedeniyle konuşması
VII.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI
1.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Tekin Bingöl’ün, Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit’in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin yayınladığı basın duyurusuna ilişkin konuşması
VIII.- YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI
1.- Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan'ın, Anıtkabir'de slogan atan bazı kişilere ve gerekli önlemlerin alınıp alınmadığına ilişkin sorusu ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın cevabı (7/36608)
10 Aralık 2025 Çarşamba
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 11.03
BAŞKAN: Başkan Vekili Tekin BİNGÖL
KÂTİP ÜYELER: Nurten YONTAR (Tekirdağ), Adil BİÇER (Kütahya)
BaşkanTürkiye Büyük Millet Meclisinin 28'inci Birleşimini açıyorum.
Veli Ağbaba · MalatyaSayın Başkan, Allah aşkına, bu sıralara bakar mısınız; 2 Bakan var, bütçe görüşülüyor. Osman Bey burada ama milletvekilleri yok, böyle bir şey olur mu? Böyle bir şey olur mu Sayın Başkan?
Nurettin Alan · İstanbulBuradayız, buradayız.
Veli Ağbaba · MalatyaSayın Başkan, Allah aşkına, her gün böyle; böyle bir şey olur mu ya? Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna bak, maşallah; bir de buraya bak. (CHP sıralarından alkışlar)
İsmail Güneş · UşakVeli Ağbaba, biz neyiz?
Bülent Kaya · İstanbulSayın Başkan görevini yapıyor.
Veli Ağbaba · MalatyaSayın Başkan, biz muhalefetiz, bütçeyi geçirecek arkadaşlar maalesef -çoğunluk- yok. Sayın Başkan, olmaz.
Nurettin Alan · İstanbulVar, var; hepimiz buradayız.
Bülent Kaya · İstanbulArapgir yolu tamam Veli Ağbaba!
BaşkanMüşahedemle yeterli sayı olmadığını gördüm, elektronik yoklamaya başvuracağım.
III.- YOKLAMA
BaşkanElektronik cihazla yoklama için üç dakika süre veriyorum...
İsmail Güneş · UşakAçtınız Başkanım, açtınız.
Nurettin Alan · İstanbulAçtınız Başkanım.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · Çankırı"Birleşimi açıyorum." dediniz. Sayın Başkanım, bakın, "Toplantıyı açıyorum." dediniz, birleşimi açtınız. "Yeterli çoğunluk var." dediniz, açıldı.
BaşkanToplantıyı açtım ama yeterli çoğunluk yok.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıSayın Başkanım, hayır. "Yeterli çoğunluk var." dediniz efendim. Yeterli çoğunluk var. Ayıp ya! Bu ayıp!
BaşkanYeterli çoğunluk yok. (CHP sıralarından alkışlar)
Muhammet Emin Akbaşoğlu · Çankırı"Yeterli çoğunluk var." dediniz.
Nurettin Alan · İstanbulAma açtı, açtıktan sonra olmaz. "Açıyorum." dedi.
Veli Ağbaba · MalatyaGeç onu, geç, geç. Çoğunluk yok. Vallahi yok. Nerede çoğunluk? Yok.
BaşkanYeterli çoğunluk yok.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıYeterli çoğunluk var, açtınız. Bakın, açtınız; hayır. Açıldı bakın.
Veli Ağbaba · MalatyaYok.
BaşkanSayın Akbaşoğlu, yoklama yapacağım; yeterli çoğunluk yok, yoklama yapacağım, lütfen...
Süreyi başlatıyorum...
Nurettin Alan · İstanbulBaşkanım, ara verelim, tutanaklara bakalım.
BaşkanArayı sonra veririz, ben bir defa elektronik yoklamaya karar verdim.
(AK PARTİ ve CHP'li bir grup milletvekilinin Başkanlık Divanı önünde toplanmaları, gürültüler)
BaşkanBir saniye...
"Türkiye Büyük Millet Meclisinin 108'inci Birleşimini açıyorum." dedim ama yoklamaya baktım, müşahede ettim, "Yok." dedim ve ondan sonra elektronik yoklama istiyorum.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıEfendim, tutanaklara bakalım.
BaşkanTamam, bakalım.
Elektronik yoklama için üç dakika süre veriyorum ve süreyi başlatıyorum.
(Elektronik cihazla yoklamaya başlandı)
Ömer Fethi Gürer · NiğdeCumhuriyet Halk Partisi gelmese Meclis boş kalacak.
Veli Ağbaba · MalatyaArkadaşlar, AK PARTİ Grubu uyanamamış; dün de yoktu, bugün de yoklar.
Nurhayat Altaca Kayışoğlu · BursaBütçe görüşülüyor, Mecliste yoklar ya!
Veli Ağbaba · MalatyaBen herkesin hakkını korumakla mükellefim. Veli Ağbaba varsa sizin için de var, Sayın Bakanlar için de var; onları dinleyecek Sayın Bakanlar. Veli Ağbaba varsa herkes için var.
(Elektronik cihazla yoklamaya devam edildi)
BaşkanToplantı yeter sayısı yoktur.
Birleşime yirmi beş dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 11.09
İKİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 11.56
BAŞKAN: Başkan Vekili Tekin BİNGÖL
KÂTİP ÜYELER: Nurten YONTAR (Tekirdağ), Adil BİÇER (Kütahya)
BaşkanSayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 28'inci Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.
III.- YOKLAMA
BaşkanAçılışta yapılan yoklamada toplantı yeter sayısı bulunamamıştı.
Şimdi yoklama işlemini tekrarlayacağım.
Yoklama için üç dakika süre veriyorum ve yoklama işlemini başlatıyorum.
(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)
BaşkanToplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz.
Ali Mahir Başarır · MersinSayın Başkan, çok kısa...
BaşkanBuyurun Sayın Başarır.
IV.- AÇIKLAMALAR
1.- Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütçe görüşmelerinde açılışta yeterli sayıya ulaşması gerektiğine ilişkin açıklaması
Ali Mahir Başarır · MersinSayın Başkan, tabii ki teamüllerde bütçe görüşmelerinde yoklama istenmiyor ama bu bütçeyi savunmak için Sayın Cumhurbaşkanı gelmiyor. Yahu, sabah geliyoruz, 20 AKP milletvekili var. Bu olmaz. Bu, millete saygısızlık. Bu bütçeyi ben mi savunacağım? (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Ben eleştireceğim, onlar savunmak durumunda. Lütfen, bütçe görüşmelerinde saat 11.00'de Türkiye Büyük Millet Meclisi yeterli sayıya ulaşsın. Toplum nezdinde, ülke nezdinde kendileri küçük düşüyor. Sabah burada 10 milletvekili vardı. Bu bütçeyi kim savunacak? 2 Bakan gelmiş, milletvekilleri yok; gerçekten yazık. Bu, Parlamentoya, 86 milyona yapılan bir saygısızlıktır.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BaşkanSayın Akbaşoğlu, buyurun.
2.- Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıSayın Başkan, değerli milletvekilleri; çok teşekkür ediyorum.
Tabii, aslında kendilerini düşürenler teamüllere uymayanlardır, uzlaşmalara uymayanlardır.
Bülent Kaya · İstanbul"5 kişiyle gelin, bütçe görüşelim." diye bir uzlaşmamız mı var ya!
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıDolayısıyla aslında bütün AK PARTİ ve MHP Grubunun burada olduğu gerçeği söz konusudur ancak CHP'nin Genel Kurulda olup olmadığı yoklamadan anlaşılamamaktadır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Kendi suçunu iktidara atmak ancak çarpık bir zihniyetin yansımasıdır. Gerçekler nasıl tersyüz edilebilir ancak bu şekilde ortaya konabilir.
Ali Şahin · GaziantepYoklamada kaç CHP'li var söyler misiniz? Yoklama sonuçlarını söyler misiniz?
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıHakikat başka, iftiraysa bambaşkadır. Bunun kamuoyu tarafından bilinmesini arzu ediyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Ali Şahin · GaziantepYoklamada kaç CHP'li vardı açıklar mısınız!
Ali Mahir Başarır · MersinAçıkça iftira attığımızı söyledi ve gruba saldırdı, izin verirseniz cevap vereceğim.
BaşkanBuyurun.
3.- Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın, Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Ali Mahir Başarır · MersinSayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu saat 11.00'de buradaydı, bakın, millet görsün, burada. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler) Ama saat 11.00'de burada milletvekilinden daha çok bakan vardı, bakan, bakan vardı.
Ali Şahin · GaziantepYoksunuz, bomboş!
Ali Mahir Başarır · Mersinİnsan bir parça utanır. Bu bütçeyi kim savunacak? 86 milyonun bütçesini Meclise getiriyorlar, sabah milletvekilleri yok. Neredesiniz, neredesiniz beyler, neredesiniz? Soruyorum, 86 milyon adına soruyorum: Neredesiniz? Kamera kayıtları ortada, neredesiniz! (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler) Kayıp aranıyor, kayıp grup aranıyor, AKP Grubu aranıyor.
BaşkanSayın Akbaşoğlu, buyurun.
4.- Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıSayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bakın, AK PARTİ milletvekillerinin burada olduğu bir gerçek, yoklamada da bu görünüyor.
Ali Mahir Başarır · MersinNeredeydi? Basın orada, basın orada.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıAncak Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Kurulda olduğu belli değil, şu anda yok hükmünde bir grup var. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Sonuç itibarıyla, yoklamada olmayan, burada olduğunu iddia eden, çelişik bir grup var. AK PARTİ burada, yoklamayla bunu ispat etti. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Teşekkür ediyorum.
Ali Mahir Başarır · MersinBurada değildi; basın burada ya, basın! Basın burada.
Veli Ağbaba · MalatyaSayın Başkan, bakın, yoklamadan sonra salon tekrar boşaldı, şuraya bakar mısınız. Salla başı al maaşı, yazık, yazık! Milletin parasını... Yoklamadan sonra kaçtınız hepiniz.
Ümmügülşen Öztürk · İstanbulYoksun sen ya, yoksun, konuşma! Yoksun sen!
BaşkanSayın milletvekilleri, gündemimize göre, 2026 yılı merkezi...
Veli Ağbaba · MalatyaSavunamıyorsanız gelmeyin. Böyle Meclis olur mu ya! Böyle Meclis olur mu Allah aşkına! (CHP sıralarından alkışlar)
Nazım Maviş · SinopSize bakmak lazım, size; var mısınız, yok musunuz?
Bülent Kaya · İstanbulSayın Başkan...
BaşkanSayın Kaya, buyurun.
5.- İstanbul Milletvekili Bülent Kaya’nın, bir an önce görüşmelere başlanmasını istirham ettiklerine ilişkin açıklaması
Bülent Kaya · İstanbulSayın Başkan, bir an önce görüşmelere başlamanızı istirham ediyorum çünkü biz burada Meclisin çalışmasını bekliyoruz.
Sağ olun.
Veli Ağbaba · MalatyaYoklamayı aldınız, kaçtınız. Meclisten daha önemli ne işiniz var! Allah aşkına, ne işiniz var ya! İşiniz varsa evinize gidin. Allah, Allah! Milletin vergisiyle maaş alıyorsunuz siz.
(AK PARTİ sıralarından "Konuşma, konuşma!" sesleri, gürültüler)
BaşkanSayın milletvekilleri, gündemimize göre 2006 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi üzerinde görüşmelere devam edeceğiz.
Veli Ağbaba · MalatyaGrubumuz burada; sabah 11.00'de geliyoruz, bitinceye kadar buradayız. Hayret bir şey ya! Önemli işiniz varsa gidin bakın. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
BaşkanProgram uyarınca bugün ikinci turdaki görüşmeleri yapacağız.
İkinci turda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu, Ticaret Bakanlığı, Helal Akreditasyon Kurumu, Rekabet Kurumu bütçe ve kesin hesapları yer almaktadır.
Veli Ağbaba · MalatyaGitmeyin, oturun. Böyle bir şey olur mu! Milletin vergisiyle maaş alıyorlar, Meclise gelmiyorlar.
V.- KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
A) Kanun Teklifleri
1.- 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/280) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı:226) [1]
2.- 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/279), Plan ve Bütçe Komisyonunca Kabul Edilen Metne Ekli Cetveller, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifine İlişkin Genel Uygunluk Bildirimi ile 2024 Yılı Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporu, 218 Adet Kamu İdaresine Ait Sayıştay Denetim Raporu, 2024 Yılı Faaliyet Genel Değerlendirme Raporu ve 2024 Yılı Mali İstatistikleri Değerlendirme Raporunun Sunulduğuna Dair Sayıştay Başkanlığı Tezkeresi (3/1191) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı: 227)[2]
A) ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI
1) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
B) KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
1) Karayolları Genel Müdürlüğü 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Karayolları Genel Müdürlüğü 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
C) SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
1) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
Ç) BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU
1) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
D) TİCARET BAKANLIĞI
1) Ticaret Bakanlığı 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Ticaret Bakanlığı 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
E) HELAL AKREDİTASYON KURUMU
1) Helal Akreditasyon Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Helal Akreditasyon Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
F) REKABET KURUMU
1) Rekabet Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Rekabet Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
BaşkanKomisyon? Yerinde.
Sayın milletvekilleri, alınan karar gereğince, tur üzerindeki görüşmelerde siyasi parti gruplarına ve istemi hâlinde İç Tüzük'ün 62'nci maddesi gereğince görüşlerini bildirmek üzere yürütmeye altmışar dakika söz vereceğim. Bu süreler birden fazla konuşmacı tarafından kullanılabilecek ve şahsı adına yapılacak konuşmaların süresi ise beşer dakika olacaktır. Ayrıca, konuşmalar tamamlanınca soru ve cevap işlemi on beş dakika soru, on beş dakika cevap olarak yapılacak ve sorular gerekçesiz olarak yerinden sorulacaktır.
Kabul edilen Danışma Kurulu önerisi gereğince, bütçenin ilk ve son günü yapılan konuşmalar haricinde ve son gün yapılan konuşmalar haricinde milletvekilleri tarafından yapılacak konuşmalarda ilave süre verilmeyecektir. Bu nedenle, sayın milletvekillerinin konuşmalarını süresi içerisinde tamamlamaları önem arz etmektedir. Ayrıca, tur görüşmelerinin yapıldığı birleşimlerde Grup Başkan Vekillerine yalnızca tur görüşmelerinin sonunda altışar dakika süre verilecektir.
Bilgilerinize sunulur.
İkinci turda söz alanların adlarını sırasıyla okuyorum:
Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Ankara Milletvekili Adnan Beker, Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Adana Milletvekili Orhan Sümer, Elâzığ Milletvekili Gürsel Erol, İzmir Milletvekili Seda Kâya Ösen, İzmir Milletvekili Mahir Polat ve Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır.
Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Antalya Milletvekili Mustafa Köse, Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, Gümüşhane Milletvekili Celalettin Köse, Hatay Milletvekili Abdulkadir Özel, Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Nevşehir Milletvekili Süleyman Özgün, Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, Kırıkkale Milletvekili Mustafa Kaplan, Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül, İstanbul Milletvekili Yıldız Konal Süslü, Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer.
YENİ YOL Partisi Grubu adına Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu, İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, Ankara Milletvekili Sadullah Ergin ve Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan.
İYİ Parti Grubu adına Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, Aksaray Milletvekili Turan Yaldır, Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, Samsun Milletvekili Erhan Usta, İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz.
Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Elâzığ Milletvekili Semih Işıkver, Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Mersin Milletvekili Levent Uysal, Sivas Milletvekili Ahmet Özyürek, Niğde Milletvekili Cumali İnce ve Aksaray Milletvekili Ramazan Kaşlı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubu adına, Siirt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, Şanlıurfa Milletvekili Ferit Şenyaşar, Hakkâri Milletvekili Onur Düşünmez, Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, Van Milletvekili Mahmut Dindar, Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun, Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin.
Şahıslar adına, lehinde Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak.
Yürütme adına Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat.
Şahıslar adına, aleyhinde İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş.
Şimdi ikinci tura Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun konuşmacılarının konuşmalarıyla başlayacağız.
İlk söz Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu'na ait.
Sayın Bakırlıoğlu, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu · Manisa · Chp Grubu adınaSaygıdeğer Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bugün Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının 2026 yılı bütçelerini ve 2024 yılı kesin hesaplarını görüşeceğiz. Tabii, konu Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olunca ve bu Bakanlığın bütçesi olunca kamu-özel iş birliği projelerinden bahsetmemek olmaz.
2017-2025 yılları arasında bu kamu-özel iş birliği projelerine toplamda 272 milyar lira kaynak aktarılmış. Esasında, aktarılan kaynak değil, bir servet; birazdan anlatacağız. 2026 yılı bütçesine baktığımızda ise bu sene 101 milyar liralık bir ödeme yapacağız bu KÖİ'lere.
Bakın, 2026 yılında kara yolları ulaşımına ayrılan toplam yatırım tutarı 166 milyar lira, "Cebimizden bir kuruş çıkmayacak." diye temelleri atılan bu projelere bu sene 101 milyar lira ödenek ayıracağız. 2026 yılında -dediğim gibi- 101 milyar lira, 2027 yılında 125 milyar, 2028 yılında 150 milyar, toplamda 375 milyar lira üç yılda bu projelere kaynak aktarılacak.
375 milyar lira neyi ifade ediyor, onu anlamak için; 375 milyar lirayla 6 tane Osmangazi Köprüsü, 11 tane Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve 5 tane Çanakkale Köprüsü yapılabilirdi. Ne deniyordu: "Cebimizden bir kuruş para çıkmayacak."
Yıllarca verilen yüksek garantili geçiş sayılarından bahsettik, tutulmayan hedeflerden bahsettik, meşhur Zafer Havalimanından bahsettik, "Geçen de ödüyor, geçmeyen de ödüyor." dedik.
Öyle ihaleler yapmışsınız ki arkadaşlar -gerçi ihale derken yanlış anlaşılmasın, açık ihale yok, hepsi 21/b- öyle sözleşmelere imza altmışsınız ki geçiş hedefi tutsa bile ödemeye devam edeceğiz. Mesela, bakın, Osmangazi Köprüsü araç garantisinin üzerine çıkılmış olsa bile bu köprüden geçiş ücreti 795 lira ancak 795 lira ödemekle işimiz bitmiyor. Sözleşmeye göre geçiş ücreti bugün için 55 dolar artı KDV; köprüden geçerken 795 lira ödemiştim, geçiş ücreti 55 dolar, arada da 1.565 liralık fark var. Peki, bu farkı kim ödeyecek? Ne diyordu Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Cebimizden bir kuruş para çıkmayacak." Doğru söylüyor, bu 101 milyar lira, köprü geçişindeki 55 dolar, 1.565 liralık fark Sayın Cumhurbaşkanının cebinden çıkmıyor. Peki, kimin cebinden çıkıyor? Sorunun cevabı burada. Burada kara düzen yazıyor, ortadaki şahıs bizim Hazine ve Maliye Bakanımız, bu hazineyi temsil etmekte. Biliyorsunuz, Veli ağabey, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek deyince akla ilk ne geliyor? Vergi geliyor. Şu anda hazinemize giren gelirin yüzde 90'ı vergilerden. Bu yüzde 90 verginin yüzde 65'i harcamalar üzerinden yani dolaylı vergi, KDV ve ÖTV; geri kalan verginin de zaten yüzde 60'ı sabit ücretlilerden, memurlarımızdan kesilen gelir vergileri. Mesela, Genel Başkanımız bütçe görüşmelerinde bir örnek vermişti; 73 bin lira aylık geliri olan bir beyaz yakalının yıl içerisinde 3 maaşı hazineye gidiyor, vergilere gidiyor. Yani demem o ki bu ülkede yaşayan esnaflarımız, çiftçilerimiz, kadınlarımız, erkeklerimiz, asgari ücretliler, ücretliler, memurlar KDV ve ÖTV'yle, gelir vergisiyle bu hazineyi dolduruyor ve bunun karşılığında her geçen yıl niteliği azalan hizmet alıyor. (CHP sıralarından alkışlar) Çünkü bu ülkede eğitim paralı, ulaştırma paralı, sağlık hizmetleri paralı; bu ülkede yaşayan yurttaşlar dünyadaki en yüksek gıda enflasyonunu yaşıyor. (CHP sıralarından alkışlar) Gıda pahalı, bitmedi, barınma krizi var; kiralar pahalı, evler pahalı, hizmet alamıyorlar.
Nurhayat Altaca Kayışoğlu · BursaPahalı da pahalı.
Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu · Manisa · devamlaPeki, burada neler var? Burada da KÖİ projeleri var yani bizim biriktirdiğimiz, artırdığımız, hazineye koyduğumuz para istisnalarla, teşviklerle, garantilerle bu KÖİ projelerine gidiyor. Bu sene 101 milyar lira gidecek ve toplamda 37 milyar dolar daha fazla para vereceğiz.
Şimdi, bu KÖİ projelerine, buradaki işletmelere öyle ihaleler yapmışız ki daha sonra sözleşmeleri uzatmışız, ilave garantiler vermişiz. İşin tuhafı şu: Bu KÖİ projelerine bu kadar teşvik, garanti, istisna, 100 milyarlarca lira para fakat bunlar buraya, hazineye beş kuruş para vermiyorlar; 44 tane proje var, sadece 7 tanesi vergi vermiş. Bu düzenin adı kara düzendir arkadaşlar ve bu düzenin mimarları sizlersiniz. (CHP sıralarından alkışlar) Bu düzeni sizler kurdunuz; bu düzeni bizler, Cumhuriyet Halk Partisi ve halkın iktidarı yerle bir edecek arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, ne demiş Necip Fazıl, bilirsiniz Necip Fazıl'ı: "Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa." Gerçekten, nasıl böyle bir taksim yapılabilir? Böyle ihaleler nasıl yapılabilir? Nasıl böyle sözleşmeler olabilir? Anlatayım size, İsmail Bey burayı iyi dinleyin. Eski Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan -biliyorsunuz değil mi- Kuzey Marmara Otoyolu'na Bakanlığı döneminde tam 1 milyar 338 milyon adet ilave geçiş garantisi verdi; bir daha söylüyorum, 1 milyar 338 milyon adet. Bizim Deniz Yavuzyılmaz üşenmemiş, hesaplamış; Türkiye'deki bütün araçlar 78 defa bu otoyolunu kullansa ancak bu hedefe ulaşacak. Sonra ne olmuş? Bakanlık bitmiş, Cahit Turhan ciddi kıyak çektiği bu Kuzey Marmara Otoyolu işletmesine CEO olmuş; imza atıyor, 1 milyar 338 milyon ilave garanti, daha sonra gidiyor, bu şirkete CEO oluyor ve vallahi Necip Fazıl bugünleri görseydi inanın şunu derdi: Bu taksimi CEO yapmaz Ulaştırmaya bakan olsa. Yani gerçekten de bu taksimi mesela Cengiz yapmaz Ulaştırma Bakanı olsa, bu taksimi Kolin yapmaz, bu taksimi Limak yapmaz Ulaştırmaya bakan olsa. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Ticaret Bakanım, bir ihbarda bulunmak istiyorum, bir ihbarda bulunmak istiyorum.
Sayın Bakanım, ülkemize kuru üzüm ithal etmek isterseniz yüzde 56 vergi vermek zorundasınız. Ancak son dönemde ülkemize, bu yüzde 56'lık vergiyi vermeden, GTIP kodlarında oyun oynayarak on binlerce ton kuru üzüm getirilmekte. Düşük kaliteli, basit bir işlemden geçirilerek bu üzümler "üzüm posası" adı altında "hayvan yemi" adı altında ülkeye getiriliyor ancak hayvan yemi olarak kullanılmıyor; sirke, pekmez fabrikalarına, gıdaya satılıyor. İlaç kalıntısı var mı yok mu hiç bakılmıyor. Afganistan'dan, Özbekistan'dan, Çin'den, dünyanın birçok yerinden bu ürünler ülkemize geliyor; üretici zarar ediyor, işletmeci zarar ediyor, bir avuç insan para kazanıyor, ayrıca halk sağlığı sorunu da cabası. Denetim var mı? Denetim yok. Vergi var mı? Ne vergi var ne KDV var, hiçbir şey yok ama bir şey var, üreticinin zararı var. İşin tuhafı, Sayın Bakan, siz biliyor musunuz bilmiyorum ama Bakanlığınızdaki bütün bürokratlar bu durumdan haberdarlar. Kimin aldığı belli, kimin sattığı belli ancak bir türlü bunu durduramıyorsunuz ve sizden rica ediyorum, Manisa'daki üzüm üreticileri adına sizden rica ediyorum; lütfen bu kepazeliğe son verin ve buna müdahale edin. (CHP sıralarından alkışlar)
Ayrıca, Komisyon çalışmalarında bir anahtarla gelmiştim, bir kilitle gelmiştim, asma kilitle gelmiştim, getirirken unutmuşum, Veli ağabey'in gazabına uğradım.
Cavit Arı · AntalyaBurada, burada, kilit burada.
Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu · Manisa · devamlaİşte orada.
O kilit Manisa'dan gelmişti, biz size göstermiştik. Biliyorsunuz, Türkiye'de büyükşehirlerdeki basit usulde vergiyi kaldırıyorsunuz efendim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Veli Ağbaba · MalatyaBir dakika, geliyor. Kilit geliyor, kilit.
Tahsin Ocaklı · RizeKilit geldi.
Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu · Manisa · devamlaTeşekkür ederim.
On binlerce esnaf yılbaşından sonra kepenkleri indirecekler ve kilit vuracaklar. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Bu yanlıştan vazgeçin Sayın Bakan, işsizlik artacak ve bu yanlıştan lütfen vazgeçin.
Teşekkür ederim.
Nurhayat Altaca Kayışoğlu · BursaEsnaf kepenk indiriyor artık!
Veli Ağbaba · MalatyaSayın Başkan, on dakika önce yoklama alındı, on dakika önce! On dakika sonra AK PARTİ Grubunun hâlini milletimizin takdirine sunuyorum; böyle bir şey olur mu!
Nurhayat Altaca Kayışoğlu · BursaOlmaz!
Veli Ağbaba · MalatyaOn dakika önce! (CHP sıralarından alkışlar) Uğraşacağım bunlarla, her sabah 11.00'de asker olacak bunlar burada! Para alıyorlarsa çalışacaklar Sayın Başkan! (CHP sıralarından alkışlar)
BaşkanSöz sırası Sivas Milletvekili Ulaş Karasu'da.
Sayın Karasu, buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
Ulaş Karasu · Sivas · Chp Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bütçesi üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Kürsüye sadece rakamlardan konuşmak için değil yılların biriken haksızlıklarını, adaletsizliklerini ve milletin isyanını dile getirmek için çıktım. Her bütçe görüşmesi aslında şu soruya verilen cevaptır: Türkiye adil mi bölüşecek yoksa bir avuç yandaş için kurulan düzende milyonlar ezilmeye devam mı edecek? Çünkü bütçe 86 milyonun ortak kasasıdır. O kasa ya millet için kullanılır ya da iktidarın kurduğu çıkar şebekelerine can simidi olur. Sizin iktidarınız bu çıkar şebekelerinin başaktörü oldu.
Değerli arkadaşlar, köprü, yol, havaalanı yapmak zaten devletin asli görevidir ama asıl mesele şudur: Hangi şartla yaptınız, kimin parasını kime aktardınız? Kamu-özel iş birliği, yap-işlet-devret modelleri iktidarınızda yatırım modeli olmaktan çıkmıştır; ihalesiz, sömürü modeli olmuştur. Bakın, bugün ülkemizde yap-işlet-devret kapsamında 8'i işletmede, 4'ü yapım aşamasında 12 otoyol projesi var ama sözleşmesi değişmeyen, işletme süresi, trafik garantisi uzatılmayan proje neredeyse yok. "Önce ihaleye gir, sonra biz şartları değiştiririz." diyorsunuz. Örnek mi istiyorsunuz? Kuzey Marmara Otoyolu'nun Odayeri-Paşaköy bölümünü kapalı kapılar ardında 2028'e kadar uzatmadınız mı? Uzattınız. Böylece fazladan 4,8 milyar doları yandaşınızın cebine koydunuz. Onlarca proje bu şekilde, hiçbirine cevap veremiyorsunuz. Şirketlere garantiler tıkır tıkır ödenirken millete ödetilen fatura her yıl kabarıyor. İşte bu, milletin emanetini değil yandaşın kasasını koruyan rant düzeninin anlayışıdır. Siz "Mücahit olacağız." diye geldiniz, kurduğunuz rant düzeninin muhafızı oldunuz. (CHP sıralarından alkışlar)
Bakın, değerli arkadaşlar, bu yılın ilk yarısında 1 trilyon 596 milyar kamu alımı yapılmış; bunun 321,7 milyarı ihalesiz, 547 milyarlık ihale ise 21/B'yle verilmiş yani milletin 868 milyarı kapalı kapılar ardında bir bir yandaşlara paylaştırılmış. Bu da yetmemiş; Sayın Bakan okul arkadaşlarını ihya etmiş, hepsi milyarlık ihaleleri götürmüş, dev ihalelerin ana yüklenicisi olmuş. Arkadaşlarını BTK'ye başkan yardımcısı yap, şirketlere Bakanlık katında oda tahsis et, yengeni genel müdür yap, okul arkadaşlarına ihale kontenjanı aç; ne güzel düzen değil mi? (CHP sıralarından alkışlar) Ne demişler? "Mayasında sökük olanın karakteri dikiş tutmaz." İşte, siz bu örgütlü yağma düzeninin iktidarısınız.
Değerli arkadaşlar, kaynakları yandaşlara akıtırken bir yandan da insanların hayatından rant devşiren bir sistem kurdunuz. Gebze'de göz göre göre bir aile yok oldu, tek bir kişi sorumluluk almadı. Utanma yok biliyoruz, kızaracak yüz değil utanacak yürek lazım sizlere. Bin seksen günde bitireceğinizi söylediğiniz Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesi ne oldu? Ankara-İstanbul hattının yapımı yirmi yıldır, Bandırma-Bursa-Osmaneli hattı on dört yıldır devam ediyor; projeler yerinde sayıyor ama her hattın maliyeti katlanıyor.
Değerli arkadaşlar, gelelim dijital güvenlik skandallarına. Dünya yapay zekâyı, 6G'yi konuşuyor; biz çöken altyapıyı, pahalı interneti konuşuyoruz. Milyonların verisi çalınırken, siber güvenlik darmadağın olurken siz ne yaptınız? Ekrem İmamoğlu'ndan casus üretmeye çalıştınız. Asıl casus milletin kozmik odalarına teröristleri sokan sizlersiniz. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, artık bu dönem kapanıyor, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı geliyor. Biz iktidarımızda modern, güvenli, çevreci ve kamu yararını esas alan ulaştırma sistemini kuracağız. Ülkemizi fiberle, demir yoluyla, akıllı altyapıyla büyüteceğiz; interneti özgür, erişilebilir ve ucuz kılacağız. Hazine garantili hiçbir proje yapmayacağız, tüm ihaleleri şeffaf ve rekabet ortamında gerçekleştireceğiz. Yeni limanlar, tersaneler inşa edeceğiz. Ranta, talana, doğanın katili Kanal İstanbul'a izin vermeyeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)
Seçim bölgem Sivas kaderine terk edildi. Geminbeli Tüneli 8 bakan değiştirdi, on iki yıldır bitirilemedi. Bugün Divriği'de binlerce vatandaşımız maden ocağına kilit vurulmasın, yüzlerce emekçi işsiz kalmasın diye yürüyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Ulaş Karasu · Sivas · devamlaSelam olsun alın teri için yürüyen Divriği'ye, selam olsun AKP'nin rant düzenine karşı mücadele eden tüm vatandaşlarımıza. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
BaşkanTeşekkürler.
Söz sırası Ankara Milletvekili Sayın Adnan Beker'de.
Buyurun Sayın Beker.
Adnan Beker · Ankara · Chp Grubu adınaSayın Başkanım, değerli milletvekilleri; 2026 bütçemiz hayırlı uğurlu olsun.
Benden önceki konuşmacılar da konuştu, bu garantili projeler... Garantili projelerden bir iki tanesinden bahsedeyim. Ankara Tren Garı; 46 milyon yolcu garantisi verilmiş, 16 milyon yolcu girmiş, 30 milyon yolcunun bedelini de devlet ödemiş. Aydın-Denizli Otoyolu 14 milyon araç garantili, 3 milyon araç geçmiş, 11 milyonunu devlet ödemiş. Yap-işlet-devret, müteahhidi zengin et. Yazık günah değil mi millete? Milletin cebinden bu para çıkmıyor mu? (CHP sıralarından alkışlar)
Ben Sayın Bakanıma teşekkür ediyorum. Ankara Esenboğa metrosunu söyledim, kendisi "Revize plan." dedi, yapacağını söyledi, teşekkür ediyorum. Biz Ankara'nın bir sorununu getirdiğimizde hemen ortaya Büyükşehri sokuyorlar. Sayın Bakanım, 19 kilometre metro yaptınız, parasını da Ankara Büyükşehir Belediyesinden alıyorsunuz. 6 milyarın ödendiğini kendi ağzınızla söylediniz. Madem Büyükşehir Belediyesi bu parayı size ödüyor, o zaman bu parayı geri ödeyin Büyükşehre, metro sizin olsun, metroyu siz çalıştırın; biz sizden havaalanı metrosu istiyoruz. Bakın arkadaşlar, bir araç muayene istasyonunda ihaleye çıkıldı, bu ihaleyle Türkiye'yi ikiye böldüler karpuz gibi. Şartname de öyle bir şartname ki 3 firma girdi, 2 firma çekildi, alan tek firma, Türkiye'yi aldı. Ya, Allah'tan korkun, bunu 4'e bölseydiniz, 5'e bölseydiniz, şartnameyi değiştirseydiniz, daha çok katılımcı girseydi de belki bu 1 milyar 800'e değil, 4 milyara gidecekti. Sayın Bakanım, bunları niye yapmıyorsunuz? (CHP sıralarından alkışlar)
AK PARTİ milletvekillerine de teşekkür ediyorum, bizi dinlemeye geldiler sandım, biraz önce gittiler. Ya, biraz bekleseydiniz de bizi de dinleseydiniz. (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, Ankara Büyükşehir Belediyesi Mamak metro ihalesi, 7,5 kilometre, 8 istasyonlu Sayın Bakanım, burayı iki Bakanımdan da rica ediyorum. Bakanlar da tam biz konuşurken konuşuyorlar, Bakan bizi dinlemiyor. Şimdi, arkadaşlar, bakın, 7,5 kilometre ihaleye çıktı. Bu seçimden iki ay önce ihaleyi 574 milyona sizin de bildiğiniz, AK PARTİ Grubunun da bildiği müteahhit arkadaşlardan biri aldı, 574 milyon euroya aldı. Mansur Yavaş bu ihaleyi iptal etti, bakın, seçime iki ay kala iptal etti. Seçimden sonra aynı ihaleyi iki ay sonra yaptı -ilginç bir olaydır, Allah korkusu olan, memleketini, vatanını, milletini seven insanlar bunu çok önemser- ikinci ihaleyi, 575 milyon euro veren firma 380 milyon euroya aldı, arada 200 milyon euro var. (CHP sıralarından alkışlar)
Tahsin Ocaklı · RizeYazıklar olsun! Bu ne ya!
Cavit Arı · AntalyaAnkara'yı Mansur Başkan kurtarmış, sağ olsun.
Adnan Beker · Ankara · devamlaBu 200 milyon euro, 10 milyon Ankara'nın, fakirin fukaranın parası; eğer belediye bu ihaleyi onasaydı adamın cebine girdiydi. Bakın, bu ihalelerin tamamı böyle yapılıyor Sayın Bakanım.
Sizlere buradan sesleniyorum: Katılımcıyı çoğaltın. Ne hikmetse Türkiye'deki her ihaleyi 10 adam -5'i asil, 5'i yedek adam- bunlar alıyor. Ya, bu memlekette başka adam mı yok? Yazık günah değil mi? Yozgatlı müteahhit mi yok? Çorumlu mu yok? Çankırılı mı yok? Hep aynı adamlar, hepsi on senedir ihale alıyor, yirmi senedir alıyor; doymadılar gitti.
Veli Ağbaba · MalatyaAllah gözlerini doyursun! Zehir zıkkım olsun inşallah!
Adnan Beker · Ankara · devamlaBak, ben şunu da söyleyeyim, Veli Ağbaba da dedi: Biz, elhamdülillah, Müslüman'ız, namaz kılarken ne diyoruz? Ya Rabbi, bize iftira etmeyi nasip etme. Ya Rabbi, bizi iftiraya uğratma. Ya Rabbi, bizi haramdan uzak tut, kötülükten uzak tut, kötülük etmeyi de nasip etme diyoruz. Kim makamını mevkisini kullanarak -ben, Gürsel Tekin, bakanlar, bu camia- bu milletin hakkını yiyorsa, makamını kullanarak kime peşkeş çekiyorsa Allah onun belasını versin! (CHP sıralarından alkışlar)
Veli Ağbaba · MalatyaÂmin, âmin!
Adnan Beker · Ankara · devamlaBu, AK PARTİ'li, MHP'li, CHP'li fark etmez.
Sayın Bakanım, 7 milyon motosiklet sürücüsü var. Sizden önceki bakanımız bu işe el atmış. Bu bariyer sistemleri var; motosikletler buraya çarptığı zaman şu anki bariyerlerden boyunları kopuyormuş, kazalar ölümlü oluyormuş. Daha önce de Bakan Adil Karaismailoğlu projeye başlamış. Sizden de rica ediyorum, buna bir el atın. Biliyorum buna el atacağınızı, canlarımızı kurtaralım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Adnan Beker · Ankara · devamlaMurat Kurum'a da teşekkür ediyorum: Ankara'nın fuar alanı için konuştum, kendisi bu işe el attı.
Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BaşkanSöz sırası Aydın Milletvekili Sayın Hüseyin Yıldız'da.
Buyurun Sayın Yıldız. (CHP sıralarından alkışlar)
Hüseyin Yıldız · Aydın · Chp Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.
Bugün 2026 bütçesini görüşüyoruz. On yıldır bu bütçeyi takip ediyoruz her yıl. "Acaba bu sene yapılan bu bütçede emekli var mı, işçi var mı, memur var mı?" diye düşünürken bir bakıyorum, yine bu bütçede ne memur var ne işçi var ne emekli var ne esnaf var, sadece ve sadece tefeciler var değerli arkadaşlar. Tam 2 trilyon 714 milyar, Sayın Bakanım, bu bütçe tefecilere para veriyor. Yanlış duymadınız AK PARTİ milletvekilleri, tam 2 trilyon 714 milyar bu bütçe tefecilere para ödüyor. O yetmiyormuş gibi, yap-işlet-devret modelinde tam 238 milyar para ödeniyor arkadaşlar. Yani kısacası, bu bütçe tefecilerin ve yap-işlet-devret, yandaş 5'li çetenin bütçesi değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)
Veli Ağbaba · MalatyaBravo.
Hüseyin Yıldız · Aydın · devamlaDeğerli arkadaşlar, her zaman şunu söylüyoruz, diyoruz ki: Ya, bir gariban -bir arabaya ihtiyaç var- araba almaya giderken acaba alabiliyor mu? Size bir örnek vereyim. Özellikle Sayın Bakanım, faturayı getirdim buraya. Bir emekli arkadaşımız 2025 model sıfır bir araba alıyor. Bu araba vergisiz 900 milyon lira, vergili tam 2 milyar 175 milyon lira. Yani aradaki fark 1 milyar 187 milyon lira sadece vergi veriyoruz arkadaşlar. Yani vatandaş araba aldığında bir araba kendisine alıyor, bir araba da bu Hükûmete alıyor. Fatura burada Sayın Bakanım, size vereceğim bu faturayı. Bir araba alan bir araba da bu Hükûmete alıyor arkadaşlar. Hani siz ara sıra çıkıyorsunuz ya, "Telefonunuzu çıkarın." diyorsunuz ya! Yani o vatandaş bir telefon alırken -yine o gençler- bir telefonu yine bu devlete alıyor yani Hükûmete alıyor.
Değerli arkadaşlar, her şeyden önce, üzülerek söylüyorum, bu yap-işlet-devret modelini defalarca gündeme getirdik, diğer ülkeleri inceledik. Adam oranın yolunu "yap-işlet-devret"e veriyorsa garanti vermiyor, araba garantisi yok. Firma kendi sermayesini, kendi parasını kendi bulup kaç yılda amorti ediyor? Bunun faizi neyse ona göre teklif veriyor. Sadece Türkiye'de var arkadaşlar; Türkiye'de yandaş 5'li çetelere veriliyor bu ihaleler. Şöyle arkadaşlar: Bir, hazine garantisi veriyor. İki; araba garantisi, yolcu garantisi veriyor yani firma kendisini garantiye alıyor. O garantiden sonra yurt dışına gidiyor, bankalara diyor ki: "Benim anlaşmam var, şu hazine garantisi." Değil mi Sayın Bakanım? "Araba garantisi, yolcu garantisi, hepsi tamam." diyor. Bu yolun maliyeti kaç para? 200 milyon dolar. "Tek ben on yedi yıl boyunca bu yolu işletiyorum." diyor. "Her yıl bu devlet yani bu Hükûmet bana 100 milyon dolar para verecek." On yedi yılda ne yapıyor biliyor musunuz? 1 milyar 700 milyon dolar yapıyor değerli arkadaşlar. Yani adam kısacası cebinden hiç para çıkmadan 1 milyar 700 milyonun sahibi oluyor.
Nurhayat Altaca Kayışoğlu · BursaYazıklar olsun!
Hüseyin Yıldız · Aydın · devamlaBu banka diyor ki: "Tabii ki Hazine kefil, Bakanlık kefil. Niye sana para vermeyeyim ki?" "Maliyeti kaç para bu işin? Al sana 200 milyon dolar. Kârını da koy." diyor, "300 milyon dolar." "Al sana 300 milyon dolar." diyor, "Git yolunu yap." diyor. Yani müteahhidin cebinden bir kuruş para çıkmadan 1 milyar 700 milyon doların sahibi oluyor arkadaşlar; 200 milyon doları düş, tam 1,5 milyar dolar bir kişinin, o firmanın cebine giriyor.
Nurhayat Altaca Kayışoğlu · BursaGarip gurebanın parası, garip gurebanın.
Hüseyin Yıldız · Aydın · devamlaİşte, onun için Cumhuriyet Halk Partisinin iktidarında bu ihalelerin hepsini iptal edeceğiz, kusura bakmayın, iptal edeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar) Bu hortumculara giden o hortumu kesip halkın yani emekçinin yani işçinin yani memurun cebine aktaracağız değerli arkadaşlar. Aksi takdirde bu ülkenin bu hortumları kesmedikçe asla düzelme şansı yoktur. Bu vesileyle... Son dört saniyem kaldı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Hüseyin Yıldız · Aydın · devamlaSayın Bakanım, 30 tane büyükşehir var, hâlen Aydın'da havaalanımız yoktur.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
BaşkanEdirne Milletvekili Sayın Ahmet Baran Yazgan.
Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
Ahmet Baran Yazgan · Edirne · Chp Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın bütçesinde söz aldım.
Şu an sivil havacılık üzerine konuşmam gerekiyor ancak ülkemizdeki sivil havacılık burada görülüyor. Görebiliyor musunuz?
Veli Ağbaba · MalatyaTRT çeksin.
Ahmet Baran Yazgan · Edirne · devamlaTrump-Erdoğan ve önünde sivil havacılık... Sivil havacılık burada. Artık sivil havacılık bir meşruiyet aracı. Başka ne söylesek boş, anlayan anladı. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Uçan kuşun da kanadını kırmadılar, hangi kuşlarsa?
Değerli arkadaşlar, bu konuyu böylece geçiyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Sizlere bir Türkiye gerçeğinden bahsetmek istiyorum. Biraz da gerçekten ülkemizi ilgilendiren, gariban vatandaşımızı ilgilendiren gerçekçi konulardan bahsedelim. Yine, sizin özetiniz AKP milletvekilleri. Hoş, gerçi konuşacak milletvekili de pek kalmamış ama. (CHP sıralarından alkışlar)
Fatma Öncü · ErzurumBizi saymıyor musun? Biz buradayız...
Ahmet Baran Yazgan · Edirne · devamlaÇok kalmamış dedim, birkaç kişi varsınız.
Bakın, Türkiye gerçekleri... Burası neresi biliyor musunuz?
Süleyman Karaman · Erzincanİzmir mi orası?
Ahmet Baran Yazgan · Edirne · devamlaMeclise 10 metre mesafede Ayrancı Kapısı'nın yanı, Ayrancı Kapısı'nın yanı bu.
Veli Ağbaba · MalatyaNe var orada?
Ahmet Baran Yazgan · Edirne · devamlaBurada gördüğünüz gibi bir ablamız, bir teyzemiz açlıktan, sefaletten çöpte yemek karıştırıyor.
Fatma Öncü · ErzurumYa, hayır ya, ama artık böyle yapmayın. Bu kadar değil ya!
Veli Ağbaba · MalatyaMilleti bu düzene mahkûm edenlere yazıklar olsun!
Ahmet Baran Yazgan · Edirne · devamlaBu yaşlı kadın ekmeğini çöpten çıkarmak zorunda bırakılıyorsa bu sizin yirmi üç yıllık eseriniz, işte bu. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz bütçe sunumunda, Türkiye ekonomisinin büyüdüğünü, yıl sonu tahminiyle kişi başı 17.748 dolar olacağını söyledi. Şimdi Sayın Yılmaz'a soruyorum: Kimin geliri, hangi vatandaşın? Çöp kutusunun başında oturmak zorunda kalan bu annenin mi, açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilen emeklinin mi, her ay asgari ücret yetmediği için borç batağına sürüklenen gençlerin mi? Bu tabloyu siz yarattınız. İşte bu yüzden söylüyoruz: Yoksulluk artık bu ülkenin sessiz bir gölgesi değil Meclisin kapısına dayanmış bir çığlığıdır. İşte bu fotoğraf Türkiye'nin gerçeğinin özetidir; bu gerçek makyajlanmış büyüme rakamlarıyla, gerçeklikten koparılmış dolar cinsinden gelir hesaplarıyla gizlenemez. Siz yoksulluğu tabana yaydınız.
Değerli arkadaşlar, konuşmamın burasında kendi şehrim Edirne'nin İpsala ilçesinden bir olayla devam edeceğim, trajikomik ama fıkra değil, komik desen hiç değil. Edirne'mizin İpsala ilçesine bağlı Kocahıdır köyünde 219 aile mağdur durumda. Köylülerimiz zamanında üretmek için, tarımsal faaliyette bulunmak üzere, Toprak Reformu Genel Müdürlüğünden toprak kiralamışlar; 2016 yılında yapılan değişiklikle topraklar Millî Emlaka devredilmiş, sonrasında beş yıl kiracı olan ya da ecrimisil ödeyenlere bu toprakları satın alabilme imkânı sunulmuş. İdare, vatandaşlarımıza kiracı olmalarına rağmen beş yıllık ecrimisil bedeli alınmasını şart koşmuş ve vatandaşımız idarenin lafına dayanarak beş yıl ecrimislini ödemiş. Parayı peşin ödeyenler tapularını almışlar. Yalnız o zaman bir hak vardı, 5'e bölünebiliyordu, 5'e bölüp de üç yıl boyunca ödeyenler 4'üncü yılda tahakkuk ettirilmemiş ve ödeme alınmadığı için tapularını alamamışlar. Yeni gelen idareciler de tapusu Millî Emlakta olmayan yerler için ecrimisil alındığını görmüşler ve demişler ki: "Bu iş usulsüz." Şimdi burada sormak istediğim şu: Bu gariban vatandaşın sonu ne olacak? Bu iş nasıl çözülecek? Tapularına bu insanlar kavuşabilecekler mi?
Zamanım bitiyor. Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi hepimiz içindir. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
BaşkanSöz sırası Ankara Milletvekili Umut Akdoğan'da.
Buyurun Sayın Akdoğan. (CHP sıralarından alkışlar)
Umut Akdoğan · Ankara · Chp Grubu adınaSayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun bütçesi hakkında söz aldım.
Çok trajiktir, başarısızlıklarıyla sürekli gündeme gelen Kurum maalesef bu yıl Türkiye Cumhuriyeti devletinin fakirinden fukarasından, garibinden gurebasından 67,5 milyar lira bütçe istiyor. Sayın Bakanım, Değerli Kurum Başkanı; merak ettiğim şey şu: Geçen yıl 47,5 milyar bütçe aldınız, bu yıl 67,5 milyar bütçe istiyorsunuz; neye istinaden? Bir: Bu memleket dünyadaki 100 ülkeden daha yavaş internet kullanıyor. Daha da yavaş internet kullanalım diye mi bu bütçeyi istiyorsunuz? (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Avrupa'nın 2 katı, Çin'in 4 katı fiyatına pahalı internet kullanıyoruz yani kötü interneti pahalı kullanıyoruz. Daha pahalı kullanalım diye mi bütçe istiyorsunuz? (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Bakan, bu Kurum, saraydan ses çıkar çıkmaz sansür uygulamak, interneti yasaklamak, bant daraltmak konusunda çok mahir bir kurum; daha fazla yasaklansın, daha fazla sansür uygulansın, daha fazla bant daraltılsın diye mi bu bütçeyi istiyorsunuz?
Kişisel verilerimizi çaldırdılar. Bir hazırlık yapıyorduk bu konuşmaya, hazırlık yaparken dedim ki: Kişisel verilerin çalındığı dönemdeki Başkan ile bu dönemki Başkan aynı olamaz. Bir baktım, gerçekten, kişisel verilerimizin yani ölümüzün dirimizin, Cumhurbaşkanı dâhil hepimizin bütün bilgilerinin çalındığı dönemdeki Kurumun başındaki kişi gerçekten aynıymış ve bugün buraya gelmiş ya. (CHP sıralarından alkışlar) İnanılır gibi değil!
Bakın, 67,5 milyar lira size para verirsek siz bu yıl da liyakatsizlik, beceriksizlik ve ihmalkârlık üçgeninde gidip geleceksiniz.
Size 67,5 milyar lira para vermemeliyiz çünkü siz bir dijital giyotinsiniz.
Size 67,5 milyar lira para veremeyiz çünkü siz yapılması gereken işlerde bir kaplumbağasınız, yapılmaması gereken işlerde bir çitasınız. (CHP sıralarından alkışlar)
Ahmet Baran Yazgan · EdirneHelal olsun!
Umut Akdoğan · Ankara · devamlaHerkes telefonla uyanıyor sabah, 0850'li hatlar hepimizi uyandırıyor. Hepimizi olduk olmadık yerde mesajlar gelip taciz ediyor ya. İşte, kusura bakmayın Sayın Bakan, sizin ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun başındaki kişi yüzündendir bunlar.
Bakın, size 67,5 milyar lira para vermezsek neler yapabiliriz: Size, bu Kuruma 67,5 milyar lira para vermezsek Türkiye'deki her eve üçer kilo et veririz, daha hayırlı olur. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Türkiye'deki öğrencilere, üniversite öğrencilerine 10'ar bin lira burs veririz, daha hayırlı olur.
Dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı burada "fantastik proje" diye anlattı bizim yurt yapmamızı, bu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna bu parayı vereceğimize 750 tane 100'er kişilik yurt yaparız, çok daha hayırlı olur. (CHP sıralarından alkışlar)
Neticesinde, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu "BTK" şeklinde kısaltılıyor. Ben de buradan son olarak bir öneride bulunuyorum, o tabelayı indirin ve "bitik" şeklinde bir tabela asın. (CHP sıralarından alkışlar) Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu; bu "bitik" kuruma bu parayı vermek fakirin fukaranın, garibin gurebanın hakkını çalmaktır. Kurum bitmiş durumdadır, Kuruma bu para verilmemelidir, bu Kurum bu parayı israf etmektedir; sadece beceriksizliğiyle kullanamadığı gibi, muhalefetin aleyhine kullanarak -başta Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun hesaplarının yasaklanması dâhil olmak üzere- muhalefete karşı -tekrar söylüyorum- dijital bir giyotin olarak kullanmaktadır. Onun için bu para bu Kuruma haramdır. (CHP sıralarından alkışlar)
Ahmet Baran Yazgan · EdirneHelal olsun!
BaşkanAdana Milletvekili Orhan Sümer...
Buyurun Sayın Sümer. (CHP sıralarından alkışlar)
Nurhayat Altaca Kayışoğlu · BursaVah, vah! Esnafın hâlini gösteriyor; kepenkler inmiş, esnaf perişan.
Orhan Sümer · Adana · Chp Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2026 yılı Ticaret Bakanlığı bütçesi üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Sayın Bakan, milletin kürsüsünde gördüğünüz bu pankartta, 2002 yılından bugüne 2 milyona yakın, son on ayda 83.300 esnafın ekmek teknesini kapatmak zorunda kaldığını, UYAP verilerine göre 2025 yılında 25 milyona yakın iflas dosyası olduğunu, kredi kartı ve kredi borçlarının 261 milyar seviyesine geldiğini, esnafın borç batağı içerisinde bulunduğunu belki fark edersiniz, önlem alırsınız diye getirdim; dikkatinize sunarım. (CHP sıralarından alkışlar) Adana'da, Ankara'da, İstanbul'da, İç Anadolu'nun birçok şehrinde nereye giderseniz gidin; ana caddede, bir ara sokakta mutlaka dükkânını kapatmak zorunda kalmış, ticaret hayatını sonlandırmış bir esnaf kardeşimize denk gelirsiniz. Ticaret Bakanlığının 2026 yılı bütçesinde iktidarın esnafı unuttuğu, belli sermaye sahipleri dışında kimseyi düşünmediği açıkça görülmektedir.
Sayın Bakan, bakın, lütfen iyi dinleyin. Size ticaretle uğraşan Adanalı bir hemşehrimin, esnaf kardeşimin mektubundan kısa bir alıntı okuyacağım; eminim ki bu mektuplardan tüm milletvekillerimize her ilden geliyordur: "Sayın Vekilim, yirmi yedi yıldır aynı dükkânda ekmek parası kazanıyorum, günlük cirom da 3 ile 4 bin lira arasında, bunların yarısı da veresiye. Bu ayki 3 faturamın toplamı 29 bin lira, dükkânın kirasını saymıyorum bile; devletten teşvik falan istemiyorum, batmayayım yeter."
Bakın, Sayın Bakanım, esnafın gönderdiği faturalar da burada, tek tek hepsi not alınmış ama her ay şişkin faturaları ödemek zorunda kalıyor esnafımız. Hazırladığınız bütçede bu duruma bir çare var mı? Maalesef yok. Türkiye ticaret tarihinin en düşük seviyesine yaklaşırken, küçük esnaf kepenk kapatırken siz hâlâ "istikrar" diyorsunuz. Perakende fiyatları rekor seviyesinde, bazı şehirlerimizde 1 kilo kıyma maalesef asgari ücretin yüzde 10'una denk geliyor artık. Tedarik zinciri krizde, KOBİ'ler çek ödeyemiyor, iflaslar son on yılın zirvesinde ama Ticaret Bakanlığının önceliği ihracat makyajı yapmak, ekonomide sanal başarı üretmek için rakamlarla oynamak.
Sayın Bakan, bunu hatırlarsınız, geçmişte maalesef iktidarları yıktı, iyi bilirsiniz. (AK PARTİ sıralarından "Atma!" sesleri) Atmayız, biz esnafa saygılıyız. (CHP sıralarından alkışlar) Bu sembol olmuştu, esnaf artık yazar kasasını saklayamıyor, hediye olarak da saklayamıyor çünkü durum o kadar çok vahim ki esnaf kasasını hurdacıya götürüyor evine ekmek götürmek için; işte ticareti de ekonomiyi de Türkiye'yi de getirdiğiniz durum ortada.
Değerli milletvekilleri, yedi yıldır Ticaret Bakanlığı bütçesi üzerine konuşma yapıyorum. Her sene Bakanlığın bütçesindeki rakamları, söz verip yapılmayanları, ticaret hacminin nasıl gerilediğini, İsrail'le yapılan ithalat ve ihracatı, kendi bakanlığına satış yapan bakanları, yandaş şirketin önünün nasıl açıldığını defalarca buradan anlattık. Maalesef, ne yazık ki AKP iktidarı bildiğini okumaya devam ediyor.
Çok basit bir ekonomik işleyişi size göstermek istiyorum: Bakın, burada, cumhuriyet tarihimizden bugüne kadar gelen tüm iktidarların getirdiği durum var, AKP'ninki ortada; AKP iktidara gelmeden önce 2002 yılında Türkiye'de ortalama kira fiyatları 120 liraydı. Yirmi üç yıllık AKP iktidarında ne oldu? En kötüsü 20 bin lira. (CHP sıralarından alkışlar) Yine 2002 yılında ortalama akaryakıt fiyatı 1 lira 62 kuruştu, şimdi kaç lira? 57 lira 63 kuruş. 2002'de çeyrek altın fiyatı neydi? 26 lira. Şimdi kaç lira? 9.500 lira. Şimdi sormak istiyorum: Bu basit matematikle hangi esnaf, hangi tüccar, hangi ticaret erbabı ayakta kalabilir?
Sayın Bakan, hatırlarsanız geçen sene bu kilidi göstermiştim size esnafın ekmek teknesine kilit vurdunuz diye, bu kilidi kıracak adımlar atmanız gerekir demiştim ama maalesef atamıyorsunuz. AKP'nin kapısına kilit vurduğu, anahtarın da ancak Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında gerçekleşeceğinin sözünü veriyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Ahmet Baran Yazgan · EdirneHelal olsun!
BaşkanSöz sırası Elâzığ Milletvekili Gürsel Erol'da.
Buyurun Sayın Erol. (CHP sıralarından alkışlar)
Gürsel Erol · Elâzığ · Chp Grubu adınaSayın Başkanım, sayın milletvekilleri, Sayın Bakanlar; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Aslında benim bugün yapacağım konuşma Sayın Bakanların yetki alanında değil ama ilgi alanında çünkü bir süreci değerlendirip bölgenin ihtiyaçlarını gündeme getireceğim.
Bir süreç yaşıyoruz: Terörsüz Türkiye. Bu terörsüz Türkiye sürecine gerek Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak gerek Elâzığ milletvekili olarak ben sürecin başından beri destek verdim ve partim ve şahsım olarak da kendimize göre değerlendirmelerimizi, yorumlarımızı, söylemlerimizi her platformda söylüyoruz. Bu süreci ikiye ayırmak lazım; bir terörle mücadele var, bir de Kürt sorununun çözümü var. Tabii, terörle mücadele ve terör sorununun çözülmesi bir devlet meselesidir ve bunun bir devlet politikası hâline dönüşmesi de gayet doğaldır ama Kürt meselesinin çözülmesi siyasi bir meseledir, bu da Türkiye Büyük Millet Meclisinin ve siyaset kurumlarının ve Hükûmetin yetkisi alanında olan bir şeydir.
Değerli milletvekilleri, ben 90'lı yıllardan beri bölgede yaşayan ve bölgedeki gelişmeleri çok yakından takip eden birisiyim. Kürt meselesini ve terör meselesini yalnızca ideolojik söylemlerle, siyasi söylemlerle çözmek mümkün değildir, o bölgenin başka ihtiyaçları da var. Yani bugüne kadar bu kürsüde gündeme getirilmedi, ben onları gündeme getirmek isterim. Sayın Bakanların da bu konuda gerekli notları almalarını kendilerinden rica ederim.
Tabii, bölge aslında 1990'lı yıllarda köy boşaltmalarıyla birlikte müthiş bir nüfus kaybına uğradı. Yani köylerdeki yaşayan insanlar orada üretim değerlerine katkı verirken, üretici konumundayken yanlış güvenlik politikalarından kaynaklı olarak köyler boşaltıldı ve oradaki üretici köylü büyükşehirlere taşınarak tüketici konumuna geçti. Şimdi, bölgenin ihtiyaçları var. Bölgenin ihtiyacı nedir? Ekonomik kalkınma.
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaBiz her zaman söylüyoruz bölgenin ihtiyaçlarını.
Gürsel Erol · Elâzığ · devamlaYani oradaki her ilin, kendine göre, kültüründen, sanatından, mimarisinden, tarihinden, doğasından kaynaklı Türkiye'nin sahipleneceği millî değerler var. Bunlarla ilgili her ilin bir modellemesi yapılarak orada yeni istihdam alanlarının yaratılması lazım; yeni üretim değerlerinin aktif hâle getirilmesi lazım, oradaki ekonominin canlanması lazım.
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaBizim teklifimiz Sayın Erol, biz her fırsatta dile getiriyoruz bunları.
Gürsel Erol · Elâzığ · devamlaYalnızca Kürt meselesini siyasi bir mesele üzerinden yorumlarsak bölge insanlarının sorunlarını, taleplerini, ihtiyaçlarını da çözemeyiz. Mesela bununla ilgili birkaç örnek vereceğim. Geçmişte Diyarbakır Tıp Fakültesi bölgede en başarılı fakültelerden biriydi hatta Hacettepe ile Cerrahpaşa'yla yarışan bir fakülteydi, sağlık alanında da Diyarbakır son derece gelişmişti. Mesela, Diyarbakır bir sağlık merkezi hâline getirilebilir; oradaki tıp fakültesi canlandırılarak, daha aktif hâle getirilerek bir sağlık kenti hâline getirilebilir. Niye? O bölgedeki hasta Ankara'ya, İstanbul'a, büyükşehirlere tedaviye gitmez; Bingöl'den, Muş'tan, Van'dan, Urfa'dan, her yerden hastalar oraya gidebilir. Örnek, Elâzığ; Elâzığ ulaşım açısından son derece şanslı illerden biri, bütün komşu illeriyle duble yol bağlantısı var, 2 tane havaalanı pistimiz var, demir yolumuz var. Elâzığ mesela bir lojistik merkez hâline getirilebilir ve depreme dirençli bir kent hâlinde olan Elâzığ, aslında güvenlik sanayisinin ve kimya sanayisinin deprem bölgesindeki, riskli bölgelerdeki sanayilerin de merkezi olabilir. Mesela, bölgede turizm canlandırılabilir; Tunceli, doğa turizmi; Mardin, kültür turizmi; Erzurum, kış turizmi. Bunun gibi, o bölgede birçok anlamda yani her ilin kendine göre model oluşturabilecek özellikleri ve değerleri var. Yani meseleyi yalnızca siyasal değerlendirmeyle değil, aynı zamanda oradaki gençlerin hayata tutunabilmesi için, oradaki insanların yaşama tutunabilmesi için istihdam alanları yaratmak lazım, oradaki insanları yaşamla sorumluluk içerisinde üretime dâhil etmek lazım. Bunlar çözüldüğü zaman bu mesele ancak çözülmüş olabilir. (CHP sıralarından alkışlar) Meseleyi yalnızca özgürlükler alanında değerlendirir, cezaevindeki infaz şartları olarak değerlendirirsek sonuç alamayız.
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaKim öyle değerlendiriyor acaba?
Gürsel Erol · Elâzığ · devamlaMeseleyi bir bütün olarak görüp meseleyi bir bütün olarak değerlendirmeliyiz .
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaTam da bizim yaptığımız gibi.
Gürsel Erol · Elâzığ · devamlaVe bu süreçte de -terörsüz Türkiye sürecinde- herkesin toplumun, 85 milyonun hassasiyetine dikkat etmesi lazım. Doğal olarak orada acılar yaşandı, doğuda da yaşandı, batıda da yaşandı; doğudaki ana evladını kaybetti, batıdaki ana evladını şehit verdi.
Bu hassasiyetlere de önem göstererek bu sürecin hem bir devlet meselesi hem bir hükûmet meselesi hem de siyasi bir mesele olarak değerlendirilmesini bilgilerinize sunar, hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
Başkanİzmir Milletvekili Seda Kâya Ösen.
Buyurun Sayın Ösen. (CHP sıralarından alkışlar)
Seda Kâya Ösen · İzmir · Chp Grubu adınaSayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Türkiye, küresel siyasetin ve ticaretin hızla değiştiği bir dönemde uluslararası gelişmelere uyum sağlamak, sorunlara çözüm üretmek ve geleceğe dair güçlü bir yol haritası oluşturmak yerine kendi yarattığı ekonomik krizin içinde ayakta kalmaya çalışmaktadır. Oysa Türkiye'nin bu dönüşüme hazırlıklı olması, küresel gelişmelerin uzağında kalmayan bir ekonomik vizyona sahip olması gerekirdi. Bugün ne yazık ki ekonomik ve ticari geleceğimiz başka ülkelerin tarifeleri ve politikaları karşısında savunmasızdır. Dünya Ticaret Örgütünün işlevsiz kaldığı, ülkelerin kendi üreticilerini korumaya yöneldiği bir dönemde Türk üreticisinin rekabet gücü her geçen gün zayıflamaktadır. Bu nedenle, Sayın Bakana sormak istiyorum: Böylesi bir konjonktürde Türk üreticisini korumak için hangi somut adımlar atılmaktadır?
Kıymetli milletvekilleri, bu tehlikenin izlerini millî gelir verilerinde açıkça görüyoruz. Türkiye ciddi bir sanayisizleşme riskiyle karşı karşıyadır. Sanayi ve tarımın millî gelirdeki payı gerilemektedir, 2022'de sanayinin payı yüzde 30 iken 2025 yılında bu oran yüzde 20'ye düşmüştür. Bakın, üç yılda yüzde 10'luk bir düşüş. Çin, Vietnam ve Hindistan gibi ülkeler sanayiye, imalata, AR-GE'ye yatırım yaparak büyürken Türkiye sanayiden uzaklaşmakta, üretimden kopmaktadır. (CHP sıralarından alkışlar) Bu durum dış ticarette de karşımıza çıkıyor. Türkiye ara malı bağımlılığından kurtulamıyor. Özellikle Çin'le olan dış ticaretimiz ciddi bir dengesizlik taşımaktadır, Türkiye Çin'e sattığının 11-12 katını Çin'den geri almaktadır. Kritik sektörlerde üretim yapamıyor, katma değer yaratamıyoruz çünkü Hükûmet yatırımcıyı doğru alanlara yönlendirecek, gerçek üretimi destekleyecek politikaları hayata geçirememektedir. (CHP sıralarından alkışlar) Peki, çözüm nedir? Çözüm, sanayisini güçlendiren, hizmet sektörüne tek başına yaslanmayan, bilgiye ve inovasyona yatırım yapan, yüksek teknolojili ürün üreten, ihraç eden bir Türkiye'dir. Ancak mevcut veriler bu hedeflerden uzak olduğumuzu gösteriyor. Son yirmi yılda yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payı yüzde 3 ila 5 arasında değişiyor. Savunma sanayisindeki gelişmeler elbette önemlidir fakat yüksek teknoloji ihracatını yukarıya taşımaya yetmemektedir. Son yirmi yılda düşük teknolojili ihracatın payı yüzde 59-65 aralığında kalmıştır yani ihraç ettiğimiz her 3 üründen 2'si düşük teknolojilidir. Bu tabloyla başarı gelmez; böyle devam ederse Türkiye montaj yapan ülke konumuna sıkışır, katma değer yaratamaz, iddialı hedefler içi boş söylemlere dönüşür. (CHP sıralarından alkışlar) Hükûmet yetkilileri pembe bir tablo çizmeye çalışsa da vatandaşın yaşadığı sorunlar artık gizlenemeyecek kadar büyüktür. Özellikle tekstil gibi emek yoğun sektörlerde büyük bir kısmı kadınlardan oluşan yaklaşık 1 milyon çalışan işsizlik riski ve gelir kaybıyla karşı karşıyadır. Üstelik, işini kaybedenlere istihdam alternatifleri gösterilmemekte, bu durumun yaratacağı sosyal etki de hesaplanmamaktadır.
Kıymetli milletvekilleri, bugün ihtiyaç duyduğumuz şey, üretimi önceleyen, sanayiyi güçlendiren, ihracatı çeşitlendiren, yüksek teknolojiyi teşvik eden gerçekçi ve cesur bir ekonomik politikadır. (CHP sıralarından alkışlar) Türkiye'nin potansiyeli vardır ancak bu potansiyeli ortaya çıkaracak politikalar hayata geçirilmediği sürece ülkemiz giderek dışa bağımlı hâle gelecek, rekabet gücünü daha da kaybedecektir. Çözüm, Cumhuriyet Halk Partisindedir; çözüm, CHP'nin yön verdiği Türkiye'dedir. (CHP sıralarından alkışlar)
Veli Ağbaba · MalatyaBravo!
Seda Kâya Ösen · İzmir · devamlaCumhuriyet Halk Partisi iktidarında esnafımıza sahip çıkacak, vergi prim yükünü azaltacak, ayrı esnaf bakanlığı kuracağız. Ekonominin belkemiği KOBİ'leri stratejik sektörlerde güçlendirecek, yeşil ve dijital dönüşümlere teşvik vereceğiz; yüksek katma değerli ihracatı artıracağız. Gümrük birliğini güncelleyecek, haksız rekabetin önüne geçeceğiz. Vatandaşı boğan dolaylı vergi olaylarını Avrupa ortalaması olan yüzde 30'lara indireceğiz. (CHP sıralarından alkışlar) Çünkü Türkiye'nin üretmekten başka çaresi yoktur. Türkiye'nin potansiyeli Cumhuriyet Halk Partisiyle ortaya çıkar.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BaşkanSöz sırası İzmir Milletvekili Mahir Polat'ta.
Buyurun Sayın Polat. (CHP sıralarından alkışlar)
Mahir Polat · İzmir · Chp Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Ben bundan önceki tüm konuşmalarımı, Ticaret Bakanlığı bütçesi üzerine konuştuğum bütün konuşmalarımı tekrarlasam Sayın Bakan yine kulak arkası edecek fakat hayat bizim anlattıklarımızı doğrular nitelikte. Biz yıllarca buradan, katma değeri yüksek ürün ihracatının Türkiye'yi kurtaracak bir model olduğunu söyledik. Geçtiğimiz yıl önerdikleri model ucuz iş gücüne ve ham madde ihracatına dayalı ihracattı fakat gelin görün ki son üç çeyrekte eğer katma değeri yüksek ürün ihracatları, özellikle savunma sanayisi ihracatları olmasa ihracatın büyümeye etkisi eksi boyutlarda olacaktı. İhracat rakamlarını Sayın Bakan verirken -dış ticaret rakamlarını- aşağı yukarı her ay toplantı yapar, o toplantılarda "mal ve hizmet ihracatı toplamı ve ithalat toplamı" der, birbirini karşılama oranlarını anlatır. Fakat burada bir eksiği yıllardır yapıyorlar. Biz hiç hizmet ithal etmiyor muyuz? Hizmet ithalatları bu dış ticaret rakamlarının dışında tutulduğunda pembe bir tablo önümüze gelir. İhracat rakamlarını yıllar bazında, aylar bazında incelediğimizde, bizim burada bütün arkadaşlarımızın yıllarca Turquality markasının, Turquality desteklerinin yerinde ve zamanında kullanılması, Türk firmalarına kullanılması gerektiğini anlattığı bir tablo vardı fakat buna da dikkat etmediler. Türk olmayan firmalara yerinde kullanmayarak bir sektörü bitme noktasına getirdiler. (CHP sıralarından alkışlar) Özellikle tekstil, hazır giyim sektörünün Türkiye'de gerileme değil çivi gibi yere çakıldığını görüyoruz. Buradan uyarıyoruz: Eğer önlem almazsanız katma değeri yüksek deri sanayicileri de Türkiye'yi terk edecek, halı sektörü de sinyal veriyor Değerli Bakanım.
Şimdi, size burada aslında ihracatla ilgili anlatacak çok şey var ama bunu sadece paydaşınız TİM Başkanının sözleriyle tamamlamak isterim. TİM Başkanı Gültepe bir röportajında şöyle diyor, bizim aslında ekonomi genel yönetiminden dış ticareti soyutlamamamız gerektiğini de belirtiyor: "Ekonomi programından memnun değiliz. Program acilen hemen yarın sabah revize edilmeli. Programdan tek memnun olan faizciler, tefeciler ve ucuza mal kapatmak isteyenler." Bir daha tekrarlıyorum: "Faizciler, tefeciler ve ucuza mal kapatmak isteyenler." (CHP sıralarından alkışlar) Yüksek faiz, düşük kur politikası ihracatçıyı âdeta boğuyor ki veriler boğulduklarını gösteriyor Sayın Bakan. Konkordatolarda endişe verici bir artış var, Türkiye uluslararası rekabet gücünü kaybediyor. Az önce de söyledim, sektörde bazı pazarlarını kaybediyor Türkiye maalesef.
Sayın Bakan, siz sadece esnafın, tüccarın, dış ticaretçinin ve kooperatifçilerin Bakanı değilsiniz; üvey evlat muamelesi yaptığınız iki bölümünüz daha var: Biri gümrük memurları ve gümrük muhafaza memurları, diğeri ise gümrük müşavir ve müşavir yardımcıları. Türkiye 4458 sayılı Yasa'yı 1999'da gümrüklerde faaliyete, işleme aldı. Yirmi altı yıl olmuş, yirmi altın yılın yirmi üç yılı sizin devriiktidarınızda devam ediyor. Burada hiç geçmeyen bir geçici 6'ncı madde var, yirmi üç yılda geçici 6'ncı madde ne hikmetse geçmemiş. Bu madde gümrük müşavir ve müşavir yardımcılarının kamu tüzel kişiliği çerçevesinde bir kanunla kendi tüzel kişiliklerini oluşturmasını söylüyor. Bunu yapmıyorsunuz, nereden talimat bekliyorsunuz bilmiyorum ama yirmi altı yılda geçmeyen bir geçici maddeyi sizin döneminizde yerine getirin, bari en azından bir meslek kanunu gündeme getirin. (CHP sıralarından alkışlar)
Yine, gümrük müşavir ve müşavir yardımcıları dünyanın en adaletsiz, eşitliksiz sınavıyla hayatlarını sınıyorlar. Sadece, burada, meslek erbabı arkadaşlar var -serbest meslek erbabı- 3 sınav hakkı bunlar dışında hiç kimseye verilmemiş. Hatta bu 3 sınavda mevzuatları o kadar geniş olmasına rağmen mevzuatı yorumlama değil ezbere yöneliyor. Oturduğunuz koltuktan yakınınızdaki rozetinize kadar her şeyin gümrük tarife istatistik pozisyonu var, bunları ezberlemesini istiyorsunuz. Arkanızdaki Gümrükler Genel Müdürü eğer birini ezbere söyleyebilirse ben bütün sözlerimi geri alacağım. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli Bakan, yine, memuriyette yükselme sınavı var. Biz buradan hep söyledik, memuriyette yükselme sınavlarında liyakati esas alın. Arkanızdaki Personel Daire Başkanı Sosyal Güvenlik Kurumundan kuruma geldi, kurumu tanımayabilir ama devlette yetiştiği için ona güvenmek istiyoruz, onu da takip ediyoruz.
Yine, size bir şey daha söylüyorum; antrepolara, antrepo izinlerine dikkat etmenizi söylüyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BaşkanSon konuşmacı Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır.
Buyurun Sayın Dikbayır. (CHP sıralarından alkışlar)
Ümit Dikbayır · Sakarya · Chp Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; bugün Ticaret Bakanlığının bütçesini konuşuyoruz. Ben, Plan ve Bütçe Komisyonunda Sayın Bakana demiştim ki şüphesiz işinizi iyi yapmaya çalışıyorsunuz ama ortada bir gerçek var. Sayın Cumhurbaşkanı çıktı, "Faiz sebep, enflasyon sonuç." dedi, "nas" dedi; bunu dedikten sonra faizlerin düşürülmesini istedi. Sözünü dinlemeyen Hazine ve Maliye Bakanını ve Merkez Bankası Başkanını görevden aldı. Peki, bunların sonucunda ne oldu? O gün yüzde 16 olan faizler yüzde 50'nin üstüne çıktı. 8 lira 90 kuruş olan dolar kuru 42 lira 60 kuruş oldu. 7 lira 35 kuruş olan motorinin litresi 60 liraya dayandı. 0,97 olan sanayi elektriği 4,47 liraya geldi. 3,38 olan doğal gaz da 15 TL'ye geldi. Tabii, her zaman olduğu gibi yapılan bu hataların cezasını yine milletimiz çekti, çekmeye devam ediyor. Yapılan bu korkunç hataların daha yaraları sarılmadan yine korkunç bir panikle 19 Mart darbesi yapıldı, bununla ekonomiye yaklaşık 150 milyar dolar daha zarar verdiniz. Esnafımız ve KOBİ'lerimiz bir ekonomik krizden çıkmadan bir buhrana daha sürüklenmiştir. 2025 yılının ilk dokuz ayında 83.300 esnafımız kepenk indirmiştir. Vergisini, BAĞ-KUR'unu, kirasını, çalışanların SGK primlerini ödeyemez hâle gelen esnaf ve KOBİ'lerimiz işten çalışan çıkarmak zorunda kalmıştır.
Değerli milletvekillerimiz, bir kişiye iş vermek çok kıymetli bir şeydir ama bir kişiyi işten çıkarmak o işveren için âdeta bir azaptır. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Bakan, ben de size "Esnafımızın ekmeğinin bu kadar küçüldüğü bir dönemde elinizdeki bütçeyle KOBİ'lerin ve esnaflarımızın ödediği elektrik, doğal gaz, SGK gibi giderlerin ödemesinde nasıl destek olacaksınız?" diye bir soru sormuştum, tek bir soru sormuştum size. Sizden gelen cevap, burayı çok iyi dinleyin, çok önemli: "Genel işletme kredisi üst limitini 750 bin liradan 1 milyona yükselttik. Yatırım kredisi üst limitini 1,5 milyondan 2,5 milyona yükselttik. Esnafımızın kullanacağı krediler için faiz oranını yüzde 29'dan yüzde 25'e düşüreceğiz." Ne oldu nas? Cumhurbaşkanı "nas" demeseydi yüzde 8'den borçlanacaktı, kredi alacaktı esnafımız, şimdi "29'dan 25'e düşürdük." diye bunu bize cevap olarak veriyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar)
2016 yılından 31 Ekim 2025 tarihine kadar olan dönemde yani dokuz yılda Usta Girişimci Kredisi kapsamında 258 esnafımıza yaklaşık 19,6 milyon lira ödenek verdiğinizi söylüyorsunuz. Vallahi bravo, çok süper iş yapmışsınız(!) Yani kredi, kredi; faiz, faiz, faiz. Siz esnafımıza ve KOBİ'lerimize kredi vermeyi, borcuna borç katmayı destek olarak zannediyorsunuz. Sayın Bakan, rica ediyorum, bu kafadan çıkın, bu düşüncelerinizden bir an önce vazgeçin.
Bir de bütün bunlar yetmiyormuş gibi muhteşem bir Hazine ve Maliye Bakanımız var. Basit usulde vergi ödeyen on binlerce esnafımızı gerçek usule tabi etmeye çalışıyor. Esnafımızı ve KOBİ'lerimizi korumak, kollamak önce sizin göreviniz Sayın Bakan. Gerçekten bunu Hazine ve Maliye Bakanıyla konuşmadınız mı, merak ediyorum ben. Hadi siz görüşmediniz, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak "Sayın Bakan, bu bütçe size yetmez, bütçenizi artıralım." diye Komisyona teklif verdik, onu da kabul etmediniz, "Hayır." dediniz; size para veriyoruz, ona bile "Hayır." diyorsunuz ya. (CHP sıralarından alkışlar) Aslında bu salondaki herkes neden "Hayır." dediğinizi biliyor çünkü sarayın bütçesine itiraz edemiyorsunuz.
Sayın Bakan, şunu söylemeden de geçemeyeceğim: Siz Komisyonda bizim grup sözcümüz Sayın Veli Ağbaba'ya siyasi bir nezaketsizlik yaptınız, dediniz ki: "Sabahtan beri 80 kişiyi dinledim." Sayın Bakan, bu salondaki bütün milletvekilleri vatandaştan oy alarak, yetki alarak buraya geldi. Bizim görevlerimizin arasında en önceliğimiz vatandaşın bütçesini, onların verdiği verginin bütçesini burada savunmak. Değil 80, gerekirse 280 kişiyi, 380 kişiyi dinleyeceksiniz ve cevap vereceksiniz! (CHP sıralarından alkışlar) İnşallah bir dahaki bütçeyi Cumhuriyet Halk Partisi yapar, bunları bir daha görmeyiz. (CHP sıralarından alkışlar)
BaşkanTeşekkürler.
Böylece Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna ait konuşmalar tamamlanmıştır.
Şimdi Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna ait konuşmalara geçiyoruz.
Nurhayat Altaca Kayışoğlu · BursaKimse yok ki Başkanım.
Başkanİlk söz Antalya Milletvekili Sayın Mustafa Köse'ye ait.
Buyurun Sayın Köse. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Veli Ağbaba · MalatyaMaşallah, maşallah(!)
Sayın Akbaşoğlu, maşallah(!)
Nurhayat Altaca Kayışoğlu · BursaAK PARTİ sıraları bomboş, kime konuşuyorlar? Biz biraz dinleyelim bari!
Mustafa Köse · Antalya · Ak Parti Grubu adınaSayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; iktidarımız döneminde, son yirmi üç yılda çok büyük hizmetler yaptık. Ulaştırma ve altyapı konusunda âdeta bir devrim gerçekleştirdik. Türkiye'nin ulaşım altyapısını değiştirdik, dönüştürdük, baştan inşa ettik. Vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmak için Türkiye'yi kuzeyden güneye, güneyden kuzeye, doğudan batıya, batıdan doğuya otoyollarla, bölünmüş yollarla, haberleşme ağlarıyla, tünellerle, köprülerle, hava limanlarıyla, demir yollarıyla donattık. Son yirmi üç yılda ülkemize ulaştırma alanında 300 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdik. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Antalya'mıza da iktidarımız döneminde 246 milyar TL'lik yatırım yaptık. Daha bir buçuk ay önce, Sayın Ulaştırma Bakanımızın teşrifleriyle Kepezüstü ve Sanayi Kavşaklarının açılışını gerçekleştirdik, Antalya trafiğinde bir rahatlama sağladık. Dile kolay, Sanayi Kavşağı 720 metre uzunluğunda; 3 köprüden oluşan Kepezüstü Kavşağı 332 metre uzunluğunda ve biz bunları sadece otuz günde tamamladık.
Cavit Arı · AntalyaSayın Vekilim, yirmi üç senede yaptınız
Mustafa Köse · Antalya · devamlaAynı gün Elmalı-Avlan Beli bölünmüş yolunu yaptık, Avlan Beli-Finike yolunun temelini attık.
Değerli arkadaşlar, sadece 2025 yılında Antalya'da 7 büyük projenin açılışını gerçekleştirdik. Havalimanı iç ve dış hatlar terminalini açtık. Böylelikle 35 milyon olan yolcu kapasitemizi 83 milyona çıkardık. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Gazipaşa Yat Limanı'nı açtık, Demre Yat Limanı'nı açtık. Kepezüstü Farklı Seviyeli Kavşağı'nı hizmete aldık, Sanayi Köprülü Kavşağı'nı açtık. Elmalı-Finike yolunu, Elmalı-Korkuteli yolunu tamamladık. Antalya-Alanya Otoyolu'nun temelini attık.
Cavit Arı · AntalyaKamu-özel iş birliğiyle Sayın Vekilim.
Mustafa Köse · Antalya · devamlaPeki, biz bunları yaparken siz ne yaptınız? Sadece ulaştırma alanında bir yılda 7 tane büyük açılış yaptık. Bakın, İller Bankasından, 2018'de biz yerelde iktidardayken, Antalya Büyükşehri biz yönetiyorken gelen para 317 milyon TL; bu yıl aralık ayı hariç İller Bankasından size gelen para 5 milyar 111 milyon TL. Maliye Bakanlığından gelen parayı saymıyorum bile. Yani katbekat artmış durumda ama bu paralar nerede? Nerede bu paralar? Yaklaşık yedi yıldır yerelde iktidardasınız, büyükşehir sizde, belediyeler sizde.
Mehmet Tahtasız · ÇorumSayın Köse, bu yaptığınız yatırımların tanesini 21/d'yle adrese teslim mi yaptınız?
Cavit Arı · AntalyaSayın Vekilim, 2'nci etap raylı sistemini biz ödedik.
Mustafa Köse · Antalya · devamlaYahu, Antalya'da "Şunu da biz yaptık." diyeceğiniz bir tane eseriniz yok. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Şehirde tecessüm etmiş bir tane projeniz mevcut değil.
Cavit Arı · Antalya2'nci etap raylı sistemini biz ödedik.
Mustafa Köse · Antalya · devamlaGeçtiğimiz dönem Büyükşehir bizdeyken 32 tane köprülü kavşak, alt geçit, üst geçit yaptık.
Cavit Arı · AntalyaSizin "Yaptık." dediğinizi ödemekle meşgulüz, 2'nci etap raylı sistemini.
Gökan Zeybek · İstanbulBir daha büyükşehir hayal, hayal; unut, hayal, hayal!
Mustafa Köse · Antalya · devamlaBenzeri bir tane yapabildiniz mi? Yapmadınız.
Cavit Arı · AntalyaYaptık, yaptık. 2'nci etap raylı sistemini biz ödedik.
Mehmet Tahtasız · ÇorumBöyle bir uygulama var mı ya? İktidar muhalefete hesap soruyor.
Mustafa Köse · Antalya · devamla55 kilometre raylı sistem hattı yaptık. Yeni bir proje yapıp bir karış ilave ettiniz mi? Etmediniz.
Cavit Arı · Antalya2'nci etabı biz bitirdik Sayın Vekilim, bunları görmüyor musunuz?
Gökan Zeybek · İstanbulKepez'de 5 bin konut yaptık, 5 bin!
Mustafa Köse · Antalya · devamlaSeçim kampanyanızda "Konyaaltı-Kundu, Kundu-Belek metro hattını yapacağız." dediniz, yaptınız mı? Yapmadınız.
Cavit Arı · Antalya"Yaptık." dediğinizi biz ödedik.
Gökan Zeybek · İstanbulKepez'de 5 bin konutu aştık, halka dağıttık 5 bin konutu!
Mustafa Köse · Antalya · devamlaÇiftçimize "Tarımsal sulamada elektriği bedava vereceğiz." dediniz, verdiniz mi? Vermediniz. "İhtiyaç sahiplerine kira desteğinde bulunacağız." dediniz, bulundunuz mu? Bulunmadınız. Biz, Konyaaltı Projesi'ni, Tünektepe Projesi'ni, Boğaçayı Projesi'ni, Dokuma Projesi'ni yaptık.
Cavit Arı · AntalyaTünektepe'de hangisi yaptınız Vekilim, bir anlatın! Tünektepe'de neyi yaptınız?
Mustafa Köse · Antalya · devamlaBenzeri bir tane proje yapmadınız. Kongre ve kültür merkezlerini yaptık, bilim merkezlerini yaptık. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Cavit Arı · AntalyaSayın Vekilim, Tünektepe'de ne yaptınız, bir anlatın, biz de bilelim. Tünektepe'de ne yaptınız Mustafa Vekilim? Tünektepe'de ne yaptınız bir anlat Mustafa Vekilim, merak ettim.
Mustafa Köse · Antalya · devamla23 tane kütüphane açtık, 23 tane. Bir tane bile yeni eser vücuda getirmediniz. Evet, icraatınız yok, projeniz yok ama yetkili olduğunuz yerde, olduğunuz yerde sorun çok
Cavit Arı · AntalyaTünektepe'de ne yaptınız Mustafa Vekilim, ben de bir öğreneyim sayende.
Mustafa Köse · Antalya · devamlaAntalya'da içme suyu problemi dersen var, kanalizasyon problemi dersen var.
Müzeyyen Şevkin · AdanaBaşkan nerede? Hem tutuklayın belediye başkanlarını hem de...
Cavit Arı · AntalyaKanalizasyonun parasını Antalya'dan alıyorsunuz, ayıp değil mi?
Mustafa Köse · Antalya · devamlaAltyapı problemi dersen var, sivrisinek problemi dersen var, toplu taşıma problemi dersen var, kırsalda yol problemi dersen var.
Cavit Arı · AntalyaMustafa Vekilim Antalya Vekilisin, kanalizasyonun parasını...
Mustafa Köse · Antalya · devamlaTrafik problemi dersen âlâsı var, âlâsı var. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Büyükşehrin olduğu yerde, belediyelerinizin yetkili olduğu yerde sıkıntı var, problem var, hemşehrilerimizin isyanı var.
Cavit Arı · AntalyaParasını Antalya'dan, Antalya halkından kestiriyorsunuz. Vekil olun, önleyin onu.
Mustafa Köse · Antalya · devamlaDeğerli arkadaşlar, bizim dönemimizde Antalya yatırımla, hizmetle, projeyle, eserle, icraatla anılıyordu.
Cavit Arı · AntalyaVekil olun, kestirmeyin o paraları! Antalya Vekili olarak Antalya'nın hakkını yedirmeyin!
Mustafa Köse · Antalya · devamlaŞimdi, maalesef, sayenizde Antalya baklava kutularındaki paralarla...
Mehmet Tahtasız · ÇorumAntalya'da Turizm Bakanına kaç tane yer verdiniz?
Cavit Arı · AntalyaAntalya'nın hakkını yediriyorsunuz.
Mehmet Tahtasız · ÇorumAntalya'da Turizm Bakanına kaç tane turist tesisi verdiniz?
Mustafa Köse · Antalya · devamla...depolara saklanmış külçe altınlarla, eşe dosta, müteahhitlere peşkeş çekilmiş belediye imkânlarıyla anılıyor ama Antalya bunu hak etmiyor.
Mehmet Tahtasız · ÇorumAntalya'da Bakan Ersoy'a, Turizm Bakanına ne kadar yer verdiniz?
Cavit Arı · AntalyaAntalya sizin yüzünüzden zorluk çekiyor.
Mustafa Köse · Antalya · devamlaBizler bunu hak etmiyoruz. Siz ne yaparsanız yapın, "Meseleyi mesele etmezsen mesele kalmaz." anlayışıyla siyaset üretmeye devam edin; biz meseleyi mesele etmeye, milletimize, Antalyalılara, Türkiye'ye hizmet etmeye devam edeceğiz.
Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Cavit Arı · AntalyaMustafa Vekilim, Antalya'nın hakkını biraz koruyun; bakın, gerçekten Antalya'ya zarar veriyorsunuz.
BaşkanErzincan Milletvekili Süleyman Karaman.
Buyurun lütfen. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Süleyman Karaman · Erzincan · Ak Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bütçesi üzerine grubumuz adına söz almış bulunmaktayım. Gazi Meclisi, Meclisimizi, Sayın Bakanlarımızı, aziz milletimizi ve Erzincanlı hemşehrilerimi saygıyla selamlıyorum.
Bütçenin hazırlanmasında Bakanlarımız, milletvekillerimiz başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Altyapı ve ulaşım alanında ülkemizin refahı için çalışan yüz binlerce ulaştırma camiası mensubu kıymetli çalışma arkadaşlarımın her birine şükranlarımı sunuyorum. Ulaştırmada dünyada öncülük etme vizyonunu ortaya koyan Ulaştırma Bakanımızı ve kıymetli ekibini tebrik ediyorum. Elbette bu hedeflere ulaşmasında destekleriyle yol gösteren 2003'ten bu yana ulaştırmada, altyapıda 300 milyar doları aşan yatırımın hayata geçmesini sağlayan Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız, liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK PARTİ iktidarları döneminde ülkemiz hava yolunda tarihî bir gelişim kaydetmiştir. Aktif havalimanı sayısı 26'dan 58'e, yurt dışı uçuş noktaları ise 60'tan 355'e yükselmiş; Türkiye havacılıkta Avrupa'da 3'üncü, dünyada 7'nci sıraya ulaşmıştır. "Herkes uçağa binecek." sloganıyla başlayan bu vizyoner çalışmalar sayesinde bugün hava yolu halkın yolu olmuştur.
Kara yollarında ise tarihî bir atılım gerçekleştirilmiş, 6.100 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğu 30 bin kilometreye, 1.700 kilometre olan otoyol uzunluğu ise 3.800 kilometreye çıkarılmıştır. Yolları böldük, vatandaşımızın ulaşımını kolaylaştırdık. "Yolları böleriz ama Türkiye'yi böldürtmeyiz." dedik, Türkiye Yüzyılı'nda terörsüz bir Türkiye için sabırla, soğukkanlılıkla ve var gücümüzle çalışıyoruz. Emek veren herkese teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Atatürk'ün "Demir yolları, memleketin toptan tüfekten daha mühim bir emniyet silahıdır." sözünü bir kez daha hatırlatıyor, kendisini huzurlarınızda saygı ve rahmetle yâd ediyorum. Atatürk'ten sonra, elli yıl âdeta kaderine terk edilen demir yollarımız için 2004 senesi bir milat olmuştur. Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde demir yolunu devlet politikası ve ulusal bir ihtiyaç olarak gördük. "Demir yolu geleceği taşır." anlayışını ülkemizin her kilometresine nakış nakış işledik.
Mahir Polat · İzmirİzmir ne zaman olacak Süleyman ağabey?
Süleyman Karaman · Erzincan · devamlaCumhuriyet tarihimizin ikinci büyük demir yolu atılımını başlattık. Bugüne kadar 2.250 kilometre yüksek hızlı tren hattı yapıldı, 4.150 kilometre de çalışmalar devam ediyor.
Mahir Polat · İzmirİzmir ne zaman faaliyete geçiyor?
Süleyman Karaman · Erzincan · devamlaBugün Türkiye Avrupa'da 6'ncı, dünyada 8'inci hızlı tren ülkesi olmuştur. Türkiye'ye layık görülen kara tren dönemi bitmiş, AK PARTİ'yle birlikte yüksek hızlı trenlerin ak dönemi başlamıştır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu büyük dönüşümün tüm mimarlarını kutluyor ve tebrik ediyorum.
Sayın Bakanım, seçim bölgem Erzincan'ımızda büyük hizmetler yapan Ulaştırma Bakanlığımıza Erzincanlı hemşehrilerim adına teşekkür ediyorum.
Erzincan il sınırlarında yer alan Kızıldağ, Sakaltutan ve Ahmediye tünellerinin kış aylarında yaşanan yol kapanmalarını ve kazaları önlemek adına bir an önce yapılmasını istiyoruz. Erzincan Kemah-İliç yolunun bir an önce yapılmasını, Erzincan Başköy-Çayırlı ve Eşmepınar-Otlukbeli yolunun bitirilmesini, Erzincan-Refahiye-İliç-Kemaliye-Malatya yolunun da bitirilmesini istiyoruz.
Sayın Bakanım, geçen hafta Erzurum'daki konuşmanızda yatırım programında yer alan Sivas-Erzincan-Erzurum-Kars mevcut demir yoluna 75 milyar TL yatırım yaparak iyileştireceğinizi ve Sivas-Erzincan-Erzurum-Kars yüksek hızlı tren projelerini unutmadığınızı, planlayıp yapacağınızı söylediniz; çok teşekkür ediyorum. Çok önemli olduğu için bir daha tekrar etmek istiyorum: Orta koridor olan ve Erzincanlı hemşehrilerimin en büyük hayali olan Ankara-Sivas-Erzincan-Erzurum-Kars Hızlı Tren Hattı'nın yatırım programında olan Sivas-Erzincan bölümünün ödenek aktarılarak 2026 yılında yapım çalışmalarına başlamasını arzu ediyoruz.
Mahir Polat · İzmirYa, daha İzmir'i bitirmedi, İzmir'i.
Mehmet Tahtasız · Çorum · devamlaAnkara-İzmir ne zaman bitiyor, Ankara-İzmir?
Süleyman Karaman · Erzincan · devamlaUlaşım ve iletişimde ülkemizi, gelişen Türkiye'yi dünyada gıptayla bakılan ülkeler arasına taşıyan Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde görev yapan AK PARTİ hükûmetlerinin ilk Ulaştırma Bakanı ve ulaşımda çığır açan Sayın Binali Yıldırım'a ve bugün Bakanlığımızı yapan Sayın Abdulkadir Uraloğlu'na teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanGümüşhane Milletvekili Sayın Celalettin Köse.
Celalettin Köse · Gümüşhane · Ak Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karayolları Genel Müdürlüğünün 2026 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi üzerine AK PARTİ Grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle aziz milletimizi, Gümüşhaneli hemşehrilerimi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, 2026 yılı bütçesi ulaştırma altyapısında hem sürekliliğin sağlanması hem de yeni nesil yatırımların devreye alınması açısından kritik önem taşımaktadır. Bu bütçe, ulaştırma altyapısının dayanıklılığını, güvenliğini, hızını, dijital dönüşüm kapasitesini, çevreye uyumunu artırmayı hedefleyen kapsamlı bir planlamadır. Bu bütçeyle birlikte mevcut yolların iyileştirilmesi, akıllı ulaşım sistemlerinin yaygınlaştırılması, şehir geçişlerinin modernleştirilmesi, afetlere dayanıklı yol tasarımlarının artırılması, yakıt tasarrufu ve karbon azaltımı sağlayan mühendislik çözümlerinin yaygınlaştırılması öncelikli hedefler arasındadır.
Değerli milletvekilleri, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK PARTİ kadroları olarak bizler "Yol medeniyettir, yol kalkınmadır." anlayışını siyasetimizin merkezine yerleştirdik. Ülkemizi her alanda daha ileriye taşımanın gayreti içerisinde emin adımlarla da yol alıyoruz. Karayolları Genel Müdürlüğünün yürüttüğü yoğun çalışmalar sonucunda yol ağımızın teknik yeterliliği, kapasitesi ve güvenlik standartları çarpıcı biçimde yükselmiş ve yollar daha güvenli ve daha konforlu hâle gelmiştir. AK PARTİ olarak çıktığımız bu kutlu yolda Türkiye'yi bir ulaşım devrimiyle buluşturduk. Bölünmüş yollarıyla, tünelleriyle, viyadükleriyle, akıllı ulaşım sistemleriyle, köprüleriyle artık başka bir Türkiye var.
Şimdi, demin dikkatle dinledim, muhalefet için eleştiri haktır ama objektif değerlendirmelerden uzak eleştirilere muhatap oluyoruz. Şimdi sizlerle 2003 ve 2025 yıllarını kapsayan birkaç rakam paylaşmak istiyorum: 2003 yılında 1.714 kilometre olan otoyol ağımız bugün 3.796 kilometreye, 6.101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızsa bugün 30.014 kilometreye çıkmıştır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Kent içi yoğunluğu azaltan, ülke genelinde kesintisiz yolculuk sağlayan çevre yollarında 3.084 kilometrelik bölümse tamamlanmıştır. Tünel uzunluğumuz 50 kilometreden 838 kilometreye yükselmiştir. Bu yatırımlar sayesinde seyahat süreleri kısalmış, kış koşullarının ulaşım üzerindeki etkileri azalmış, üretim merkezleri ile limanlar arasındaki bağlantılar hızlanmış ve turizm merkezlerine erişimse kolaylaşmıştır.
Şimdi, seçim bölgem olan Gümüşhane'den rakam vermek istiyorum: 2003 yılında Gümüşhane ilinde 1 kilometrelik bölünmüş yol varken bugün 130 kilometrelik bölünmüş yolumuz bulunmaktadır. Yine, 2003 yılında, demin ifade ettiğim gibi, ülkemiz genelinde 50 kilometre tünel bulunmaktayken Avrupa'nın en uzun tüneli olan Zigana Tüneli'miz, çevre yolu tünellerimiz ve diğer tünellerimizle birlikte Gümüşhane ilinde bugün 50 kilometrenin üzerinde tünel bulunmaktadır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Yani AK PARTİ iktidarları döneminde Gümüşhane'de 50 kilometre tünel yapılmıştır değerli milletvekilleri.
Gökan Zeybek · İstanbulOn yılda Gümüşhane'nin nüfusu 30 bin azaldı, 30 bin azaldı.
Celalettin Köse · Gümüşhane · devamlaYollar sadece şehirleri birbirine bağlamaz; gönülleri, ekonomileri, ticaret koridorlarını da birbirine bağlar. Gümüşhane'ye yapılan hizmetler için Sayın Bakanımıza ve Bakanlık yetkililerine teşekkürü borç biliyoruz ancak ilimizin ve bölgemizin Bakanlıktan beklentilerini de burada ifade etmek istiyorum. Zaman zaman heyelanların meydana gelmesi sebebiyle telafisi imkânsız zararlara sebebiyet vermemek açısından Torul-Kürtün-Tirebolu Yolu'nun yapılmasını, yine Karadeniz Bölgesi'ni en yakın güzergâhtan İç Anadolu Bölgesi'ne bağlayacak olan Tersun Dağı Tüneli'nin yapılmasını ve önümüzdeki yıl hizmete girecek olan Gümüşhane Bayburt Havalimanı'mızın şehirle bağlantısını da sağlayacak olan Köse Dağı Tüneli'ndeki yol güzergâhının proje çalışmalarının yapılmasını da Bakanlığımızdan talep ediyoruz.
Süremiz bitti.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanHatay Milletvekili Abdulkadir Özel.
Buyurun lütfen. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Abdulkadir Özel · Hatay · Ak Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin Karayolları Genel Müdürlüğü bütçesi üzerine grubumuz adına söz almış bulunmaktayım. Gazi Meclisimizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız ülkemizin kalkınma vizyonudur, bu vizyonun omurgasıdır. Karayolları Genel Müdürlüğümüz yalnızca yol inşa etmiyor, aynı zamanda strateji kapasitesiyle de bu omurgayı her geçen gün daha da güçlendiriyor. 2003 öncesi 1.714 kilometre olan otoyol ağımızı yirmi üç yılda 2.082 kilometre ekleyerek 3.796 kilometreye ulaştırdık, bunun 1.514 kilometresini ise kamu-özel iş birliğiyle yaptık. Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Kuzey Marmara Otoyolu, Osmangazi Köprüsü, İzmir Otoyolu ve 1915Çanakkale Köprüsü gibi projelerin stratejik önemi bugün çok daha iyi anlaşılmaktadır. 53 milyar dolara mal olan bu projeler bugün yapılmaya kalkılsa maliyeti 88 milyar doları aşacaktı. Türkiye, bu model sayesinde 35 milyar dolar kazanç sağlamış oldu. Vaktiyle İstanbul'da metroları yap-işlet-devret modeliyle yapacağını söyleyen muhalefet ise bugün görüyoruz ki bu modele saldırmaktadır. Bu istemezükçü, anakronik yanlış bilincin ve dilin nedeni, aslında hesap bilmemek değil "Bu Hükûmet dünyanın en doğru işini bile yapsa bizim bu Hükûmeti alkışlayacak hâlimiz yok." diyen bilişsel çelişkili, primitif bir politik körlüktür. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Gelin, AK PARTİ öncesi Türkiye'yi hatırlayalım: Bakımsız bölünmüş yollar, ihmal edilmiş demir yolları, zayıf deniz ve hava limanları, bitmeyen tüneller, üstüne bir de ilindeki o tünelleri patates deposu yapmayı teklif eden Zihni Sinir bir muhalefet. Bugün Türkiye, 29 bin kilometreyi aşan bölünmüş yol, yüksek hızlı tren hatları, hava yolunu -daha önceki hatiplerin de ifade ettiği gibi- halkın yolu yapan limanları, uluslararası ölçekli tünelleri ve kıtaları birleştiren köprüleriyle sadece yatırım yapan değil bu yönüyle bölgesel gücünü de katbekat tahkim eden bir devlettir.
Değerli milletvekilleri, 6 Şubat depremlerinin ardından bölgede sadece konut, iş yerleri, okullar, hastaneler, altyapılar inşa etmedik, ulaştırma altyapımızı da enkazın altından çıkarıp yeniden ayağa kaldırdık. Afet bölgesinde ulaşımı kesintisiz hâle getirip kara, demir ve hava yollarında onarımları tamamlayarak ulaştırmamızı dayanıklı yapılarla güçlendirmeye devam ediyoruz. Deprem bölgesinde konut bağlantı yolları, imar yolları ve altyapı tesislerine ait olmak üzere 32 lokasyonda, 291 kilometrelik kısmını tamamladığımız toplamda 418 kilometrelik yol yapım çalışmalarını yürütüyoruz. Hâlihazırda kara yollarımızın Hatay'ımızda 714 kilometre yol ağı bulunmaktadır. İktidara geldiğimiz 2003 yılına kadar ilimizde 150 kilometre bölünmüş yol vardı. 2003'ten bugüne kadar ise cumhuriyet tarihi boyunca yapılanının 2,5 katı olan 350 kilometre yeni bölünmüş yolu da hizmete alarak bu rakamı 500 kilometreye çıkardık. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Tabii, yol yapmamayı, yapay zekâya doğru dürüst sormayı bile beceremeyenlere bu hizmetleri anlatmak işte bu Genel Kurulda gördüğümüz gibi bazen zor olabiliyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Yönettikleri şehirlerde trafiği felç eden, yeni ulaşım yatırımı yapmadıkları gibi tıkır tıkır işleyen toplu ulaşım sistemlerini çökerten; otobüslerin, metrobüslerin yandığı, yürüyen merdivenleri yavaş bile olsa çalıştıramayan kötücül bir ekosistemle karşı karşıyayız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Sibel Suiçmez · TrabzonO yüzden seçiyor vatandaş tekrar tekrar.
Abdulkadir Özel · Hatay · devamlaSayın milletvekilleri, ilim Hatay'da devam eden onlarca projeden ikisini izninizle sizlerle ve bizleri izleyen aziz milletimizle paylaşmak istiyorum. İlki, İskenderun-Antakya Otoyolu Projesi; Türkiye'de otoyol üzerinde bulunan en büyük tünelleri barındıran 9.342 metrelik 2 adet tünel, 19 kilometre otoyol ve 1.320 metrelik viyadükten oluşan bu proje hızla devam etmektedir. Diğeri ise Avanos Tüneli ve Otoyolu Projesi; bittiğinde Türkiye'nin en büyük tünelleri olacak bu projede 2'si kara yolu, 1'i demir yolu olmak üzere her biri 20 kilometre uzunluğunda toplam 60 kilometrelik 3 tüp bulunmaktadır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Sözlerimi tamamlarken Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın 2026 bütçesinin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Sayın Bakanımıza, değerli çalışma ekibine şükranlarımı sunuyorum. Bu hizmetlerin, bu eserlerin mimarı Sayın Cumhurbaşkanımıza hemşehrilerimiz adına şükranlarımı sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanSöz sırası Manisa Milletvekili Sayın Murat Baybatur'da.
Sayın Baybatur, buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Murat Baybatur · Manisa · Ak Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK PARTİ hükûmetleri olarak 24'üncü bütçemizi gerçekleştiriyoruz. Allah'a hamdolsun, aziz milletimizin teveccühü, güçlü liderimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesiyle Türkiye'nin gelişimi, dönüşümdeki istikrarı beraberinde getirdi.
Son yirmi üç yılda hava yollarından kara yollarına, demir yollarından deniz taşımacılığına, iletişim uydularımızdan internet altyapısına kadar birçok alanda ulaştırma ve altyapı çalışmalarındaki yeni eserleri aziz milletimizin hizmetine sunmaya devam ediyoruz.
Ulaştırma sisteminin en önemli bileşenlerinden biri de hiç şüphesiz sivil havacılıktır. Bugün, hava ulaşımı Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomik büyümesinde ve kültürel zenginliğini göstermesi adına artarak önem kazanan parçalardan biri hâline gelmiştir. 2003 yılından itibaren hava yolunu halkın yolu yaparak gerek uçuş sayılarında gerek yolcu sayılarında gerekse de kargo taşımacılığında önemli artışlar gerçekleşmiştir. 2024 yılı sonu itibarıyla toplam yolcu sayısı yaklaşık 231 milyona ulaşmıştır. 2003 yılında 489 olan hava aracı 2025 yılı itibarıyla 2.200 olmuş, 2003 yılında 162 olan uçak sayısı 794'e çıkmıştır. Dış hatlarda ise 2003 yılında 60 noktaya sefer düzenlenirken, 2025 yılı itibarıyla ise bu sayı 132 ülkede 355 noktaya ulaşmıştır. Türkiye yolcu sayısı sıralamasında da dünyada 7'nci, Avrupa'da 3'üncü sıradadır. 2003 yılında 26 olan aktif havalimanı sayısı 2025 yılı itibarıyla 58'e ulaşmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; "yol medeniyettir" düsturuyla ülkemizi doğudan batıya, kuzeyden güneye baştan aşağı yüksek standartlı yol ağlarıyla kuşattık. Stratejik konumu gereği uluslararası yolcu ve yük taşımacılığı noktasında ülkemiz önemli bir güzergâh hâline gelmiştir. 1915Çanakkale Köprüsü, Çanakkale Otoyolu, Osmangazi Köprüsü, İzmir-İstanbul Otoyolu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Aydın-Denizli Yolu gibi birçok mega projeyi aziz milletimizin hizmetine sunmuş, hem zamandan tasarruf etmeleri hem de daha konforlu, güvenli ve ekonomik olarak faydalanmaları sağlanmıştır. 2002 öncesi 1.714 kilometre olan otoyol ağımızı 2.082 kilometre daha artarak 3.796 kilometreye çıkardık. 83 adet olan karayolu tünel sayımızı 533'e çıkardık. 6.101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 23.913 kilometre artırarak 30 bin kilometre üzerine çıkardık. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Dile kolay, 30 bin kilometre bölünmüş yol. Memleketim Manisa'dan yola çıktığınızda dünyanın çevresinin dörtte 3'ünü dönebilecek kadar bölünmüş yolla seyahat imkânı var artık.
Memleketim Manisa'yla ilgili bilgileri de sizinle paylaşmak istiyorum. İlimizde bölünmüş yol uzunluğu 2002 yılında 82 kilometre iken 2012-2025 yılları arasında bu sayı yüzde 665 artışla 545 kilometre eklenerek toplamda 627 kilometreye çıkarılmış; 4.110 metre tünel yapımı, 135 adet ve 6.582 metre uzunluğunda köprü yapımı tamamlanmıştır. Yapılan yatırımların maliyeti 2002-2025 yılları arasında 23 milyar 165 milyon liradır ve -hızlıca eğer sıralamak gerekirse- tamamlanan projeler: İzmir-Manisa yolu, Akhisar yolu, Sabuncubeli Tüneli, Turgutlu yolu, Soma Çevre Yolu, İzmir-İstanbul Otoyolu gibi projeleri tamamladık. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Yine, devam eden projelerimiz: Gediz Köprülü Kavşağı, Gördes-Demirci yolu, Köprübaşı-Demirci yolu, Akhisar-Sındırgı yolu, Kula-Uşak yolu, Salihli İsmail Bilen Devlet Hastanesinin köprülü kavşağı olmak üzere birçok projeyi hayata geçireceğiz. Yine, ihaleye çıkan Kula-Alaşehir Yolu ve özellikle bizim için "Belen Yolu" diye ifade ettiğimiz yolun da inşallah ihale tarihleri belli oldu, onları da en yakın zamanda ilave edeceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Murat Baybatur · Manisa · devamlaBen bu duygu ve düşüncelerle bütçemizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanNevşehir Milletvekili Süleyman Özgün.
Buyurun lütfen. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Süleyman Özgün · Nevşehir · Ak Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüzün bütçesi üzerine AK PARTİ Grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Gazi Meclisimizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, havacılık bugün sadece bir ulaşım aracı değil ülkelerin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine yön veren stratejik bir güçtür. Hava yolu ulaşımı insanları ve şehirleri birbirine bağladığı gibi, ticaretten turizme, üretimden diplomasiye kadar hayatın her alanını doğrudan şekillendiren bir alandır. Türkiye, stratejik coğrafi konumuyla, dört saatlik uçuş mesafesiyle 67 ülkenin merkezinde yer almaktadır. İşte, biz bu avantajı Türkiye Yüzyılı vizyonuyla en üst düzeye çıkarmak için çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği, Bakanlığımızın kararlı adımlarıyla sivil havacılık sektörümüz son yirmi yılda dünyaya örnek bir başarı hikâyesi yazmıştır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Türkiye'nin sivil havacılık yükselişi sadece kendi sınırlarıyla sınırlı değildir; 2003 yılında 50 ülkeye, 60 noktaya uçuş yapılırken bugün 175 ülkeyle hava ulaştırma anlaşması olan, 355 noktaya uçan; Afrika'dan Asya'ya, Avrupa'dan Amerika'ya dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerden biriyiz.
Özellikle Afrika Kıtası'yla geliştirdiğimiz havacılık iş birliğine değinmek istiyorum. Bugün 53 Afrika ülkesiyle havacılık anlaşmasına sahip olan ülkemiz kıtayla en geniş uçuş ağı kuran devletlerden biri hâline gelmiştir. Bu anlaşmalar sayesinde hem ticari hacmimiz hem de insani diplomasi faaliyetlerimiz güçlenmiştir. Türkiye, Afrika'nın hava ulaşımında güvenilir ortağı, stratejik merkezlerinden biri olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın Afrika Ortaklık Politikası vizyonu doğrultusunda kurulan bu köprüler sivil havacılığın ötesinde bugün hem ekonomik hem de insani açıdan bir kardeşlik hikayesine dönüşmüştür. Afrika örneği Türkiye'nin küresel vizyonunun en somut göstergelerinden biridir.
AK PARTİ iktidarlarımız döneminde havalimanı yatırımlarında da tarihî bir başarıya imza attık. 2003 yılında 26 olan aktif havalimanı sayısı inşası devam eden havalimanlarımızla birlikte 2026 yılında 60'a yükselecektir. Ülkemizde 2003 yılında 150 olan toplam uçak sayısı günümüzde 730'a ulaşmıştır. 2024 yılı sonunda toplam yolcu sayısı 230 milyonun, uçak trafiği ise 2 milyonun üzerine çıkmıştır. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüzün uluslararası standartlara uygun şekilde geliştirdiği mevzuatlar ve İstanbul Havalimanı örneğinde olduğu gibi yeşil havalimanı, engelsiz havaalanı, dijitalleşme ve açık semalar gibi projelerle birleşen modern havalimanı yatırımlarımız Türkiye'yi küresel bir marka hâline getirmiştir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu gelişmeler, AK PARTİ vizyonunun, kararlılığının ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın "ulaşımda devrim" anlayışının bir sonucudur.
Seçim bölgem Nevşehir özelinde de önemli bir yatırımı hayata geçiriyoruz. Kapadokya Havalimanı Terminal Binası'nı tamamen yenileyerek, bölgemize turizm potansiyeline yakışır, modern, çevreci ve yüksek kapasiteli bir tesis kazandırıyoruz. En dikkat çekici gelişmelerden biri de sıcak hava balonculuğu alanındaki ilerlemelerimizdir. Nevşehir'imizde üretilen yerli sıcak hava balonlarımız Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüzün titiz sertifikasyon süreçleriyle uluslararası pazarda söz sahibi hâle gelmiştir. HÜRKUŞ eğitim uçağımızdan sonra 2019'da tip sertifikası alan balonlarımız ülkemizin tip sertifikası verildiği 2'nci sivil hava aracı olmuştur. 2020 yılında yapılan balon satışlarıyla tarihinde ilk kez sivil hava aracı ihracatı gerçekleşmiş olup bugün itibarıyla 11 ülkeye 50'den fazla balon ihracatı yapılmıştır. Sıcak hava balonculuğu 2025 yılı itibarıyla ülke genelinde 1 milyondan fazla yolcuyla güçlü ve büyüyen bir sektör hâline gelmiştir. Bu başarıların merkezinde ise şüphesiz dünyanın göz bebeği Kapadokya'mız yer almaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu başarıların temeli, Türkiye Yüzyılı hedeflerine duyduğumuz inanç ve milletimizin bize duyduğu güvendir. Bu başarıda emeği bulunan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu'na ve önceki dönem Ulaştırma Bakanlarımıza, ilgili genel müdürlerimize, katkı sunan tüm kurumlarımıza, sektör paydaşlarımıza ve fedakârca görev yapan havacılık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Bu düşüncelerle 2026 yılı bütçemizin ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanBolu Milletvekili Sayın Yüksel Coşkunyürek.
Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Yüksel Coşkunyürek · Bolu · Ak Parti Grubu adınaSayın Başkanım, çok değerli milletvekilleri; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bütçesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Bilgi ve iletişim teknolojileri bugün toplumsal yaşamın, ekonomik gelişmenin ve kamu hizmetlerinin temel itici gücüdür. Dijitalleşmenin hızla ilerlediği bu dönemde bilgiye erişim ve iletişim alışkanlıkları büyük bir dönüşüm geçirmektedir. Bu dönüşümün güvenliği, sürdürülebilir ve sağlıklı bir zeminde ilerlemesi kritik öneme sahiptir. Bu çerçevede, BTK dijital ekosistemin düzenli ve güvenli şekilde işlemesini sağlamak için düzenleyici ve denetleyici rolüyle stratejik bir görev üstlenmektedir. Yapay zekâ, bulut bilişim, büyük veri, sosyal medya ve siber güvenlik gibi alanlardaki gelişmeler BTK'nin stratejik önemini artırmıştır.
BTK güçlü bir düzenleme ve denetim yapısıyla elektronik haberleşme altyapılarını geliştirerek bilgiye hızlı ve güvenilir erişimi sağlamaktadır. Lisanslama, yetkilendirme, hizmet kalitesi ölçümleri, piyasa gözetimi, tarife onayı ve çağrı merkezlerinin düzenlenmesi gibi birçok teknik süreci yürütmektedir. Kırsal alanlarda kapsamanın artırılmasına yönelik evrensel hizmet çalışmalarıyla haberleşmenin ülkenin en ücra noktalarına ulaştırılmasını desteklemektedir.
Siber güvenlik BTK'nin en önemli görevlerinden biridir. BTK'nin bünyesindeki Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi ulusal siber güvenliğimizin kalbidir ve Türkiye'yi hedef alan tehditlere karşı 7/24 savunma hattı oluşturmaktadır. 2025 yılında 94 binden fazla zararlı bağlantı tespit edilerek engellenmiş, 11 bini aşkın güvenlik bildirimleriyle kurumlar zamanında uyarılarak muhtemel saldırıların önüne geçilmiştir.
Yerli ve millî imkanlarla geliştirilen Avcı, Azad, Kasırga ve Atmaca projeleriyle zararlı yazılımlar anlık olarak tespit edilmekte, yaklaşık 17 milyon IP adresine yönelik düzenli taramalarla kesintisiz şekilde korunmaktadır.
Gençlerimize yönelik Siber Yıldız ve Fetih Siber Talimhane programları ise yalnızca mevcut tehditlere karşı bir savunma hattı değil aynı zamanda geleceğin siber güvenlik ekosistemini inşa eden stratejik yatırımlardır. Ayrıca, Uluslararası Telekomünikasyon Birliğinin 2024 yılı sonuçlarına göre Global Siber Güvenlik Endeksi'nde ülkemizin 100 tam puanlı rol model ülke olarak gösterilmesi bu başarının uluslararası tescilidir. Kurum yerli ve millî monitör sistemiyle hava sahasında ve kritik alanlarda oluşabilecek elektromanyetik girişimleri anlık tespit edip önleyerek ulusal iletişim güvenliğini korumaktadır.
Sayın milletvekilleri, 5G konusunda Türkiye önemli bir eşiğe gelmiştir. 5G yetkilendirme süreci 16 Ekim 2025'te tamamlanmış ve 1 Nisan 2026'da 5G'nin fiilen hizmete girmesi planlanmaktadır. Elektronik haberleşme sektöründe Türkiye'nin güçlü bir büyüme yakaladığı görülmektedir. 2024 yılında bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü yüzde 53 artışla 1 trilyon 203 milyar TL büyüklüğüne ulaşmış, operatör gelirleri yüzde 81 artış göstererek 407 milyar TL olmuştur. Mobil abone sayısı bugün 96 milyona ulaşmış, 4.5G abone sayısı 89 milyon olmuş, geniş bant abone sayısı 97 milyon, fiber altyapı uzunluğumuz da 536 bin kilometreyi aşmıştır. 6475 sayılı Kanun'la posta sektörünün düzenlenmesi ve denetlenmesi görevi de BTK'ye verilmiştir. E-ticaretteki hızlı büyümeye paralel olarak posta ve kargo sektörü de ivme kazanmış, 2025 yılının ilk yarısında 77 milyar TL'yi aşmış, yatırımlar ise 3,7 milyar TL seviyesinde gerçekleşmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kurum, özellikle 2026 yılında hayata geçirilecek olan 5G teknolojisi, güçlendirilmiş siber savunma hatları ve dijital okuryazarlık vizyonuyla milletimize en hızlı güveni ve kesintisiz hizmetleri sunmaya devam edecektir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yirmi üç yılda ulaştırmanın her alanında ortaya büyük bir başarı konulmuştur. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda bu başarı artarak devam edecektir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bolu'muz da bu yatırımlardan nasibini almış, ülkemizin bütün yol bağlantıları yenilenmiş ve yenileme çalışmaları devam etmektedir.
2026 bütçemizin hayırlı olmasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanKırıkkale Milletvekili Sayın Mustafa Kaplan.
Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Mustafa Kaplan · Kırıkkale · Ak Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumumuzun bütçesi üzerine grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Kıymetli milletvekilleri, haberleşme teknolojileri uzun yıllar boyunca yalnızca telefon iletişimine dayalı sınırlı bir yapıya sahipken son otuz yılda yaşanan gelişmeler ülkemizde ve dünyada hayatın tümünü etkileyen köklü bir dönüşümü beraberinde getirmiştir. Akıllı telefonların yaygınlaşması, geniş bant ve fiber internetin hanelere ulaşması eğitimden sağlığa, sanayiden ticarete kadar birçok alanda yeni bir dönemin kapılarını açmıştır. Bugün, yapay zekâ, bulut bilişim, nesnelerin interneti gibi teknolojiler ülkelerin rekabet gücünü belirleyen stratejik alanlar hâline gelmiştir. 2021'de yapay zekâ yatırımlarının 67 milyar dolara ulaşması ve 5G'nin 2035 yılına kadar 3.8 trilyon dolarlık ekonomik etki oluşturacağının öngörülmesi dijital dönüşümün önemini açıkça ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde AK PARTİ iktidarı Türkiye'yi dijital dönüşümde yön belirleyen ülkeler arasına taşımayı hedeflemiştir. Bugün geldiğimiz seviye bu güçlü vizyonun açık bir sonucudur. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız ile BTK'nin koordinasyonunda yürütülen çalışmalar neticesinde 16 Ekim 2025'te 5G ihalesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. Bu adım sadece teknoloji değil akıllı şehirlerden akıllı fabrikalara, otonom araçlardan artırılmış gerçekliğe kadar birçok alanda ülkemizin dijital çağa güçlü bir giriş yapması anlamına gelmektedir. Elektronik haberleşme sektöründeki büyüme de bu vizyonu pekiştirmektedir. 2024 yılında sektör yüzde 53 büyüyerek 1,2 trilyon TL hacme ulaşmış, fiber şebeke uzunluğumuz 536 bin kilometreyi aşmıştır. Geniş bant abone sayısı 97,4 milyona, fiber abone sayısı 8,7 milyona ulaşmıştır. Bu büyümenin Türkiye geneline yayılmış olmasının en somut örneklerinden biri de Kırıkkale'mizdir. Kırıkkale'de fiber altyapı 3.122 kilometreye, geniş bant abone sayısı 288 bine, mobil abone sayısı 247 bine yükselmiştir. Kırıkkale'de üniversite gençliğimizin, öğrenci yurtlarının, kamu kurumlarımızın ve sanayi bölgelerimizin artan ihtiyaçları doğrultusunda güçlendirilen bu dijital altyapı hem eğitim kapasitesini hem de ekonomik rekabet gücünü artırmaktadır.
Kıymetli milletvekilleri, dijital dönüşümün en kritik ayağı insan kaynağıdır. Bu kapsamda BTK Akademi, Türkiye'nin dijital geleceğini inşa eden en stratejik projelerden biri hâline gelmiştir. BTK Akademi yalnızca bir eğitim platformu değildir, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu dijital Türkiye vizyonunun en değerli eserlerinden biridir. 2017 yılında kurulan platform kısa sürede bir millî teknoloji okuluna dönüştürülmüştür. Bugün BTK Akademi 2,8 milyon kullanıcı, 326 eğitim başlığı, 164 bin dakikayı aşan çevrim içi içerikle hizmet vermektedir. BTK Akademi gençlerimizi yapay zekâ, siber güvenlik, veri bilimi, yazılım geliştirme ve 5G teknolojileri gibi alanlarda dünyayla eş zamanlı olarak eğitmekte, Türkiye'yi bölgesel bir dijital yetenek merkezi hâline getirmekte, özellikle Kırıkkale'de üniversiteli gençlerimiz tarafından yoğun şekilde kullanılmaktadır. Dijital eğitimin ulusal düzeyde kurumsallaşmasını birçok ülke yeni konuşurken Türkiye bunu AK PARTİ iktidarıyla yıllar önce hayata geçirmiştir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Siber güvenlikte de güçlü bir mimari oluşturulmuştur. USOM ve SOME yapılanmasıyla 2.381 SOME aktif durumda olup platformda 8.291 uzman görev almaktadır. 2025 yılında kurulan Siber Güvenlik Başkanlığıyla bu alandaki kapasite daha da güçlenmiştir. Kırsal alanlara mobil iletişim hizmetlerinin ulaştırılması da iktidarımızın her vatandaşımıza eşit hizmet ilkesinin bir sonucudur. TÜRKSAT iş birliğiyle 889 köye 2G-4.5G erişim sağlanmış, 156 yerleşim yerine uydu üzerinden 4.5G hizmet ulaştırılmıştır. Posta ve kargo sektöründe de büyüme devam etmiş, 2025'in ilk yarısında sektör gelirleri 77,1 milyar TL'ye, istihdam 118 bin kişiye ulaştırılmıştır.
Sayın milletvekilleri, AK PARTİ iktidarı döneminde Türkiye fiber altyapıdan 5G'ye, dijital eğitimden siber güvenliğe kadar birçok alanda tarihî bir sıçrama gerçekleştirmiştir. Bugün yapay zekâ yatırımı yapan, gençlerini dijital gençliğe hazırlayan bir Türkiye vardır. BTK'nin bütçesi yalnızca bir kurumun bütçesi değildir, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın dijital Türkiye vizyonunun devamı ve ülkemizin dijital istikbaline yapılan stratejik bir yatırımdır.
Bu vesileyle, Türkiye'nin dijital dönüşümüne öncülük eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, bu süreçte büyük emek veren Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu'na ve çalışmalarıyla süreci başarıyla yöneten BTK Başkanımıza teşekkürlerimi sunuyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Ulaştırma Bakanlığımızın bütçesinin hayırlara vesile olmasını diliyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanMalatya Milletvekili Bülent Tüfenkci.
Buyurun lütfen. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Bülent Tüfenkci · Malatya · Ak Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekillerimiz; sizleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
Ticaret Bakanlığımız 24 bini aşkın çalışanıyla iç ve dış ticaret ile gümrük alanlarında ülkemizin ekonomik güvenliğine ve ticari kapasitesine doğrudan katkı sağlayan önemli görevler yürütmektedir. Dünya genelinde ekonomik yavaşlama, buna paralel zayıflayan dış talep, yakın coğrafyalarımızda süregelen savaşlar, jeopolitik gerilim, risk ve korumacılıkla birlikte ekonomi ve ticarette istikrarsızlık baş göstermiştir. Ama hamdolsun, böylesine bir ortamda ülkemiz istihdam, üretim ve büyüme alanında yoluna emin adımlarla devam etmektedir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Pandemi şartlarında bile ülkemiz 2020 yılında yüzde 1,8'lik oranda büyüme performansını yakalamıştır. 2025 yılı ilk çeyreğinde yüzde 2,5 gerçekleşen büyümemiz, daha sonra ikinci çeyrekte ivmelenerek yüzde 4,9 oranında gerçekleşmiş, üçüncü çeyrekte ise yüzde 3,7 oranında Türkiye'yi büyüttük.
Değerli arkadaşlar, 2025 yılının Ocak ve Kasım döneminde ihracat bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,7 oranında artışla 270,6 milyar dolar olarak kaydedilmiştir. Böylece ekonomimiz son yirmi bir çeyrektir üst üste büyümeye devam etmiştir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Tabii ki ihracatta ulaştığımız önemli başarılar büyümemize de önemli katkılar sunmuştur. Ticaret Bakanlığımız, ihracatımızı yalnızca rakamsal olarak değil, vizyon olarak da büyütmek, Türk malını dünyanın her köşesinde bir kalite sembolü hâline getirmek için durmaksızın çalışıyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu kapsamda, Türkiye Yüzyılı'nda sürdürülebilir ihracat doğrultusunda, katma değerli inovatif teknoloji ürünlerinin ihracatını artıracak fuar desteklerinden tasarıma, Turquality'e, Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projelerinden e-ihracata, Küresel Tedarik Zinciri Yetkinlik Desteği Projelerinden sektörel ve genel nitelikli ticaret heyetlerine kadar geniş yelpazede ihracatımızın her adımını desteklemeye devam etmektedir. Nitekim 2024 yılında 24,7 milyar olan destek 2025 yılında 33 milyarlık bir destek bütçesine ulaşmıştır. Bununla birlikte, ihracatımızın coğrafi çeşitliliğini artırmak ve yeni pazarlarda kalıcı olmak için bir dizi programlar uygulanmaktadır.
Saygıdeğer milletvekilleri, Ticaret Bakanlığımız, ihracatçılarımızın küresel pazarlara daha güvenli açılmalarını sağlamak ve önlerini açacak güçlü bir finansal altyapıyı tesis etmek amacıyla TÜRK EXIMBANK, Türk Ticaret Bankası ve İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi başta olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca, KOBİ'lerin kredi limitlerinde genişlemeler yapılmış, esnafımıza 2025 yılının ilk on ayında 140 milyar lira faiz indirimli finansman sağlanmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bildiğiniz gibi 6 Şubat 2023 tarihinde ülkemiz asrın felaketini yaşadı. Bunun ekonomiye etkisini bütün Türkiye hissetti, memleketim Malatya başta olmak üzere en çok da deprem bölgeleri hissetti. Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Kabinesine, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum'a, yine altyapıları hızlı bir şekilde yapan Ulaştırma Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu'na ve esnafa verdiği desteklerden dolayı Ömer Bolat Bakanımıza da Malatya adına teşekkür ediyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Düşünün, iki sene içerisinde Malatya'da 104 bin küsur bağımsız bölüm ihale edildi, 70 bini de teslim edildi.
Değerli arkadaşlar, tüm bu atılan adımlar, sağlanan destekler, ortaya konulan strateji ve politikalar, ülkemizin ticari ve ekonomik anlamda sahip olduğu potansiyellerin gerçekleştirilmesi Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Sayın Bakanımız Ömer Bolat ve kurumlarımızın değerli çalışanlarının azimli çalışmalarıyla hayata geçmektedir; kendilerine huzurlarınızda teşekkür ediyorum, sizleri saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanYozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül.
Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Abdulkadir Akgül · Yozgat · Ak Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2026 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin Ticaret Bakanlığı bütçesi üzerine AK PARTİ Grubumuz adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle, ekran başında bizleri izleyen aziz milletimizi ve yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ticaret Bakanlığımız özelinde bazı önemli bilgiler vererek sözlerime başlamak istiyorum. 238 milyar dolar olan gayrisafi yurt içi hasıla 2024 yılında 1 trilyon 358 milyar dolara, 2025 yılında ise 1 trilyon 474 milyar dolara ulaşarak rekor tazelemiştir. Daha önce 3.608 dolar olan kişi başına düşen millî gelir bugün 15.325 dolar seviyesine yükselmiştir. IMF Küresel Ekonomik Görünüm verilerine göre, cari fiyatlarla ve satın alma gücü paritesine göre ülkemiz 2024 yılı sonu itibarıyla dünyanın 12'nci, Avrupa'nın ise 5'inci ekonomisi konumundadır. Toplam mal ve hizmet ihracatımız yirmi üç yılda 7-8 kat yükselmiştir. Mal ihracatımız 36 milyar dolar iken, 2024 yılı verilerine göre 261,8 milyar dolara yükselerek cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Hizmet ihracatımız ise 14 milyar dolardan 117 milyar dolara yükselmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ticaret Bakanlığımızın esnaf ve sanatkârlarımıza yönelik önemli desteklerini sizlerle paylaşarak sözlerime devam etmek istiyorum. Ülkemizde esnaf ve sanatkârlarımızın en uygun koşullarda finansmana erişiminde önemli destek, kredi ve kefalet kooperatiflerimiz aracılığıyla Halk Bankası tarafından kullandırılan hazine faiz destekli kredilerdir. Bu kredileri esnaf ve sanatkârlarımıza ulaştırmak için bini aşkın esnaf ve sanatkâr kefalet kooperatifi vardır. Esnaf ve sanatkârlarımıza işletme kredisi kullandırımında üst limit 5 bin liradan 1 milyon liraya kadar çıkmıştır. İş yeri edindirme kredisi ve taşıt edindirme kredisi ise 2,5 milyon Türk lirasına çıkarılmıştır. Bu ay uygulamaya konulan yeni bir müjdeyi de sizlerle paylaşmak istiyorum: Esnaf ve sanatkârlarımıza makine ve teçhizat alımına yönelik 2,5 milyon lira limitli yatırım kredisi uygulaması da bu ay itibarıyla başlamıştır. Tabii, yıllar itibarıyla son yirmi yılda 724 milyar lira...
Cavit Arı · AntalyaEsnaf krediye ulaşabiliyor mu Başkanım? Ondan bahsedin. Komisyonda "Esnaf krediye ulaşamıyor." diyordunuz.
Ruken Kilerci · AğrıDevam, devam, devam.
Abdulkadir Akgül · Yozgat · devamlaSon yirmi yılda... (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Cavit Arı · AntalyaBirazcık da ondan bahsedin, Kredinin Başkanısınız, biraz o işlerden bahsedin.
Mehmet Tahtasız · ÇorumKredi çok fazla geliyor, çok fazla(!)
Cavit Arı · AntalyaZaten okuduklarınız şu kitapta yazıyor.
Abdulkadir Akgül · Yozgat · devamlaCavit ağam, valla bunu benim...
Cavit Arı · AntalyaKomisyonda "Esnaf krediye ulaşamıyor." dediniz, gittiniz. Biraz onlardan bahsedin.
Ruken Kilerci · AğrıDevam, devam, devam.
Cavit Arı · AntalyaBu anlattıklarınız zaten şu kitapta yazıyor, Bakan Bey anlattı onları.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıDevam, devam edin, evet.
BaşkanSayın Akgül, siz devam edin.
Abdulkadir Akgül · Yozgat · devamlaCavit ağam, bunu benim danışmanım yazdı, bilsem senin danışmanına yazdırır, onları okurdum ya! (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Allah aşkına dur, zaten zor benim durumum.
Cavit Arı · AntalyaHayır, sen gerçekleri anlat, Başkanlık yapıyorsun; esnafın hakkını savun birazcık, birazcık esnafın hakkını savun burada.
BaşkanSayın Akgül, devam edin lütfen. Siz Genel Kurula hitap edin.
Abdulkadir Akgül · Yozgat · devamlaEvet, bu konularda esnaf ve sanatkârlarımıza...
Cavit Arı · AntalyaEsnaf Oda Başkanlığı yapıyorsun, biraz esnaflıktan bahset burada. Danışmanın yazacağına kendin yazsaydın.
Abdulkadir Akgül · Yozgat · devamlaCumhurbaşkanımıza teşekkür ederiz, Hazine Bakanımıza teşekkür ederiz, Sayın Ticaret Bakanımıza teşekkür ederiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Özellikle 2026 yılı başından itibaren uygulamaya konulacak olan, esnaf ve sanatkârlarımız için...
Cavit Arı · Antalya"Esnaf krediye ulaşamıyor." dediniz Komisyonda, onun cevabını bir verin bakalım.
Abdulkadir Akgül · Yozgat · devamlaAğabey, konuşuyorum işte.
...ciddi sıkıntılara yol açan işletme kredilerindeki yüzde 33 oranında fatura ibrazı uygulamasının bir yıl süreyle ertelenmesi memnuniyet uyandırmıştır. Bu konuda verdiği çabalardan dolayı özellikle Ticaret Bakanımıza teşekkür ederiz.
Cavit Arı · AntalyaBaşkanım, birazcık esnaftan bahset.
Abdulkadir Akgül · Yozgat · devamlaO konuşmadan sonra işte bir erteledik.
Evet, yine esnaf ve sanatkârlar için 2025 yılında 61 milyar olan rakam 70 milyara yükselerek bu konuda da bir nebze ihtiyaçları gidermeye çalışmıştır. Evet, tabii, bu vesileyle esnaf ve sanatkârlar adına emeği geçenlere teşekkür ederiz.
Bir isteğimiz, şu an en önemli beklenti: Emeklilikte 9000 iş gününün 7200'e indirilmesi konusunda yapmış olduğu çalışmalar inşallah hızlanacaktır ve özellikle de AVM'lerin pazar günleri kapatılarak esnaf ve sanatkârlara biraz daha fırsat verilmesi konusundaki çalışmalarına teşekkür ederiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Abdulkadir Akgül · Yozgat · devamlaBu vesileyle merkezî yönetim bütçe kanunu teklifinin bir kez daha ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını dilerim. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)
Başkanİstanbul Milletvekili Yıldız Konal Süslü.
Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Yıldız Konal Süslü · İstanbul · Ak Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin Helal Akreditasyon Kurumu bütçesi üzerine AK PARTİ Grubum adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisimizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Türkiye son yıllarda uluslararası siyasetin en sert fırtınalarında dahi kararlılığından ve insani duruşundan taviz vermemiştir. Bu sağlam duruş Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen proaktif, vizyoner ve insan merkezli dış politikanın güçlü sonucudur. Bugün, Türkiye, kriz çözme kapasitesi, mazlumlara uzattığı merhamet eli, denge eksenli tutumu ve insani diplomasisindeki öncü rolüyle güven üreten, istikrar inşa eden küresel bir güç hâline gelmiştir. İşte bu vizyonun yansıması olarak uluslararası standartlardan ticaretin ahlaki zeminine kadar her alanda kural koyan, yön veren, değer üreten bir Türkiye tablosu ortaya çıkmıştır.
Helal akreditasyon, küresel ticarette güveni, kaliteyi ve adaleti tesis eden, üretimde etik değerleri koruyan evrensel bir güven mekanizmasıdır. Bu nedenle, HAK Türkiye'nin bölgesel liderliğini pekiştirirken uluslararası diplomatik etkisini de artırmaktadır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
İslam dünyasında gıda güvenliğinden turizme kadar uzanan geniş bir alanda, güvenilir ve ortak helal altyapıya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Yaklaşık 2 milyar Müslüman'ın oluşturduğu devasa helal tüketimin hacmi artık milyarları aşmıştır. Bu büyüyen pazarda güvenilir, adil ve uluslararası standartlarda bir otoriteye olan ihtiyaç çok daha belirgin hâle gelmiştir. İşte HAK, tam da bu ihtiyaçtan doğmuş, dağılmış yapıyı toparlayan, standartları birleştiren, güven tesis eden kurumsal bir şemsiyedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizim için Helal akreditasyon bir imza değil, bir prosedür değil bir duruş ve bir medeniyet iddiasıdır; helal ticaretindeki kaosu düzene, güvensizliği güvene, belirsizliği netliğe dönüştürmektir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Türkiye, kendi inanç dairesi üzerinde yabancı merkezlerin onayına ihtiyaç duyan bir ülke değildir çünkü Türkiye, helal kalite altyapısını kurmuş, standartları belirleyen yapıları güçlendirmiş; eğiten, denetleyen, yol gösteren, uluslararası sistemi şekillendiren merkez bir ülke hâline gelmiştir.
4 Haziran 2023 düzenlemesiyle helal belgesi veren tüm kuruluşların akreditasyonunda Türkiye tek ve güvenilir otoriteyi, HAK'ı oluşturmuştur. Bu Kurumun arkasında 1.500'den fazla uzman yetiştiren bir eğitim vizyonu, dünyanın 4 kıtasında akredite edilmiş uluslararası bir otorite, 2.500'den fazla helal belgesinin tesisine güvence sağlayan güçlü bir altyapı vardır; 26 ülkeyi aynı çatı altında buluşturan Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumu (IFHAB) gibi küresel bir diplomasi başarısı vardır. Helal belgemizin küresel geçerliliğini artırmak için 26 ulusal ve uluslararası kuruluşla iş birliği yapılmış ve son 11'inci Dünya Helal Zirvesi'nde Bakanımız Sayın Profesör Doktor Ömer Bolat'ın huzurunda SFDA'yla da mutabakat zaptı imzalanmıştır. HAK, yalnızca bir kurum değildir; HAK, herkes için güvenli bir alan oluşturmak üzere vardır. Bu mesele, insanın onuruna yakışan üretimi koruma, temiz kazanca sahip çıkma, helalin bereketini dünya sahnesinde görünür kılma meselesidir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu süreç, HAK'la ulusal ve uluslararası alanda kural koyucu rolünü daha da pekiştirmiştir; kendi anlayışını küreselleştirmiştir, kendi değerlerini uluslararası ticaretin merkezine yerleştirmiştir. HAK, teknik bir zorunluluk değil stratejik bir bağımsızlık hamlesidir.
2026 bütçemizin hayırlı olmasını diliyor, Genel Kurulumuzu saygıyla selamlarken bizi burada bir araya getiren, bize bu gücü veren, her alanda yüz akı işler yapmamızı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza ve yol arkadaşlarına teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanAdalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına son konuşmacı Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer.
Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Mustafa Hakan Özer · Konya · Ak Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; Rekabet Kurumu üzerine söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bugün ele aldığımız bu bütçe yalnızca rakamlardan ibaret bir metin değildir; ekonomimizin geleceğine, piyasalardaki işleyişe, vatandaşlarımızın alım gücüne ve refahına doğrudan etki eden bir planlama sürecidir. Bu çerçevede, ekonomik düzenin temel taşlarından biri olan rekabet politikalarının önemini vurgulamak isterim. Rekabetin korunması, serbest piyasa ekonomisinin adil, etkin ve yenilikçi bir şekilde işlemesinin en önemli güvencesidir. Tüketicinin daha kaliteli ürün ve hizmete daha uygun koşullarda ulaşması, girişimcinin cesaret bulması, yatırımların artması ve kaynakların verimli kullanılması rekabetçi bir düzen sayesinde mümkündür.
Değerli milletvekilleri, dünya büyük bir teknolojik dönüşümün içinden geçiyor. Yapay zekâ, veri ekonomisi, dijital platformlar, sürdürülebilir üretim modelleri; tüm bu gelişmeler ekonomiyi kökten değiştirirken rekabet alanında yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Bu nedenle, ülkemizin rekabet politikalarının bu dönüşümle uyumlu bir şekilde güçlendirilmesi kritik önemdedir. Dijital ekonomide rekabetin korunması artık klasik yöntemlerle sürdürülemez. Kurumlarımız bu alanda veri analiz kapasitesini artırmakta, algoritmik fiyatlama davranışlarından veri yoğun piyasalara kadar pek çok alanda yeni nesil izleme mekanizmaları geliştirilmektedir. Bu sayede rekabet ihlallerinin daha erken tespiti ve tüketici refahını olumsuz etkileyebilecek eğilimlerin zamanında önlenmesi mümkün olmaktadır. Rekabet Kurumu tarafından yürütülen incelemeler ve soruşturmalar, vatandaşlarımızın doğrudan hayatına dokunan sonuçlar üretmektedir. Gıdadan enerjiye, ulaşımdan sağlığa, bankacılıktan perakendeye kadar birçok sektörde alınan kararlar vatandaşlarımızın günlük yaşam maliyetlerini etkileyen kritik düzenlemelerdir. Nitekim 2025 yılı boyunca yürütülen soruşturmalar sonucunda uygulanan idari para cezasının yaklaşık 11,5 milyar lira seviyesine ulaştığını ve bunun yaklaşık 4,7 milyar lirasının gıda sektörüne ilişkin olduğunu görüyoruz. OECD kriterlerine göre yapılan hesaplamalar ise alınan kararlar sayesinde 2024 yılında tüketici refahına 83,6 milyar liralık bir ekonomik değer yansıdığını ortaya koymaktadır. Bu tablo, rekabetin korunmasının vatandaşın cebine somut bir şekilde dokunduğunu açıkça göstermektedir.
Sayın milletvekilleri, rekabet süreçlerinin amacı yalnızca ceza vermek değildir, asıl değerli olan bu süreçler sonunda ortaya çıkan kalıcı ve sağlıklı rekabet düzenidir. Teşebbüslerin sunduğu taahhütler ve yerine getirilen yükümlülükler piyasaların daha öngörülebilir, daha şeffaf ve daha adil bir yapıya kavuşmasını sağlamaktadır. Ayrıca, kurum tarafından birçok sektörde yürütülen geniş kapsamlı sektör incelemeleri piyasa yapısının daha iyi anlaşılmasına ve politika yapıcılar için yol gösterici analizlerin ortaya çıkmasına katkı sunmaktadır. Türkiye'nin rekabet alanındaki çalışmaları, yalnızca ulusal düzeyde değil bölgesel ölçekte de karşılık bulmaktadır. Türk Devletleri Rekabet Konseyi, Balkan Rekabet Platformu gibi girişimlerle ülkemiz bulunduğu coğrafyada rekabet kültürünün öncüsü hâline gelmektedir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) OECD, ICN, UNCTAD gibi uluslararası kuruluşlardaki etkinlik, ülkemizin dijital çağın rekabet düzeyini şekillendiren ülkeler arasında yer aldığını göstermektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; güçlü bir ekonomi ancak rekabetin korunduğu, fırsat eşitliğinin sağlandığı ve yenilikçiliğin desteklendiği bir düzen içinde yükselir. 2026 bütçesiyle birlikte ülkemizin dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve verimlilik odaklı büyüme hedeflerine ulaşması için rekabet politikalarının daha da güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Üretim, ihracat, istihdam ve ticarette elde edilen tarihî rekorlar, gayrisafi yurt içi hasıla ve kişi başına gelirdeki artışlar, ihracat ve cari dengedeki iyileşmeler, esnaf ve ihracatçılarımıza verilen destekler Bakanlığımızın güçlü çalışmalarının bir sonucudur. Bu başarılı dönem için başta Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat olmak üzere tüm Bakanlık bürokratlarımıza teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Bu duygu ve düşüncelerle 2026 yılı bütçesinin ülkemize ve aziz milletimize hayırlı olmasını diliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanAdalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına yapılacak konuşmalar tamamlanmıştır.
Şimdi birleşime on dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati:14.19
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 14.37
BAŞKAN: Başkan Vekili Tekin BİNGÖL
KÂTİP ÜYELER: Nurten YONTAR (Tekirdağ), Adil BİÇER (Kütahya)
BaşkanSayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 28'inci Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.
2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine devam ediyoruz.
Komisyon yerinde.
Şimdi YENİ YOL Partisi Grubu adına yapılacak konuşmalara geçiyoruz.
İlk konuşmacı İstanbul Milletvekili Hasan Karal.
Buyurun Sayın Karal. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)
Hasan Karal · İstanbul · Yeni Yol Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bizim kaderimiz bu, her zaman bu; Muhammet Bey, görüyorsun, herhâlde, tek başına sana hitap edeceğim o zaman.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıSizinkiler de gelmemiş, bak, sizinkiler de yok.
Hasan Karal · İstanbul · devamlaÖyle mi? Bizimkiler daha fazla ama.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıBizimkiler burada olduğunu ispat ettiler Değerli Vekilim. Bizimkiler burada olduğunu ispat ettiler yoklamayla. Diğer bak, başka...
Hasan Karal · İstanbul · devamlaNeyse...
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıBen tek başıma tüm grubu temsil ediyorum Sayın Vekilim, herkes adına dinliyorum sizi.
Selçuk Özdağ · Muğla"Bir kişi dünyaya bedel." diyorlardı ya hani, öyleyse sen varsan zaten başkasına gerek yok.
Ünal Karaman · KonyaBen buradayım Başkanım.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıBak, hep burada...
Hasan Karal · İstanbul · devamlaNeyse sen yetersin; tamam, peki.
Değerli milletvekilleri, isterseniz bugün Türkiye'de herkesin hiçbir eksiğinin olmadığını zannettiği AK PARTİ iktidarlarına en büyük desteği veren Karadeniz bölgesine şöyle bir uzanalım. "Karadeniz" derken diğer illerimiz sakın alınmasın, bugün en çok akla gelen Samsun ile Sarp arasında kalan bölgemizden sizlere bahsedeceğim ve elbette Sayın Ulaştırma Bakanımızın da bölgesi olması hasebiyle bu değerlendirmeyi özellikle kendilerinin de dikkatlerine sunuyorum. Doğrudur, AK PARTİ iktidarlarının en güçlü olduğu alanlardan biri şüphesiz ki ulaştırma yatırımlarıdır. Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi Karadeniz'de de önemli projeler hayata geçirilmiştir, bunu hiç kimse inkâr edemez.
Cemal Enginyurt · İstanbulHasan Karal, geldim dinlemeye.
Hasan Karal · İstanbul · devamlaTeşekkür ediyorum.
Ancak işin bir de sahadaki gerçekler tarafı var. Şimdi birazdan vereceğim örneklerle bunun böyle olup olmadığını sizlere arz edeceğim. Bu tabloya en çarpıcı örnek Samsun'dan Sarp'a uzanan Karadeniz Sahil Yolu. Burası yıllar önce uluslararası bir transit hat olarak planlanmışken bugün adım adım bir şehir içi yola doğru dönüşmektedir. Özellikle, bölge insanının baskısı ve idarenin de yeterli teknik analiz yapmaması nedeniyle birçok noktaya gereksiz dönel kavşaklar inşa edilmiştir. Bunun doğal sonucu olarak da gereğinden fazla yere sinyalizasyon lambaları yerleştirilmek zorunda kalınmıştır. Tüm bunlar ulaşım konforunu ciddi biçimde düşürmekte, gidilmek istenilen mesafelere ulaşmayı olması gerekenden çok daha uzun bir sürece dönüştürmektedir. Özellikle şehir geçişlerinde yaşanan bu dur, kalk trafiği hem zaman kaybına hem de seyir güvenliğinin zayıflamasına maalesef yol açmaktadır. Karadeniz Bölgesi'nin son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisine mazhar olduğunu düşünürsek sahil yolunun özellikle yaz aylarında ciddi sorunlar ürettiğini açıkça görürüz. Kısa ve orta vadede Karadeniz sahil hattına alternatif yeni bir yol planlanmadığına göre mevcut trafiği rahatlatmanın tek yolu çevre yollarının tamamlanmasıdır. Ancak ne yazık ki bu çevre yolu projelerinde uzun süredir belirgin bir duraksama yaşanmakta, bölgede her yıl artan trafik yükü karşısında çözümler gecikmektedir. Örneğin, Ordu Çevre Yolu artık tam anlamıyla bir muammaya dönüşmüştür. Projenin yalnızca bir bölümü tamamlanmış, geri kalan kısmının akıbetiyle ilgili ne bir açıklama ne bir takvim ne de sahada bir hareketlilik bulunmaktadır. 2007'de temeli atılan bu yatırımın tam on yedi yıldır bitirilememiş olması bölgenin ulaştırma politikalarındaki en çarpıcı örneklerden biridir. Benzer bir tablo Fatsa Çevre Yolu'nda da karşımıza çıkmaktadır. Seçim dönemlerinde büyük vaatlerle duyurulan, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan ve siyasiler tarafından "Hemen başlıyoruz." denilen bu proje için 2023 yılı içinde ihale sözü verilmişti; bu da unutuldu. Giresun'da ise dillere destan hâle gelen Liman Mevkii Dal-Çık Projesi üzerinden yirmi ay geçmesine rağmen tek bir metre ilerlememiştir. Temeli atılan, törenlerle duyurulan bu yatırımın sahada en ufak bir hareketlilik göstermemesi hemşehrilerimizin canını ziyadesiyle sıkmakta, büyük bir hayal kırıklığı yaratmaktadır. Trabzon'da durum bir nebze farklıdır. Geç de olsa Güney Çevre Yolu Projesi'nin 1'inci etabının başlamış olmasını memnuniyetle karşılıyor ve bu vesileyle teşekkürlerimi ifade ediyorum ancak projenin tahminî bitiş takvimi açıklanmamış, 2'nci etabı ise henüz ihale aşamasına bile getirilmemiştir. Bu belirsizlik şehrin gelecekteki ulaşım yükü açısından ciddi bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.
Memleketim Rize'ye gelince, 2003-2018 yılları arasında gerçekten büyük işlere imza atılmış ancak bu dönemde başlanan projelerin bir kısmı üzerinden yıllar geçmesine rağmen maalesef tamamlanmamıştır. Mesela, Rize merkezin sıkışmışlığını giderecek, şehri yukarılara taşıyacak Güney Çevre Yolu Projesi hâlâ tamamlanamamıştır. Projenin son bölümündeki Değirmendere Mahallesi ile Liman Kavşağı arasında planlanan tünelin iptal edildiği yönündeki duyumlar hem mühendislik hem şehir planlaması açısından kabul edilemez bir durumdur. Bu durum projeyi bir çevre yolu olmaktan çıkaracak, sahil yoluyla bağlantısı kesildiği için mahalle arası yola dönüştürecektir. Rize merkez için hayati öneme sahip olan Salarha Tüneli'nin de başlangıçta projelendirilmesine rağmen sahil yoluyla doğrudan bağlantılı hâle getirilmemiş olması kabul edilebilir bir durum değildir. Sahili Dosma'yla bağlayarak şehre yeni bir nefes alanı kazandırması beklenen bulvar projesi hâlâ tamamlanamamış, üstelik 4 şerit olarak tasarlanmış olmasına rağmen bazı kesimlerin daraltılması projeyi başlangıçtaki amacından uzaklaştırmıştır ve yine 2011 yılında başlattığımız, ilk kazmasını bizzat bizim vurduğumuz dillere destan Derepazarı-Kendirli yolunun ilk etabı tamamlanmış olsa da kalan bölümünde ilerleme sağlanamamıştır. Dönemin Ulaştırma Bakanları defalarca bölgeye gelip talimat vermesine rağmen sahada birkaç günlük göstermelik iş makinesi hareketliliği dışında somut bir çalışma yapılmamış, böylece proje âdeta bir efsaneye dönüşmüştür. Aynı şekilde önemli bölümü tamamlanan Çayeli-Sefalı-Erenler-Hemşin yolunun sahil kesiminde yıllar geçmesine rağmen tek bir ilerleme sağlanamamıştır. Dosma-Dağbaşı-Salarha yolunda ise yalnızca Yolveren tarafında bir başlangıç yapılmış ancak çalışma ilerletilmeden âdeta yarım bırakılmıştır. Aynı şekilde başlanan ya da projelendirilen Dörtyol-Muradiye, Kalkandere-OSB, Hemşin-Çamlıhemşin, Çayeli-Kaptanpaşa, Güneysu-Başköy, Rize-Ardeşen-Yusufeli yolları ile Sayın Bakanımızın bizzat müjdesini verdiği Rize Merkez Dalçık Projesi'nden bahsetmiyorum bile. Bu arada, İkizdere-Ovit hattındaki çalışmaların nihayet başlamış olmasından memnuniyet duyduğumu da belirtmek istiyorum. Ancak aynı zamanda bu projenin diğer yatırımlar gibi yarım bırakılmamasını ve aynı kaderi paylaşmamasını da özellikle temenni ediyorum. Benzer bir belirsizlik maalesef İyidere Lojistik Limanı için de devam etmektedir. Açılış tarihinin önce 2023 olarak açıklanması, ardından 2025'e ertelenmesi ve bugün yeniden farklı tarihler telaffuz edilmesi bu ölçekte bir proje için kabul edilebilir bir belirsizlik değildir. Bölgenin ticareti, istihdamı ve lojistik kapasitesi bu limana bağlıyken, böylesine stratejik bir liman için "Ne zaman bitecek?" sorusuna hâlâ net bir cevap verilememesini de dikkatlerinize sunuyorum. Biz çok iyi biliyoruz ki AK PARTİ'nin kuruluş kodlarında ve genlerinde seçim vaadi vermek, şayet verilirse de söz verip yapmamak diye bir şey yoktu. Maalesef gelinen noktada bir mantalite ve zihniyet erozyonu yaşandığını açıkça görmekteyiz. Gördüğünüz gibi Sayın Bakanım, biz bölge insanı olarak hangi taşın altında neyin olduğunu gayet iyi biliyoruz. Bizim oraların tabiriyle, hangi taşın altında çiçili var, yok, hepsinden haberdarız. Bu arada Meclis tutanaklarına da yanlış geçmesin, bölgemizde solucana çiçili denir, stenograflarımıza da böylelikle yardımcı olmuş olalım.
Değerli milletvekilleri, son olarak şunu da özellikle vurgulamak isterim: Kara yolu projelerine milyarlarca lira yatırım yapılırken yol boyu refüjlerde estetiğin gözetilmemesi, çevre bakımı, temizlik ve peyzaj konusunda gerekli özenin gösterilmemesi, maalesef, yapılan bunca yatırıma gölge düşürmektedir. Ayrıca Çevre Bakanlığına defalarca iletmemize rağmen, Arhavi-Hopa arasındaki uluslararası transit yol güzergâhının kenarında âdeta yığılıp kalan çöp dağlarını da dikkatinize sunmak zorundayım. Burası Türkiye'nin dünyaya açılan kapısıdır. Ancak bugün, bu güzergâhta karşımıza çıkan manzara bırakın bir ülkenin vitrini olmayı Karadeniz'in doğa güzelliğine de Türkiye'nin uluslararası prestijine de gölge düşüren utanç verici bir görüntüye dönüşmüştür.
Sonuç olarak, Samsun'dan Sarp'a uzanan bu güzergâhta bir kısmını dile getirdiğim ulaştırma yatırımlarının her biri bölgenin kaderini doğrudan belirleyen kritik başlıklardır. Bu projelerdeki aksaklıkların giderilmesini önemle rica ediyor, her birinin takipçisi olmaya, her gelişmeyi yakından izlemeye devam edeceğimizi özellikle ifade etmek istiyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
BaşkanMersin Milletvekili Sayın Mehmet Emin Ekmen.
Buyurun. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)
Mehmet Emin Ekmen · Mersin · Yeni Yol Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütçenin bu gününde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı üzerine görüşlerimizi arz edeceğim.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bütçesine baktığımızda önceki yıllara göre azalan bir bütçe payı var. Bu daralan bütçenin doğru yerlerde hakkaniyetle kullanılmasını bekliyoruz. Bu bağlamda, Mersin, Batman, Siirt, Diyarbakır ve Hakkâri'yle ilgili birtakım kronik sorunlara dikkat çekerek düşük bütçede buralara öncelik verilmesine az sonra değineceğim.
"İnternet çağındayız." diyoruz ama Batman'dan bir videoyu YouTube'a yüklemek için bazen yedi sekiz saat zaman geçirmeniz gerekiyor. BTK verilerine göre 637 bin kilometre olan toplam döşenmiş fiber kablonun Türkiye'nin toplam ihtiyacına göre ne kadar az ve yetersiz olduğunu siz de iyi takdir edersiniz.
Yine, GSM ve internet operatörlerinin cirolarından kesilerek oluşturulan Evrensel Hizmet Fonu'nun kırsal bölgelere ve kâr getirmeyen yerlere ne kadar doğru olarak kanalize edildiği bir muammadır. Bu fonun amacına ne kadar uyumlu kullanıldığı, ne kadarının genel bütçe açığını kapatmak için hazineye aktarıldığı ise tam bir bilinmezliktir, bu konuda Genel Kurulumuzun ve milletimizin aydınlatılması gerekir.
Bir diğer vahim konu yap-işlet-devret projeleridir. Biz Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan'ın da ifadesiyle bu modeli doğru buluyoruz ama bu modelin hem projelendirme hem finansman hem de uygulamada ciddi bir şekilde sorunlu olduğunu görüyoruz. Karayolları Genel Müdürlüğüne ayrılan bu aslan payı içerisinde 2019 yılında otoyol ve köprüler için sadece 5,1 milyar lira garanti ödeme yapılmışken 2019'da arkadaşlar, bu yıl bu miktar 101 milyar liraya ulaşmıştır. Bu yıl kadına, gençliğe, hukuka, çiftçiye ayrılan paradan daha fazlası garanti ödemeli yatırımlara girecektir. Yine, bunun 2028 yılında 150 milyara ulaşması ve üç yıl içerisinde sadece 370 milyar lira olarak görünmesi ciddi bir sorundur. "Cari transferler kalemi" adı altında gözüken bu dev ödemeler vatandaşın vergilerinden karşılanmakta; sosyal politika, eğitim, sağlık gibi kalemlere bütçe aktarımı yerine maalesef bütçemiz bu kalemlerde tüketilmektedir. Köprülerden havaalanlarına, limanlardan Kanal İstanbul'a kadar birçok yerde gördüğümüz garanti ödemeli bu projelerde bir başka sorun da şudur: Bu projelerin tamamının hukuk süreçleri tahkim mahkemeleri olarak Londra'ya bağlanmıştır. Biz daha geçen hafta burada oto galericilerden ve emlakçılardan yıllık ek ödenek aldık. Fakat merak ediyorum Sayın Bakanım, biz bütçeye para ayırırken bu yıl 101 milyar lira ödeyeceğimiz bu projelerin Türk müteahhitlerinden herhangi biri masaya davet edilerek bu proje içerisinde belli bir alacağından feragat edilmesi teklif edilmiş midir? Bütçemizin ana kaynağı buralara harcanıyorken bizim oto galericilerden, efendim, emlakçılardan alacağımız ödenekle bu kapatılmaz. Çağırın bu müteahhitleri masaya, hem projeyi hem finansmanı... Bunlar dünyada devletlerden en çok ihale alan müteahhitler olarak bilinen müteahhitlerdir. Acaba bu aklınıza mı gelmiyor, buna cesaret mi etmiyorsunuz, yoksa müteahhitlerin buradan elde ettiği gelirlerin kâr dağılımına mı dokunamıyorsunuz? Bütün bu konuları dikkate aldığımızda, bu garanti ödemeli müteahhitlerin kendi alacaklarından feragat etmesi noktasında hiç olmazsa siyasi bir taleple karşılaşmaları gerektiği açıktır. Ulaştırma Bakanlığı, daha doğrusu ulaştırma projeleri AK PARTİ'nin övündüğü en önemli kalemlerden biri. Bu övünce esas olacak çok önemli örnekler de var, tebrik ediyoruz, takdir ediyoruz ama bunların 7 bölge 81 ilde aynı şekilde dağılımını iddia etmek mümkün değildir.
Ben, bugün 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü vesilesiyle de size Mersinli hemşehrilerimin bütçeden alamadığı hakkını, gecikmiş olan ulaştırma altyapılarının onlar için doğurduğu maliyet ve sizin üzerinizde doğan haklarını ifade edeceğim. Emin olun, belki bugün söylemlerimiz bir sonuç doğurmuyor, siyaseten bunu ciddiye almıyorsunuz fakat bu ifade ettiğimiz ihmal veya kasıt yoluyla Mersin ve benzeri yerlerde ortaya çıkan ihmalde her bir vatandaşın huzuruilahide sizden bu hakkını talep edeceğini bildirmek istiyorum. Hiç olmazsa ilahi hesap gününü düşünerek bu hakkaniyeti, bu dengeyi, bu adaletin hesabını ve bu adaleti gözetmenizi bekliyoruz.
Sayın Bakanım, daha önce ifade ettim, Plan ve Bütçe Başkanımız da sizden yazılı cevap vermenizi istedi. Akdeniz Sahil Yolu yirmi yıldır bitirilmedi, aynı dönemde 14.400 metrelik Ovit Tüneli'ni, 14.500 metrelik Zigana Tüneli'ni, Marmaray'ı, Osmangazi'yi, üçüncü köprüyü yaptınız ama Türkiye'nin en büyük kuzey-güney aksı olan Akdeniz Sahil Yolu hâlâ bazı kalemlerde yüzde 31'de ve bu yıl raporunuzda bir kelimeyle birlikte bahsi geçmiyor. "Sorulara cevap vereceğiz." dediniz, gelen cevaplar da yine Akdeniz Sahil Yolu yok; bu konuda lütfen bilgilendiriniz.
Ana konteyner limanı... Şimdi, ana konteyner limanında bir karar verin; bunu Adana'ya mı yapacaksınız, Erzin'e mi yapacaksınız, Hatay'a mı yapacaksınız? Doğu Akdeniz'de ve Çukurova'da bir tane ana konteyner limanı yeter, Adana ile Mersinli siyasetçileri yarıştırmayın diyorum. Hâlâ programlarda Türkiye'nin toplam ihracatı 15 milyon TEU iken neredeyse 100 milyon TEU'yu bulan liman projeleri var. Bir karar verin, devletsiniz Sayın Bakanım, "Biz bunu -bize göre Mersin'de yapın ama- Adana'da, Mersin'de, Erzin'de ya da İskenderun'da yapacağız." deyin. Şimdi, bana cevap gelmiş, ana konteyner limanına cevap; Mersin Limanı'nı genişletme projesini anlatıyor. Eğer bu arkadaşlar ana konteyner limanını ve benim ne kastettiğimi anlamamışlarsa eyvah; benim ne dediğimi anlamışlarsa, bu lakayıt cevabı yazmayı tercih etmişlerse 2 kere eyvah Sayın Bakanım. Yani hiç olmazsa şu bütçe görüşmeleri içerisinde milletvekillerinden gelen, tamamen teknik, tamamen haklı olduğuna inandığımız cevaplara daha ağırbaşlı, daha yerinde cevaplar bekleme hakkımızı ifade ediyorum. Aynı şey Yenice Lojistik Köyü içerisi için de geçerli.
Sayın Bakanım, konular çok, birkaç konuya da Batman-Diyarbakır-Siirt yolu için değineyim. Yirmi iki yılın sonunda Diyarbakır'dan Siirt'e gittiğinizde yekpare ve yüksek standartlı bir yol yok, sadece Kıra Dağı'nda Sayın Bakanım -bakın, burada bir rapor var- bir yılda 114 tane kaza olmuş ve burası 1.800 metrelik bir tünelle geçilebilir. Araştırdım, Karayollarının hiçbir projesinde böyle bir tünel yok. Ya, 14.400 metre tünel yapmışız, Maraş-Göksun arasında toplam 16.600 metre tüneller yapmışız. Buraya da rica edelim, bir tünelle burayı geçmenin maliyeti... Geçen yıl bir anne 4 evladıyla birlikte öldü. Kıra Dağı'nın tünelle geçişi noktasında bir çalışma yaptırmanızı, Siirt-Diyarbakır yolunun tamamını yekpare olarak ele almanızı istiyoruz. Gercüş-Ayrancı tüneli de yatırım programına girdi, bu yıl buraya bütçe ayırmanızı rica ediyoruz. Hakkâri'den gelen bir talep var. Derecik ilçesi ile Örencik köyü ve Derecik ilçe merkezi arasındaki yol 90'lardan kalma Sayın Bakanım. Burada hiçbir iyileştirme yok. Üstelik bu, aynı zamanda bir sınır kapısına hizmet ediyor, buranın lütfen ilerletilmesini istiyorum.
Şimdi, biz diyoruz ki Türk Hava Yolları ile Ajetin bilet hesaplama sisteminde bir sorun var. Uçaklar doldukça fiyat artıyor. Boş uçakta ucuza gidiyorsunuz, dolu uçakta pahalı gidiyorsunuz. Hâlbuki boş uçakta pahalı, dolu uçakta ucuz gitmeniz lazım. Niye? Ortalama yolcu başına para. Şimdi, bana gelen cevap diyor ki: "Sistem bu." Ya, biz zaten sistemi eleştiriyoruz Sayın Bakanım. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Biz sistemi eleştirdiğimizde bize "Sistem bu." diye cevap veremezsiniz. Bize, bunun vatandaş lehine, yolcu lehine nasıl düzenlenebileceği konusunda bir şeyler söyleyebilirsiniz.
Ticaret Bakanımız bu yıl Mersin'e emek verdi, teşekkür ediyoruz. Mersin Ekonomi Zirvesi gerçekleşti. Bunun hemen ardından biz Kültür Yolu Festivali'ne alındık, bunun bir çıktısı gibi görüyoruz, teşekkür ediyoruz. Bunun ardından Mersin Büyükşehir Belediyesinin, Sayın Vahap Seçer'in bazı talepleri Yatırım Başkanlığında karşılandı, teşekkür ediyoruz ama Sayın Bakanım, şunu arz etmek isterim; Bakan Yardımcımız Volkan Bey'in de ciddi emeği oldu: Bununla ilgili aksiyon komiteleri kurulmadı ve Mersin Ticaret Zirvesi bu bütçede model olacak bir işti, biz bu bütçede çıktılarını görmüyoruz. Sizden istirham ediyoruz, az önce de ifade ettim, bütçelerde daralma var; başta Akdeniz Sahil Yolu olmak üzere, Yenice Lojistik Köyü olmak üzere veyahut da Batman-Diyarbakır-Siirt yolu olmak üzere, bu yıl bütçe yapılırken Mersin Ticaret Zirvesi'nin çıktılarına uygun bir dağılım noktasında sizden inisiyatif bekliyoruz. Yine, Mersinli hemşehrilerimiz Servet Özkaya Bey'le görüştüm son durumu, sizden şunu da rica ediyorlar: "Sayın Cevdet Yılmaz Başkanlığındaki Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantılarından biri Mersin'de yapılsın." Türkiye'nin en çok vergi ödeyen 6'ncı iliyiz ama yatırımlarda neredeyse 20'nci sıralarda bile yer bulamıyoruz.
Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)
BaşkanSöz sırası Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu'da.
Buyurun. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)
İrfan Karatutlu · Kahramanmaraş · Yeni Yol Grubu adınaSayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime, 2025 yılının son aylarında UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu) tarafından edebiyat şehri seçilen Kahramanmaraş'ın büyük ozanlarından Âşık Mahzuni'nin dizeleriyle başlamak istiyorum: "İnce ince bir kar yağar fakirlerin üstüne/ Neden felek inanmıyor fukaranın sözüne/ Yolsuz Maraş, susuz Urfa/ Adam mı ölür/ İnsan sevince, kendin bilince/ Etme ağam ne olur, etme ağam ne olur." Âşık Mahzuni bu dizeleri altmış yetmiş yıl önce söylemişti, üzerinden elli altmış yıl geçmesine rağmen yolunun olmadığını belirttiği Kahramanmaraş'ın bugün de hâlâ ulaşım konularında sorunu olan bir şehir olduğunu söyleyebiliriz.
Ulaşımın bir şehrin gelişmesinde en önemli etkenlerden biri olduğunu biliyoruz. Bırakın yılları, Kahramanmaraş asırlardır özellikle ulaşım konusunda ihmal edilen bir şehirdir. Milletimizin bilmesi açısından, Kahramanmaraş Akdeniz Bölgesi'ndedir. Bugün halkımızın büyük kısmı "Hadi canım, Akdeniz Bölgesi'nde değildir." dediği şehrim Osmanlı tarafından 1515 yılında son yıkılan Dulkadiroğlu Beyliği'nin de merkezidir. Yaklaşık 1 milyon 200 bin nüfusa sahip bir büyükşehirdir. Türkiye pamuk ipliğinin üçte 1'ini, çelik mutfak eşyasının yüzde 70'ini, işlenmiş altın üretiminin İstanbul'dan sonra 2'nci merkezini karşılayan bir şehirdir. Ticaret kapasitesi 81 il içerisinde ilk 20'ye girerken sağlıkta 67'nci, eğitimde de 66'ncı sıradadır. Bugün konuşacağımız ulaşım noktasında yine asırlardır ihmal edilmiş bir kenttir. Beylik merkezinin tekrar canlanmaması için Osmanlı tarafından özellikle altyapı noktasında desteklenmeyen şehir, cumhuriyet döneminde de muhafazakâr yapısı dolayısıyla yine ihmal edilmiş bir kenttir. Tabii, bu ihmallerin kaynağını sadece dışarıda aramayalım, kendi içimizden çıkardığımız milletvekillerimiz ve şehrin ileri gelenleri yıllar içerisinde Kahramanmaraş'ın gelişmesi için de çok önemli işler yapmamışlardır. 1920 yılında Fransızlardan kendini kurtaran şehir bu bağımsız davranışını yıllardır iktidardan bir şey beklemeden kendi yağıyla kavurmakla devam ettirmiştir.
Bugün asrın değil, bin yılın ifadesine göre, kimilerine göre hatta dünya tarihinin gördüğü en büyük depremlerden birinin yıkımını yaşayan Kahramanmaraş geçmişteki eksikliklerinin üzerine koyarsanız Hükûmetten pozitif ayrımcılık görmemektedir. Son yirmi üç yıldır iktidara 8 milletvekilinin 7'sini, 8 milletvekilinin 6'sını, en son seçimlerde 8 milletvekilinin 5'ini vermiş, mevcut belediyelerinin yüzde 90'ını iktidara vermesine rağmen yatırım noktasında aynı sevgiyi, aynı ilgiyi, aynı alakayı görememiştir.
80'li yıllarda Turgut Özal Hükûmetinde Adana-Gaziantep Otoyolu 40 kilometre aşağısından geçirilmiştir bir kavisle şehre yaklaştırılabilirken. Bu otoyol yapımının üzerinden kırk yıl geçmesine rağmen, yirmi üç yıldır iktidarda, Sayın Bakanımız da yedi buçuk yıldır görevde olmasına rağmen bir bağlantı yolu düşünülmemiş, planlanmamıştır. Bırakın yapmayı, bu bağlantı yolunun 15 kilometresi Türkoğlu-Nurdağı arası da -bugün kara yollarının haritasında da göreceksiniz- sathi kaplamalı yoldur; otoyola öyle ulaşıyoruz.
Kahramanmaraş geçmişte olduğu gibi bugün de Doğu Anadolu'yu Çukurova'ya bağlayan, Karadeniz'i Çukurova ve Güneydoğu'ya bağlayan en kısa yolun geçtiği ildir ama bu yolların kalitesini görürseniz anlarsınız ki Maraş gerçekten ulaşım yönünden ihmal edilmiştir. Karadeniz'den gelen tırlar, kamyonlar Çukurova ve Güneydoğu illerine giderken maalesef Kahramanmaraş'ın içinden geçmektedir. Yapılması gereken çevre yolu Bakanlık tarafından ağza bile alınmıyor.
Doğu Anadolu'yu Çukurova'ya bağlayan ve Pazarcık ilçemizden geçen o tırlar ve kamyonlar her sene birkaç vatandaşımızın canını almaktadır. 8-10 kilometrelik Pazarcık çevre yolunu dahi yapmaktan şu anda aciziz. Aynı şekilde, merkezi ilçeye bağlayan Andırın-Maraş, Kahramanmaraş-Elbistan, Elbistan-Malatya, Kahramanmaraş-Çağlayancerit yollarımız da standart dışıdır. Yine, yazın büyük nüfuslara sahip olan Kahramanmaraş-Ilıca, Kahramanmaraş-Bertiz vadisi yolları da bırakın standardı, kavislerden geçilmeyen tek şeritli yollardır.
Teşekkür ediyoruz, Göksun-Kahramanmaraş arası 11 tünelle bağlandı ama Allah aşkına, Göksun çıkışındaki hâlâ tek şeritli yol için dört beş senedir niye bir şey yapılmıyor? Niye orada kazalara meydan veriliyor? Onun için, Âşık Mahzuni'nin elli altmış yıl önce söylediği "yolsuz Maraş" ifadesinde haklılık payı olduğunu söyleyebiliriz. Deprem nedeniyle Onikişubat ilçesine taşınan Kahramanmaraş'ın merkezinin büyük çoğunluğu bugün Karayollarının denetiminde olan yollarda yoğun trafik yaşanmaktadır. Buralara köprülü kavşak yaparak rahatlatılması gereken karayolları -affedersiniz- uyduruk köprülü kavşaklarla iki üç yıllığına bizi idare ediyor ama komşu şehir Gaziantep'e, komşu şehir Kayseri'ye yonca yaprağı şeklinde kavşaklar yapılıyor, Maraşlılar uyutulmaya çalışılıyor.
Gelelim, demir yolları hikâyemize. Bakın, Osmanlı döneminin haritası, demir yolları Maraş'ın altından geçiyor, yine girdirilmiyor. 1948 yılında Kahramanmaraş'a bir bağlantı yapılıyor, Maraşlıların hepsi yollara dökülüyor demir yolları geldi diye fakat bu demir yolu kaç senedir işlemiyor, ben bilmiyorum, tabii ki işlemiyor. Bugün, bizleri hızlı trenle "Ha geliyor, ha gelmiyor." şeklinde siyasiler oyalamakla meşguller ama Bakanlık Ankara, Çorum, oradan da Samsun hattıyla hızlı tren ulaştırmaya çalışıyor. Biliyoruz ki oradan sonra da kutsal bölge Doğu Karadeniz'e gidecek hızlı tren ama Maraş'a gelince ayak sürülüyor. Deniliyor ki: "Maraş-Nurdağı arasına bir bağlantı çekeceğiz." Allah aşkına, ben bunu Komisyonda da söyledim, Kahramanmaraş-Gaziantep arasına niye yapmıyorsunuz? Bir şeyi 2-3 kere yapacağınıza bu yolu yapın çünkü arasında, biliyorsunuz, o bölgede sanayiler var Kahramanmaraş için, Antep için önemli. Buna hakkı var Kahramanmaraşlıların. "Niye hakkı var?" diyorsunuz çünkü Gaziray'ı yaptınız 100 kilometrelik, Antep ray işletmesini Ulaştırma Bakanlığı yaptı. Bir tane de bize hızlı tren bağlantısını yapmanızı bekliyoruz. Biz bunu hava ulaşımında da görüyoruz. Maalesef, uçakların inmesinde zorlanılan bir havaalanı, sefer sayısı yetersiz bir havaalanı. Uçak teknisyeni ihtiyacı olduğunda Adıyaman'dan, Antep'ten teknisyenin geldiği havaalanı, adı havaalanı. Geçen bütçede sordum, ILS niye koymadınız? Bana gelen cevap: "Maraş bununla yetinsin. Havaalanı buna uygun, başka bir şeye uygun değil." Biz 50 kere söyledik, Kahramanmaraş'ın Narlı bölgesine havaalanı yapılacak yer var. Doğrudur, bugün siz Trabzon'a ikinci havaalanı düşünüyorsunuz ama Maraş-Antep arasına yapacağınız bu havaalanından Adıyaman da yararlanacaktır, Kahramanmaraş da yararlanacaktır; sanayi bölgesidir, her 2 bölgeye de yakındır. Sefer sayısı dedik; evet arkadaşlar, sefer sayısı, buyurun, buyurun size Kahramanmaraş'ın komşu illerindeki ve kutsal Doğu Karadeniz bölgesindeki AJet'in Sabiha Gökçen'den yaptığı sefer sayıları: Antep 3, Adana 3, Kayseri 3, Trabzon 3, Rize 3 sefer günde; Malatya 1, Sivas 1 -Kahramanmaraş'ın komşularını sayayım- Adıyaman 1, Kahramanmaraş sıfır, sıfır. Niye sıfır? Bursa'ya, Sakarya'ya, Kocaeli'ne ve Anadolu yakasına binlerce Maraşlı göçtü, oradan 1 seferi hak etmiyor mu? Sordum bunu. "Pegasus haftada 2 kere geliyor ya." denildi bana. Allah aşkına, Rize'ye, Trabzon'a, Gaziantep'e, oralara günde 3 sefer oluyor da bu planlama 1 milyon 200 bin nüfuslu Maraş'a niye olmuyor? Ve diyorsunuz ki: "Bunu şirketler yapıyor." Bu şirketler, Maraş'ın yarısı değil üçte 1 nüfusunda olan illere sefer koyabiliyor da bize niye koymuyor? Bize mi gelince planlama işlemiyor? Biz Kahramanmaraş-Sabiha Gökçen arasındaki AJet seferini söke, söke, söke alacağız; bugün burada bunu söylüyorum, bu sefer Kahramanmaraş'a gelecektir. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Bu kadar adaletsizlik olmaz. Ondan sonra da haftada bir...
(Hatip tarafından Nahl suresinin 90'ıncı ayetikerimesinin bir kısmının okunması)
İrfan Karatutlu · Kahramanmaraş · devamlaNiye bu lobicilik yapılıyor sadece? Niye sadece başka illere yapılıyor? Ondan sonra, yine, CHP'li arkadaş konuşmasında "Bu taksimi kurt yapmaz." dedi; yapmaz, vallahi de billahi de yapmaz.
Selçuk Özdağ · MuğlaOralara yapılsın İrfan Bey, oralara da yapılsın, Maraş'a da yapılsın.
İrfan Karatutlu · Kahramanmaraş · devamlaYapılsın tabii ki.
Biz bu haksızlığa tek başımıza da olsa duracağız, duracağız ve Kahramanmaraş'ın ulaşım yönünü planlayacaksınız ve biz bunu bekliyoruz. En sonunda da biliyorsunuz, yine kutsal şehir Gaziantep'e hızlı treni getirdiniz, efendim, her türlü çevre yolunu yaptınız, etrafında çevre yolları oluyor hatta hızınızı alamadınız, tünelle Dörtyol'a bağladınız. Allah aşkına, o tünele inen Türkoğlu yolumuzu ucuna kadar getirin de biz de faydalanalım.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)
BaşkanAntalya Milletvekili Şerafettin Kılıç.
Buyurun lütfen. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)
Şerafettin Kılıç · Antalya · Yeni Yol Grubu adınaTeşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Bakanlarım, değerli milletvekilleri; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın bütçesi üzerine grubumuz adına söz aldım. Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Bu bütçe sadece bir bakanlığın harcaması değildir; milletin alın terinin, geleceğinin ve ülkenin kalkınma yaklaşımının aynasıdır. Belgeler önümüzde ve maalesef tablo açıktır. Kaynak var ama plan yok, yatırım var ama acaba kamu yararı ne kadar? Bakanlığın bütçe payı 2026 yılında yüzde 2,77'ye düşmüştür. Bu düşüş rastlantı değildir, ulaştırma politikalarının vizyon kaybının göstergesidir. Ülke kalkınmasının omurgası olması gereken ulaştırma artık kamu yararını değil, garanti yükümlülüklerini önceleyen bir modele teslim edilmiştir. 2011'den 2023'e kadar her yıl bütçeden pay ayrıldı, "Hedef 2023." diye diye on üç yıl geçti, bugün hâlâ bitmeyen projeler, uygulanmayan vaatler, çürüyen temeller var. Bu hüsranın nedeni kaynak yetersizliği değil, kaynağın yanlış yöntemlere bağlanmasıdır. İşte, tam burada karşımızda yap-işlet-devret modeli çıkıyor. Biz kürsüden açıkça ifade ediyoruz, uygulanan YİD modeli kamu yatırımı değil, kamu yüküdür; yatırım değil, borçlanma aracıdır; kalkınma değil, garantili gelir aktarma düzenidir. Köprü yapılıyor geçmeyen millet parasını ödüyor, havalimanı yapılıyor uçmayan yolcu garanti ediliyor, tünel yapılıyor kullanmayan vatandaş bile yüklenicinin gelirini karşılıyor. Yıllar geçtikçe garanti ödemeler katlanarak artmış, yük iyice ağırlaşmıştır. 2019, 5,1 milyar; 2023, 56,9 milyar; 2024, 78,7 milyar TL ödeme öngörülmüştür. 2024 yılında Çanakkale Köprüsü için garanti edilen araç geçiş sayısı 16 milyon 425 bin, gerçekleşen araç geçiş sayısı 2 milyon 684 bin 738; hata payı yüzde 84. Hazinenin şirkete ödediği garanti tutarı yani zarar tam tamına 281 milyon avro. Bu sadece bir örnektir. Soru basittir: Millet geçmediği köprünün, kullanmadığı havalimanının parasını neden öder? Bu, adalet midir; bu, hakkaniyet midir; bu, bir millî kalkınma mıdır?
Sayın Bakan, değerli milletvekilleri; trafik kazaları sonucunda en çok kayıp veren ülkelerden biriyiz. Bireysel taşıt oranı nüfusa göre fazla ve trafikteki otomobillerin ortalama yaşı 14,5. Bunun manası şu: Eski de olsa araçlar trafikte dolaşıyor. Bunun en büyük sebebi toplu taşımanın yeterince cazip olmamasıdır. Ezcümle, toplu taşıma daha da cazip hâle getirilirse, ulaşım ağları geliştirilirse can kayıplarıyla birlikte karbon salınımı azalırken trafik de bir sorun olmaktan çıkacaktır. 2011 yılında 10 bin kilometre demir yolu hedefinden 2023 yılı itibarıyla sadece 1.865 kilometre yapılabilmiştir yani hedefin gerçekleşme oranı sadece yüzde 14,87. Bazı projeler nesilden nesile dedikoduyla ulaşan birer masal hâlini aldı, İzmir-Ankara hızlı tren projesi gibi mesela. 2013'te başlandı, "Bin seksen günde ilk ayağı bitecek." denildi ancak o günden bugüne dört bin beş yüz gün geçti, ortada ayak falan yok. Antalya-Alanya otoyol projesi defalarca ihale edilip ertelendi, nihayet üç yıl gecikmeyle ilk kazmayı vurdunuz, şimdi de üç yıl içinde bitti bitirme hedefi var, umuyoruz ki bir daha gecikme yaşanmaz. Ayrıca, Antalya hızlı tren bağlantısı mutlaka bir ihtiyaçtır çünkü Antalya'nın hem çevre iller hem de ilçeler arasındaki trafik yoğunluğu fazla olmasına rağmen ulaşım olanakları kısıtlı. Antalya'ya hem şehir içinde hem de dışında trafiği rahatlatacak alternatifleri bir an önce kazandırmak gerekiyor. Bunları yaparken kendi öz kaynaklarımızla yapmalıyız, ihaleler Türk Lirası cinsinden şeffaf bir şekilde yapılmalıdır.
2026 yılı bütçesinin hayırlı olmasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
BaşkanBursa Milletvekili Mehmet Atmaca, buyurun. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)
Mehmet Atmaca · Bursa · Yeni Yol Grubu adınaSayın Başkan, kıymetli milletvekilleri, çok kıymetli Bakanlarım, değerli bürokratlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ulaştırma Bakanlığının bütçesini görüşmek üzere söz almış bulunmaktayım. Tabii, 2026 Ulaştırma Bakanlığı bütçesine bakıldığında, maalesef, 2026 yılında ulaştırmayla ilgili ciddi bir işin yapılmayacağı ortada çünkü 2026 yılı bütçesi içerisindeki Ulaştırma Bakanlığının oranı yüzde 2,77. Bu, Ulaştırma Bakanlığı alanında hiçbir iş yapılmayan yıl olan 2025 yılında bile 3,25'ken 2,77'ye düşmüş olması bu yıl daha az yatırımın olacağı anlamına geliyor. Tabii, bütçe de toplamda geçen yıla göre yüzde 28,5 büyüdü yani resmî enflasyona göre kıyaslayacak olsak bile bütçe toplam büyümesi de çok küçük yani bu sene ülkemizde her alanda daralma olacağı kesin. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın ifadesiyle negatif büyümeler olacak. Tabii, Karayollarında 2025'te verilen broşürlerden elde ettiğimiz bilgilere göre 294 kilometre bölünmüş yol yapılmış, otoyol hiç açılmamış ve maalesef kaplamayı bir üretim diye o kataloğa koymuşlar ve 968 kilometre kaplama yapıldığını görüyoruz. Bu bütçelerle, yaşanmakta olan ulaşım sorunlarının aşılması mümkün değil. Birçok kişi ifade etti, maalesef birçok ilimiz hâlâ ulaşım konusunda çok geride kalmış durumda. Çok eski ve kullanılması zor yollarda insanlar yolculuk etmek zorunda kalıyor. Haricen bazı alanlarda da çok ciddi trafik yığılmaları var. Zaten kara yollarında özellikle yatırımlar yapılırken sağlıklı fizibilitelerin yapılmadığını düşünüyoruz çünkü trafik yoğunluğunun çok olduğu yerlerden ziyade trafik yoğunluğunun çok daha az olduğu yerlerde çok büyük yatırımların olduğunu hep görüyoruz.
Yine, ilgili Bakanlığın başarısızlığının başka bir delili, bütün kıyaslamalarını 2002 yılına göre yapıyor. Ya, yirmi beş yıldan beri iktidarsınız, biz 2026 bütçesini konuşuyoruz; neden 2025'e göre bir kıyas değil de 2002'ye göre bir kıyas? Yirmi beş yıldır peki ne yaptınız? Bir de madem ona bakalım. Demir yolu ulaşımında cumhuriyetin kuruluşundan bu yana belki en az yatırımın yapıldığı dönemdir. Cumhuriyet yıllarının en zorlu ve en dar imkânlı olduğu zamanlarında bile toplamda 6.800 kilometre demir yolu yapılmışken AK PARTİ dönemine kadar, sizin döneminizde yapılan demir yolu hattı uzunluğu 2.971 kilometre. O yılların zorluk ve imkânsızlıkları dikkate alındığında bu dönem yaptıklarınızı başarı olarak ifade etmek mümkün değil.
Yine, demir yolu taşımacılığında hâlâ çok gerideyiz bütün dünya ülkelerine göre. Son yıllarda, işte, hızlı trenlerle ilgili bazı yatırımlar oldu ama orada da amacın daha çok kamuoyu algısını etkilemek olduğu anlaşılıyor. Çünkü yıllar önce açılan hızlı tren hatlarındaki bazı eksikliklerin hâlâ giderilemediğini görmekteyiz, örneğin İstanbul-Ankara Hızlı Tren Yolu'nda birçok bölgede trenler yavaşlamak zorunda kalıyor. Yine, Ankara-Konya Hızlı Treni'nde ilk açıldığı yıl, on dört sene önce bir saat kırk beş dakikaydı bu mesafe, şu an iki saate çıkmış durumda ve açıldığı yıl ifade edilen şuydu: "Bir saat on beş dakikaya inecek." Hâlâ bu hattın birçok yerinde trenler yavaşlamak zorunda kalıyor. Yani hızlı tren hatları bile tam tamamlanmış değil maalesef.
Yine, kara yollarında maalesef bitmeyen bir sürü yollar var. Özellikle şehir merkezi ve ilçe bağlantılarında çok uzun yıllardan beri bitmek bilmeyen yollar var. Bursa'mızdan örnek verecek olursak Bursa dağ yolları belki on beş yıldan beri bitmiyor. Yine İznik-Mekece yolu belki yirmi yıldan beri maalesef hâlâ bitirilebilmiş değil. Çok küçük projeler olmasına rağmen hâlâ bitirilemiyor olması o alanlara verilen önemden kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Zaten ulaşım konusunda Bursa üvey evlat gibidir; ülkemizin en çok üreten ili olmasına rağmen, en çok vergi veren ili olmasına rağmen, yine ülkemizin 4'üncü büyük nüfuslu ili olmasına rağmen maalesef hâlâ hızlı tren oraya varamamıştır. Hızlı trenin 2012'de temeli atılmış, 2016'da söz verilmiş, en son geçen yılki bütçemizde "2025 yılı sonunda tamamlanacak." dendi. Baktım, bu yılki broşürde bitirileceği tarih de artık yazmıyor, herhâlde ondan vazgeçilmiş olacak.
Yine, Bursa-Ankara arası yani en büyük 4'üncü il olan Bursa'nın başkente bağlantı kara yolu projesi var ama hâlâ hiçbir planlamada maalesef yok.
Yine, tabii, yap-işlet-devret projeleri bizim en büyük derdimiz. Bunlarda ne kadar başarısız olunduğu ödenen farklarla ortada, ödenen farklarla kat kat bu yatırımlar yapılabilirdi. Son beş yılda 10 milyar dolar fark ödenmiş, bu projelerin toplam maliyeti bu rakamdan daha düşüktür. 2026-2028 yılları arasında da öngörülen ödeme miktarı 370 milyar TL'dir. Bu rakamlarla nasıl yap-işlet-devret... Efendim, devletin kendi yapmasından çok daha pahalı.
Bir örnek vereceğim: Osmangazi Köprüsü 1,48 milyar dolara mal edilmiş, Çanakkale Köprüsü 2,62 milyar dolara. Geçiş ücretleri daha ucuza mal edilen Osmangazi Köprüsü'nde 55 dolar -araç başı- daha pahalıya mal edilen Çanakkale Köprüsü'nde 20,4 dolar; yarısından daha az. Yine, garanti sayıları Osmangazi'de 40 bin ve Çanakkale'de 45 bin, süre ise Osmangazi'de on dokuz yıl ve Çanakkale'de on altı yıl. Herhâlde Osmangazi Köprüsü'nde kendi yaptıkları yanlışları anlamış olmalılar ki Çanakkale'yi biraz daha avantajlı yaptılar ama buna rağmen, devlet borçlanıp bu projeleri yapsa çok daha kârlı olurdu.
Tabii, havalimanları konusunda da durumumuz çok iç açıcı değil. Maalesef, 58 havalimanından sadece 2'si taşınan yolcu miktarının yüzde 53'ünü taşıyor, diğer 56 havalimanı sadece yüzde 43'ünü taşıyor. Hâlâ tam kapasiteli işletilemeyen bir sürü havalimanı var ama aklımızın almadığı şu: Verilen yolcu taahhütlerinin gerçekleşme ihtimali olmamasına rağmen verilmiş olması anlaşılabilir değil. Bunun tamamen yandaşlara menfaat temin etmek amaçlı olduğunu düşünüyoruz.
Tabii ki yine Bayburt-Gümüşhane'de bir havalimanı yapılması düşünülüyor. O iki ilin nüfusları toplamından kat kat daha fazla yolcu taahhüdü verilmesi... Bu işin ne anlama geldiği ortada.
Yine, havacılıkta bir problemimiz var. Bizim ülke içi uçuşlarda maalesef uçakların hepsi çok büyük olduğu için bu uçakların doluluğu gerekçe gösterilerek seferler azaltılıyor. Bunu çözme adına daha küçük uçaklarla, daha sık seferlerle bu verimlilik artırılabilir. Bütün bu iddialara rağmen hava ulaşımında biz diğer ülkelere göre çok daha gerideyiz. O yüzden, bu konuda da maalesef...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Mehmet Atmaca · Bursa · devamlaÇok teşekkür ediyorum ve saygılar sunuyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
BaşkanAnkara Milletvekili Sadullah Ergin.
Buyurun Sayın Ergin. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)
Sadullah Ergin · Ankara · Yeni Yol Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2026 yılı Ticaret Bakanlığı bütçesi üzerine YENİ YOL Grubu adına söz aldım. Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle şunu ifade edeyim: Bu bütçe, sahadaki ekonomik sorunlara çözüm üretmekten uzak bir bütçedir. Kâğıt üzerinde büyüyen rakamlar esnafın, memurun, emeklinin, sanayicinin, çiftçinin yaşadığı sıkıntıları maalesef gidermemektedir. 2026 bütçesinde toplam gider olarak 18 trilyon 929 milyar lira görülürken gelir kalemi de 16 trilyon 216 milyar lira olarak hesaplanmış, henüz yolun başındayken bütçe 2 trilyon 713 milyar lira açık veriyor.
Değerli milletvekilleri, 2026 bütçesinin en çarpıcı yönü şudur: Bu bütçe bir faiz bütçesidir. Faiz ödemelerine ayrılan pay tam 2 trilyon 742 milyar liradır. Bu, 2026 bütçesinin yüzde 14,5'ine tekabül ediyor. Bu faiz yükünü kurumlarımızın bütçeleriyle kıyaslarsak bu bütçe, faizler Cumhurbaşkanlığı bütçesinin 128 katını oluşturuyor; Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçesinin 100 katını, Dışişleri Bakanlığı bütçesinin 58 katını, Ticaret Bakanlığı bütçesinin 35 katını, İçişleri Bakanlığı bütçesinin 22 katını, Enerji Bakanlığı bütçesinin tam 75 katını faize veriyoruz. Sağlık Bakanlığı bütçesinin 2 katını, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinin 1,5 katını faize ayırıyoruz. Tarım Bakanlığı bütçemiz 541 milyar lira ama bunun 5 katını faize ödüyoruz. Çiftçiye ayrılan tarımsal destek bütçesi 168 milyar TL, faize verilen tutar bunun tam 16 katı.
Vergiler ve cezalar bile faizi ödemeye yetmiyor. Kurumlar vergisi 1 trilyon 741 milyar TL, vergi cezaları 205 milyar TL, özel iletişim vergisi 59 milyar TL, trafik cezaları 129 milyon TL; bu kalemlerin tamamını topladığınızda 2 trilyon 6 milyar ediyor oysa bütçedeki faiz ödemesi 2 trilyon 742 milyar TL yani bu ülkenin üretiminden, emeğinden, vergisinden toplanan para, milletin cebinden çıkan her kuruş önce faize gidiyor. Bu tabloyla sağlıklı bir ekonomik düzeninin kurulması mümkün değil.
Peki, değerli milletvekilleri, bu faiz sarmalı ne ara bu hâle geldi? Bu kürsüden sizlerle bir tek tabloyu paylaşacağım, 2002-2026 arası bu ülkenin bütçesinden yılda ne kadar faiz ödendiğini gösteren bir tablomuz var. Şu tabloya baktığımızda, bu tabloda 2002-2026 arasında ilk on dört yıl -yani 2002 ile 2016 arasında- bütçemizden yılda ortalama 50 milyar TL faiz ödemesi yapılmış. Bu on dört yıl boyunca bütçeden ödenen faiz miktarı 50 milyar TL civarında sabit kalmış, artmamış ama her ne olmuşsa 2016'dan sonra faiz ödemeleri geometrik oranda yükselmeye başlamış ve nihayetinde bu on yılda, 2016'dan günümüze geldiğimizde faiz ödemeleri 2 trilyon 742 milyara ulaşmış yani 2016'daki 50 milyar TL'nin tam 55 katına çıkmış.
Değerli milletvekilleri, 2016'dan 2026'ya faiz ödemelerinin 50 milyar TL'den 2 trilyon 742 milyar TL'ye çıkması ülkemiz adına bir dehşet tablosu oluşturuyor. Bu tablo düzeltilmeden bir bütçe yapmak, sağlıklı bir ekonomi düzeni kurmak mümkün olmayacak. "Ne oldu da bu böyle oldu?" diye soracak olursak 2002-2016 arasını "Ali Babacan'lı yıllar", 2016 sonrasını ise "Ali Babacan'sız yıllar" olarak tanımlayabiliriz ya da 2002-2016 arasını "rasyonel politikaların uygulandığı yıllar", 2016'dan günümüze ise "gözlerdeki ışıltıyla siyaset yapılmış bir dönem" olarak tavsif etmek mümkündür.
Değerli milletvekilleri, esnafın ve KOBİ'lerin, içinde bulunduğu durum bu bütçenin önceliklerini daha iyi ortaya koyuyor. Finansmana erişim maliyetleri arttıkça işletmeler borç sarmalına mahkûm hâle geliyor. Her gün yüzlerce esnaf kepenk kapatırken bu bütçe sektörlere derman olacak imkân oluşturamıyor. Yine, ihracata ilişkin verilere baktığımızda da benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz. Döviz politikasındaki belirsizlik ihracatçının rekabet gücünü kırmış durumda, kur müdahaleleri kısa vadede fren görevi görmüş ancak uzun vadede ülkenin üretim gücünü zayıflatmıştır. Üretici maliyetler altında eziliyor, yatırımcı başka ülkelere yöneliyor, ülkemizin iş insanları Mısır gibi ülkelere üretim tesisleri kurmak zorunda kalıyor. İcra ve iflas dosyaları 25 milyonu aşmış durumda, sadece 2025'in ilk dokuz ayında 8,5 milyon icra dosyası sisteme giriyor. Bu rakam yanlış ekonomik politikaların doğrudan sonucudur.
Sonuç olarak, bu bütçenin mevcut ekonomik sorunlara çözüm üretme kapasitesi çok sınırlıdır. Türkiye'nin daha cesur, daha akılcı, daha üretim ve teknoloji odaklı bir dış ticaret vizyonuna ihtiyacı vardır. Maalesef bu bütçe o vizyonu taşımamaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmamın kalan kısmında deprem bölgesinin ve depremzedelerin önemli bir sorununu tekrar gündeme taşıyacağım. 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından dönemin İçişleri Bakanı depremzedelere Hükûmetin ev eşyasını kaybetmiş vatandaşlarımıza ev eşyası yardımı yapacağına dair söz vermişti ancak daha sonra "Afet yasasında böyle bir hüküm olmadığı için veremiyoruz." demiş idiler. Bunun mazeretini ortadan kaldırmak üzere 6 Aralık 2024 tarihinde afet yasasında değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi verdik. Bu teklife göre, afetlerde ev eşyasını kaybeden vatandaşlarımızın ev eşyasını vermek üzere kanuna madde koyuyoruz ve 6 Şubat depreminde mağdur olan insanların da bu kanundan istifade etmesini getiriyor idik ancak aradan tam bir sene geçti, bu kanun teklifiyle ilgili en ufak bir adım atılmadı. Nihayetinde, bugün deprem bölgesinde hayat hâlâ normale dönmüş değil. Özellikle Hatay, Kahramanmaraş ve Adıyaman illerimizde -ki bunlar depremde en çok yıkım alan illerimiz- vatandaşlarımız hâlen konteyner kentlerde ve yakınlarının yanına sığınmış durumdalar. Bugün itibarıyla TOKİ ve Emlak Konut marifetiyle konutların teslim süreci devam etmektedir ancak bu konutları teslim edilen vatandaşlarımızın evlerini kullanabilir hâle getirmesi için çok ciddi maliyetleri sarf etmeleri gerekiyor. Onun için sizlerden, iktidar grubundan beklentimiz, bir yıl önce teklif etmiş olduğumuz kanun teklifine destek vermeniz ve bu destek sonucunda da depremzedelere ücretsiz ev eşyası yardımı yapılması konusundaki yasayı kanunlaştırmamız gerekiyor. Bu konu, bu kanun teklifi siyasi bir tartışmanın değil toplumsal bir sorumluluğun sonucudur değerli arkadaşlar. Devletin verdiği sözü tutması, vatandaşın devlete olan güvenini güçlendirecektir. Gelin, bir sene önce vermiş olduğumuz bu teklifi yasalaştıralım ve depremzedelere yeni ev eşyalarını bedelsiz olarak dağıtalım, milyonlarca afetzedenin hayır duasını alalım.
Değerli milletvekilleri, şayet bu teklifimizin kabul edilmemesi gibi bir yaklaşımı varsa iktidar grubunun, bu defa hatırlayınız, geçen hafta bu Genel Kuruldan bir yasa geçti -239 sıra sayılı Kanun'un 14'üncü maddesi- UEFA marifetiyle Türkiye'nin 2026, 2027 ve 2032'de yükleneceği futbol organizasyonlarında yapılacak mal ve hizmet alımları için hem KDV hem ÖTV muafiyeti getiren bir kanun çıkartıldı. Şimdi, futbol müsabakaları Türkiye'de yapılacak diye, yapılacak yatırımlar ve alım satım için KDV ve ÖTV muafiyeti getiren Hükûmetimiz, asrın felaketinde perişan duruma düşmüş olan depremzedelerin ev eşyası alımında KDV ve ÖTV ödenmesine razı olmaz diye değerlendiriyoruz. Geliniz, deprem bölgesinde alınacak ev eşyaları için depremzedelerin KDV'den ve ÖTV'den muaf olacağına dair bir düzenleme yapalım ve deprem bölgesinde yaşayan insanlarımızın yaşama sevincini artıracak adımları atalım.
Bu duygularla, düşüncelerle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
BaşkanHatay Milletvekili Necmettin Çalışkan.
Buyurun lütfen. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Necmettin Çalışkan · Hatay · Yeni Yol Grubu adınaSayın Başkan, Sayın Bakanlar, değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; 2026 yılı bütçesini görüşüyoruz, ne yazık ki bütçe tam bir iflas bütçesi. Aziz milletim, değerli vatandaşlarımız; ne yazık ki bu bütçenin hiçbir yerinde esnaf, çiftçi, memur, emekli, dar gelirli yok. Bugüne kadar olduğu gibi, yirmi üç yıldır tekrar ettiği gibi bugün de faizci bir bütçeyle karşı karşıyayız. Burada, birazdan Sayın Bakanlar muhtemelen grafikler eşliğinde bazı rakamları açıklayacaklar ama şunu belirtmeliyiz ki grafiklere her şeyi söyletebilirsiniz, gerçekler ortada. Bugün ülkemizde 40 milyon insan açlık sınırının altında bir gelire sahip. Bugün ülkemizde 60 milyon insan yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bugün mahkemelerde 26 milyon icra dosyası var. Bugün emeklimiz 16 bin lira, asgari ücretlimiz 22 bin lira maaş alıyor ve devlet kaçak işçi çalıştırarak çalıştırdığı elemanlara asgari ücretin daha altında maaş veriyor; vekil imamlara, ücretli öğretmenlere, psikologlara... Bir taraftan da Ticaret Bakanlığının bütçesini açtığınızda "kayıt dışıyla mücadele" en cafcaflı kelime. Ya, Allah'tan korkun, sizin kayıt dışıyla mücadele demeniz reel sektörün kafasına vurmak, onların canını okumak demek. Az önce Sayın Bakan söyledi, futbol takımlarından KDV'yi kaldıracaksın, gelip de reel sektörün tepesine bineceksin.
Sayın Ticaret Bakanı, esnafı, reel sektörü şu Maliye Bakanlığından kurtarın, milletin canına okuyor; zaten sizin Ticaret Bakanlığı olarak sadece göreviniz vergi toplamak. Yine, bu milleti Çalışma Bakanlığından kurtarın; kaçak işçi çalıştırırken sigortalı eleman çalıştıran insanların tepesine biniyor. Evet, kayıt dışıyla mücadele edilmeli; hayır, kayıt dışı değil kayıt içiyle, finans sektörüyle mücadele edin. Faizcilere, kumarhanelere, sanal bahis işletmecilerine, eğlence sektörlerine, futbola girin Allah aşkına. Esas kara paranın olduğu yerlerin hiçbirinde yoksunuz; çalışan, üreten, alın teri döken insana gelince âdeta küheylan kesiliyorsunuz. Elbette bu tavrın böylece devamı mümkün değildir. Bir taraftan iktidardaki arkadaşlar da metre ölçüyor bana, otoyol... Ya, sen otoyolun neyiyle övünüyorsun? Artık otoyollar senin değil, köprüler senin değil, havaalanları senin değil, hastaneler senin değil, "özelleştirme" adı altında götürmüş, peşkeş çekmişsin zaten. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Ve bu ülkenin en büyük sorunu faiz. Evet, bazı işleri beceriyorsunuz. Eskiden eğlence mekânlarından çıkan insanlar banka müdürü yapılıyordu, şimdi camiden çıkanlar banka müdürü yapılıyor ama faiz aynı faiz, sadece şekil değiştiriyor. Bugüne kadar her neden şikâyet ettiysek hepsiyle aynıyla maalesef ki devam ediyor. Onun için de burada bize rakamlarla, grafiklerle, şunu yaptık, bunu yaptık diyerek kimseyi aldatamazsınız, gerçekler ortada. Bugün binlerce esnaf kepenk kapatmayla karşı karşıya. Evet, bir büyüme var, kim büyüyor; savunma sanayisi büyüyor, eyvallah. Bir de deprem nedeniyle inşaat sektörü büyüyor ama siz bu ikisini dışarı atarsanız ülkenin iflas hâlinde olduğunu görürsünüz. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı tarımda eksi 12,7 büyümeden bahsetti. Ben bekledim ki bunu tashih edin, Sayın Bakan bilerek yanlış söylemiş olabilir veya bile bile bu rakamı söylediyse artık ahlaki açıdan söyleyecek bir cümle bulamıyorum. İşte, ülkenin fotoğrafı bu.
Sayın Ticaret Bakanı, siz komünist rejime döndünüz, reel sektörün satacağı ürünlere müdahale ediyorsunuz. Şu fiyattan fazla satamazsın. Ya, sana ne? Kaça üretiyorsam, piyasa alıyorsa satarım. Her gün bakan yardımcılarını değişik firmalara gönderip zararına iş yapmasını sağlıyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Necmettin Çalışkan · Hatay · devamlaBir taraftan kur baskısıyla ihracatçı zarar ediyor. Bunlara destek vermek zorundasınız. Gerçek göreviniz vergi toplamak.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP, DEM PARTİ ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
BaşkanYENİ YOL Partisi Grubu adına konuşmalar tamamlanmıştır.
Şimdi İYİ Parti Grubu adına konuşmalara geçiyoruz.
İlk söz Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu'na aittir.
Buyurun. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
Yüksel Selçuk Türkoğlu · Bursa · İyi Parti Grubu adınaSayın Başkan, muhterem milletvekilleri; 2026 bütçesinden milletimiz ne bekliyor? Biraz huzur, biraz alım gücü, bir miktar geleceğe dair umut, birazcık yüzünün gülmesini bekliyor en azından çoluğu çocuğu, ailesi ve geleceği için. O nedenle, ekranları başında veya medya üzerinden Meclisi ve bütçe görüşmelerini takip ediyor fakat ortada ne ekmek var ne huzur var ne para var ne de gelecek var. Boş yere beklemesinler, tam anlamıyla bir tükeniş bütçesiyle karşı karşıyayız. Bütçede ne yok biliyor musunuz? Bu bütçede emekli yok, işçi yok, asgari ücretli yok, dar-sabit gelirli yok, gençler yok, öğrenciler yok, öğrencilere yemek yok, çocuklara kantinde simit yok, tuvalette sabun yok, ev yok, staj ve çıraklık mağdurları yok, emeklilikte adalet bekleyenlere adalet yok, söz verdiğiniz hâlde 7200 günü bekleyen esnaf yok; hasılı yokoğluyok. Atama bekleyen öğretmene atama yok, memura zam yok, iş yok, gelecek yok; velhasıl bu bütçede ekmek yok, bereket yok. Düşünebiliyor musunuz, bu memlekette en zengin yüzde 10 servetin yüzde 75,6'sına sahip. Kim diyor? Dünya Eşitsizlik Veri Tabanı'nın son raporu söylüyor. Düşünebiliyor musunuz, Türkiye'deki sınıfsal uçurum artık dünyada da saklanamaz hâle geldi. Bu tablo yirmi üç yıldır "millî irade" diyerek iktidar olan AKP iktidarının aslında zenginler düzeninin taşeronu hâline geldiğinin de fotoğrafıdır. "Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa." İşte, bütçeniz de tıpkı bu dağılımdaki gibi. Ama bütçenizde ne var? Sermayeye var, yandaşa var, saraya var, paradan para kazanana var, faizciye var, ihaleciye var. Hasılı, ne hikmetse, milletin yüzde 75'ine yok.
Sayın Ticaret Bakanı, Allah aşkına, şu tabloya bir bakar mısınız! Geçtiğimiz ay Mecliste tekstilin tükenişiyle alakalı bir araştırma önergesi verdik ve tabii ki reddedildi. Memlekette tekstilin yüzde 50'si ya kapandı ya yurt dışına; Fas'a, Mısır'a, Bangladeş'e gitti. Allah aşkına, bu feryadı duymuyor ve görmüyor musunuz? Bursa bu manada en müşahhas örneklerden biri. Vişne Caddesi vardı. Evet, ihracatta rekorlar kırıyordu; yüzde 50'si ya kapandı ya taşındı. Efendim, en son mobilya fuarında -Bakan Yardımcınız da vardı- 2024'ten 2025'e yüzde 25 küçüldüğünü bizzat İnegöllü mobilyacılar ifade ettiler. Hasılı, bir son örnek yine Bursa'dan: Bursa'da, efendim, on sekiz yıldır bir mesele var Sayın Bakan; Çataltepe Esnaf Kooperatifi diye, 3.200 esnafı perperişan eden, ortada bırakan bir cenaze var. Allah aşkına, el atın da şu Çataltepe Esnaf Kooperatifinin sorunlarını çözün.
Sayın Ulaştırma Bakanına da bir tek sorum olacak: Sayın Bakanım, bu fotoğraf 2012 yılında Bursa'da çekildi; orada, işte, Sayın Binali Yıldırım var, Sayın Bülent Arınç var, Sayın Faruk Çelik var, efendim, AK PARTİ'li bakanlar var. "Ey Bursalılar, 2016 yılında Bursa'dan Ankara'ya iki saat on dakikada hızlı trenle gideceksiniz." dediniz, iktidarınız dedi. Yıl 2026, efendim, bizimki Ankara'ya kadar da değil, Osmaneli'nden Bursa'ya hızlı tren hâlâ gelmedi. Soruyorum: Bursa üvey evlat mı, ne zaman gelecek bu hızlı tren? Sonra duyuyoruz, hızlı trenin şeklinin değiştirilip yüksek standartlı trene dönüştürüldüğü söyleniyor. Efendim, bu soruların cevabını bekliyor, heyeti saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
BaşkanSöz sırası Aksaray Milletvekili Turan Yaldır'a ait.
Buyurun Sayın Yaldır. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
Turan Yaldır · Aksaray · İyi Parti Grubu adınaSayın Başkan, Sayın Bakan, kıymetli milletvekilleri; İYİ Parti Grubum adına söz almış bulunuyor, yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.
Sayın Ulaştırma Bakanım, geçtiğimiz ay Ulaştırma Bakanlığı Bütçe Komisyonunda iken size Ortaköy yolunu sormuştum. Gönderdiğiniz cevapta ihale edilen kısmın 2028 yılı sonuna kadar tamamlanacağını belirtmişsiniz, keşke yol hizmetleriniz de sorulara verilen cevaplar kadar hızlı olsaydı. On yılda 12 kilometre yol yapmanıza bakınca endişelerimizin haksız olmadığını görüyoruz. Tekraren soruyorum: On yılda 12 kilometre yapıldığına göre kalan 75 kilometrelik mesafe aynı hızla devam ederse yol kaç yılda tamamlanır? Bu kez bunun yanıtını her seçimde koşulsuz ve şartsız iktidar partisine rekor destek veren ama yoluna bir türlü kavuşamayan Ortaköylü vatandaşlarıma soruyorum. Önümüzdeki süreçte de "Nasıl olsa sorgusuz sualsiz oy veriyorlar." diyerek yol çalışmasını hızlandırmayacaksınız. Seçim yılı geldiğinde de yine bir seçim vaadi olarak bu yoldan bahsedecek, bu kez daha ileri bir tarihi hedef göstereceksiniz. Sayın Bakanım, keşke siz Aksaraylıya vermiş olduğunuz tren sözünü tutmuş olsaydınız da...
(Hatibin cep telefonundan bir ses kaydı dinletmesi)
Fehmi Alpay Özalan · İzmirSayın Başkan, böyle bir usul yok.
Turan Yaldır · Aksaray · devamla...biz de Aksaraylılar olarak bu türküyü hafızalarımıza kazımamış olsaydık. Sayın Bakanım, bu elimdeki gördüğünüz oyuncak treni de Aksaraylı'nın umuduyla nasıl oynadığınızı anlatmak için buraya getirdim, gördüğünüz gibi ses de var, duman da var Sayın Bakanım. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar) Kanaatimce, verdiğiniz söz de tam olarak bu oyuncak tren gibidir. Siz, Aksaray'a verdiğiniz tren yolu sözünü tutana kadar biz Aksaraylılar olarak her platformda bu demir yolu mevzusunu sizlere hatırlatmaya devam edeceğiz. Üstümde kalmasın, Aksaraylı hemşehrilerim "Söyle o Bakana ve partisine, ahde vefa imandandır. Biz yirmi üç yıldır gereğini yaptık, vefasızlık etmesinler ve sözlerinde dursunlar." derler. Gönül isterdi ki bu bütçede çeyrek asırdır söz verdiğiniz ama türlü bahanelerle avuttuğunuz Aksaray demir yolu projesi için kaynak ayrıldığını görseydik ve biz de "Helal olsun adamlara, verdikleri sözü tuttular, biz de Ulaştırma Bakanlığı bütçesinde 'evet' oyu veriyoruz." deseydik. Aksaray'la ilgili her projede "Değerlendiriyoruz." "Programa alıyoruz." "Çalışma başladı." gibi sözlerle Aksaraylıyı avutuyorsunuz. Oysa ortada ilerleyen ne bir proje var ne de ihale. Sorarım size Sayın Bakanım; ne yapmak, nereye varmak istemektesiniz? Sayın Bakanım, Aksaray'ın turizme kapısını açan 8 kilometrelik Kireçlik Yolu, Ihlara Vadisi, Sofular Vadisi, Gülağaç, Güzelyurt, Selime, Gülpınar, Demirci ve onlarca köye ulaşımı sağlayan tek ana damar ama biz ona "Kireçlik Yolu" değil "korku yolu" diyoruz. Geçtiğimiz ay Bütçe Komisyonunda Ulaştırma Bakanlığına, size Kireçlik Yolu'nun akıbetini sormuştum. Gönderdiğiniz cevapta proje çalışmalarının 2025 yılında tamamlanacağını ve 2 adet menfezin yapıldığını söylemişsiniz.
Sayın Bakanım, Aksaray'daki seçilmişleriniz yıllardır bu yolun etüt, fizibilite, proje, ihale çalışmalarından bahsederler. Bunca yılın sonunda sadece 2 adet menfez yapılmış olması da elbette Aksaray adına sevindirici. Biz "can güvenliği" diyoruz "turizm" diyoruz "Aksaray'ın kalkınması" diyoruz; siz ise yıllar sonra 2 adet menfez yapmışsınız, onu söylüyorsunuz. Vallahi de pes, billahi de pes!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Turan Yaldır · Aksaray · devamlaAksaray'a hizmet getirmeniz için daha tam olarak ne yapmamız gerekir diyorum, heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
BaşkanSöz sırası Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan'da. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Buyurun.
Lütfü Türkkan · Kocaeli · İyi Parti Grubu adınaEvet, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi, AK PARTİ sıralarına bakıyorum, bize olan saygınızın olmadığını biliyorduk da iş almak için kapılarında saatlerce götürdüğünüz müteahhitlerle beraber beklediğiniz bu Bakanların bulunduğu gün keşke AK PARTİ Grubundaki milletvekili arkadaşlar da Sayın Bakanlara saygısından dolayı burada olsalardı çok daha memnun olurdum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Şimdi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bütçesi kâğıt üzerinde bu ülkenin yollarını, raylarını, köprülerini, limanlarını ifade ediyor ama fiiliyatta bu bütçe kimin yol aldığına, kimin kasasının daha çok dolduğuna bakılarak uygulanıyor maalesef. Şimdi, dürüst olalım, bu bütçe bu ülkede ulaşımı ve iletişimi kullanan milyonların değil Ulaştırma Bakanlığı bütçesini yakından takip eden bir avuç müteahhidin. Bakın, Eskişehir yoluna bir girin, Ankara'ya kadar gelin, o güzergâhta, iddia ediyorum size, o yükselen rezidansların, büyük binaların yüzde 90'ı sizin Bakanlığınızdan iş alan müteahhitlere ait. Ya, arkadaşlar, o müteahhitlerin burada da temsilcileri var, onlar bile burada yok.
Sayın Bakanlar size bir uyarıda bulunmak istiyorum: Geçmiş dönemlerde sizin gibi bakanlardan iş alan o müteahhitler var ya, o dönemde o bakanlarla da araları iyiydi, onlar çok zengin oldular, hâlâ zengin olmaya devam ediyorlar. O bakanların hatta o başbakanların daha sonra düştükleri duruma baktım -emin olun yani burada suçlamak için söylemiyorum- mütevazı bir evleri oldu, mütevazı bir arabaları oldu ama o adamlar hep zengin oldu. Zulmü çeken siz, burada lafı yiyen siz, günaha giren siz; parayı kazanan onlar. (İYİ Parti sıralarından alkışlar) Burada bir adaletsizlik yok mu ya? Yani proje yapılırken "Bu yol hangi fay hattından geçiyor?" diye sorulmuyor, "Bu inşaat çevreyi, suyu, toprağı nasıl etkiler?" diye hesap yapılmıyor, "Bu tünel yerleşim yerlerinin altından geçerse ne olur?" diye de sorulmuyor. Gebze'de -Plan ve Bütçe Komisyonunda da söyledim- yaşanan bir facia vardı, işte o facia bu bakış açısının sonucu aslında. 29 Ekim sabahı Gebze'de bir bina çöktü; çökmedi aslında, yerin dibine girdi bina. Nerede? Darıca-Gebze metro istasyonunun aksine sapan inşaatın tam dibinde. Aynı aileden 4 can gitti, 4 insan; 1 baba, 1 anne, 2 evlat. Biz bu Komisyonda "Tünelde çatlak yok, su sızıntısı yok." cevabını dinledik sizden. Sayın Bakan, Komisyonda büyük bir öz güvenle dediniz ki: "Metro çalışmalarının çökmeyle ilgisi yok, tünel sağlam." Ya, biz tünelin durumunu merak etmiyorduk. Biz ne dedik? Bu hatta yeni Avusturya tünel açma metodu uygulanıyor dedik. Bu metodun binaların dibinden geçtiğinde zemini boşaltabileceğini ve yapılara zarar verebileceğini biliyoruz. Nitekim daha proje başlarken 71 binanın riskli olduğu söylenip kamulaştırılacağı ilan edilmişti. Ama ne oldu Sayın Bakan? Buyurdunuz, projeyi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi beceremeyince, o beceriksiz Belediye beceremeyince siz devraldınız. "Güzergâhı revize ettik, kamulaştırmaya gerek kalmadı." dediniz. Madem öyleydi, madem hiçbir bina etkilenmiyordu, o zaman olaydan sonra riskli gördüğünüz o 24 binadan 21'ini neden apar topar kamulaştırma kararı aldınız? Demek ki tüneldeki çalışma binalara zarar veriyor. Demek ki zeminde oynama oldu. Demek ki o bina durduk yere çökmedi. Ama ne dediniz Komisyonda? "Hukuki süreci etkilememek için biz açıklama yapmayız." Sayın Bakan, yani hukuki süreci etkilememek için... Siz burada müteahhitten mi bahsediyorsunuz, belediyeden mi bahsediyorsunuz, metro inşaatını üstlenen firmadan mı bahsediyorsunuz? Hukuki süreçte etkilenen kim yani sizin kollamaya çalıştığınız kim? Onu da bize söylerseniz çok memnun oluruz. Çünkü burada biz bir binanın çöküşünü değil 4 canın yok oluşunu konuşuyoruz. Hiçbir şeyin üstünü örtmeyin. Bu, vicdan meselesi olarak sizin ömür boyu peşinizden gelir, devam eder. Bu mesele kapatılırsa siz bu vicdanla zor yaşarsınız.
Komisyonda da hakikaten çok şık bir sunum yaptınız. Demir yolları vardı; tüneller, köprüler, serbest bölgeler, limanlar vardı. "Memleket kalkınacak." dediniz ama içini doldurmadıktan sonra çizdiğiniz o projeler Word dosyasından öteye geçmiyor. İşte, biraz evvel Turan Yaldır bahsetti, trenin de dumanını gösterdi, efendim, müziğini de çaldı; on sene olmuş, tren yok. Yani projeleri sunmak, anlatmak kolay da içini doldurmayınca olmuyor.
"Kalkınma" demişken Kuzey Marmara ve TEM Otoyollarının Kocaeli geçişleri İstanbul trafiğini aratmıyor Sayın Bakanım, çok kalabalık orası. Limanlar var, organize sanayi bölgelerinin yoğunluğu yüzünden yollar artık tırdan, kamyondan geçilmiyor. Bakın, bir rakam vereceğim size: Kara yollarındaki trafiğin hacim olarak yüzde 70'ini tırlar ve kamyonlar işgal ediyor; siz de farkındasınızdır bunun. Bu ne demek? Yük taşımacılığının neredeyse tamamı kara yollarından oluyor. Oysa demir yollarını gerçekten devreye alırsanız bu kara yollarının yükünü azaltırsınız, bu bir. Ama biz kara yollarını müteahhitlere veriyoruz, onlar da zengin oluyor. Ya, demir yollarını verin o zaman müteahhitlere, oradan zengin olsunlar, madem illa birilerini zengin edeceksiniz ama bu demir yolları ne yapar biliyor musunuz? Türkiye'de enflasyona bile etkisi olur. Sebebi şu: Navlun ücretleri Türkiye'deki tedarik zincirinde çok önemli bir rakam tutar; o navlun ücretleriyle beraber, kara yoluyla yapılan navlun ücretleriyle beraber milletin kullandığı her türlü mal, yiyecek, içecek bu navlundan dolayı ciddi anlamda pahalanıyor. Yani mesele ulaşım değil mesele neyi kazandığımız. Lojistik hızlanır eğer tren yollarına hız verirseniz. Biraz evvel söylediğim gibi aynı müteahhitlere tren yolunu verin, ne yapalım yani. Ama ülkede kara yollarındaki hem kazalar azalır hem bu yoğunluk azalır; ülke benzinden, mazottan tasarrufa girer, döviz tasarrufu olur. Dediğim gibi, enflasyona olumlu etkisi olur, navlun taşınan malların fiyatları düşer. Bütün bunlardan sonra Sayın Bakanım, şu tren yollarını lafta değil gerçekten hayata geçirin. Türkiye'de değil bütün dünyada üretim yapılan yani fabrikaların olduğu bölgelerde Avrupa'da da böyledir; eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nden dağılan ülkelerde hâlâ altmış yıl evvelden yapılmış tren yollarıyla beraber navlun taşımacılığı yapılıyor, biz yapamıyoruz. Bunu yaparsanız ciddi anlamda Türkiye'ye en büyük hizmeti yaparsınız. Sizden ricam, kara yolları yapmaktan vazgeçin; kara yollarının bakımı da zor, çöküşü de zor, hırsızlığı da çok kolay yahu, çok kolay hırsızlık yapılıyor. Ben bunların hiçbirinde şahsınızı suçlamıyorum, siz gidip hepsinin altını ölçecek hâliniz yok ama maalesef suistimale çok açık bir konu. Demir yollarına bir an önce geçmenizi tavsiye ediyorum.
Evet, ben geçen bütçede size Kocaeli Havalimanı'ndan bahsetmiştim, siz de cevap göndermişsiniz, sağ olun ama bakın, orada, Kocaeli dediğiniz zaman, Türkiye ortalamasının 5 katı vergi ödeyen bir ilden bahsediyorum size, Kocaeli'den. TÜPRAŞ var orada, Türkiye'nin devleri; Ford var, Şişecam var, Hyundai, Isuzu, Enerji SA, Aygaz, Bridgestone, Goodyear, Bayer gibi dünya devleri üretim yapıyor ama İstanbul'un yanı başında, hava yolu ulaşımında besleme muamelesi görüyor Kocaeli. İş dünyası için dünyanın merkezinde olan Kocaeli hava ulaşımından maalesef muaf. Almanya'dan birisini düşünün, Kocaeli'de iş yapacak. İki saatte İstanbul Havalimanı'na gelecek, iki saatte kara yoluyla tekrar Kocaeli'ye gelecek. Yahu, hemşehrilerinizin bir ara konforunu düşündünüz, yazın Kocaeli-Trabzon seferleri koydunuz Trabzon'dakiler memnun olur diye; kış geldi, onu da kaldırdınız yani Trabzonlulara da haksızlık yapıyorsunuz. Ya, Sayın Bakanım, ben sanayiciyim. O havalimanını, Zafer Havalimanı gibi, garanti yolcusu yok diye öksüz bırakmayın. Charter seferleri koyun, charter seferlerini Sabiha Gökçen'den kaldırın; hem Sabiha Gökçen'in o yoğunluğu azalır hem de Kocaeli Havalimanı'yla beraber işletmiş olursunuz havalimanı, Kocaeli'ye de bir katma değer katarsınız; bunu ısrarla, her geldiğinizde, sizi her gördüğümde "Kocaeli'ye ne zaman charter seferlerini başlatıyorsunuz? Cengiz Topel'e ne zaman uçak seferleri başlatıyorsunuz?" diye soracağım.
Sayın Bakanım, bu ülkede -biraz evvel söyledim- hava yolu yapıyorsunuz ya -ismi bende saklı, arzu ederseniz ismini ben size sonra söylerim- müteahhitlere ısmarlama iş yaptırıyorsun; Azerbaycan'a, Kuzey Afrika'ya gönderiliyor, Afrika'nın bir ucuna gönderiliyor. Ne yapıyorlar orada? İçinde tavukların, kümes hayvanlarının dolaştığı iki asfalt çizgisiyle yapılmış, adı "havaalanı" olan uyduruk bir pist yapıyorlar. "Şartnamede teknik yeterlilik vardır, deneyimi vardır, mali güç vardır." denmesi için bunu yapıyorsunuz, ondan sonra 21/b davet usulü oraya ihaleyi paslıyorsunuz. Bir daha söylüyorum Sayın Bakanım, bakın, bunlar çok paralar kazanıyorlar, bu paralardan size hayır gelmez. Bunların bu zenginliklerinden... Yarın öbür gün telefonunuza bile çıkmazlar. Günahı size kalıyor, parası onlara gidiyor; bu işlere bir son verin, davet usulü ihale vermeyin hem vebalden kurtulun hem de Türkiye'nin kasasının Merkez Bankasını soyar gibi transfer edilmesine müsaade etmeyin.
Sayın Bakanım, çok önemli bir konuya değineceğim. Türkiye hâlen dijital ekonominin, dünyanın bu yeni düzeninin gerçeklerini yerine getirememiş bir hâlde. Sanayinin kalbi Kocaeli'de bile internetsiz sokaklar var, binalar var. Dünyanın en hızlı interneti nerede? Singapur'da, 336 Mbps, bizde 49, listeye göre 101'inci sıradayız. Kimler bizi geçmiş? Gana, Bangladeş. Az kalsın 102'nci sıradaki Güney Afrika'nın bile altına düşecekmişiz. Yazın bir Küresel Ulaştırma Koridorları Forumu'nda Gana Ulaştırma Bakanı Nikpe Bukari'yle bir araya geldiniz, ona sordunuz mu "Bunu nasıl yaptınız?" diye, belki bir fikir verebilirdi yani Gana'nınki bizden çok çok hızlı çünkü. İnternet demek Youtube'dan sadece video izlemek değil Sayın Bakan. Komisyonda dediniz ki: "5G ihalesinde 3 milyar dolar kazandık." İyi de Türkiye'de 3 büyük operatör var, 3'ü de danışıklı dövüş içerisinde. 2'sine Türkiye Varlık Fonu vasıtasıyla liyakatsiz yöneticiler... Ya, Türkiye'de fikir adamı olarak çok beğendiğim birisini kalktınız TÜRK TELEKOM'un Yönetim Kuruluna soktunuz; ya, o adam ne anlar o işten ya? Gerek yok, oraya liyakatli adamlar koyun. Varlık Fonunun arka bahçesi yapmışız onu. Vodafone da zaten Telsime çökmüş, sistemin mirasını kullanıyor. Rekabet olmayan yerde de hizmet olmaz Sayın Bakanım.
Evet, ben bundan sonraki konuşmamı müsaade ederseniz Sayın Ticaret Bakanına yönlendirmek istiyorum. Sayın Bakan, sizinle ilgili olarak geçmiş dönemde sizinle görev yapan, geçmiş dönemde sizi tanıyan herkesin çok olumlu şeyler söylediğine bizzat tanıklık ettim. Yani ben bir adam görmedim ki "Ya, bu adam yanlış bir iş yapar." desin, o yüzden ben teşekkür ediyorum. İyi yapana "iyi" demek liyakatin esasıdır çünkü biz liyakatli kadrolar getirin diye burada hep bağırıyoruz ama maalesef şu ana kadar böyle bir şey olmadı.
2026 hedeflerini büyük bir iyimserlikle açıkladınız, dediniz ki: "İhracatımız 282 milyar dolar olacak, dünya ihracatındaki payımız artacak." Kâğıt üstünde her şey güzel Sayın Bakanım, rakamlar umut veriyor ama bir sorun var. Bu iş sadece sizinle olmaz yani sizin başarınız Maliye Bakanının, Sanayi Bakanının hatta ve hatta Tarım Bakanının bile başarısına bağlı hatta yanınızdaki...
Ticaret Bakanı Ömer BolatUlaştırma Bakanı, Enerji Bakanı...
Lütfü Türkkan · Kocaeli · devamlaUlaştırma Bakanına bile bağlı, Adalet Bakanına en çok bağlı. Türkiye'de adaletin "a"sından bahsedilmediği bir sistemde biz sizden başarı bekliyoruz, biraz da size haksızlık ediyoruz. Yani demokrasi yok, hukuk yok, öngörülebilirlik yok; böyle bir iklimde Türkiye'ye kim güvenir, kim gelir yatırım yapar? Bu ülkede enflasyon öyle bir hâle geldi ki işletmeler fiyatı günlük değil saatlik belirlemeye başladı. Böyle maliyet yapamayan bir işletmenin ihracat yapması ne kadar zor, tahmin edebilirsiniz. Maliyetlerin, enflasyon nedeniyle tedarik zincirlerindeki fiyat artışlarının, dolar artışının, daha doğrusu döviz artışının altında kalmasıyla ihracatçı zaten nefes alamıyor. Gene siz "İhracat yapsın." Nasıl yapacaksınız? Bunu önce Maliye Bakanıyla oturup konuşun. "Benden, daha önce hedef verdiğiniz 500 milyar doları yakalamamı istiyorsanız şu döviz kurundaki makası Merkez Bankasının kasasını boşaltarak baskılamayın." diye kendilerine söyleyin.
Bir de biraz evvel "Komünist misiniz?" diye sordu Necmettin Bey. Ben hayatı boyunca komünizmle mücadele etmiş bir adamım, elli senedir de ediyorum ama bir şey daha söyleyeceğim: Türkiye'de özellikle yeme içme sektöründe öyle fiyatlar var ki bakın, Türkiye turizmini de olumsuz etkiliyor. Turizm sezonu gelince herkes diyor ki: "Ya, bu turistler Yunanistan'a gidiyor. İşte, oradaki lokantada 1 kişi 30 dolara yemek yerken Türkiye'de 150 dolara yiyor." Bunu denetlemek için komünist olmaya gerek yok. Devlet olmanın gereği, Türkiye'de vatandaşına kazık atan her işletme denetlenir, bu da Ticaret Bakanlığının vazifesidir. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
Evet, vergi yükü konusu var, büyük firmalar istisna var ama sizin üretim için destek verdiğiniz o ticari işletmelerde maalesef böyle bir vergi zulmü yaşatılıyor, vergi denetmenleri onlardan çıkmıyor. Ya, adam vergi mükellefi zaten, kayıt dışı ekonominin hiçbirine dikkat edilmezken; vakıf üniversiteleri var, hiç vergi vermiyorlar, onlara bakmazken, siz gidiyorsunuz, ufak esnafın cebindeki üç kuruş evine götüreceği kira parasına, cebine çöküyorsunuz. Levent Uysal gülüyor bana ama o da benimle aynı kanaatte, o da "Vakıf üniversitelerini şirket yapalım, biz vergi vermiyoruz. Ben 10 tane araba alıyorum, millet bana diyor ki: 'Niye araba alıyorsun?' E, vergi vermiyorum, yapın şirket, vergi vereyim." diyor haklı olarak, o da haklı (İYİ Parti sıralarından alkışlar) Yani diğer bakanları siz kabine toplantısında mı görüyorsunuz? Bunları söylemeniz için illa kabine toplantısı olmasına gerek yok, oturup bunları bence konuşun.
Sayın Bakanım, KOBİ'ler kapıdan dönüyor, kredi maliyetleri çok fazla, krediye ulaşamıyorlar KOBİ'ler, bankalar kapılarını tamamen kapatmış durumda. Teminat noktasında 1'e 3 teminat istiyor. Ya, adamın nefes alacak hâli yok, siz adamdan kredi vermek için 1'e 3 teminat istiyorsunuz. Bu mümkün değil. Çin öyle mi mesela? Bakın, devlet banka gibi değil, dev bir girişim sermayesi fonu gibi çalışıyor Çin'de. Zarar eden şirkete ucuz kredi veriyor çünkü biliyor ki o şirket yarın dünyayı domine edecek. Bizde durum nasıl? KOBİ'lere bir nefes kredisi çıkınca üç gün bayram ediyorsunuz. Bu ülkede enflasyon öyle bir hâle geldi ki artık bu KOBİ'lerin ayakta kalma şansı kalmadı. Türkiye'nin ihracatı o yüzden düşük.
Bir sebep de teknoloji. Sayın Bakanım, "Yüksek teknoloji ihracatı yüzde 10 arttı." demişsiniz. Ya, "yüzde 10 arttı." dediğiniz oran nedir biliyor musunuz? İhracatın yüzde 3'ü yani yüzde 0,3 artmış. Yüzde 10'la niye milleti algıyla kandırıyorsunuz demiyorum, yanlış söylüyorsunuz. Bu, 2002'de kaçtı biliyor musunuz Sayın Bakanım? Yüzde 6. Siz yirmi üç sene sonra yarıya düşürmüşsünüz, orada yükselen herhangi bir rakam yok.
Demir yolundan bahsettim biraz. Ro-Ro hattı sınırlı, Avrupa taşımacılığında kota sorunları var firmaların, liman ücretleri yüksek, firmaların Eximbank desteğine ulaşması mümkün değil.
Şimdi, en kritik noktaya gelmek istiyorum. İktidarınız tünel açmayı, dağ delmeyi başarı diye pazarlıyor ya, gözle görülen bir iş yapınca kendinizi alkışlıyorsunuz ama bugün artık çağ dijital çağ Sayın Bakan; asıl başarı internet hızınız, fiber altyapınız ve veri merkezleriniz. Bakın, rakam veriyorum size, Amerika'da 4.200 veri merkezi var, Almanya'da 487, Çin'de 381, Fransa'da 321, İtalya'da 209, Türkiye'de sadece 83 yani 83 tane. Uzmanlar "Bu kadar veri merkezine sahip olmasaydı Amerikan ekonomisi aynı Alman ekonomisi gibi resesyona girerdi." diyorlar, başarısı veri merkezlerinin çoğunluğunda. Ne demek istediğimi anladığınızı düşünüyorum. Dijital altyapınız bu seviyedeyken siz bırakın ihracat hedefini, e-ticarette bile ayakta duramazsınız. Bugün veri merkezi dijital ekonominin kalbi. Türkiye ticaretin merkezi olmak istiyorsa 2030'a kadar en az Almanya seviyesine yani 400 tane veri merkezine sahip olmalı. İnternet hızında 152 ülke arasında -anlattım- 101'inci sıradayız. Singapur bizi 7'ye katlamış, bunu unutmayın. İnternet hızından Gana'yla yarışamayan bir ülkenin ihracatta Polonya'yla yarışma şansı yok. Yani dolayısıyla hazır Sayın Bakanın yanındayken -çok sık görüşemiyorsunuz zannediyorum- Sayın Bakana söyleyin, şu altyapı hizmetlerine önem versin...
Ali Mahir Başarır · MersinUlaşamıyorlar.
Lütfü Türkkan · Kocaeli · devamla...Türkiye ihracatta yükselsin. Dünya Ticaret Örgütü ne diyor biliyor musunuz Sayın Bakanım? "Yapay zekâ doğru politikalarla desteklenirse 2040'a kadar küresel ticaret yüzde 37 artacak." Ama bir şartla; dijital altyapı yapılacak, güçlenecek, teknolojiye erişim sağlanacak. Bizde durum ne? Yapay zekânın "y"si yok bizde. Gümrükler dünyada otomatikleşiyor, bizde hâlâ -işte aramızda ihracatçı arkadaşlar var, siz de bilirsiniz, ihracatçının bütün hayali, gerçekleşmesi için o karşısındaki vergi memurunun iki dudağı arasında- dijitalleşme orada da yok, yeterli değil varsa, dünyanın çok gerisinde.
Çok önemli bir şey daha söyleyeceğim. 70 milyar dolara varan dış ticaret açığımızın 42 milyar doları Çin'e ait yani Çin bizim ticaret açığımızın yüzde 60'ını oluşturuyor Sayın Bakan. Korkunç bir rakam bu. Daha önce hep ticaret açığında petrolü, doğal gazı falan bahane ediyordunuz, şimdi ticaret açığımızın esas sebebi Çin. Üstüne bir de ithalatla Türkiye'yi tercih eden müşterilerimiz var, onları kaybetme riskimiz var. Çin sanayide gaza basıyor, biz sadece nefes kredisi bekliyoruz. Çin'deki şirketlerin yüzde 25'i zararda çünkü dertleri kâr değil, onların...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Lütfü Türkkan · Kocaeli · devamla...dertleri dünya ticaretini domine etmek. Ticaret savaşlarında her şey mubah görülüyor.
Sayın Bakan, bir şey çok daha önemli, bu da kanıma dokunuyor. Avrupa ülkeleri bile, Doğu Türkistan'da Sincan'da üretilmiş -insanların- Uygur Türklerinin ürettiği malları almıyor, "Burada insan kanı var, Uygur Türklerinin kanı var" diyor. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar) Siz o Çin'in yollarına kırmızı halı seriyorsunuz, kanıma dokunuyor. Bunun Bakanlık bütçesiyle bir alakası yok ama bunu söylemeden geçmek istemedim.
Saygılar sunuyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Yavuz Aydın · TrabzonÖnemli şeyler söylüyor.
BaşkanEvet, Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın.
Buyurun. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Yavuz Aydın · Trabzon · İyi Parti Grubu adınaDeğerli milletvekilleri, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bütçesi görüşmelerinde yapacağım konuşmamda Türkiye'nin demir yoluna bakışına dikkat çekmek istiyorum çünkü demir yolu bir ülkenin kalkınma tercihini gösteren stratejik bir damardır. Bir devlet demir yoluna nasıl bakıyorsa sanayi politikasına, bölgesel eşitsizliklere ve dış ticaret vizyonuna da öyle bakıyor demektir. Osmanlı döneminden 4.138 kilometrelik demir yolu devralan cumhuriyet, ilk yıllarında ve savaştan çıkmış bir durumdayken dahi yalnızca on beş yılda 3.302 kilometre yeni hat inşa etmiş, pek çok hattın temelini de o dönemde atmıştır. İktidarınızda ise 2002'den 2025'e, bütçeleri katlaya katlaya büyüttüğünüz yirmi üç yılda ancak 2.971 kilometre yeni hat inşa edebildiniz. Cumhuriyetin ilk yıllarında demir yolu ekonominin omurgası kabul edilmekteydi, Anadolu'yu birbirine bağlayan, üretimi limanlara ulaştıran, yoksul vilayetleri merkeze yaklaştıran millî bir proje olarak görülmekteydi ancak 1950'den sonra demir yolu geri plana itilmiş, ulaştırma dengesi kara yoluna kaymış, ülke akaryakıta ve dış bağımlı modellere mahkûm edilmiştir. Bugün elimizdeki tablo, bu tercihlerin bedelini yüksek lojistik maliyetler ve bölgesel gelişmişlik farkları olarak karşımıza çıkarmaktadır.
Değerli milletvekilleri, 2026 yılı bütçesinde kara yolundan demir yoluna doğru gördüğümüz yönelimi yerinde ancak geç kalmış bir tercih olarak görmekteyiz fakat geçmediğimiz köprülerin, uçmadığımız havalimanlarının, yatmadığımız hastanelerin garanti ödemeleriyle oluşan kötü tecrübeyi düşününce bu yaklaşımın yeni bir rant ve oyalama başlığına dönüşmeden hızlı somut sonuçlar doğurmasını beklediğimizi özellikle vurguluyoruz.
Bu ülkenin kalkınma hafızasında demir yolu vardır. Elbette köprüler, otoyollar, tüneller gereklidir, itirazımız bunlara değildir; itirazımız, demir yolunun bu bütünün içinde yeterince güçlü bir öncelik hâline getirilmemesidir.
Bugün demir yolunda potansiyelini kullanamayan bir tabloyla karşı karşıyayız. Hızlı tren projeleri konuşulurken, Türkiye'nin kapsamlı bir demir yolu ağına kavuşabilmesi için daha cesur bir bütçe ve daha net bir stratejiye ihtiyaç vardır.
Trabzon örneği bunun en somut göstergelerinden biridir. Trabzon, cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana demir yolunu gündeminde tutmuş ancak bir türlü rayların ulaşamadığı bir şehir olarak kalmıştır. Erzincan-Trabzon demir yolu hattı için yıllarca bölge halkı oyalanmış, "Geldi." "Geliyor." "Projesi ihale edildi." "Projesi ihale ediliyor." derken rota şimdi Samsun-Sarp hattına çevrilmiştir. Buradan soruyorum: Güzergâh oyalaması gibi görünen demir yolu politikanızda Karadeniz'i uluslararası bir koridora dönüştürecek omurga hat hangisidir? Bu tercih neye göre değiştirilmiştir? Gerçekten fizibil olan, yük ve yolcu potansiyeliyle, limanlarla, lojistik merkezlerle entegre edilmiş proje hangisidir?
Orta Koridor'u, Bakü Hattı'nı, Zengezur Koridoru'nu konuşmaktayız. Türkiye'yi demir yollarıyla, Asya'ya, Türkistan coğrafyasına bağlamaktan söz ediyorsunuz. Peki, haritayı önümüze koyduğumuzda Trabzon Limanı'nı bölgenin ihracat ve lojistik gücünü merkeze alan bütüncül bir Karadeniz demir yolu stratejisini bu bütçede göremiyoruz. Kalkınmanın yolu demir yolundan geçer; o nedenle, yurdumuzun her bir noktasında bu konuda atılacak adımların ivedilikle atılmasını ve demir yolu yatırımlarının planlı bir millî kalkınma hamlesine dönüşmesi gerektiğini vurguluyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
BaşkanSöz sırası Samsun Milletvekili Sayın Erhan Usta'da.
Buyurun. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Erhan Usta · Samsun · İyi Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ticaret Bakanlığı bütçesi üzerine İYİ Parti Grubu adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Plan ve Bütçe Komisyonundaki değerlendirmelerimizde ben daha çok dış ticaret üzerinde durmuştum; bugün burada, Genel Kurulda daha fazla iç ticarete yoğunlaşmak istiyorum.
Biz bu bütçeye üretimden tüketime uzanan zincirde adaleti, rekabeti ve refahı tesis etme imkânı olarak bakıyoruz. Üreteni koruyan, tüketiciyi gözeten, piyasa adaletini tesis eden bir ticaret düzeni kurmak zorundayız. Ne yazık ki önümüzdeki 2026 bütçesi bu hedefleri karşılayacak iradeyi ve programı yansıtmamaktadır.
Biz İYİ Parti olarak uzun süredir il il dolaşıyoruz; ticaret ve sanayi odalarına, ticaret borsalarına, esnaf ve sanatkâr odalarına, ziraat odalarına, TOBB'a, TESK'e, TZOB'a, TÜRMOB'a, PANKOBİRLİK'e gidiyoruz. Orada gördüğümüz tablo şudur değerli arkadaşlar: Tacir ve sanayici finansmana erişemiyor. Yüksek faiz yatırım ve istihdamı boğuyor. Enerji maliyetleri ve öngörülemeyen girdi fiyatları rekabet gücünü eritiyor. Kayıt dışılık ve haksız rekabet kurallara uyanı cezalandırıyor. Esnaf kira, enerji, BAĞ-KUR ve vergi yükü altında eziliyor, zincir marketler karşısında pazar kaybediyor. Çiftçi mazot, gübre, yem ve sulama maliyetleriyle baş edemiyor, ürettiği ürünün değerini pazarda alamıyor. Serbest piyasa ancak kurallı ve denetimli olursa toplumsal refah üretir. Ticaret Bakanlığının görevi sadece kanunu yazmak değil mevzuatı adil uygulamak, denetlemek ve sonuçlarını ölçmektir. Bu bütçenin başarısı "Fiyat istikrarına, kayıt dışılığın azalmasına, üreticinin ve esnafın ayakta kalmasına ne katkı sağladık?" sorusuna verilecek cevapla ölçülmelidir.
Önemli gündem maddelerimizden bir tanesi Hal Kanunu ve hal kayıt sistemi. Plan ve Bütçe Komisyonunda Sayın Bakana şu soruları sorduk: "2012'den beri yürürlükte olan 5957 sayılı Hal Kanunu sahada neden istenen sonucu vermedi? Hal kayıt sistemi niçin üreticinin, tüccarın ve tüketicinin güven duyduğu bir yapıya dönüşemedi? Üreticiler diyor ki: 'Hal kayıt sistemi çalışmıyor, QR kod uygulaması işlemiyor; hal içi, hal dışı ticaret denetlenemiyor, kayıt dışı devam ediyor.'" Bakanın cevabı ise özetle şudur: "Her şey yolunda. Hal kayıt sistemiyle üretimden tüketime kadar tüm hareketler izleniyor. Yıllık 223 milyon bildirim yapılıyor. Sistem kapsamlı ve başarılıdır." Sayın Bakanın verdiği cevap bize aynen bu şekilde. Peki, o zaman soruyorum: Eğer sistem bu kadar başarılıysa neden yıllardır Hal Kanunu'nda değişiklik paketi hazırlanıyor? Neden toptancı hallerinin modernizasyonu yarım kaldı, soğuk zincir altyapısı yetersiz? Neden künye ve QR kod uygulaması tüketici düzeyinde yaygınlaştırılamadı? Ve en önemlisi, eğer ortada hiçbir sorun yoksa niçin kamuoyuna defalarca "Yeni Hal Kanunu geliyor." diye açıklama yapıldı da hâlâ o kanun Meclise gelmedi Sayın Bakan? Sahada üretici de komisyoncu da tüccar da "Sorun var." diyor, Bakanlık ise cevabında sanki kusursuz bir sistem işletiliyormuş gibi davranıyor. Görmek istediğimiz şey problemi inkâr eden değil çözmeyi hedefleyen bir iradedir. Biz diyoruz ki hal rüsum gelirlerinin bir bölümü zorunlu olarak hal altyapısına ve soğuk zincir yatırımlarına tahsis edilsin; depolama, paketleme ve soğuk zincir yatırımlarına doğrudan destek verilsin. Perakende noktasında zorunlu QR kod uygulaması yaygınlaştırılsın; tüketici ürünün üreticisini, üretim yerini, tarihini, alış fiyatını görebilsin. Üretici örgütlerinin pazarlama payını artıracak düzenlemeler yapılsın.
Bakın arkadaşlar, Avrupa Birliğinde üretici örgütlerinin pazar payı yüzde 46, Türkiye'de ne kadar biliyor musunuz? Sadece yüzde 2. Örgütlü olmayan bir üretici büyük firmalar, efendim, marketler karşısında perişan oluyor. Bunlar için bütçede hangi kaynak ayrılmıştır, göremiyoruz. Sayın Bakana da buradan soruyoruz, akşamleyin bize bununla ilgili lütfen bir açıklama yapsın.
İkinci olarak, zincir marketlerin kontrolsüz büyümesi sorununu gündeme getirdik. 6585 sayılı Perakende Ticaret Kanunu 2015'ten bu yana yürürlükte. Kanunun 16'ncı maddesi nüfus, mesafe, ulaşım, çevresel ve sosyal etkiler gibi kriterleri belirleme yetkisini Cumhurbaşkanına veriyor. Bu yetki tam yedi yıldır kullanılmıyor arkadaşlar. Sonuç, ne oldu? AVM'ler ve zincir marketler mahalle aralarına kadar yayıldı, esnaf ve sanatkâr pazar kaybetti, kira ve maliyet yükü altında esnaf kepenk kapattı. Plan ve Bütçe Komisyonunda Sayın Bakana sorduk: 2018'den beri bekleyen iş yeri kuruluş ve yer seçimi yönetmeliği neden hâlâ yürürlüğe girmedi? Ve bu soruyu tekrarlıyorum Sayın Bakan, benim bu soruma cevap vermediniz, lütfen akşam bu soruma cevap verin. Cevapta başka şeyler söylediniz, uzun uzun bana kanunu anlattınız. Ben kanunu bilmesem bu soruyu soramam zaten. Bana niye kanunu anlatıyorsunuz? Niye bu yönetmeliği çıkarmadığınızı söylemiyorsunuz. Ama şu sorulara net cevap verilmeli: Madem her şey bu kadar iyi işliyor, neden yıllardır Perakende Kanunu'nda değişiklik hazırlıkları yapılıyor? Neden zincir marketlerin yer seçimi için yönetmelik bir türlü çıkarılamıyor? Neden AB'de olduğu gibi nüfus ve mesafe kriterleri, trafik ve otopark etkisi, esnaf koruma analizi uygulanmıyor? Eğer sorun yoksa kanun değişikliğine niye ihtiyaç duyuyorsunuz? Eğer sorun varsa niçin yıllardır çözmüyorsunuz?
Biz İYİ Parti olarak öneriyoruz; il ve ilçe bazında kişi başına düşen zincir mağaza yoğunluğu için üst sınır getirilsin, AVM'ler şehir merkezinin dışına yönlendirilsin, trafik ve çevre etkisi analizi zorunlu olsun, yeni açılışlarda esnaf koruma etki analizi yapılsın, Perakende Bilgi Sistemi tam anlamıyla devreye alınsın, ruhsat süreçleri dijital ve şeffaf yürütülsün, uygunsuz açılışlara idari yaptırım uygulansın. Bu adımlar için de 2026 bütçesinde somut bir yol haritası maalesef göremiyoruz.
Tarım ürünleri piyasasında bir diğer kritik başlık ise lisanslı depoculuk ve ürün ihtisas borsacılığıdır. Hububat, baklagiller, yağlı tohumlar, fındık, zeytin, kuru üzüm, kayısı gibi ürünlerin sağlıklı depolarda muhafazası, ürün senetleriyle elektronik ortamda alınıp satılması üretici lehine bir fiyat oluşumu açısından hayati önemdedir ancak sahada karşılaştığımız önemli sorunlar var. Sağlıklı depo yatırımları hâlâ yetersiz, üretici hasat döneminde ürününü ucuza elden çıkarmak zorunda kalıyor, kira destekleri ve faiz destekleri küçük üreticiye yeterince ulaşmıyor, yetkili sınıflandırıcıların kullandığı kalite kriterleri özellikle rutubet ölçümü bakımından ülke genelinde yeknesak değil.
Sayın Bakan, bakın, burası çok önemli: Yetkili sınıflandırıcıların kullandığı kalite kriterleri özellikle rutubet ölçümü bakımından ülke genelinde yeknesak değil, bu da lisanslı depolar arasında haksız rekabete ve haksızlığa yol açıyor. Sistemde görev yapan personelin niteliği ve denetim kapasitesi zayıf. 2025 Ağustosunda mevzuatla kurulacağı ilan edilen lisanslı depo bilgi sistemi henüz faaliyete geçmedi. Bakanlıktan beklentimiz; bu sistemi kâğıt üzerinde bırakmayın, üreticinin lehine işletecek güçlü bir program ve bütçe ortaya koyun.
Lisanslı depolarda kiralama desteğinin artırılması, elektronik ürün senedi karşılığı kredi imkânlarının yaygınlaştırılması, kalite kriterlerinin standardize edilmesi ve bilgi sisteminin bir an önce çalıştırılması için hangi somut adımlar atılacaktır? Bütçede bunun da cevabını göremiyoruz.
Bir diğer kritik alan elektronik ticaret. Elektronik pazar yerleri KOBİ'lere yeni imkânlar sağlarken aşırı yoğunlaşma ve algoritmik yönlendirme nedeniyle yeni bir tekelcilik riski doğuruyor. Bu nedenle, 2022'de -hepinizin bileceği gibi- bu Meclisten oy birliğiyle çıkmış bir kanun vardı: 7416 sayılı Kanun. Amaç, para yakarak piyasayı tekelleştiren, yıkıcı fiyatlarla rakiplerini tasfiye eden dev platformları frenlemek, adil rekabeti sağlamaktı. Reklam ve indirim bütçelerine net işlem hacmi üzerinden katı sınırlar getirildi bu kanunla, lisans ücreti mekanizması kuruldu, ekonomik bütünlük içindeki şirketlere ek yükümlülükler tanımlandı ancak şiddetli bir şekilde karşı çıkmamıza rağmen, "Trendyol kanunu" olarak bildiğimiz, "Çinli Trendyol kanunu" olarak bildiğimiz kanun 2024 yılında -7529 sayılı Kanun'du- çıkarıldı ve bunun çerçevesinde bir yönetmelik çıkarılarak bu çerçeve yani rekabeti sağlayacak bu çerçeve ciddi bir şekilde esnetildi. Bakın, ne komik işler yapıldı: Yurt dışı satışlar lisans ücretinden istisna edildi. Üstelik bu nasıl yapıldı? "2024 yılı için 4 kat, harcadığınız parayı 4 kere düşeceğim." dedi, böyle bir şey dünyanın hiçbir yerinde görülmüş değil. 2025 için 3 kat gibi çarpanlarla net işlem hacminden düşülmesinin yolu açıldı. Sponsorluk harcamalarının reklam bütçesi dışında sayılan kısmı yüzde 25'ten yüzde 50'ye çıkarıldı ama sponsorluk tanımı yapılmadı. Bu ne demektir? Kâğıt üzerinde bütçe sınırı var ama sponsorluk adı altında fiilen reklam yapılabiliyor. Net işlem hacmi de çeşitli çarpanlarla aşağı çekilerek lisans ücreti azaltılabiliyor yani kanuna karşı hilenin yolları açılmış oldu. Üstelik Rekabet Kurulu Trendyol'un pazarda hâkim durumda olduğunu ve bazı ihlallerini açık kararlarla tespit etmişken bu esnemeler büyük oyuncular lehine asimetrik bir avantaj sağladı.
Buradan Sayın Bakana Genel Kurul huzurunda açıkça soruyorum: 7416 sayılı Kanun'un öngördüğü sistemin rekabet üzerindeki etkisini gerçek verilerle değerlendirdiniz mi? Hangi etki analizine dayanarak iki yıl içinde bu kadar geniş istisnalar getirdiniz? Hiç kimsenin sahiplenmediği bu Trendyol kanununu çıkarmadaki motivasyonunuz nedir? Çok net bir soru soruyorum: Niye çıkardınız bu kanunu? Bu kanunun tek bir sahibi olmadı fakat bu kanun için eller kalktı. 2024 ve 2025 yıllarında söz konusu değişiklikler sonucu e-ticaret lisans ücretlerinden ne kadarı tahsil edildi, ne kadarından vazgeçildi? Devletin lisans gelirindeki kaybı nedir? Bizim hesaplamamıza göre bu, 2024 yılı için 46 milyar TL'dir. Lisans ücreti ödeyen büyük platformlar hangileridir; hangi yıl, ne kadar lisans ücreti ödemişlerdir? Bunu kamuoyuyla paylaşmak için bir engel var mıdır? Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi verileriyle oluşan pazar payı bilgileri neden kamuoyuna açıklanmamaktadır, burada saklanan bir durum mu vardır? Sponsorluk harcamasını yüzde 50'ye çıkaran düzenlemenin hazırlanmasında hangi sektör analizleri, hangi rekabet kurumlarıyla yapılan karşılaştırmalar dikkate alınmıştır? Biz İYİ Parti olarak diyoruz ki sponsorluk istisnası ya tamamen kaldırılmalı ya da en fazla yüzde 10-15'e çekilmeli, sponsorluk reklam ayrımı kanunda açıkça tanımlanmalıdır. Yurt dışı satış istisnasında getirilen "4x" "3x" çarpanları kaldırılmalı, illa ihtiyaç olduğunu düşünüyorsanız tek katla sınırlandırılmalıdır. Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının yurt dışı beyanları bağımsız denetime tabi olmalıdır, bu çok kritik bir şey. Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi, Gelir İdaresi Başkanlığı, Ticaret Bakanlığı verileri eşleştirmeli; tam şeffaflık sağlanmalıdır. Orta, büyük ve çok büyük platformlar en geç iki yılda bir Ticaret Bakanlığı tarafından düzenli olarak denetlenmelidir. AB'de yürürlüğe giren Dijital Piyasalar Yasası benzeri bir çerçeveyle kendi kendini kayırma, veri kapatma ve adaletsiz sıralama uygulamalarına açık kurallar getirilmelidir. Bütçede bütün bu güçlü denetim ve şeffaflık ihtiyacını karşılayacak kurumsal kapasite artışını da göremiyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi biraz da ticaret ve sanayinin geneline ilişkin olarak daha önce değişik vesilelerle önerdiğimiz hususları, önerilerimi bir miktar burada tekrar paylaşmak istiyorum. Kira iş yerleri açısından büyük bir sorun, iş yerlerinde kira stopaj oranları en azından belli bir süreliğine yüzde 20'den yüzde 10'a çekilmelidir. Politika faiz oranlarındaki düşüşün kredi faiz oranlarına yansıması sağlanmalıdır. Kredi kartlarında POS cihazı kesintileri aşağı çekilmelidir. KDV iadelerinin düzenli ve zamanında yapılması sağlanmalıdır. Döviz dönüşüm desteği tekstil, hazır giyim, mobilya, deri, ayakkabı gibi emek yoğun sektörler başta olmak üzere yüzde 3'ten yüzde 8'e çıkarılmalıdır. Yine, bu sektörlerde 2.500 TL olan iş gücü desteği birinci bölgede en az 4 bin TL'ye çıkarılmalı, diğer bölgelerde daha yüksek olmalı ve bu uygulama yaygınlaştırılmalıdır. Liman ücretleri çok yüksektir, disipline edilmelidir; bu konuyu detaylı bir şekilde anlatmıştım. Konkordato özel sektör borçlarını kapsamamalıdır. Esnaf BAĞ-KUR primi gün sayısı söz verildiği şekilde 7200 güne düşürülmelidir.
Sayın Bakan, siz Ticaret Bakanısınız, siz Maliye Bakanı değilsiniz; siz, sorumluluğunuz altındaki işlerle ilgili olarak talepkâr olmak zorundasınız. Biz sizde maalesef bu konulara ilişkin hiçbir gayret göremiyoruz, hiçbir beyanat da duymadık.
Sonuç olarak, Ticaret Bakanlığının bütçesi üreticinin alın teriyle, esnafın kepengiyle, sanayicinin yatırım iştahıyla, tüketicinin sofrasındaki ekmekle doğrudan ilgilidir. Bugün elimizdeki 2026 bütçesi maalesef hal kanunundaki aksaklıkları, zincir marketlerin kontrolsüz yayılmasını, lisanslı depoculuk sisteminin eksiklerini, e-ticaret piyasasındaki tekelleşme risklerini çözmeye dönük somut, ölçülebilir hedefler içermemektedir. Biz, Türkiye'nin üreten gücünü ve tüketicinin sofrasını koruyan adil bir ticaret düzeni istiyoruz. İYİ Parti olarak, sahadan duyduklarımızı, Mecliste sorduğumuz ama tatmin edici cevap alamadığımız soruları, alternatif politika önerilerimizi açıkça ortaya koyuyoruz. Dileğimiz, Hükûmetin eleştirilerimizi bir siyasi polemik olarak değil sahadan gelen uyarılar olarak görmesidir.
Ben bu vesileyle tekrar tekrar anmak istiyorum ki bu bütçe, ortaya koyduğumuz sorunları çözecek bir bütçe değil, ortaya koyduğumuz önerileri de dikkate alan bir bütçe değil. O yüzden, Ticaret Bakanlığı bütçesine İYİ Parti Grubu olarak "hayır" oyu kullanacağımızı bildiriyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
BaşkanİYİ Parti Grubu adına son konuşmacı İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz.
Buyurun. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Ersin Beyaz · İstanbul · İyi Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK PARTİ iktidarının hedefleri ile gerçekler arasındaki uçurum milletimize şeffaf bir şekilde anlatılmıyor. İhracat konusunda sürekli olumlu bir tablo çizen iktidar, kendi raporlarında, önümüzdeki yıllarda ihracatın çok da değişmeyeceğini söylüyor. İhracat Miktar Endeksi için geçen yıl bu salonlarda bize sunulan hedefler gerçekleşmedi. 2025 yılı için Ticaret Bakanlığının hedefi yüzde 4,6'ydı, bugünkü raporlarda yıl sonu hedefi yüzde 2,73 olarak veriliyor. Ticaret Bakanlığının ihracat hedefini tutturamadığını hatta yüzde 40 gerisinde kaldığını görüyoruz; bunun üstüne, önümüzdeki üç yılda 2025 hedefinizi bile yakalayamıyorsunuz. 2026 yılı için yüzde 2,95; 2027 yılı için yüzde 3,73; 2028 yılı içinse yüzde 4,09 olarak hedef gösteriyorsunuz. Sayın Bakana bu olumsuz hedeflerin sebebini sormamız gerekiyor. 2024 Kasım ayında sunduğunuz 2025 hedeflerinize ulaşamamanızın ve önümüzdeki üç yılda aynı hedefi tutturamamanızın sebebi nedir? Yine, raporlarda Türk lirasıyla yapılan ihracatın toplam ihracat içindeki payı geçen yıl yüzde 3,69 olarak gerçekleşti, bu yıl tahmininiz yüzde 4,56'ya çıkması yönündeydi ancak yüzde 4,1'de kaldı. Türk lirasıyla yapılan ihracatın yüzde 23,5 artacağını hedeflediniz, sadece yüzde 11'lik bir artış kaydedebildiniz; bunu kendi raporlarınız söylüyor. İktidarın sebep olduğu Türk lirasının değer kaybını kendi verinizle itiraf etmiş oluyorsunuz. Kendi paramızla ticaret yapamadığımız gibi, paramızın uluslararası arenada değerinin ve itibarının düşürüldüğünü de görüyoruz. AK PARTİ iktidarı Adalet, İnsan Hakları ve Demokrasi Endekslerinde ülkemizi sıralamada geriye düşürdüğü gibi paramızın itibarını da düşürmüştür. Türk paramız bayrağımız gibi bir millî değerimizdir, yerli ve millî olduğunu iddia edenlerin bu propagandada sınıfta da kaldığı ortadadır.
Değerli milletvekilleri, Ticaret Bakanlığı iç ticarette de sınıfta kalmıştır. İktidar yedi yıldır enflasyonu tek haneli rakamlara indireceğini söylese de millet olarak yüzde 30'un altında bir enflasyon göremedik. TÜİK'in talimatla açıkladığı veriler bile daha yıl bitmeden yüzde 32,87 oranını görmüş durumda. Yaşanılan enflasyon bağımsız araştırma şirketleri tarafından yüzde 60 civarında gösterilse de TÜİK halktan ve ülkeden kopuk sonuçlarını her ay açıklamaya devam ediyor. Gerçek enflasyon karşısında ayarlanmış sayıları memurun, işçinin, emeklinin, asgari ücretlinin maaş ve ücretlerini de doğrudan etkiliyor. Eğer bu alana haksızca, hileli rakamlarla el atarsanız milletimizin maaş ve ücretlerini bilinçli bir şekilde düşürmüş, bunun yanında milletimizi enflasyon karşısında ezdirmiş olursunuz; bu da kul hakkıdır, bu vebal iktidarın boynunadır. Bugün, insanımız çarşıda, pazarda alışveriş yapamaz hâle gelmiştir. Buna rağmen, koskoca Bakanlık sosyal medyadan patates fiyatlarındaki spekülasyona tepki göstermektedir. Bununla ilgili de arz talep dengesini, nakliye maliyetlerini, depolama giderlerini, komisyon paylarını sıkı denetime tabi tuttuklarını söylemektedir. Bunca trajikomik olaya rağmen, patates fiyatını bile doğru tespit edemeyen Ticaret Bakanlığı 3 büyük zincir market örneği vererek halkımızın karşısında gülünç duruma düşmüş, vatandaşlarımızdan tepki toplamıştır.
Sayın Bakana soruyorum: Arz talep dengesinde vatandaşımızın alım gücünü nereye koyuyorsunuz? Nakliye maliyetlerinde artan girdi maliyetleri, litresi 60 lira olan mazot fiyatları hakkında ne düşünüyorsunuz? Depolama giderlerinde artan kira ve enerji giderlerini nasıl hesaplıyorsunuz? Komisyoncuların payları konusunu nasıl takip ediyorsunuz? Bizzat resmî açıklamalarınızda yer alan bu dört kalem etkenleri zincir marketlere göre hesaplıyorsanız milletimizin vay hâline! Unutmayın, sizin iktidarınızın zorlaştırdığı, ekonomik krizle darboğaza soktuğu bir ülkede Ticaret Bakanlığı yapıyorsunuz. Türk milleti iktidarın yarattığı bu darboğazın, ekonomik krizin ve bu tükeniş bütçesinin maliyetini yüklenmek zorunda değildir; bu sorunları düzeltmek de bu tükenişin sorumluluğunu almak da size düşer. Milletimizin sizden bir umudu kalmadı ancak yapacağınız her olumlu düzenleme piyasayı rahatlatmak için bir fırsattır, elinizi taşın altına koyun.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'de ticaretle ilgilenen şirketlerin, firmaların, kişilerin en kritik şikâyetlerinden biri hukuksal güvenlik eksikliğidir; bu sorun özellikle yatırımcımızı, orta ölçekli işletmelerimizi ve dış ticaret yapan firmalarımızı derinden etkiliyor. Ticari davalarımız yıllarca sürüyor ve bu dava sürecinde yapılması gereken işler aksıyor. Alacak davaları, icra takipleri ve ticari uyuşmazlıklar zamanında sonuçlanmadığı için işletmelerin nakit akışı bozuluyor hatta bu dava süreçlerinde hiç planda yokken işletmeler iflasa sürükleniyor. Ekonomik olarak yıpranmış, iflasın eşiğine gelmiş, ekonomik krizden ve adalet sisteminden zamanında ve verimli sonuç alamamış olan işletmeler ülkemizin millî servetinin çökmesinde de etkili oluyor. Ticaret davalarında aynı konuda farklı mahkemelerden farklı kararlar çıkabiliyor. Yargı bağımsızlığına dair toplumda oluşan kuşku hukuk güvencesini zedeliyor; bu durum yatırımcı açısından risk oluşturuyor, ticaret yapacak insanların da finansal motivasyonunu olumsuz etkiliyor. Ticaret sözleşmelerinin ihlali veya bozulması hâlinde işletmeler hızlı şekilde haklarına kavuşamıyor. İcra süreçlerinin hem yavaş ilerlediğini hem de pahalı olduğunu hepimiz biliyoruz. Alacağını zamanında tahsil edemeyen işletmeler zincirleme iflas riskiyle karşılaşıyor. Müteselsilen ticareti bozulanlar halledilebilir küçük bir problemden çıkıp büyük ekonomik krizin itici gücü hâline dönüşebiliyor. Bu süreçlerin hem idari hem de hukuki düzenlemeleri ivedilikle yapılmalıdır.
Değerli milletvekilleri, yabancı firmalar Türkiye'de ara buluculuk ve yargı süreçlerinin öngörülemez olduğunu düşünüyor, bu durum ihracat ortaklıkları ve yabancı yatırımcılar üzerinde olumsuz bir etki yaratıyor. AK PARTİ iktidarının güvensiz, adaletsiz, liyakatsiz ve beceriksiz ekonomi politikaları bu istikrarsızlığı içinden çıkılamaz, derin bir krize dönüştürdü. Sonuç olarak, hukuki belirsizlik ticaretin doğal akışını bozan temel problemdir. Güçlü hukuk, hızlı karar, istikrarlı ve faydalı bir bürokrasi yoksa güçlü bir ticaretten bahsedemeyiz. Türkiye'de ticaret yapan işletmeler için ikinci büyük yük aşırı bürokrasi ve sürekli değişen mevzuattır. Ticareti ve iş ortamını ağırlaştıran, sürekli değişen kanun ve yönetmelikler, vergi mevzuatı, ithalat ihracat sistemleri, iş güvenliği, KDV tebliğleri gibi konular ticareti kolaylaştırmak yerine karmaşık bir hâle sürüklemektedir. Neredeyse her ay yeni bir düzenleme geliyor, işletmeler uyum sağlamakta zorlanıyor, mali müşavirler bile "Artık yetişemiyoruz." diyorlar. Bir yapay zekâ sistemi çıkardınız, adına da KURGAN dediniz. Bu sistem de isminden anlaşılacağı üzere dürüst vergi mükelleflerini ölmeden KURGAN'a koyuyorsunuz. "Tavşana kaç, tazıya tut." mantığıyla çalışan bu sistem, naylon faturacıyı tespit edip mevzuatta olmasına rağmen meslek odalarıyla paylaşmamakta, sır gibi saklamakta, düzgün mükellefi de riske atmaktadır. Vergisini ödeyene yüklenmek üzere çalışan bu sistem, vergi oranındaki adaletsiz dağılımı bir kez daha ortaya koymuştur. Gelirine göre herkesten adil bir şekilde alınması gereken vergi KURGAN gibi aba altından sopa gösteren uygulamalar yüzünden dürüst mükelleflerin üstüne yüklenmektedir.
İnceleme olacaksa vergi sistemindeki tüm unsurlar silsile hâlinde olmalı, keyfî uygulamalarla mükellefleri deneme tahtasına çevirmemelidir. İş yeri açma ruhsatı almak, faaliyet belgesi çıkarmak ayrıca mesai alan işler olarak karşımıza çıkıyor. Tarım, gıda, yapı ve sanayi sektörlerinde iş yapanlar, onlarca farklı kurumdan onay almak için uğraşıyorlar. Bu konuda sektörler arası kurumları birleştiren bir entegrasyon uygulaması gündeme alınmalıdır. Bürokrasi gecikmelerine sebep olan tüm bu uygulamalar şirketler için maliyete dönüşüyor. AK PARTİ iktidarı teknolojiyle övünmesine rağmen, dijitalleşme olmasına rağmen kâğıt yükünü bir türlü bitiremedi. E-devlet ve e-belge sistemleri var; imza, dosya, dilekçe, noter onayı gibi konulara yani kırtasiyecilik meselesine artık çözüm üretilmelidir.
Kamu kurumları arasında koordinasyonsuzluk ticaretimize engel olan bir diğer konudur. Ticaret Bakanlığı...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Ersin Beyaz · İstanbul · devamlaSayın Başkanım, önemli şeyler söylüyorum, bir dakika ilave ederseniz. (İYİ Parti sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar; YENİ YOL sıralarından alkışlar)
Ticaret Bakanlığı bir evrak istiyor, vergi dairesi başka bir evrak; belediyenin istediği belgeyi SGK kabul etmiyor, SGK'nin...
BaşkanSayın Beyaz, bir saniye bekler misiniz.
Şimdi, dün bir milletvekiline bir dakika söz vermiştim, o biraz konuşuldu. Şimdi, en azından onu tolere etmek adına size ilave söz vereceğim. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
Cavit Arı · AntalyaÇok adilsiniz Sayın Başkanım, kutluyorum sizi. Çok adilsiniz, Cumhuriyet Halk Partisi farkını hissettirdiniz, teşekkür ederim.
BaşkanBuyurun lütfen.
Ersin Beyaz · İstanbul · devamlaAK PARTİ iktidarı teknolojiyle övünmesine rağmen, dijitalleşme olmasına rağmen kâğıt yükünü bir türlü bitiremedi. E-devlet ve e-belge sistemleri var; imza, dosya, dilekçe, noter onayı gibi konulara yani kırtasiyecilik meselesine artık çözüm üretilmelidir. Kamu kurumları arasında koordinasyonsuzluk ticaretimize engel olan bir diğer konudur. Ticaret Bakanlığı bir evrak istiyor, vergi dairesi başka bir evrak; belediyenin istediği belgeyi SGK kabul etmiyor, SGK'nin istediği belgeyi bir başka kurum anlamıyor. Tespit ettiğim ve sektörlerin eksiklerini dile getirdiğim tüm bu konuların ivedilikle çözüme ulaşması gerekmekte, Türk ticareti nefes almak zorundadır. Aksi durumda, sebep olduğunuz ekonomik krizin topal olan ayaklarından birini daha kesmiş olursunuz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
BaşkanİYİ Parti Grubu adına yapılan konuşmalar tamamlanmıştır.
Şimdi Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına yapılacak konuşmalara başlıyoruz.
İlk konuşmacı Elâzığ Milletvekili Sayın Semih Işıkver.
Buyurun. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Semih Işıkver · Elâzığ · Mhp Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bütçeleri üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle Gazi Meclisimizi ve ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizi saygıyla selamlarım.
Değerli milletvekilleri, 2026 yılı bütçesi Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçişimizin ardından hazırlanan 8'inci, Türkiye Yüzyılı vizyonunun ise 3'üncü bütçesidir. Bu bütçe sadece rakamlardan ve tablolardan ibaret değildir. Devlet aklının, millî hedeflerin ve güçlü gelecek tasavvurunun ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Program bütçe esaslarına göre hazırlanan merkezî yönetim bütçesindeki ödenekler, orta vadeli program, On İkinci Kalkınma Planı'nın makroekonomik hedef ve öncelikleriyle tam uyum içerisinde büyük bir titizlikle oluşturulmuştur. Bu çerçevede, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'ni bütünüyle olumlu buluyor ve destekliyoruz. Bütçenin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyor, bütçemizin aziz milletimize hayırlar getirmesini Cenab-ı Hak'tan diliyoruz.
Milliyetçi Hareket Partisi siyasete adım attığı günden bugüne, şartlar ne olursa olsun Türkiye'nin millî varlığına, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne sahip çıkmıştır. Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Bey'in yıllardır vurguladığı "Her şeyden önce Türkiye ve herkes eşittir Türkiye." şiarı yalnızca bir söz değil millî birlik ve kardeşliğin, huzur ve istikrarın, geleceğe güvenle yürümenin ana omurgası konumundadır.
Bugün terörsüz Türkiye hedefi, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Genel Başkanımızın kararlılıklarıyla, aziz milletimizin güçlü desteğiyle, devletimizin tüm kurumlarının fedakâr mücadelesiyle artık milyonların ortak umuduna dönüşmüş durumdadır. Meclisimizin yaz tatilinde Hakkâri'den Tekirdağ'a kadar yaptığımız ziyaretlerde gördüğümüz tablo nettir: Millet birlik istemektedir, huzur istemektedir, terör konusunun tamamen gündemden kalkmasını istemektedir. Bu güçlü desteğe bizzat şahitlik etmekten büyük kıvanç duyduğumu ifade etmek isterim.
Sayın milletvekilleri, Türkiye'nin ulaştırma zaferleri, eser ve hizmet siyasetinin gurur tablosudur. Türkiye, son yıllarda ulaştırma, altyapı ve iletişim alanlarında dünyaya örnek olan projelere imza atmıştır. İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, 1915Çanakkale Köprüsü; bu eserler sadece beton ve çelik değil bu ülkenin azminin, iradesinin ve vizyonunun cisimleşmiş hâlleridirler.
Bu dev yatırımlar sayesinde Türkiye, bölgesel rekabet gücünü artırmış, lojistikte merkez ülke konumuna gelmiş, yerli ve millî teknoloji üretiminde güçlü bir ivme yakalamıştır. Savunma sanayisinden enerjiye, yazılımdan tıbbi malzemeye kadar birçok alanda millî teknolojilerimiz marka hâline gelmişlerdir.
Stratejik bir sektör olan ulaştırma, ekonomik kalkınmanın, sosyal gelişmişliğin, ticaretin ve uluslararası rekabetin temel direği konumundadır. Hedefimiz, hızlı, güvenli, düşük maliyetli, teknolojik yeniliklere sahip, millî menfaatlerimizi koruyan, uzaydan telekomünikasyona kadar her alanda Türkiye'yi çağın ilerisindeki liglere taşıyacak bir ulaşım ağı kurmaktır. Bu çerçevede, Kalkınma Yolu Projesi, Zengezur Koridoru, Orta Koridor ve Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu ülkemizin stratejik ve jeopolitik gücünü artıran hamlelerdir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi seçim bölgem olan Elâzığ'ın üç önemli konusunu yüce Meclisin dikkatine sunmak isterken Sayın Bakanımızın şahsında genel müdürlerimize ve Bakanlık teşkilatlarımıza öncelikle teşekkürlerimi arz ederim.
Sayın Bakanım, şehrimiz ve bölgemiz için sarf ettiğiniz gayret ve birlikte katettiğimiz yol için müteşekkirim ancak ne kadar önemli mesafeler kat etsek de maalesef bir dönem çokça ihmal edilmiş olan şehrimizde daha çok yapacak işimiz vardır. Örneğin, 1934 yılında hizmete açılan mevcut demir yolu güzergâhı şehrimizi ikiye bölmekte, 3 büyük mahallemizin gelişimini ve ekonomik hayatını çok olumsuz yönde etkilemektedir. Elâzığ modern kent kimliği, şehirleşme vizyonu ve sosyoekonomik hedefleri açısından bu güzergâhın yeniden ele alınması artık ertelenemez bir hâle gelmiştir. Toplumumuzun ortak beklentisi açıktır, demir yolu güzergâhı şehrimizin önünü açacak şekilde yeniden revize edilmelidir. Ayrıca, yüksek hızlı tren Elâzığ'ın yıllardır hayalini kurduğu bir gelişmedir. Devlet Demiryolları, Elâzığ-Malatya hattı başta olmak üzere birçok ilde ve altyapı çalışmalarında önemli mesafe almıştır. Bu çalışmaların hızlandırılması şehrimizin sosyokültürel gelişimine, ticaretine, sanayisine ve turizmine büyük bir ivme kazandıracaktır. 2026 yılı bu konuda atılım yılı olmalıdır. Elâzığ-Pertek Yolu, Türkiye'nin kuzey-güney istikametindeki en kritik bağlantılarından biri konumundadır. Bugün, ulaşımın feribotla ve sınırlı sayıda yapılması bölgemizin ekonomik potansiyelini ciddi manada daraltmaktadır. Pertek Köprüsü'nün bugün yer tespiti yapılmış ve proje çalışmaları tamamlanmak üzeredir. 2026 yılında bu köprünün nihayete erdirilmesi sadece Elâzığ için değil Türkiye'nin lojistik omurgası içinde stratejik bir güç çarpanı olacaktır.
Yine, Elâzığ'ın deprem ve afet tecrübeleri, jeopolitik konumu ve doğu-kuzey-güney akslarına hâkim coğrafi yapısı dikkate alındığında 2026'da lojistik merkezi ve depolama alanı kurulması bir ihtiyaç değil zarurettir. Bu merkez, AFAD'ın ve Kızılayın bölgesel depolarını, özel sektörün kullanacağı modern depolama alanlarını, gümrükleme, montaj, sosyal donatıları, raylı sistem lojistiğini bir araya getiren dev bir kompleks olacak. Bu yatırım Elâzığ'ı bölgesel hizmet merkezi yapacak, afet lojistiğinde Türkiye'ye nefes aldıracak kritik bir altyapı sağlayacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle bu yatırımların, üretimin, istihdamın, millî kalkınmanın ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesinin yükseltilmesini hedefleyen 2026 yılı merkezî yönetim bütçesinin aziz milletimize hayırlar getirmesini diliyor, Gazi Meclisimizi ve ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizi saygılarımla selamlıyorum.
Sağ olun. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanGiresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal.
Buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)
Ertuğrul Gazi Konal · Giresun · Mhp Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi üzerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bütçesi için Milliyetçi Hareket Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisimizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Bütçe, devlet aklının hedeflerini gösteren bir irade belgesidir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bütçeleri değerlendirirken sadece rakamların büyüklüğüne değil millî kalkınmaya, milletimizin hayatına dokunan sonuçlara ve uzun vadeli devlet çıkarlarına bakıyoruz. Türkiye son yıllarda ulaştırma ve haberleşme alanında ciddi bir atılım gerçekleştirmiştir. Bu dönemde yapılan toplam 300 milyar dolarlık yatırım ülkemizin üretim kapasitesine ve jeopolitik gücüne yapılan bir istikbal yatırımıdır. Kara yolları yatırımları bugün 30 bin kilometreye, tünel uzunluklarımız 830 kilometreye kadar ilerlemiştir. Osmangazi, Yavuz Sultan Selim, 1915Çanakkale Köprüleri, Avrasya Tüneli, Zigana, Ovit, Eğribel Tünelleri gibi projeler ülkemizin mühendislik kapasitesinin ve iradesinin nişaneleridir. Demir yollarımız 2.251 kilometrelik hızlı tren ağıyla inşa edilmiş, mevcut ağımız modernize edilmiştir. Hava yolları alanında Türkiye, artık, dünya ölçeğinde bir merkez hâline gelmiştir. Havalimanı sayımız 58'e, yıllık yolcu sayımız 230 milyona ulaşmıştır. Mavi vatanımızda liman sayısı 217'ye, tersane sayımız 85'e çıkartılarak ülkemizin stratejik ufku genişletilmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ulaştırma kadar hayati olan bilgi ve iletişim teknolojisindeki hızlı gelişmeler doğrultusunda rekabetçi ve erişilebilir bir dijital altyapının güçlendirilmesi, millî kapasitesinin artırılması önem arz etmektedir. Yüksek yerlilik oranıyla üretilen uydu projelerinin, ülkemizin uzayda artan varlığını destekleyen, acil durumlarda kesintisiz iletişim sağlayacak kapasiteyi güçlendiren önemli adımlar olduğunu düşünmekteyiz.
Ayrıca PTT'nin Türkiye Varlık Fonundan çıkarılarak genel bütçeden pay alan kamu iktisadi teşebbüsü statüsüne yeniden kavuşturulması sağlanmalıdır. PTT'nin organizasyon yapısı gözden geçirilerek tek tip personel istihdam modeline geçilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Aynı işi yapan kamu çalışanları arasında ciddi ücret farkları bulunmaktadır. Eşit işe eşit ücret artık ertelenemez bir zorunluluktur. Ayrıca, personel yetersizliği nedeniyle postacıdan gişe memuruna kadar tüm çalışanlar ağır iş yükü altındadır. Bu yüzden bir an önce kadrolu personel alımının yapılması gerektiğini düşünüyoruz. 399 KHK kapsamında çalışanların geçişlerinin isteğe bağlı, adil ve hak kaybı olmaksızın yapılmasını talep ediyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhur İttifakı milletvekili olarak, Ulaştırma Bakanlığımızın vizyon projeleriyle Avrupa'nın ve dünyanın en iyileri arasına girdiğini görüyoruz, bununla da gurur duyuyoruz. Bugün bir karne vermemiz gerekiyorsa Ulaştırma Bakanlığımıza, Anadolu'yu ve hatta Türk dünyasını kapsayan büyük projeler sayesinde yıldızlı pekiyiyi hak ettiğini ifade etmek istiyorum. Emeği geçen geçmiş dönem bakanlarımız dâhil tüm bürokratlarımızı da tebrik ediyorum.
Bu yılki bütçemizin de uluslararası vizyonumuzu artıracak büyük projelerle taçlanacağını düşünüyor, hayırlı olmasını temenni ediyorum. Ancak bir Giresun Milletvekili olarak Ulaştırma Bakanlığımızın bu başarısının Türk futbolundaki orantısızlıkla eş değer olduğunu da düşünüyorum ne yazık ki. Yani nasıl Avrupa'da yalnızca Türkiye'deki 4 büyük takımın başarısı göz dolduruyor ve görünüyorsa Ulaştırma Bakanlığımızın da ülkemizin belirli bölgelerine belirli şeyleri yapmış olduğu vizyon projeler haricinde birçok Anadolu kentinin ulaştırma alanında kümede kalma mücadelesi verdiğini üzülerek belirtmek istiyorum. Az önce genel olarak 5 üzerinden yıldızlı pekiyi verdiğim Ulaştırma Bakanlığımıza kendi şehrim Giresun adına bakınca 2 geçer not alabilmesi için bölge geneline hitap eden Karadeniz Sahil Yolu, Ordu ile Giresun'a ortak havaalanımız ve İç Anadolu Bölgesi'ne bizi bağlayan Eğribel Tüneli haricinde Ulaştırma ve Karayolları adına yalnızca Giresun ve Giresunlular için şunu yapabildik ve bitirdik diyebileceğimiz büyük bir projemizi maalesef göremiyoruz. Bakanlığımızın bugüne kadar Giresun'a en büyük projesi bir önceki dönem başlatılan ve yapımı devam eden Giresun Uzuncakum Balıkçı Barınağı ve marinasıdır. Emeği ve katkısı geçenlere de buradan teşekkürü bir borç biliyorum.
Bakanlığımızın istenildiğinde en iyi şekilde ve en hızlı şekilde icralar yaptığını da biliyor, görüyoruz. On yılda bitirilemeyen Giresun Dereli Yolu'muzun sel nedeniyle ilçemize gelen dönemin Bakanı Adil Bakanımız döneminde on günde nasıl bitirildiğine şahit olduk. Geçtiğimiz hafta kaybettiğimiz değerli önceki dönem AK PARTİ Vekilimiz Cemal Öztürk'ün cenazesine bakanlarımız ve devlet erkânı gelecek diye iki günde Çanakçı yollarımıza nasıl hizmet edildiğine tanıklık ettik. Etrafımızdaki büyükşehirler başta olmak üzere, ülkemizde gördüğümüz devasa şantiyelerin şantiye atıklarıyla aslında Giresun ölçeğindeki birçok şehrimizin projelerinin çözüleceğini biliyoruz ama ne yazık ki bu malzemeleri eşit oranda dağıtamıyoruz. Sanki dört büyük takımımızın Anadolu takımlarının üzerinde baskısı var gibi, her bölgemizde bulunan bölge müdürlüklerimizin gölgesinde kalan diğer şehirlerimizin bu derdi bir türlü bitirilemiyor. İllerimizdeki il şefliklerimizi il müdürlüğü konumuna dahi getiremiyoruz.
Birkaç örnekle yıllardır sahada yaşayıp gördüklerimi de izah etmek istiyorum. Plan ve Bütçe görüşmelerinde konuşma yapan diğer muhalefet partisi Trabzon vekillerini de dikkatlice dinledim. 2010 yılından bu yana Trabzon'da manşetlerde olan ama bir türlü proje safhasının neden sonuçlanmadığını söyledikleri tren yolundan bahsettiler, ben ve Sayın Bakanımızı eleştirdiler. Ben size söyleyeyim: İkinci üniversitem olan Ordu Üniversitesi inşaat bölümünü okuduğum yıllarda, Giresun'da Ordu, Trabzon, Rize, Erzurum, Ankara ve İstanbul'dan gelen yüksek inşaat mühendislerinin katılımının olduğu, bilim adamlarının ve dönemin bakanının, bürokratının hazırlamış olduğu bir teknik çalıştay yapıldı. İç Anadolu'yu Karadeniz'e bağlayacak bu tren yolunun en verimli, en kolay, en fizibil güzergâhının Erzurum, Erzincan, Gümüşhane, Torul üzerinden, Harşit Vadisi'nden Giresun Tirebolu Limanı'na ulaşması olacağı aşikâr oldu. Aklın ve bilimin yolu buydu ancak sanki bu güzergâh olursa büyük bir hata yapılacakmış gibi bu güzergâhı bir mühendislik harikasına çevirerek Trabzon ile Rize arasındaki Of ilçemize indirme çabalarını on beş yıldan beri ben de izliyorum yani bahsedilen treni kendiliğinden yola bıraksalar çoktan Erzincan üzerinden Doğu Karadeniz'in en orta noktası olan Giresun Tirebolu'ya ulaşmıştı ama o tren yolu Karadeniz'in engin dağlarını bir şekilde aşarak Of ilçesine indirilecektir. Bu çalışma elbette kolay bir çalışma olmayacağı için bu süreci beklettiğinizi düşünüyorum.
Yine, bir diğer kıymetli vekilimiz "Trabzonlu bakan var ama Trabzon'a bakan yok." dedi. Elbette İYİ Partili, Cumhuriyet Halk Partili, AK PARTİ'li Trabzonlu vekillerimizin, Trabzonlu bakanlarımızın, Trabzon'un ve Trabzonluların menfaatlerini, Trabzonluların konforlarını düşünmesi ve dile getirmelerini takdirle karşılıyorum. Trabzon ülkemizin en kadim şehirlerinden, Trabzonlular en kadirşinas insanlardan oluşmaktadır ama biz Giresunlular, Gümüşhaneliler, Ordulular da ağaç kovuğundan çıkma değiliz. Milletvekili oluşumun bu 3'üncü yılı. Giresun'un yol problemlerini, viyadük problemlerini, ilçe problemlerimizi ve balıkçı barınaklarımızın eksiklerini defalarca dile getirdim, bugün bunlardan bahsetmeyeceğim. Bugün burada Çamoluk yolumuzdan, Bulancak, Aydındere'den, Görele'den, Çömlekçi'den, Yağlıdere-Alucra yolundan söz etmeyeceğim. Kalan sürem içinde Trabzon iktidar ve muhalefet vekillerinin de bana sahip çıkacağını düşündüğüm bir çağrıda bulunacağım: Bursa'da, İstanbul'da, Kocaeli'de başta olmak üzere, Anadolu'nun birçok yerinde toplam nüfusları milyonları aşan Trabzonlu ve Rizeli hemşehrilerimiz memleketlerine, gurbetten sılaya dönerken maalesef coğrafi şartlardan dolayı Giresun'dan geçmek zorunda kalıyorlar. Zaten uzun yoldan gelen bu hemşehrilerimiz, Giresun'da bir türlü yapılamayan Güney Çevre Yolu olmayışından ve iki yıldan beri başlamasına rağmen haritacılar haricinde çalıştığımız dalçık projesi olmadığı için yolda, kuyrukta bekliyorlar, bizi üzüyorlar. Bu vesileyle, bir an önce Sayın Bakanımızdan Trabzonlular, Rizeliler, Artvinliler, Gümüşhaneliler adına bu projelerin yapılmasını istiyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP, AK PARTİ, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Tahsin Ocaklı · RizeBence haklı, bence haklı.
Cavit Arı · AntalyaGiresun'un sorunları çözülememiş, bu iktidar yirmi üç senedir Giresun'un sorunlarını çözememiş.
Tahsin Ocaklı · RizeBu sorunlara biz de sahip çıkıyoruz, kabul ediyoruz bunların varlığını.
Cavit Arı · AntalyaYirmi üç senedir Giresun'un sorunlarını çözemeyen bir iktidar var.
Tahsin Ocaklı · RizeRize'ye geçmek için Giresun'u geçmek lazım, Trabzon'a geçmek için.
BaşkanSöz sırası Mersin Milletvekili Sayın Levent Uysal'da.
Buyurun. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Levent Uysal · Mersin · Mhp Grubu adınaEvet, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2026 yılı bütçesi hakkında söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu ve aziz milletimi saygıyla selamlıyorum efendim.
Çok şükür, Türkiye yüzyıl hedefine, doğru şekilde, ülkemizin genelinde güçlü projeler devam etmektedir. Şimdi, Bakanlığımızın 2025 yılında tamamladığı projelere bir göz atalım efendim. Bakanlığımız 2 bin şantiyede 100 bin çalışanıyla toplam yatırım tutarı 190 milyar lira olan 44 projeyi tamamlamıştır. Bölünmüş yol 30 bin kilometreye, otoyol 4 bin kilometreye yükseltilmiştir. Demir yollarının 7 bin kilometresi elektrikli, 8 bin kilometresi sinyalli hâle getirilmiştir. Hızlı tren yolu 2 bin kilometreye yükselmiştir. Denizcilik sektöründe 220 limandan 2.200 gemiyle 450 milyon ton yük taşınmıştır. Türk sivil havacılık sektöründe 2 bin hava aracıyla 2 milyondan fazla sefer yapılmıştır. 58 havalimanından 70 ülkeye 230 milyon yolcu ve 5 milyon ton yük taşınarak Avrupa'da 3'üncü, dünyada 7'nci sıradayız efendim. BTK, e-haberleşme sektöründe 410 deneyimli şirkete 770 yetki vererek sektörü geliştirmiştir. 2025 yılında 94 milyon mobil, 96 milyon geniş bant ve 8 milyon fiber internet abonesi hizmet almıştır. Sektörün diğer faaliyet gösterdiği alan ise posta ve kargo hizmetleridir. 120 bin çalışanıyla 1,5 milyar adet kargo gönderimi yapılmıştır, evet efendim, 1,5 milyar adet kargo ve 107 milyar liralık bir gelir elde edilmiştir. E-devlet kullanıcı sayısı 67 milyona, kayıtlı e-posta kullanıcı sayısı 3 milyona yükseltilmiştir. Bu, son 123 bin zararlı bağlantıyı engellemiştir. 15 bin kurum ve kuruluşa siber atak olacağıyla ilgili bilgi vermiştir ve engellemiştir.
Peki, asıl 2025 yılında Mersin'de neler yapmışız, biraz onları inceleyelim efendim. Ulaşım ve iletişim altyapısı yatırımları... 32 milyar lira harcayarak bölünmüş yol 580 kilometreye ve... 5 tünel tamamlanmıştır. Çukurova Uluslararası Havalimanı'ndan 4 milyon iç hat, 1 milyon dış hat olmak üzere 34 bin seferle 5 milyon yolcu taşınmıştır. Fiber altyapısı 12 bin kilometreye, geniş bant abone sayısı ise 2 milyon aboneye ulaşmıştır. BTK tarafından Mersin'de 130 seminer düzenlenmiştir efendim ve 20 bin kişiye teknoloji ve siber güvenlik eğitimi verilmiştir. Daha iyi bir Mersin için Sayın Bakanımızdan Silifke, Mut, Erdemli, Ayrancı, Gülnar, Aydıncık, Anamur, Gazipaşa yollarının tamamlanmasını; Tarsus Çevre Yolu ile OSB bağlantı yollarının genişletilmesini, Kızkalesi-Taşucu bağlantı yoluna ödenek ayrılmasını, 13 ilçemizin mobil iletişim altyapısını güçlendirmesini özellikle talep ediyoruz.
2026 yılı bütçesi milletimize hayırlı olsun.
Saygılarımla efendim, teşekkür ederim. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanSivas Milletvekili Ahmet Özyürek.
Buyurun lütfen. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Ahmet Özyürek · Sivas · Mhp Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi görüşmelerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, küresel ölçekte yaşanan belirsizlikler dünya ticaretinde istikrarsızlığı derinleştirmiş ve birçok ülkeyi derinden sarsmıştır. Ancak böylesi zorlu bir küresel ortamda Türkiye üretim ve istihdam kapasitesini artırarak ticari büyümesini kararlılıkla sürdürmüştür. 2025 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,3 olarak gerçekleşen büyüme performansımız, yılın ikinci çeyreğinde ivme kazanarak yüzde 4,8'e ulaşmıştır. Böylelikle Türkiye ekonomisi kesintisiz büyüme eğilimini sürdürmüştür. Küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalara rağmen üretimden, yatırımdan ve istihdamdan taviz verilmemiştir. Dış ticaret göstergelerimiz de bu tabloyu desteklemektedir. Nitekim, 2024 yılında ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 2,4 oranında artarak 261,8 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Bu başarı ihracatımızın gayreti, devletimizin üretimi destekleyen kararlı politikaları ve milletimizin ferasetinin bir tezahürüdür. Türkiye bugün gayrisafi yurt içi hasılasının üçte 2'sini oluşturan hizmetler sektöründe bölgesinin ve dünyanın güçlü bir aktörü hâline gelmiştir. 2024 yılında hizmet ihracatımız 117,2 milyar dolara ulaşarak 61,4 milyar dolar hizmet ticareti fazlası vermeyi başarmıştır. Bu performans Türkiye'nin küresel hizmet ticaretindeki rekabet gücünü ve dinamizmini açıkça ortaya koymaktadır. Ticaret Bakanlığımız ihracatımızı yalnızca rakamsal olarak artırmakla yetinmemekte, aynı zamanda, yerli ve millî vizyonuyla Türk malını dünyanın her köşesinde bir kalite ve güven sembolü hâline getirmek için çalışmaktadır. Bu çerçevede, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir ihracatı güçlendirmek, yüksek katma değerli teknoloji yoğun ürünlerin küresel pazarlardaki payını artırmak ve ihracatın her adımını desteklemeyi amaçlamaktadır. İhracatçı firmalarımızla uluslararası rekabetçiliğin geliştirilmesi programlarından e-ihracat hamlelerine, Küresel Tedarik Zinciri Yetkinlik Projesi desteklerinden sektörel ve genel nitelikli ticaret heyetlerine kadar birçok alanda destek sağlanmaktadır. Nitekim, Bakanlığımız 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatını teşvik etmek amacıyla toplam 33 milyar lira büyüklüğünde bir destek bütçesi tesis etmiştir. Bu güçlü kaynak, ihracatımızın uluslararası rekabet gücünü artırmak, üretim ve ticaretimizi küresel ölçekte daha görünür hâle getirmek adına önemli bir imkândır. Bununla birlikte, ihracatımızın coğrafi çeşitlilik açısından da genişletilmesi hedeflenmiştir. Bu çerçevede, Uzak Ülkeler Stratejisi ile İslam İşbirliği Teşkilatı Üyeleriyle İhracatı Geliştirme Stratejisi eş güdüm içinde yürütülmektedir; böylece Türk ürünlerinin yeni pazarlarda kalıcı yer alması, ihracat ağımızın da dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanmaktadır. Ticaret Bakanlığımız ihracatçılarımızın dünya pazarında daha sağlam adımlarla ilerleyebilmesi ve ihtiyaç duydukları finansman desteğine daha kolay erişebilmesi için TÜRK EXIMBANK, Türk Ticaret Bankası ve İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi dâhil olmak üzere tüm ilgili kurumlarla etkin bir iş birliği yürütmektedir. KOBİ'lerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak için kredi limitlerinde kapsamlı genişlemelere gidilmiş, ihracatçı skoru uygulamasının hayata geçirilmesi ve yabancı para reeskont kredisi imkânının devreye alınmasıyla birlikte ihracatçılarımız lehine önemli derecede iyileştirmeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler sayesinde finansman süreçleri hem daha erişilebilir hâle getirilmiş hem de işletmelerimizin ihtiyaçlarına uygun şekilde esnek bir yapıya kavuşturulmuştur. Ayrıca, 1 Ocak 2025 itibarıyla KOBİ ölçeğindeki firmalarımızın istihdamlarını korumalarına destek olmak amacıyla çalışan başına teşvik ödemesi başlatılmıştır. 1 Ocak 2026'dan itibaren ise hem çalışma başına sağlanan destek tutarı artırılacak hem de uygulama kapsamı genişletilerek daha fazla işletmenin bu imkândan yararlanması sağlanacaktır.
Değerli milletvekilleri, tüm bu çalışmalar, verilen destekler ve hayata geçirilen stratejik politikalarla ülkemizin ticari, ekonomik alanda taşıdığı yüksek potansiyelin gerçeğe dönüşmesi için Bakanlığımız ve ilgili kurumlarımız kararlı, sistemli ve özverili çalışmalar yürütmektedir. Kendilerine bu emek ve çabalarından dolayı teşekkür etmekteyiz.
Tüm bunlara ek olarak, tüketicinin ve üreticinin haklarını korumak amacıyla haksız rekabetin önlenmesi için Rekabet Kurumu tarafından etkin bir mücadele yürütülmektedir. Rekabet Kurumu, kurulduğu günden bu yana kartelleşme ve tekelleşmeyi engellemek, tüketicinin faydasını artırmak, piyasalarda adil rekabeti sağlamak, uluslararası rekabet gücünü yükseltmek ve yatırım ortamının istikrarını temin etmek gibi önemli bir misyona sahiptir. Bu misyon doğrultusunda serbest piyasa ekonomisinin sağlıklı bir şekilde işlemesi amacıyla fiyat düzeylerinin rekabete uygun şekilde belirlenmesini destekleme, alım gücünü koruma, ürün ve hizmet kalitesini artırmayı teşvik etme çalışmaları gerçekleştirmektedir; çeşitli sektörlerde yürüttüğü soruşturmalar, uyguladığı para cezaları, uzlaşma ve taahhüt mekanizmaları ve risk tespit çalışmaları gibi kapsamlı faaliyetlerle dikkat çekmektedir. Rekabet Kurumu, dijital sektörden gıdaya, finanstan otomotive, medyadan perakendeye, çeşitli sektörlere kadar geniş bir alanda rekabet ihlallerine odaklanmıştır. Bu kapsamda -yakın dönemde- tarım, hayvancılık günlük tüketim ürünleri ve medya sektörü alanlarında kapsamlı incelemeler ve değerlendirmeler yapılmıştır. Geçtiğimiz son iki yıllık dönemde toplamda yaklaşık 7,7 milyar TL'ye ulaşan idari para cezası 2025 yılında 12,4 milyar TL'ye ulaşmıştır. Kurumun uyguladığı cezaların yanında teşebbüslerden alınan taahhütler ve teşebbüslere getirilen yükümlülükler de hayati önem taşımaktadır. Alınan taahhütler ve soruşturma sürecinin sonunda teşebbüslere getirilen yükümlülükler piyasalara kalıcı bir düzen getirmektedir. Dijital ekonominin hızla geliştiği bu dönemde yapay zekâ, algoritmik fiyatlama ve büyük veri kullanımının rekabete etkileri kurumun stratejik önceliği hâline gelmiştir. Bu kapsamda hem piyasadaki olası riskler tespit edilmekte hem de ülkemizin rekabet hukukunda geleceğin standartlarını sağlama konularına katkı sağlanmaktadır. Rekabet Kurumunun başarılı faaliyetleri ülkemizin ekonomik yapısını güçlendirirken Türkiye'nin uluslararası ekonomik itibarı açısından da önemli bir rol oynamaktadır.
Sözlerimi bitirmeden buradan Sayın Ulaştırma Bakanıma ben de bir şeyler söylemek istiyorum: Sayın Bakanım, özellikle altyapıya, genel anlamda ülkemize, bütün illerimize verdiğiniz hizmetlerden dolayı sizlere teşekkür ediyorum. Sivas'ımız, biliyorsunuz, çok önemli bir şehir. Osmanlı, Selçuklu ve cumhuriyetin temellerinin atıldığı yiğitler diyarı Sivas'ımız... Bizim 1.280'e yakın köyümüz var. Köylerimizde genelde GSM'le ilgili, biliyorsunuz, bir problem var. Altyapı, internet altyapısında yetersizlikler var. Mevcut dijital erişim imkânlarının tüm yerleşim yerlerine ulaştırılması büyük bir önem arz etmektedir. Bundan dolayı da büyük bir çalışmanız, gayretiniz var, teşekkür ediyorum ama eksik olan yerlerimizde de sizden destek istiyoruz.
Aynı zamanda, Sivas'ımıza katmış olduğunuz bir Yağdonduran Tüneli var, yıllardır açılamıyordu. Bundan dolayı, kardan kıştan dolayı doğudan gelen bütün büyük araçlar kalıyordu. Açmış olduğunuzdan dolayı da Sayın Bakanımıza ve emeği geçen bütün arkadaşlarımıza buradan teşekkür ediyorum Sayın Bakanım; aynı zamanda, hızlı trenden dolayı da size teşekkür ediyoruz. Sivas turizminde büyük bir gelişme var, kolaylık var, ulaşım var. Allah razı olsun, sağ olun, var olun inşallah.
Bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
BaşkanNiğde Milletvekili Cumali İnce.
Buyurun lütfen. (MHP sıralarından alkışlar)
Cumali İnce · Niğde · Mhp Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2026 yılı bütçesi kapsamında Helal Akreditasyon Kurumu ile Rekabet Kurumu üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Helal Akreditasyon Kurumu konusunda, özellikle Kurumun faaliyetlerinin toplumsal güven, kalite altyapısı ve ihracat kapasitemiz açısından önemini vurgulamak istiyorum. "Helal" ibaresi artık yalnızca bir etiket değil güven, standart ve yaşam biçimini temsil eden küresel bir kavramdır; bu nedenle, vatandaşın tükettiği ürünün helal niteliğinden emin olması devletimizin düzenleyici sorumluluğudur.
2019 yılından itibaren ülkemizde helal akreditasyon alanında tek yetkili Kurum olan HAK hem iç piyasada güvenliği tesis etmiş hem de ihracatımızın uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştırmıştır. 4 Haziran 2023 tarihinde "helal" belgesi düzenleyen tüm kuruluşların HAK tarafından akredite edilmesi zorunlu hâle gelmiştir; böylece, yetkin olmayan kuruluşların belge vermesi engellenmiş, uluslararası standartlar doğrultusunda tarafsız ve denetlenebilir bir yapı oluşturulmuştur. Bugüne kadar 221 başvuru alınmış, uluslararası kriterleri karşılamayan 72 başvuru ise reddedilmiştir. HAK'ın akredite ettiği kuruluşlar aracılığıyla 2.500'ü aşkın üretim tesisi güvence altına alınmıştır. HAK, yürüttüğü akreditasyon faaliyetleriyle ülkemizin küresel görünürlüğünü artırmaktadır. Ayrıca, İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde kurulan IFHAB'ın kurulmasına öncülük ederek helal belgelerin uluslararası tanınırlığı için önemli bir adım atmıştır. HAK, eğitimleri, denetimleri ve uluslararası katkılarıyla millî kalite altyapımızın temel aktörlerinden biri olmuştur. Kurumun en temel amacı ise vatandaşımızın güvenle tüketmesi ve ihracatçımızın engellerle karşılaşmamasıdır.
2026 yılı bütçesi yalnızca mali bir planlama değil adil rekabetin güçlendirilmesi, ekonomik istikrarın korunması ve vatandaşlarımızın refahının artırılması açısından da hayati öneme sahiptir. Rekabet Kurumu ise piyasa düzeninin korunması, tüketicinin korunması ve ekonomik istikrarın güçlendirilmesi açısından stratejik bir kurumdur. Adil rekabetin bulunduğu piyasalarda fiyatlar dengeli olur, kalite yükselir ve kaynaklar etkin kullanılır. Geçen yıl birçok sektörde yürütülen incelemeler ve uygulanan yaptırımlar, özellikle gıda piyasalarında yapay fiyat artışlarını önleyerek tüketiciyi korumuştur. Teknolojinin hızla değiştiği günümüzde dijital alanlarda rekabeti bozucu uygulamalara karşı alınan tedbirler de dikkat çekicidir. Bundan dolayı gerek Helal Akreditasyon Kurumunun gerekse Rekabet Kurumunun çalışmalarını destekliyor, 2026 yılı bütçesinin bu kurumların hedeflerine güçlü katkılar sunacağına inanıyorum.
Değerli milletvekilleri, Niğde Milletvekili olarak seçim bölgemin sorunlarını da Gazi Meclisimizin dikkatine sunmak istiyorum. Öncelikle, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın 2026 yılı merkezî yönetim bütçesini görüşürken ve Sayın Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız ile kıymetli ekibi de buradayken Niğde ilimizin kara yolu altyapısındaki yatırım ihtiyacını öne çıkarmak isterim. Birincisi, Bor-Zengen yolu. Bor-Zengen yolunun durumu hakkında bilgi vermek gerekirse; 330-18 no.lu devlet yolu 37,7 kilometre uzunluğunda olup bölünmüş yol ve sathi kaplama olarak hizmet vermektedir. Kemerhisar ayrımı ile Ulukışla ayrımı arasındaki 14,6 kilometrelik kesim ise bitümlü sıcak karışım kaplamayla tamamlanmıştır. Bu yolun projesi onaylanmış olmasına rağmen yatırım programında yer almamaktadır. Yatırım programına alındığı takdirde bütçe ve ödenek imkânlarına göre ihaleye çıkarılabilecektir.
İkincisi ise Çamardı-Pozantı yolu. Bu yol hakkında kısa bir bilgi vermek gerekirse; 51-02 no.lu il yolu 71,8 kilometre uzunluğunda olup tek yol ve sathi kaplama olarak hizmet vermektedir. Bu yol, 2013 yılında tek yol sathi kaplama olarak tamamlanmış olup şu anda da yatırım programında yer almaktadır. Güzergâhın devamındaki 01-77 no.lu yolun ise yapım çalışmaları ihaleyle devam etmektedir. Bu çalışmanın da bir an önce neticelendirilmesi önemlidir.
Üçüncüsü ise Çiftlik-Güzelyurt yolu. Çiftlik-Güzelyurt yolu hakkında bilgi vermek gerekirse; söz konusu yol 51-77 no.lu il yolu olup 11,1 kilometre uzunluğundadır, tek yol ve sathi kaplama olarak hizmet vermektedir. Bu yol, yatırım programında yer almamakta ancak projesi onaylanmıştır. Yatırım programına alındığında bütçe ve ödenek imkânlarına göre ihaleye çıkarılabilecektir.
Dördüncüsü ise Yeşilgölcük-Çiftlik-Altunhisar yolu. Yeşilgölcük-Çiftlik-Altunhisar yolu ise 51-78 no.lu il yolu olup toplam 55,6 kilometre uzunluğundadır. Yolun 6,7 kilometresi bitümlü sıcak asfalt karışımı kaplama; 48,9 kilometresi ise sathi kaplama olarak hizmet vermektedir. Bu yol da yatırım programında yer almamakta ancak Yeşilgölcük-Çiftlik arasındaki 30 kilometrelik kesimin projesi onaylanmış durumdadır. Talebimiz üzerine yatırım programına alınması durumunda bütçe ve ödenek imkânlarına göre ihale edilebilecektir.
Ulaşımda yatırım talebimizin ardından ise milletvekilliğim öncesinde kendimin de bir üretici olarak emek verdiği tarım alanına değinmek isterim. Niğde; verimli toprakları, uygun iklimi ve güçlü üretim kültürüyle Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden biridir. İlimiz patates üretiminde 1'inci, kuru fasulye ve çavdar üretiminde ise 2'nci sıradadır; elma, kiraz ve pek çok üründe de stratejik konumdadır. Bu nedenle, üreticimizin temel beklentileri fiyat istikrarının sağlanması, modern sulama yatırımlarının yaygınlaştırılması, iklim risklerine karşı erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve tarım sigortalarının geliştirilmesidir.
Ayrıca, ilimizde yüksek miktarda kışlık patates stoku bulunmakta olup bu durum çiftçimizi zorlamaktadır. Bu nedenle, patates ihracatı iadesi desteğinin 30 Mart 2026'ya kadar uzatılması, üretimin sürdürülebilirliği ve fiyat istikrarı açısından artık zorunluluk hâline gelmiştir.
Esnafımızın sorunlarına ve taleplerine baktığımızda ise Niğde esnafının en temel beklentisi altı ay ödemesiz, altmış ay vadeli, düşük faizli Kredi Garanti Fonu kredilerine erişimdir. Nakliyeci esnafımız maliyet baskısı altındadır ve ÖTV, KDV'siz yakıt talebi bölgesel rekabet gücü açısından son derece önemlidir. Bunun yanında, yüksek vergi, BAĞ-KUR ve SGK primlerinin düşürülmesi ve yüzde 20 kira stopajının kaldırılması veya mülk sahibine yöneltilmesi esnafımızın en somut talepleridir. Bu adımlar atıldığında Niğde esnaf ve nakliyeci kesimi güçlenecek, istihdam artacak ve bölgesel kalkınma hızlanacaktır.
Sağlıkta ise Bor'daki 250 yataklı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi ile Altunhisar Toplum Sağlığı Merkezi projeleri teknik ve arsa problemleri nedeniyle gecikmiştir. Yeni arsa tahsisleri ve projelendirme süreçleri tamamlanmış olup ihalelerin 2026'da yapılması öngörülmektedir. Bu yatırımların hızlandırılması ve 2026 bütçesine dâhil edilmesi vatandaşlarımızın nitelikli sağlık hizmetine erişimi açısından büyük önem arz etmektedir.
Bütün bu konularda Hükûmetimizin desteğinin süreceğine inancımız tamdır. Bu vesileyle, 2026 yılı bütçesinin ülkemize hayırlı olmasını diliyor, Gazi Meclisimizi ve aziz milletimizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanAksaray Milletvekili Ramazan Kaşlı.
Buyurun. (MHP sıralarından alkışlar)
Ramazan Kaşlı · Aksaray · Mhp Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ticaret Bakanlığının 2026 yılı bütçesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi adına söz almış bulunuyorum. Öncelikle Genel Kurulumuzu ve değerli milletvekillerimizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün burada, ülkemizin ekonomisini daha da güçlendirecek, üretim ve istihdamı artıracak adımları değerlendirmek ve hem merkezî hem de yerel düzeydeki fırsat ve ihtiyaçları paylaşmak üzere bulunuyoruz. Ticaret Bakanlığımızın bütçesi sadece ülke genelinde ticaretin düzenlenmesi ve ekonomik büyümenin sağlanması açısından değil aynı zamanda yerel kalkınma ve ihracat potansiyelimizin artırılması bakımından da büyük önem taşımaktadır. Bakanlığımızın geçmiş yıllardaki başarıları takdire şayandır. İhracat kapasitesine, sanayimize sağlanan destekler, lojistik ve pazar erişimi kolaylıkları Türkiye'nin ekonomik istikrarını güçlendiren somut adımlardır. Bununla birlikte bazı süreçlerde bürokratik işlemlerin hızlandırılması ve yerel üreticimizin ihtiyaçlarına daha doğrudan çözümler üretilmesi önümüzdeki dönemlerde dikkate alınması gereken konular arasında yer almaktadır. Bu bağlamda, Ticaret Bakanlığımızın etkinliği hem sanayicimizi hem de ülke ekonomimizi doğrudan etkilemektedir.
Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak şuna inanıyoruz: Güçlü Türkiye güçlü ekonomiyle, güçlü ekonomi ise üretim, ihracat, istihdam ve yerel kalkınmayla mümkündür; bu anlayış, hem ülke genelinde hem yerelde yürüttüğümüz tüm çalışmalarımızın rehberidir. Ticaret Bakanlığımızın 2026 yılı bütçesi, yalnızca ticaretin düzenlenmesi değil Türkiye'nin küresel pazarlarda daha güçlü bir oyuncu hâline gelmesi açısından hayati öneme sahiptir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Helal Akreditasyon Kurumu, sadece denetim yapan bir kurum değil Türkiye'nin uluslararası pazarlardaki güvenilirliğinin âdeta imzasıdır. Helal sertifikası, bugün yalnızca gıda güvenliği değil marka değeri, rekabet gücü ve ihracat imkânı demektir. Aksaray ve çevresinde gelişen tarım ve hayvancılık potansiyeli bu Kurumun standartlarıyla birleştiğinde katma değer oluşturmakta, ürünlerimiz dünya pazarlarında daha avantajlı hâle gelmektedir. Yani, HAK'ın çalışmaları hem ülkemizin hem de ihracatımızın güvenilirliğini pekiştirmektedir. Helal sertifikalandırma süreçlerinin uluslararası standartlara uygun yürütülmesi, hem gıda güvenliği hem de Türkiye'nin küresel pazarlardaki rekabet gücü için kritik önemlidir. Aksaray ve çevresinde tarım ve hayvancılık üretiminin artması HAK'ın sağladığı kalite standartlarıyla birleştiğinde ülkemizin küresel pazarda daha güçlü bir konum elde etmesini sağlayacaktır. Bu süreçlerin hızlandırılması ve üreticiye erişimin kolaylaştırılması Kurumun etkinliğini daha da artıracaktır. Rekabet Kurumunun sağlıklı işleyen bir ekonomi için rolü tartışmasızdır. Piyasalarda adalet sağlanmadıkça, serbest rekabet kurumu işletilmedikçe, tüketici korunmadıkça üreticinin alın terinin kıymeti bilinmez.
Rekabet Kurumu piyasalarda eşit koşulların sağlanması, haksız rekabetin önlenmesi ve tüketici haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle Aksaray gibi sanayi ve tarımın hızla geliştiği illerimizde rekabetin sağlıklı yürütülmesi üretim ve istihdam açısından kritik bir rol oynamaktadır. Kurumun uygulamalarında bazı süreçlerin yavaş işlemesi ve yerel firmaların bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalarının artırılması hem üreticiye hem tüketiciye doğrudan fayda sağlayacaktır. Kurumun destekleyici ve yol gösterici yaklaşımının önümüzdeki dönemde daha da güçlendirilmesini temenni ediyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada bir kez de Aksaray üzerinde durmak istiyorum. Aksaray, kadim tarihî ve stratejik konumuyla hem turizm hem sanayi hem de tarım açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Bugün ilimizde 7 adet organize sanayi bölgesi bulunmaktadır, bunların 6'sı karma, 1'i seracılık odaklıdır. Toplam sanayi alanımız 2.058 hektar olup 942 sanayi parselinde 766 sanayicimiz üretim yapmaktadır. Organize sanayi bölge alanımızın 1.514 hektarı tahsis edilmiş durumda, 311 fabrika üretimde, 223 fabrika yapım aşamasında olup toplam 14.623 kişi istihdam edilmektedir. Organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren işletmelerimizden 9 tanesi 2024 yılında Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşu arasında yer almıştır; Mercedes Anonim Şirketi 12'nci sırada, Assan Alüminyum 44'üncü sırada, Sütaş 50'nci sıradadır. Bunun yanı sıra, Brisa, Doğuş Çay, Assan Hanil, Kalde Klima, Sarıgözoğlu Makine ve Tarfaş AŞ gibi firmalarımız da üretim kapasitesiyle Aksaray'ı Türkiye ekonomisinin güçlü bir merkezi hâline getirmektedir. OSB'de metal, gıda, inşaat, plastik, mobilya, otomotiv ve tekstil sektörlerinde faaliyetler yoğunlaşmaktadır. Aksaray, jeotermal seracılık alanında da ekonomisine büyük katkılar sağlamaktadır. 1.445 dönüm alan üzerinde kurulu olan OSB'de 35 adet sera parseli, 15 adet sanayi parseli yer almakta olup 50 bin ton meyve ve sebze üretimi gerçekleşmekte, yaklaşık 2 bin kişi istihdam edilmektedir. Bu proje, yıllık 750 milyon TL katkı sağlayarak gıda güvenliği ve ihracatı açısından büyük fırsat sunmaktadır. Organize sanayi bölgesi, genişleme alanlarıyla birlikte üretim kapasitesini artırmaya devam etmekte; özellikle otomotiv, metal, mobilya, tekstil, gıda ve plastik sektörlerinde bölgeyi güçlü kılmaktadır. İlçelerimizdeki Ortaköy Yunus Emre OSB ve Sultanhanı OSB Projeleri yeni istihdam alanları oluşturarak yerel kalkınmayı desteklemektedir. Bununla birlikte Aksaray'ın bazı göstergelerde Türkiye ortalamasının gerisinde kaldığını da belirtmek gerekiyor. Eğitim alanında üniversiteye geçiş başarı puanları, sağlık altyapısı ve bazı sosyal hizmetler açısından ilimizin desteklenmesi elzemdir. Ancak sanayi ve tarım temelli güçlü yapısı, yatırım ve teşviklerle bu eksiklikleri giderecek potansiyele de sahiptir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üretim ve ihracat kapasitemizi artırmak, Aksaray gibi illerimizi daha rekabetçi hâle getirmek için Ticaret Bakanlığımız Rekabet Kurumunun yapıcı rolü kritik bir öneme sahiptir. Kurumumuzun etkin ve hızlı işleyen süreçleri sanayicimizin ve üreticimizin önünü açacak, istihdamı artıracak ve ülkemizin kalkınma hedeflerini destekleyecektir. Aksaray özelinde de görüldüğü üzere OSB'lerimizdeki fabrikalar, jeotermal seracılık ve tarım projeleri yerel ekonomiyi güçlendirmekte, istihdamı artırmakta ve üretim kapasitesini yükseltmektedir. Özellikle üretimde 19 farklı sektörde faaliyet gösterilmesi ilimizin ekonomik çeşitliliğini ve sürdürülebilir büyüme potansiyelini ortaya koymaktadır. Mercedes, Brisa, Assan Alüminyum, Sütaş gibi firmaların başarıları bölgeyi Türkiye'nin sanayi ve ihracat haritasında ön plana çıkarmaktadır. Aksaray yalnızca bir İç Anadolu şehri değil Türkiye'nin yükünü omuzlayan, üretimiyle, istihdamıyla, yatırımıyla büyüyen stratejik bir merkezdir.
Değerli milletvekilleri, Türkiye Yüzyılı hedeflerimize ulaşırken üretimde istikrarı korumak ve yerel kalkınmayı desteklemek hepimizin görevidir. Aksaray özelinde gördüğümüz bu güçlü potansiyel yalnızca ilimizin değil ülkemizin kalkınmasının da teminatıdır. Bu nedenle, bütçeden Ticaret Bakanlığımız, HAK ve Rekabet Kurumu için ayrılacak kaynakların etkin kullanılması, OSB'lerin ve üretim merkezlerinin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır.
Sonuç olarak, üretim kapasitemizi artıracak, ihracatımızı güçlendirecek ve yerel kalkınmayı destekleyecek politikaların hayata geçirilmesi Türkiye'nin ekonomik istikrarı ve güçlü yarınları için şarttır. Aksaray'daki OSB'lerimiz, jeotermal seracılık projelerimiz, tarım ve hayvancılık yatırımlarımız bu hedeflere ulaşmada örnek teşkil etmektedir. 2026 yılı bütçesi "Güçlü devlet, güçlü ekonomi, güçlü Türkiye" ülküsüne hizmet edecek bir fırsattır.
Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak Cumhur İttifakı kararlılığıyla, milletimizin duasıyla Türkiye Yüzyılı hedeflerine yürümeye devam edeceğiz. Bu vesileyle "evet" oyu vereceğimiz 2026 yılı bütçemizin ülkemize, milletimize ve Aksaray'ımıza hayırlı olmasını temenni ediyor, Genel Kurulu ve Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanMilliyetçi Hareket Partisi Grubu adına yapılan konuşmalar tamamlanmıştır.
Şimdi son grup olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubu adına yapılacak konuşmalara geçiyoruz.
İlk söz Siirt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş'a ait.
Buyurun Sayın Sarıtaş. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Sabahat Erdoğan Sarıtaş · Siirt · Dem Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Bakan da buradayken konuşmama şu soruyla başlamak istiyorum: Bu ülkenin ulaştırma politikaları halkın ihtiyaçları için mi yapılıyor yoksa kamu kurumlarını çökerten, emekçiyi yok sayan, bölgesel adaletsizliği derinleştiren bir anlayışın devamı için mi? Bu soruyu soruyoruz zira yirmi üç yıllık iktidarınızda hava yolundan kara yoluna, kara yolundan demir yollarına, depremlerde internette bant daraltmaya ve son kertede de PTT'ye kadar yaptığınız her şeyi elinize yüzünüze, cebinize bulaştırdınız. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, PTT yüz seksen dört yıllık birikimiyle bir anlamda bu ülkenin hafızasıdır. Ancak 2013'te anonim şirket statüsüne geçirilmesiyle birlikte kamusal hizmet anlayışı terk edilmiş, kâr-zarar mantığı kutsanmış. Sonuçta hem Kurum hem de çalışanlar ağır bir bedelle karşı karşıya kalmış. Bugün PTT'de yaklaşık 38 bin çalışan var ama bu çalışanlar eşit değil. İdari hizmet sözleşmeleri ve on binlerce taşeron işçisi aynı işi yapıyor ancak aralarındaki ücret farkı, sosyal hak farkları ve güvencesizlik çok derin maalesef. Bu parçalı istihdam modeli bir yönetim tercihi değil bilinçli bir emek sömürüsü politikasıdır. Artan nüfusa ve artan lojistik ihtiyaca rağmen yeni personel alınmamış, mevcut çalışanlar insanlık dışı bir iş yükü altında bırakılmıştır. Buna rağmen yönetim kalkıp kurumun zararını personel fazlalığıyla açıklayabilmektedir maalesef. İşte bu zihniyet bir kamu kurumunu tarihin en ağır bilançosuna sürüklemiştir. Son altı yılda biriken zarar ise 8 milyar TL'yi aşmış durumda. Her yıl daha fazla zarar eden bir kurumun faturası ise yine emekçilere ve halka kesilmiştir. Taşeron işçiler bu çöküşün en ağır bedelini taşıyanlar olmuş yine maalesef. PTT'de 17 bin taşeron işçi yok sayılmakta, kadro talepleri duyulmamakta ve hukuksuz baskılarla her gün rutin bir hâlde bu işçiler terbiye edilmeye çalışılmaktadır. Geçtiğimiz yaz ayında ise Adana'da 325 dağıtım işçisinin esnaf kurye modeline zorlandığı için işten atılması bu politikanın en somut örneğidir. Birçok yerde PTT binasının olmamasını tasarruf tedbirlerine bağlayan Bakanlık, Elâzığ'ın Maden ilçesindeki PTT binasının da yokluğunu buna bağlayarak işten çıkmayı kendine yol edinmiş.
Değerli arkadaşlar, Bakanlık demir yolu için ayrılan ödeneği 250,5 milyar TL'den 300,7 milyar TL'ye çıkardığını söylüyor. Bu, önemli bir artış ama Türkiye'nin ihtiyacı bunun çok üzerindedir çünkü bu ülke hâlâ 1950'lerden kalma kara yolu merkezli anlayışa mahkûm bırakılmış durumda. Karayollarına aktarılan devasa kaynaklara rağmen yollar Avrupa'daki kaliteyi yakalayamıyor ve "mega proje" diye açılan yollar birkaç yıl içinde çöküyor, çukurlaşıyor, yamayla ayakta tutulmaya çalışılıyor. Trafik kazalarının büyük çoğunluğu maalesef bu kalitesiz, mühendislikten uzak kara yollarında gerçekleşiyor. Ağır yük taşımacılığının neredeyse tamamının tır ve kamyonlara yüklendiği bir ülkede kara yollarının bozulması da trafik güvenliğinin çökmesi de kaçınılmazdır. Bu araçlar, maalesef yolları hızla çökertiyor, köprüleri yıpratıyor, iç trafiği de felç ediyor ve binlerce ölümlü kazaya da zemin hazırlıyor. Demir yolu taşımacılığını güçlendirmek bu ülkenin trafik güvenliği için de ekonomik verimliliği için de ekolojik sürdürülebilirliği için de zorunluluktur. Bu ülkede insanların canını tır trafiğine, bütçesini de sürekli çöken yolların yeniden yapılanmasına feda etmek zorunda değiliz.
Değerli milletvekilleri, günün sonunda bütçeye baktığımızda PTT emekçisi buna ulaşamıyor, taşeron işçiler buna ulaşamıyor, milyonlarca yurttaş bu bütçeye ulaşamıyor, hasılıkelam aradığımız Ulaştırma Bakanlığına ulaşamıyoruz. Yirmi üç yıldır -sadece şu anda değil- biz bu Bakanlığa ulaşamıyoruz, biz bu nedenle bu bütçeye "hayır" diyoruz çünkü bu bütçeye "evet" demek emekçiye, yoksula ve bölgede adalete sırt çevirmek demek olacağı için biz bu bütçeye "hayır" diyoruz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanŞanlıurfa Milletvekili Ferit Şenyaşar.
Buyurun. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Ferit Şenyaşar · Şanlıurfa · Dem Parti Grubu adınaSelam olsun bu ülkenin onurlu halklarına, selam olsun adaleti arayanlara; selam olsun emeğiyle, alın teriyle geçinenlere. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Bugün bu kürsüye sadece bir bütçe kalemini konuşmak için çıkmadım. Bu memlekette küçülen ekmeğin yükünü omuzlarında taşıyanların, geleceği elinden alınan gençlerin, savaş ve rant düzeni altında ezilen milyonların sesi olmak için çıktım. Biz yüreğimizde milyonların umudunu taşıyoruz çünkü biliyoruz ki adaletin olmadığı yerde refah olmaz, barışın olmadığı yerde ekmek büyümez.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 2026 bütçesine baktığımızda, kâğıt üzerinde büyük rakamlarla örülmüş sermaye ve hazine garantili şirketlere ayrılan kaynaklar büyüyor. Hükûmet ulaştırmaya 778,5 milyar TL yatırım yapacağını söylüyor ama aynı bütçede kamu-özel iş birliği projelerine ayrılan 100 milyar TL'nin üzerinde garanti ödemesi duruyor. Halk bu projelerden faydalanmıyor ama faturası halkın cebinden çıkıyor. Ayrıca, kamu-özel iş birliğiyle yapılan yollar ve köprülerde yandaş şirketler daha fazla kazansın diye geçiş ücretleri dolar endeksli olarak artıyor. Bu da taşımacılık hizmeti yapan sektörler üzerine büyük bir yük getirmektedir. Ulaştırma bütçesi de halka değil sermayeye çalışıyor. Bu harcamalar arttıkça Kürtlerin yoğun yaşadığı Doğu ve Güneydoğu illerinde ulaştırma ve altyapı yatırımlarına kaynaklar kalmıyor. Burada Ulaştırma Bakanına soruyoruz: Otoyollar neden Urfa'dan ileriye gitmiyor? İşte, tam da burada makro düzeydeki adaletsizliğin seçim bölgem olan Urfa'da nasıl ete kemiğe büründüğünü çok net görüyoruz. Urfa medeniyetlerin kavşağıdır ama ulaşımda hâlâ yıllardır çözülmeyen sorunlarla boğuşuyor. Batı illerini Urfa'ya bağlayan ve yetmiş yıl önce ulaşıma açılan Birecik Köprüsü'nün tek şeritli olması sebebiyle kilometrelerce araç kuyrukları oluşuyor. Trafiği rahatlatma konusunda ikinci köprü çalışmasına bir an önce başlanmalı ve ara verilmeden bitirilmelidir.
Urfa-Suruç yolu sadece bir ilçeyi ile bağlayan bir yol değildir. Bu yol aynı zamanda doğuyu batıya bağlayan tarihî İpek Yolu'dur. Yolun tek şeritli olması sebebiyle her yıl yüzlerce ölümlü kaza meydana gelmektedir. Bir yıldır yol genişletme çalışması yapılıyor ama çalışmalar kaplumbağa hızında ilerliyor, ekipler bir hafta çalışıyor, aylarca ortalıktan kayboluyor. Urfa-Suruç yol genişletme çalışması ara verilmeden bir an önce bitirilmelidir. Evet, Urfa sürekli bu haberlerle gündeme geliyor Sayın Bakan: "Urfa'da ölüm yolu yine can aldı." Artık Urfa halkı bu haberleri görmek istemiyor. Bu yol bir an önce bitirilmelidir. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Urfa'nın Viranşehir ilçesinde çevre yolu olmadığı için ilçeye girişlerde kilometrelerce araç kuyruğu oluşuyor. İlçe merkezinden geçen ağır araçlar halkın can güvenliğini tehdit ediyor. Çevre yolu Viranşehir için temel bir ihtiyaç hâline gelmiştir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını halkın bu talebini karşılamaya yönelik sorumluluk almaya davet ediyoruz.
Bizim anlayışımızda ulaştırma sadece yol, köprü, beton meselesi değildir; ulaştırma, toplumsal adaletin bir parçasıdır çünkü biliyoruz ki barış olmadan yatırım olmaz, yatırım olmadan refah olmaz. Partimiz emek ve barış için, bütçe programı için başka bir yolun mümkün olduğunu gösteriyor. DEM PARTİ olarak otoyol ve köprülerin temel bir ulaşım hakkı olması sebebiyle ücretsiz olmasını savunuyoruz. Halkın parasını dövize endeksli garantilere aktarmak değil kamusal hizmetlere yönelterek bu ülkenin nefes almasını sağlayabiliriz. Başka bir bütçe mümkündür, kaynak vardır; mesele siyasi tercihtir. Urfa'da gençler umutlarını bavula koyup başka şehirlere göç etmek zorunda kalmasın. Çiftçiler mazot parasını, sulama parasını düşünmekten toprağını süremeyecek hâle gelmesin. Esnaf kepenk, ticari araçlar kontak kapatmasın. Bu gidişata hep birlikte "Dur!" demenin zamanıdır. Barış olsun, ekmeğimiz büyüsün, yollar barışa açılsın. (DEM PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
BaşkanHakkâri Milletvekili Onur Düşürmez.
Buyurun. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Onur Düşünmez · Hakkâri · Dem Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
İnsanlığın ortak vicdanını hatırlatan bir günün yıl dönümünde konuşmamı yapacağım; Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin kabulünün 77'nci yılı yani 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü. Bu vesileyle insan hakları mücadelesine emek veren herkesi saygıyla selamlıyor, bu uğurda yaşamını yitirenleri de minnetle anıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Cezaevlerinde bulunan önceki dönem Eş Genel Başkanlarımız Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ şahsında düşünceleri nedeniyle özgürlüğünden mahrum bırakılan tüm yoldaşlarımızı selamlıyorum. Onların kararlılığı bu ülkede adalet arayışının ne kadar güçlü bir damar hâline geldiğini hepimize hatırlatıyor.
Değerli milletvekilleri, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bütçesini görüşüyoruz. Bu bütçe, toplumun nefesi, erişimi, hareket özgürlüğüdür. Ulaşımda yaşanan her aksaklık doğrudan yurttaşın yaşam hakkına dokunur. Bu nedenle sözlerime bugün tartıştığımız bütçeyi somutlaştıran bir meseleyle başlamak istiyorum: ILS sistemi yani Aletli İniş Sistemi. ILS, bir havalimanına iniş yapan uçağın yatay ve dikey eksende doğru hatta ilerlemesini sağlayan teknolojidir; görüş mesafesi düştüğünde, sis çöktüğünde, kar bastırdığında uçağın piste güvenle inmesini sağlayan hayati bir sistemdir, modern havacılığın en temel emniyet altyapılarından biridir. Bir şehirde ILS yoksa o şehirde hava ulaşımının istikrarı yoktur, uçuş takvimi öngörülemez, iptaller artar, turizmden esnafa kadar herkes etkilenir. Kısacası ILS, bir teknik detaydan ziyade, bir kentin dünyaya bağlanma kapasitesidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi gelelim seçim bölgeme, Hakkâri Yüksekova Selahaddin Eyyubi Havalimanı'na. Bu havalimanı 2015 yılında açıldı. Aradan geçen on yıla rağmen ILS sistemi hâlen devreye girmiş değil. Yer tahsisi yapıldı, 171 dönümlük alan hazırlandı, beton yolu çekildi, trafo köşkü kuruldu ama sistem çalışmıyor. Sürekli, sis nedeniyle İstanbul ve Ankara uçuşları iptal ediliyor; yurttaş sabaha kadar bekliyor, geri dönüyor, mağdur oluyor. Soruyorum: Bu memlekette bir havalimanı açıp sonra onu fiilen kullanılamaz hâlde bırakmak hangi planlamanın ürünüdür?
Sayın Bakan -kendi memleketi Trabzon'dan- Savuran Projesi "drone" savar sistemlerini gururla tanıtıyor, memnunuz. Elbette her yatırım değerlidir ancak aynı ülkenin Hakkâri'sinde insanlar sis bulutlarının üstüne çıkamıyor. Coğrafyanın en çok ihtiyaç duyduğu yerde sistem yok. Üç yıllık Rize-Artvin Havalimanı'nda ikinci ILS devreye alınmış; bir havalimanı üç yılda 2 kez ILS görebiliyorsa Yüksekova on yılda 1 kez bile göremiyorsa burada planlamadan önce bir öncelik sorunu vardır, bu öncelik sorunu bölgesel eşitsizliktir. Bu eşitsizlik yalnızca havacılıkta yaşanmıyor. Bölgenin büyük bölümünde yatırımlar hep yolda, hep proje aşamasında, hep kısmi uygulama olarak karşımıza çıkıyor. Yol projeleri ödenek gerekçesiyle erteleniyor, hızlı tren hatları ülkenin batısına genişlerken doğuda isimleri bile telaffuz edilmiyor. Hava limanlarında ILS bekleniyor, kara yollarında iyileştirme bekleniyor, demir yollarında bağlantı bekleniyor.
Hakkâri ve Şırnak başta olmak üzere bölgenin kara yolları insan hayatını tehdit eden bir güvenlik krizine dönüşmüş durumda. Sere Solan'da, Beytüşşebap'ta, Uludere'de, Derecik'te her yıl aynı manzarayla karşı karşıya kalıyoruz; dağdan kopan dev kayalar yolu kapatıyor, araçlar uçuruma sürükleniyor, yurttaşlarımız hayatını kaybediyor. Yollarda keskin virajlar, dar şeritler, bariyer eksiklikleri ve mühendislik açısından son derece yetersiz tedbirler bulunuyor. Hakkâri özelinde Sere Solan hattının acil tünel ihtiyacı artık tartışma konusu olmaktan çıkmış, hayati bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bölgenin coğrafi yapısı, iklim koşulları ve yamaç stabilizasyonu sorunları ancak tünel projeleriyle kalıcı biçimde çözülebilir. Bugün alınmayan her kararın bedelini halkımız canıyla ödüyor. Bu nedenle, Bakanlığınıza çağrımız nettir: Sere Solan başta olmak üzere, kaya düşmesi ve heyelan riski taşıyan tüm güzergâhlarda tünel projeleri derhâl yatırım programına alınmalı ve bilimsel mühendislik esaslarına göre uygulanmalıdır.
İnternet altyapısında da tablo aynıdır. Hakkâri'de, Yüksekova'da, Şemdinli'de, Derecik'te yurttaş yüksek hızlı internet hizmetine hâlâ erişemiyor. Ben kendi ilçemde, kendi mahallemde, kendi evimde altyapı olmadığını biliyorum. Bu çağda internet yalnızca iletişim aracı değildir; eğitimdir, ticarettir, sağlık hizmetidir. Bir deprem bölgesi olan Hakkâri'de sağlam yol, sağlam iletişim, sağlam havacılık altyapısı bir lütuf olmamalı, devletin yükümlülüğüdür. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanSöz sırası Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki'de.
Buyurun Sayın Tiryaki. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Mehmet Rüştü Tiryaki · Batman · Dem Parti Grubu adınaTeşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, Değerli Bakanlar, Bakanlıklarımızın değerli bürokratları, saygıdeğer milletvekilleri; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Cezaevlerindeki siyasi tutsaklara, seçilmiş belediye eş başkanlarımıza, Eş Genel Başkanlarımıza, ülkeyi terk etmek zorunda kalan sürgündeki bütün siyasetçi arkadaşlarıma da buradan sevgi ve saygılarımı iletiyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Bu vesileyle, bütün yüreğimizle desteklediğimiz barış ve demokratik toplum sürecinin de başarıya ulaşacağına inanıyor, özgür koşullarda o büyük kavuşmanın en kısa sürede gerçekleşmesini umuyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Biliyorsunuz, Adalet ve Kalkınma Partisi ne zaman sıkışsa, herhangi bir soruya cevap veremeyecek olsa aynı hikâyeyi anlatıyor, o da şu: "Duble yol yaptık, otoyol yaptık, hızlı tren yaptık." Konu fark etmez, diyelim ki biz "Türkiye 2025 yılında Demokrasi Endeksi'nde 167 ülke içerisinde 103'üncü sırada." diyoruz, Adalet ve Kalkınma Partisi hemen "Ama biz İstanbul-Ankara arasında hızlı tren yaptık." diyor.
Cavit Arı · AntalyaVekilim, paralarını belediyelerimizden aldılar.
Mehmet Rüştü Tiryaki · Batman · devamlaDiyelim ki biz "Türkiye 2025 Yılı Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde 1 sıra daha geriledi, 143 ülke arasında 118'inci sırada yer aldı. 2015'te 80'inci sıradaydı, 38 sıra daha gerilemiş." diyoruz, Adalet ve Kalkınma Partililer diyorlar ki "Biz iktidara geldiğimizde 6.100 kilometre duble yol vardı, biz 29 bin kilometreye çıkardık." Diyelim ki biz Uluslararası Sınır Tanımayan Gazetecilerin raporlarını sunuyoruz ve "Türkiye 180 ülke arasında basın özgürlüğü açısından 159'uncu sırada, bundan daha kötü olamaz, bu yıl bir sıra daha geriledi." diyoruz ama diyorlar ki: "Biz 1.714 kilometre olan otoyolu 3.900'e kadar çıkardık, yüzde 121 artırdık." (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
AKP duble yol yaptı mı? Yaptı. Hızlı tren yaptı mı? Yaptı. Otoyol yaptı mı? Yaptı. Ne kadar sürede yaptı bunları? Çeyrek yüzyılda yaptı. Bu yirmi beş yıl içerisinde kıyası geçmişle yaparsanız her zaman daha iyi şeyler yapmış olursunuz, asıl mesele dünyayla kıyas yapmakta. Ben şunu söyleyeyim: Yemen'de de, savaşın olduğu Yemen'de de Irak'ta da Suriye'de de Ukrayna'da da Rusya'da da bu yirmi beş yıl içerisinde az veya çok yol yapılmıştır, eskisinden daha iyi durumdadır. Hatta bu Parlamentoda bulunan hangi siyasi parti bu yirmi beş yıl içerisinde iktidar olsaydı az çok bu kadar yol yapmış olacaktı, o yüzden doğru kıyas şu: Dünya ne yapmış, ona bakacağız. Ben şimdi size rakamları söylüyorum: Bakın, İspanya'da toplam otoyol uzunluğu 15.860 kilometre, 505.990 kilometrekarelik ülkede her bin kilometrekare başına 31 kilometre otoyol düşüyor, Almanya 13.100 kilometre, yüzde 37 düşüyor yani her bin kilometrekarede 37 kilometre otobanları var, Fransa'da 11.660 kilometre otoban var, İtalya'da 6.970 kilometre otoyol var, Türkiye'nin otoyol uzunluğu 3.796 kilometre. Diyebilirsiniz ki "Bunlar gelişmiş ülkeler." Sadece gelişmiş ülkeler değil, Türkiye'yle benzer ekonomik ligde yer alan Polonya bile son yıllarda yaptığı atılımla 5.300 kilometreye ulaşmış otoyol uzunluğunda. Demek ki dünya hiç de bizim gördüğümüz gibi değilmiş, bu yirmi beş yılda çok çok daha iyi yerlere gelmiş.
Şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisi diyebilir ki: "Ya, kardeşim, sen otoyollardan bahsediyorsun ama asıl mesele duble yollar, bizim yaptığımız yollara bakın." Bir tane örnek vereyim, sonra karşılaştıralım. Fransa'nın toplam yol ağı 1 milyon kilometre. Türkiye'nin -duble yollar, köy yolları dâhil, o stabilize yollar dâhil- yol uzunluğu 438 bin kilometre. Toplam yol yoğunluğu da önemli, 100 kilometrekareye ne kadar yolunuz var? Almanya 232 kilometre, Fransa 191 kilometre, adalardan oluşan Japonya da 322 kilometre, Türkiye'de her 100 kilometrekareye düşen yol maalesef 56 kilometre.
Şimdi, bu duble yollar trafik kazalarını azaltmış mı? Azaltmış. Neden? İki şeride ayrılmış ama yol kaliteli yol, duble yol değil; Demirel'in dediği gibi "Bizim yaptığımız yolları ikiye böldünüz, biraz genişlettiniz, boşuna yol propagandası yapmayın." Gerçekten bu asıl yollar, otoyollardır. Demir yollarında da durum bundan daha iyi değil ve Türkiye fiber optik konusunda da bundan daha iyi değil.
Beş dakikada sadece bunları anlatabildim.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanVan Milletvekili Mahmut Dindar.
Sayın Dindar, buyurun. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Mahmut Dindar · Van · Dem Parti Grubu adınaTeşekkürler Sayın Başkan.
Bildiğiniz üzere bugün 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü, bu nedenle diyoruz ki insan, haklarıyla insandır. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Dünyada ve ülkemizde fikir özgürlüğü başta olmak üzere temel hak ve özgürlükler için mücadele verirken yaşamını yitiren, sürgün edilen ve tutuklanan tüm insanları, insan savunucularını saygı ve minnetle, rahmetle anıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bütçesi üzerine söz almış bulunuyorum.
Seyahat etme hakkı Anayasa’nın 23'üncü maddesiyle düzenlenmiş olup kişinin eğitime, sağlığa, kültüre, iş fırsatlarına, aile ziyaretlerine ve toplumsal yaşama erişimi sağlayan temel bir eşitlik hakkıdır. Tüm haklarda olduğu gibi bu hakkın uygulanması da herkes için eşit olmalıdır. İktidar politikaları sonucunda bazı kesimler kolaylıkla bu haklara erişebiliyorken bazı kesimler de bu haklardan mahrum bırakılıyor. Ulaşımda bölgesel eşitsizlikler, fahiş bilet fiyatları, sefer kısıtlamaları ya da keyfî kapatma kararları yalnızca teknik bir erişim sorunu değil doğrudan doğruya insan haklarının ihlalidir.
Van bölgede en yoğun nüfusa sahip bir metropoldür. Buna rağmen, 2025 yılında Van Ferit Melen Havalimanı üç ay boyunca uçuşa kapatıldı. Van Havalimanı'nın kapatılması sonucu halklarımız Muş'a, Ağrı'ya, Hakkâri'ye gitmek ve oradan uçmak zorunda kaldılar. İstanbul'dan Antalya'ya dakikada bir uçak planlanıyor ama milyonlarca yurttaşın yaşadığı Van, Hakkâri, Muş gibi illerde yeterli sefer yok, alternatif yok, makul bilet fiyatları yok Sayın Bakan. Van'dan Ankara'ya, İzmir'e gelmek, İstanbul'dan Paris'e gitmekten daha pahalı ve zor olmamalıdır. Bu, halkımıza yapılan büyük bir saygısızlıktır, haksızlıktır ve derhâl son bulmalıdır. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, bildiğiniz üzere Van, İran sınırında olan bir kentimizdir. Sınırın iki yakasında Kürt halkı yaşamaktadır. Konulan sınır duvarlarına ve tüm ayrıştırma politikalarına rağmen halklarımız birbirinden koparılamamıştır. Van'a İran'dan her yıl yüz binlerce turist gelmektedir. Aynı şekilde Vanlılar da hem ticari hem de turistik nedenlerle yoğun bir şekilde İran'a gitmektedir. Buna rağmen Tahran'dan, Tebriz'den Van'a direkt uçak seferleri yoktur.
Sayın Bakan, lütfen konuşurken meşgul olmayınız.
Bakanları meşgul etmeyiniz arkadaşlar, bizi dinlesinler, lütfen. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Van'a gelmek isteyen İranlıların önce İstanbul'a gitmeleri gerekiyor. Peki, bilet fiyatları ne kadar sizce? İstanbul-Paris bileti 6-7 bin lirayken Van'dan Tebriz'e bilet fiyatları 25 bin ila 45 bin lira arasındadır. Bu nasıl bir şeydir arkadaşlar?
Mehmet Emin Ekmen · MersinÇok dolduruyorsunuz, yanlış yapıyorsunuz.
Mahmut Dindar · Van · devamlaSayın Bakan, uçak aynı uçak, mesafe aynı mesafe, süre aynı süre; peki, bu nasıl adaletsizliktir? Niye böyle Sayın Bakanım? (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Sayın Bakan, Van'dan Moskova'ya, Tahran'a, Erbil'e, Urmiye'ye direkt seferler düzenlenirse ticaret bir nebze de olsa canlanmış olup derin bir ekonomik kriz ve işsizlikle, yolsuzlukla mücadele eden Van esnafı az da olsa rahat bir nefes almış olacak.
Başka bir temel sorun da Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve uçak firmalarının Kürtçe duyuru ve yönlendirme yapmamasıdır. Değerli arkadaşlar, yurt içi seferlerinde Van'a giden yolcuların yüzde 90'ı Kürt olan bir uçakta İngilizce anons yapılmaktadır ama Kürtçe anons yapılmaması sizce de ayrımcılığın bir örneği değil mi Sayın Bakan, buradan soruyoruz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Kürtçe bu ülkede milyonların ana dilidir, yok saymakla yok olacak bir dil değildir. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Zülküf Uçar · VanSayın Başkan, bir dakika daha alalım.
Gülüstan Kılıç Koçyiğit · KarsVan'a torpil yapın.
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaÖnemli şeyler söylüyor Sayın Başkanım.
Mahmut Dindar · Van · devamlaHavalimanlarında ve uçak seferlerinde Kürtçe bilen personelin istihdam edilmesi ve Kürtçe yönlendirme yapılması için Hükûmetin ve Bakanlığınızın en başta yerine getirmesi gereken bir sorumluluktur diyor, ayrımcılıktan vazgeçin diyor, Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanTeşekkürler.
Sayın milletvekilleri, biliyorsunuz ki bir mutabakat var, ona bütün Grup Başkan Vekilleri imza atmıştı, ben de ona riayet etmeye çalışıyorum, üzgünüm.
Zülküf Uçar · VanSayın Başkan, ilk defa istedik, ilk defa.
BaşkanBaşka birleşimlerde bunu telafi ederiz.
Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk.
Buyurun. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Sevilay Çelenk · Diyarbakır · Dem Parti Grubu adınaTeşekkürler Sayın Başkan.
Değerli Bakanlar, değerli milletvekilleri; bugün 10 Aralık İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin kabulünün 77'nci yıl dönümü ve ben söz hakkımı bu bildirgede yetmiş yedi yıl evvel kabul edilmiş bazı haklarla ilişkili olarak kullanmak istiyorum. İfade özgürlüğü, medya özgürlüğü, kanaatlerini paylaşma özgürlüğü, düşünce ve kanaatlerini paylaşmaya zorlanmama hakkı; bunların hepsi bu bildirgenin konusu ve bununla ilişkili olarak da bugünkü Bakanlığa bağlı kuruluşlar arasında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu var.
Adından da anlaşılacağı üzere, bilgi teknolojileri ve iletişim altyapısını geliştirmekle yükümlü bir kurum var karşımızda ancak bu kurum da AKP'nin iktidara gelir gelmez tedavüle koyduğu iletişim ve medya alanındaki yeni mimariyle ilişkili bir kurum. Daha binasından başlayarak o mimariyi yansıtıyor, heyula gibi bir kurum, sanki George Orwell'ın "1984" eserindeki hakikat bakanlığı gibi bir kurumla karşı karşıyayız ama kurumun hakikati, hakikate erişimi ortaya çıkarmak gibi dertleri maalesef yok, bütün yapıp ettikleriyle hakikati erişilmez kılmaya, gerçek ve yanlışı ayrıştırılamaz hâle getirmeye hizmet ediyor ve bununla ilişkili olarak da işte bant daraltmadan içerik çıkarmaya, erişim yasağına birçok konuda aynı şeyleri söyleyebiliriz.
Bu konudaki şey böyle yani teknik olarak yapması gereken asli görevlerini yerine getirmediği gibi hukuki olarak da çok sorunlara yol açıyor. Örneğin, yakın tarihte bu konu bir biçimde gündemimize gelmişti; İfade Özgürlüğü Derneği Başkanı Yaman Akdeniz bilgi edinme hakkı çerçevesinde kuruma yaptığı başvurulara cevap almaması nedeniyle idare mahkemesine gitmişti ve 3 kez dava kazanmıştı. Bunlardan bir tanesi de Ekrem İmamoğlu ve İBB'yle ilgili soruşturma sonrası gelen bant daraltmanın nedenini sormakla ilişkiliydi. Bu davayı İFÖD Başkanı kazandığı hâlde bu bilgiye erişemedi çünkü artık hukuk yok, hukukla hak alanında bir şey elde etme imkânı yok ve BTK de bu hukuksuzluğun kurumlarından biridir. Bu yeni mimari içindeki görevi iktidar lehine ifade özgürlüğü alanını baskılamak ve bu anlamda da bir sansür ve propaganda aygıtı olarak işlev görmektir; iktidar lehine bir propaganda ve sansür aygıtıdır.
Şimdi, yeni on birinci yargı paketi kapsamında da birçok yeni düzenleme bu alandaki haklarımızı iyice daraltan bir etki yaratıyor. Bu da sanırım zaten Bütçe Komisyonunda da görüşülürken çokça gündeme geldi ama burada da değinmek gerekir. En önemli konulardan biri tabii kurumla ilişkili olarak kişisel verilerin kullanımıdır ki bu konuda da sınıfta kalmıştır. Bizzat Ulaştırma Bakanı kişisel verilerin korunamadığını, verilerin çalındığını ve buralardan da dolandırıcılık gibi birçok kamu aleyhine sonuçlar ürettiğini kabul etmek zorunda kalmıştır; bütün bunları hatırlatmak isterim.
On birinci yargı paketinde de birçok belirsizlik söz konusu. Bir kere içerik çıkarmanın tanımı değişmiş ama bu belirsizlikleri iyice artıran bir hâle geliyor. Bu içerik çıkarılırken "host"tan mı çıkarılacak, URL bazında mı çıkarılacak? Bir sürü belirsizlik var. İçerik çıkarırken kişisel hakları korumayı hızlandırma mekanizmasıymış gibi gösterilerek sulh ceza hâkimliğine ilk bakışta ihlal gördüğü durumda müdahale hakkı tanıyor ama biliyoruz ki bu ilk bakışta ihlalin anlamı da bugüne kadar bu kurumlarla olan tecrübemiz sonucunda yurttaş lehine bir şey değil. Hiçbir zaman ihlal ilk bakışta yurttaş lehine olduğu için çıkarılmayacak, tam tersi, yurttaşın yararını gözeten birçok konuda sorumluluk sahibi kişilerin hakları gözetilerek bu içerikler çıkarılacak ve tümden belki de geri dönüşsüz bir biçimde yok olacak internet ortamından.
Zaten kurum tarafından son sekiz yılda, daha doğrusu genel olarak AKP iktidarları döneminde son sekiz yılda 1 milyonu aşkın web sitesine erişim engeli getirildi. Bu erişim engellerini ayrıntılı incelediğimizde muhakkak göreceğiz ki web siteleri arasında ayrımcı, ırkçı politikalarla ilişkili olarak da çok fazla ihlal var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Sevilay Çelenk · Diyarbakır · devamlaTeşekkürler. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanSöz sırası Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun'da.
Buyurun Sayın Hun. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Yılmaz Hun · Iğdır · Dem Parti Grubu adınaTeşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, bugün Dünya İnsan Hakları Günü. Bu ülkenin tüm halklarının dilini, kimliğini, inancını ve düşüncesini özgürce var kılabildiği bir ülke umuduyla hepinizin ve ekranları başında bizi izleyen herkesin Dünya İnsan Hakları Günü'nü kutluyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, 2026 bütçesinde bir kez daha görüyoruz ki faize ayrılan pay tarıma, eğitime, sağlığa ve sosyal politikalara ayrılan payı katbekat aşmıştır. Yani çiftçi borç içinde kıvranırken, gençler işsizlikle boğuşurken, emekliler açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilirken bu iktidar bütçeyi faiz lobilerine, müteahhitlere ve rant çevrelerine teslim etmiştir.
Urfa'da hâlen okul yetersiz, Van'da kreş yetersiz, Ağrı'da, Iğdır'da hastane yetersiz ama sarayın itibarı için sınırsız kaynak var. Kürt halkının yoğun yaşadığı illerde işsizlik rekor seviyedeyken, gençler göçe mecbur edilirken bütçenin en büyük payı yine güvenlik harcamalarına, yandaş vakıflara ve denetimsiz kamu ihalelerine gidiyor. Bu bütçe, yalnızca ekonomik değil bölgesel adaletsizlik belgesidir. Bütçe, bir toplumun hangi kesimi yaşatacağına, hangi kesimi yok sayacağına dair açık bir belgedir. Bütçe tercihleriniz sizi ele veriyor. Bu bütçe, yoksulluğu yönetmeyi, baskıyı kurumsallaştırmayı, eşitsizliği kalıcı hâle getirmeyi hedefliyor.
Değerli milletvekilleri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kâğıt üzerinde düzenleyici ve denetleyici bir kurumdur. Ancak fiiliyatta, bugün gelinen noktada düzenleyen değil sansürleyen, denetleyen değil talimat uygulayan bir yapıya dönüştürülmüştür. İnternette erişim bugün artık bir lüks değil temel bir insan hakkıdır, haber alma hakkıdır, ifade özgürlüğüdür, örgütlenme özgürlüğüdür. Ancak BTK bugün bu özgürlükleri koruyan bir kurum olmaktan çıkmış erişim engellerinin, bant daraltmalarının ve keyfî yasakların merkezî hâline gelmiştir. Türkiye bugün dünyada en fazla internet sitesi engelleyen ülkedir. İfade Özgürlüğü Derneğinin verilerine göre, Türkiye'de 2024 yılına kadar 1 milyonun üzerinde site ve alan adlarına erişim engeli getirilmiştir. Bu sayı birçok otoriter rejimi de geride bırakmaktadır.
6 Şubat depremlerinin ardından milyonlarca insan enkaz altındaki yakınlarından haber beklerken yardımlaşmanın en kritik olduğu saatlerde sosyal medya platformlarına yönelik bant daraltma uygulandı. İnsanlar yardım çağrısını yapamadı, koordinasyon çöktü, dayanışma engellendi. Bu ülke depremde bile vatandaşın feryadını duymaktan korkan bir yönetim anlayışına mahkûm edildi. BTK, afet anında iletişimi güçlendirmek için değil, eleştiriyi engellemek için devreye sokuldu. Kurumun yaptığı bant daraltmalarından kaynaklı olarak dijital mecralarda ticaret yapan, geçimini buradan sağlayan binlerce kişi olumsuz etkilenmektedir, bu durum ülke ekonomisine de ciddi zararlar vermektedir. Ayrıca, Kürtçe yayın yapan sosyal medya hesapları, haber siteleri, dijital kültür sanat sayfaları sistematik olarak hedef alınmaktadır. Kürtçe şarkı paylaşan bir hesap, Kürtçe haber yapan bir sayfa, Kürtçe siyasal değerlendirme yapan bir kullanıcının hesabı bir gecede kapatılabiliyor; mahkeme kararı yok, gerekçe yok, şeffaflık yok. BTK'nin 2024 Pazar Verileri'nde bile bölgesel eşitsizlik kendini açıkça göstermektedir. Kürtlerin yoğun yaşadığı illerde hane başına düşen fiber oranı ülke ortalamasının belirgin bir biçimde altında kalmaktadır yani bölgesel ekonomik eşitsizlik dijital alanda da yeniden üretilmektedir. Öğrenciler uzaktan eğitime bağlanamıyor, esnaf e-ticarete ulaşamıyor, gençler dijital dünyaya katılamıyor ama BTK'nin bütçesi büyüyor. Kime yarıyor? Halka değil, sermayeye ve iktidarın denetim aygıtlarına. BTK bugün bağımsız bir kurum değildir, siyasi iktidarın dijital sopası hâline getirilmiştir. Sosyal medyada bir "tweet" atılıyor, sabaha karşı erişim engeli geliyor, bir haber yapılıyor, anında site kapatılıyor. BTK talimat kurumu olmaktan çıkarılmalıdır. BTK gerçekten halkın haber alma hakkını koruyan, dijital eşitliği sağlayan şeffaf ve denetlenebilir bir kuruma dönüştürülmelidir. Aksi hâlde, bu Meclis dijital çağın baskı rejimini finanse eden bir makama dönüşmüş olur.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanŞanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan.
Buyurun lütfen. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Ömer Öcalan · Şanlıurfa · Dem Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
2026 bütçesi üzerinde görüşüyoruz. Umarım önümüzdeki süreçte bu ülkenin tüm ekonomisi barışa, çözüme, halka, emekliye, emekçiye ayrılır, biz de bunun için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Yaşanan bu son sürece bir ivme kazandırmak istiyoruz ama bununla ilgili bazı temel eleştirilerimiz de vardır hem muhalefet partisine hem de iktidar partisine. Yüz yıllık bir mesele, binlerce kayıp, milyon dolarlarca ekonomik kayıp; Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş bahsetmişti, 2 trilyon dolar, doğrudan kırk yılda yaşanan bir mesele. 4 Aralıkta çok önemli bir görüşme gerçekleşti. Bu Parlamentonun bünyesi altında kurulan komisyon tarihî bir adım attı; cesaretle, ferasetle, dik duruşla bu yolda yürüdü ama eksik yönleri de vardı, bu eksik yönleri noktasında biraz eleştirilerimiz vardı, bunu Türkiye kamuoyunun tamamının bilmesi gerekiyor. Bazı partilerin yüz yıllık muhafazakâr kodlarından ayrılmaları gerekmektedir. Şimdi, hem komisyonda olacaksınız hem görüşmeyi merak edeceksiniz hem de görüşme imkânı elinizdedir ve komisyon toplantısında elbette ki biz DEM PARTİ olarak, DEM PARTİ'nin üyeleri olarak, toplumun büyük bir kesimi olarak o tutanakların kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılmasından yanayız. Kamuoyu her şeyi şeffaf bir şekilde bilmelidir ama buradan popülist siyaset üzerinden fırtına koparmanın anlamı yok. Cumhuriyet Halk Partisinin üyesi İmralı Adası'na gidip konuşmalara, görüşmelere katılabilirdi, dinleyebilirdi, komisyondaki kendi 11 üyesini de bilgilendirebilirdi. Sonraki toplantıya geliyor, toplantıda "Görüşmenin tamamını bize anlatın." deme durumunda da bulunuyor. Komisyon dışında bu konuşmayı yapan arkadaşlarımız, hem YENİ YOL'daki arkadaşlarımız hem CHP'deki arkadaşlarımız bu sürece ne kadar önem verdiklerini söylüyorlar, kıymet verdiklerini söylüyorlar, Diyarbakır'dan bahsediyorlar, Mersin'den bahsediyorlar, İstanbul'dan bahsediyorlar ama pratik adım atmaya gelince bu adımı atmaktan da imtina ediyorlar. Bunu Kürt halkı da görmelidir, Türkiye halkları da görmelidir; bunu, kırk yıllık çatışma ve şiddet zeminde büyük acılar yaşayan Kürt'üyle, Türk'üyle hepsi çok iyi takip etmelidir. Buradan yürünecek, muhalefet edilecek, siyaset devşirilecek bir alan değildir. İktidar elbette ki risk almıştır, diğer partiler risk almıştır. Neyin riski alınmıştır? Seçim kaygısıyla hareket etmemişlerdir. Kürt meselesi seçim kaygıları içerisine sıkıştırılacak bir mesele değildir. Bunun önünde büyük adımlar atılmıştır ve bu adımları da takdir etmek lazım. Gerçekten bazı noktalar çok zorlayıcıdır. Diyarbakır vekili olacaksınız, partinize iki kelime etmeyeceksiniz, iki çift laf söylemeyeceksiniz, sonra da çıkıp komisyonda "Bize hepsini anlattın." diyeceksiniz. Kusura bakmayın, insanlar siyaseti çok iyi biliyor, insanlar politikayı çok iyi biliyor. Sizin burada konuştuklarınıza da pratiğinize de bakarlar. Bu zorlayıcı bir durumdur ve bu noktayı da gözden geçirmek lazım. Biz birçok defa "aile görüşü" adı altında görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Cumhuriyet Halk Partisinden bahsedildi; ulusallık nedir, ulusal değerler nedir; ulusallığa kıymet vermek lazım, anlam biçmek lazım, ulusal değerleri savunmak lazım, ulusunuzun değerlerini korumanız lazım ama ne yapıyorsunuz? Buradan siyaset devşirmeye çalışıyorsunuz. Mustafa Kemal ve İsmet İnönü ilişkisini çözemeyenler Kürt-Türk ilişkisini çözemezler; 1071'deki ortaklığı çözümlemeyenler, analiz edemeyenler, tarihî okuyamayanlar buradan günlük siyaset devşirirler. Tarihsel olarak bin yıllık ilişkilerde bazen ivmeler kazanılmıştır, ittifaklar olmuştur, bazen ihtilaflar olmuştur ama en nihayetinde bin yıldır yaşanan bir tarih vardır, bence bu tarihe hürmet etmek lazım, saygı göstermek lazım.
Bir de şu mesele var: Elbette ki İstanbul'daki kayyuma karşıyız. Elbette ki oradaki haksızlığın, hukuksuzluğun karşısındayız. Kayyumdan en çok çeken DEM PARTİ'dir. Kayyum, kimse kusura bakmasın, bir yıldır gelmedi, en büyük zulüm bu partiye yapıldı; bu partinin seçme, seçilme hakkı elinden alındı, milyonlarca seçmen iradesi gasbedildi. Elbette ki bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi haklıdır, seçimle gelen seçimle gider; bu, iktidarın mottosudur. Ama bu, on yıldır böyle; 2016'dan itibaren kayyum üstüne kayyum, tutuklama üstüne tutuklama; eş genel başkanlarımızdan tutun milletvekillerimizden, belediye başkanlarımızdan... Çok çektik, çok çektik, çok bedel ödedik; hâlen belediye eş başkanlarımız ve eş genel başkanlarımız ve birçok siyasi irade cezaevlerinde ve halkımızdan insanlar cezaevindedir. Bunlara çözüm üreteceğimize buradan bir hamasetle yürümenin çok yanlış olduğunu düşünüyoruz. Elbette ki bu sürecin en yüklenici partisi ana muhalefet partisi olmalıdır, ana muhalefet partisi bu noktada rolünü oynamalıdır, bu noktada inisiyatif almalıdır. Son dakikaya kadar kamuoyuna 4 Aralık görüşmesine katılacağı beyanında bulunup ama artık bir gecede verilen kararla bu durum eksik kalmıştır ama olumlu yürüyor, iyi yürüyor, halk beklenti içerisindedir. Bir yılı aşan bir süredir insanlar yaşamını yitirmiyor, en azından bir diyalog zemini var; bu süreci toplumsallaştırmak, daha da toplumsallaştırmak için büyük bir destek var, büyük bir katkı var, insanlar yakından takip ediyor. Biz bu süreci daha da genişletmek, daha da toplumsallaştırmak için, ivme kazandırmak için her alanda elimizden geleni yapacağız ama iktidar partisinin de yaptığı eksikliklerin, yaptığı yanlışların, yaptığı zulmün de sonuna kadar karşısında duracağız ama iktidar partisi bu noktada inisiyatif almışsa, "Biz bu yüz yıllık meseleyi çözeceğiz." demişse, "Biz barışa yürüyeceğiz." demişse elbette ki bu noktada kim iktidar olursa olsun DEM PARTİ'nin yaklaşımı çözümden yanadır, barıştan yanadır. Zaten elini barış için yıllardır uzatmıştır. Yarın kimin iktidar olacağı da çok öngörülmüyor. Yarın siyasi partiler seçim de kaybedebilir, kazanabilir de. Şu an büyük bir ivme kazanan ana muhalefet partisi de vardır ama ikircikli bir yaklaşım olmamalıdır, farklı arayışlar içerisine girmemelidir. Reformist anlayışlar bu ülkeye kazandırmıyor, popülist yaklaşımlar bu ülkeye kazandırmıyor, buradan manşet atmanın anlamı yoktur. Biz bu süreci büyütmeliyiz, katkı sunmalıyız; görüşmeler daha da artırılmalıdır, gidiş gelişler yoğunlaşmalıdır ancak çatışanlar, savaşanlar birbirleriyle oturup konuşmalıdır. Bir de şu mesele vardır: Ben birkaç gün önce Avrupa'nın birçok şehrini gezdim. Buradan oraya gitmiş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, büyük çoğunluğu Kürt, içinde Türkler de var, "SETA" diye bir kurum var, herkesi bir listeye almışlar, herkesin üzerine ödül koymuşlar. Bu bahsettiğim kişilerin PKK üyeliğiyle alakaları yok, normal buradan gitmişler; kimisi memur, kimisi işçi, kimisi zamanında Avrupa'ya çıkmak zorunda, ülke dışına çıkmak zorunda kalmış ama bize söylüyor insanlar: "Bizi listeye almışlar, ülkeye zaten gelemiyoruz. Burada üzerimizde baskı oluşturuluyor." Bu meseleleri burada belirtmekte fayda var. İktidarın da en azından somut halkın görebileceği adımları atması gerekiyor.
Bakınız, "demokrasi" çok geniş bir kavramdır. Kürt meselesi bir noktaya gelse bile demokrasi meselesi büyük beden bir gömlektir, büyük beden bir kıyafettir; bunun içini doldurmalıyız. Elbette ki Kürt meselesinin çözümüyle demokrasi durumu doğru orantılıdır. Lakin Kürt meselesi çözüldükten sonra da bu ülkede demokrasi mücadelesi, birçok toplumsal meseleler vardır; insanlar yaşamını yitiriyor, bazı davalar yaşanıyor. Bu toplumsal meselelere el atmamız lazım.
Bir de bugünlerde çok konuşuluyor, bu Parlamentoda insan hakları ihlalleri yaşanmış Değerli Parlamento üyeleri. Yaşanmaması gereken birçok şey yaşanmıştır, gözümüzün önünde yaşanmıştır; ağza alınmayacak, ifade edilmeyecek kadar problemli şeylerdir. Bu Parlamento önce şu gözünün dibindeki meseleleri çözmesi gerekiyor. Umarım bu meseleler bir daha yaşanmaz.
Ben tekrardan 2026 bütçesinin bu ülkeye hayırlı olmasını diliyorum. Lakin bu bütçenin daha fazla emekliye, işçiye, asgari ücrete, memurlara, çiftçilere yansıması gerekiyor.
Tekrardan tüm arkadaşlara başarılar diliyorum.
Saygılar. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Başkanİstanbul Milletvekili Celal Fırat...
Mehmet Emin Ekmen · MersinSayın Başkan, sataşmadan söz talebim var efendim.
BaşkanDaha sonra size söz vereceğim, böyle konuşmuştuk, size söz vereceğim. Bu bittikten sonra Grup Başkan Vekilleriyle ilgili...
Bülent Kaya · İstanbulGrup Başkan Vekillerinin değerlendirmesi...
Mehmet Emin Ekmen · MersinO değil efendim.
BaşkanNe?
Mehmet Emin Ekmen · MersinDoğrudan partimizi ve ismimizi anarak Sayın Vekil değerlendirmelerde bulundu. Söz hakkımı kullanmak istiyorum.
Mehmet Rüştü Tiryaki · BatmanMehmet Emin Bey, "Grup konuşmaları bitince." deniyor. Bülent Başkan, tur bitince...
Bülent Kaya · İstanbulGrup değerlendirmesi başka bir şey, onu zaten ayrıca yapacağız.
Mehmet Emin Ekmen · Mersin"YENİ YOL" da dedi, Mersin de dedi. O ayrı bir konu canım. Öyle bir şey yok, hayır.
Mehmet Rüştü Tiryaki · BatmanE, tamam, zaten tur bitince...
Mehmet Emin Ekmen · MersinGrup değerlendirmesini kıymetli vekillerimizin görüşleri hakkında değil sayın iktidar hakkında yapmayı tercih ediyoruz.
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaSayın Ekmen, eleştiri hakkımızı kullandık, bence bu kadar yükselmeyin.
Mehmet Emin Ekmen · MersinDolayısıyla bir sayın vekil doğrudan bir değerlendirmede bulunmuşsa cevap hakkımızın kullandırılması gerekiyor.
Ömer Öcalan · ŞanlıurfaSayın Ekmen, gitmediniz, gitmediniz; dışarıda konuşulduğu gibi yapmadınız.
Bülent Kaya · İstanbulGitmek mecburiyetinde değiliz.
Mehmet Emin Ekmen · MersinBiz de "Gittik." demiyoruz ki Ömer Bey, biz de "Gittik." demiyoruz ki.
BaşkanSayın Ekmen...
Mehmet Emin Ekmen · MersinAma böyle bir tarz olmaz. Bu tarzın da bir şekilde cevaplandırılması gerekir.
BaşkanSayın Ekmen...
Mehmet Emin Ekmen · MersinAksi takdirde yarın tarih okuyucuları bu tutanakları okuduğunda...
BaşkanSayın Ekmen, milletvekilimizi çağırdım, bir konuşsun, değerlendirelim.
Buyurun. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Celal Fırat · İstanbul · Dem Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekranları başında bizi izleyen halklarımızın, siyasi tutsaklarımızın hepsini saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Bugün bu kürsüde sadece rakamlardan değil insanlardan konuşmak istiyorum. Dükkânını sabah açarken akşam nasıl kapatırım diye düşünen esnafın, tenceresi kaynamayan emeklinin, ay sonunu getiremeyen emekçinin, borçla ayakta durmaya çalışan küçük işletmelerin sesini bu kürsüye taşımak zorundayız çünkü konuşacağımız şey ekonomi değil hayatın ta kendisidir. Ticaret Bakanlığı verilerine baktığımızda ihracat 2025 yılında 200 milyar doları aşmış vaziyette görünüyor; iktidar alkışlıyor ama aynı dönemde ithalat 267 milyar doları geçmiş durumdadır. Bunu görmeyen, duymayan bir mantıkla karşı karşıyayız. İhracat artıyor ama ihracatçı nefes alamıyorsa bu, başarı değil sadece görüntü hikâyesidir. İhracat yapan firmaların yıllardır dile getirdiği ama bir türlü çözüm üretemediği, kavuşturamadığı yapısal sorunlar bu kürsüden defalarca söylendi. İhracatçılar birçok sorunun yanında "Finansmana erişemiyoruz." diye haykırdılar, "Yüksek faiz altında eziliyoruz." diye bangır bangır bağırdılar, "Lojistik maliyetlerle rekabet gücümüz törpüleniyor." diye haykırdılar, "Ürün kalitesini artıracak teknolojiye ulaşamıyoruz." dediler "Yeni pazarlara açılırken yalnız bırakılıyoruz." diyorlar. KOBİ'ler için ihracat artık fırsat değil hayatta kalma mücadelesidir. Bu sistem büyük sermayeyi, küresel şirketleri koruyor, mahalle esnafını savunmasız bırakıyor. Biz diyoruz ki ekonomi merkezden değil yerelden, toplumdan, üreticiden planlanmalıdır. Kadın emeği ucuz iş gücü değil üretimin asli öznesi olmalıdır. Bölgesel adalet, yerinde kalkınma modelleri geliştirilmeli diyoruz. Barışçıl dış politika ve bölgesel ekonomi dayanışma ağı oluşturulmalıdır diyoruz.
Değerli milletvekilleri, 2024-2025 yılı esnaf için borç krizinin adı oldu; kiraları ödeyemiyor, elektrik faturasını ödeyemiyor, hammaddeyi peşin alamıyor, stopaj, KDV, Sosyal Güvenlik Kurumu yükü altında eziliyorlar. Yüksek enflasyonla alım gücünün düşmesiyle birlikte vatandaş alışveriş yapamıyor. Bunun sonucunda düşen satışlar esnafı temel giderlerini karşılayamaz hâle getiriyor; satışlar düşüyor, giderler artıyor, kâr marjı sıfırlanıyor. Hükûmet "Esnafa kredi verdik." diyor. Evet, kredi var ama bu kredi borcu kapatmaya değil eski borcu borçla çevirmeye çalışıyor. Esnafın kredi erişimi artırılmış olsa da ekonomik olarak ayakta kalması her geçen gün zorlaşıyor. Esnaf yatırım yapamıyor, sadece nefes almaya gayret ediyor. Pos komisyonları örtülü vergi hâline gelmiş durumdadır. Nakit alışveriş sistemin dışına itilmiş. Yüksek pos komisyonları, gecikmeli tahsilatla birçok esnaf kartlı satışta zarar ediyor. Bu açıkça haksızlıktır.
UYAP icra dosyası 8 milyonu aşmış vaziyettedir. Bu yalnızca bir rakam değildir. Her dosyanın arkasında kapanan dükkân, elden giden ev, dağılan aileler var, yitirilen umutlar var, kaybedilen hayatlar var. İcra artıyorsa sorun boşuna değil, kötü ekonomi yönetimindedir diyoruz. Zincir marketler kontrolsüz yayılıyor; vergi avantajı, fiyat baskısı... Mahalle esnafı piyasadan siliniyor. "Esnaf ekonominin omurgasıdır." diyorsunuz. Evet ama soruyoruz: Omurgayı sürekli kırarsanız beden nasıl ayakta kalacaktır? Enflasyon TÜİK'e göre yüzde 33, ENAG'a göre yüzde 71'i aşmış vaziyettedir. "16 bin lira emekli maaşıyla, 22 bin asgari ücretle sabredin." demek ayıptır, yazıktır, günahtır diyoruz. Çözümün reçetesi, ekonominin omurgası olan esnafı korumaktan geçer. Esnafı, emekliyi, emekçiyi korumak popülist söylemlerle değil adil, şeffaf, ekonomik düzenle mümkündür diyoruz. Esnaf bağırıyor, haykırıyor, "Satışlarımız dibe vurmuş vaziyette, iflas ediyoruz, sıkıntı çekiyoruz." diyor ama siz diyorsunuz ki: "Uçuyoruz." Esnaf da şaşkın şaşkın bakıyor "Bunlar ne diyor?" diye. Biz de diyoruz ki bu ekonomi böyle gitmemeli.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanSayın Ekmen, hatip konuşmasında belli bir ölçüde eleştiri yaptı, doğal olarak bu eleştiri zaten konuşmaların özünde var ancak parti adı zikrettiği için size yeni bir sataşmaya meydan vermeden iki dakika süre veriyorum.
Buyurun.
Serhat Eren · DiyarbakırBaşkanım, bizim konuşmalardan sonra söz verseydiniz.
VI.- SATAŞMALARA İLİŞKİN KONUŞMALAR
1.- Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen’in, Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan’ın 226 sıra sayılı 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 227 sıra sayılı 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin ikinci tur görüşmelerinde DEM PARTİ Grubu adına yaptığı konuşması sırasında YENİ YOL Partisine sataşması nedeniyle konuşması
Mehmet Emin Ekmen · MersinEfendim, sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Üzülerek ifade edeyim ki sayın hatip burada sürecin ruhuna aykırı bir konuşma gerçekleştirmiştir. Tabii ki siyasi partiler aldıkları ve almadıkları kararlardan dolayı eleştirilirler ama birkaç açıdan bu konuşmanın yanlış olduğunu ve bu metodolojik tutumun cevaplandırılarak da sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından kayıt oluşturması gerektiğini düşünüyorum.
Birincisi: Sürece destek olmak sürece teslim olmak değildir. Biz bu sürece destek oluyoruz ama kendi politik duruşumuzla, kendi önerilerimizle, kendi metodolojik yaklaşımımızla destek oluyoruz.
İkincisi: Sürece güvenin bu kadar düşük olduğu bir ortamda sürece destek olurken...
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaYüzde 46 nasıl düşük olabilir ya?
Mehmet Emin Ekmen · Mersin · devamla...bakın, bugüne kadar Genel Başkanımız da liderlerimiz de Sayın Cumhurbaşkanını da Sayın Bahçeli'yi de MİT Başkanlığını da Kandil'i de İmralı'yı da DEM'i de içerik olarak eleştirmekten özel olarak kaçınmışlardır; zaten toplumun birçok soru işaretleriyle yorulduğu bir dönemde bu soru işaretlerini artırmayı doğru bulmamışlardır.
Diğer bir açıdan, sizin bu konuşmanız acaba izleyici nezdinde, buraya gitmeyen partililer nezdinde bu sürecin arkasındaki tahkimatı güçlendirmiş midir, zayıflatmış mıdır? Biraz da böyle bakmanız gerekiyor. Eğer biz 10 adımlık bir negatif barış sürecindeysek bu 3'üncü ya da 4'üncüydü, biz 100 adımlık bir toplumsal barış sürecindeysek bu 4'üncü ya da 5'inciydi, daha önümüze birçok konu gelecek. Eğer bizim herhangi bir şekilde ayrıştığımız, karşı çıktığımız, uygun görmediğimiz her konuda hemen bizi böyle süreç karşıtlığı, işte, efendim, birtakım niyet okuyuculuğu, birtakım psikiyatrik analizler, tarihsel analizler yapılacaksa Ömer Bey, bu sürece verilecek en büyük zararlardan biri olur. Benim size tavsiyem, süreç arkasındaki desteği artıracak bir dil, bir üslup içerisinde sürecin paydaşlarının hukukunu koruyacak bir şekilde meseleye yaklaşmanızdır.
Teşekkür ederim. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)
V.- KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
A) Kanun Teklifleri (Devam)
1.- 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/280) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı:226) (Devam)
2.- 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/279), Plan ve Bütçe Komisyonunca Kabul Edilen Metne Ekli Cetveller, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifine İlişkin Genel Uygunluk Bildirimi ile 2024 Yılı Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporu, 218 Adet Kamu İdaresine Ait Sayıştay Denetim Raporu, 2024 Yılı Faaliyet Genel Değerlendirme Raporu ve 2024 Yılı Mali İstatistikleri Değerlendirme Raporunun Sunulduğuna Dair Sayıştay Başkanlığı Tezkeresi (3/1191) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı: 227) (Devam)
A) ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI (Devam)
1) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
B) KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (Devam)
1) Karayolları Genel Müdürlüğü 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Karayolları Genel Müdürlüğü 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
C) SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (Devam)
1) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
Ç) BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU (Devam)
1) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
D) TİCARET BAKANLIĞI (Devam)
1) Ticaret Bakanlığı 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Ticaret Bakanlığı 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
E) HELAL AKREDİTASYON KURUMU (Devam)
1) Helal Akreditasyon Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Helal Akreditasyon Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
F) REKABET KURUMU (Devam)
1) Rekabet Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Rekabet Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
BaşkanDiyarbakır Milletvekili Serhat Eren...
Ömer Öcalan · ŞanlıurfaSayın Başkan... Sayın Başkan...
BaşkanSayın Milletvekili, bakın, çok normal, sizin eleştirinize....
Ömer Öcalan · ŞanlıurfaNiyet okuyuculuğu ithamı var Sayın Başkan.
BaşkanBir saniye lütfen... Bir saniye lütfen...
Ömer Öcalan · ŞanlıurfaNiyet okuyuculuğu ithamı var. Benim sonrasında söz hakkım var.
BaşkanBir saniye lütfen...
Şimdi, bakın, çok düzeyli bir konuşma yaptı, herhangi bir sataşma yok. Yani bir kelimeden...
Ömer Öcalan · ŞanlıurfaBiz de düzeyli bir konuşma yaptık Sayın Başkan.
BaşkanBir saniye, bitireyim.
Konuşmanın bütünü içinden bir kelimeyi alarak onun üzerinden yeni bir şey geliştirmeye gerek yok.
Ben sayın milletvekilini çağırdım.
Ömer Öcalan · ŞanlıurfaSayın Başkan, yaklaşımınız doğru değil, kabul etmiyorum, ben kimsenin niyetini okumadım.
BaşkanLütfen...
Buyurun.
Serhat Eren · Diyarbakır · Dem Parti Grubu adınaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; ticaret yalnızca ekonomik bir faaliyet değil insanların birbirine ulaşabilmesinin, birlikte üretebilmesinin, birbirinin emeğine, ekmeğine dokunabilmesinin bir yoludur. Türkiye'nin güney sınırı yalnızca bir devletin sınırlarının çizgisi değildir, Kürt halkının tarihsel olarak bir arada yaşadığı coğrafyanın tam ortasından geçen bin kilometrelik bir hattır aynı zamanda. Bu nedenle, sınırlar kapatıldığı zaman sadece ticaret durmuyor, insanların insana, kardeşlerin kardeşe temas etme hakkını da ortadan kaldırmış oluyorsunuz. İşte, bugün Nusaybin ve Kamışlı, Mürşitpınar ve Kobani tam da bu meselenin ortasında bulunuyor. Bakın, Nusaybin ve Mürşitpınar, Nusaybin-Kamışlı, Mürşitpınar ve Kobani sınır kapısı 2011 yılından beri kapalı ve bu kapalı olma durumu bölge ticaretini yüzde 40 oranında azaltmış durumda. Bakın, Türkiye'nin Suriye ve Irak sınırında toplam 16 sınır kapısı olmasına rağmen bunların birçoğu hâlen kapalı. Bu kapılar kapandığında bölgedeki ekonomik yoksulluk artıyor, kayıt dışı ekonomi büyüyor, insanlar kaçakçılığa itiliyor ve gençler göç etmek zorunda kalıyor. Bir sınırı kapattığınız zaman aslında o bölgedeki insanların ekonomik olarak nefesini de kapatmış oluyorsunuz. Bakın, Türkiye bugün Habur'dan Irak'a yüksek bir ticaret hacmiyle bağlanmış durumda. Peki, neden Mürşitpınar Sınır Kapısı'ndan Kobani'ye, neden Nusaybin Sınır Kapısı'ndan Kamışlı'ya, neden Kızıltepe sınır kapısından Tirbespi'ye böyle bir bağ kurmayalım?
Bakın, birkaç ay önce Mardin, Şanlıurfa, Diyarbakır, Şırnak başta olmak üzere bölgenin birçok Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı açıklama yaptı, "Bu kapıları açın Sayın Bakan, bölge halkı zor durumda ve bu kapıların açılması gerekiyor." dedi. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, sadece Diyarbakır'da 2023 yılında ekonomik nedenlerden dolayı 1.150 esnaf, 2024 yılında 1.327 esnaf, 2025 yılında ise 910 esnaf iş yerini kapatmak zorunda kaldı; yine, Mardin, Urfa, Batman ve Diyarbakır'da son on bir ayda 3.353 esnaf iş yerini kapatmak zorunda kaldı.
Bakın, bugün kuzeydoğu Suriye'yle kurulacak düzenli ilişki Türkiye'nin ekonomisi ve barışı açısından doğrudan bir kazanım olacaktır. Bakın, Sayın Bakan, yedi ay önce bir heyetle Rojava bölgesine, Kuzeydoğu Suriye bölgesine gittik. Orada Kamışlı'dan Haseke'ye, oradan Rakka'ya kadar gittik. Araplarla görüştük, Kürtlerle görüştük, Süryanilerle görüştük, Ezidilerle görüştük; yine siyasi partilerle, sivil toplum örgütleriyle, iş insanlarıyla görüştük. O insanlar ne düşünüyor, ne diyor biliyor musunuz Sayın Bakan? Bilemezsiniz tabii çünkü siz insani, vicdani, siyasi, ekonomik ve kültürel olarak bütün kapıları kapatmış durumdasınız ama o insanlar ne düşünüyor? (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Ben bir kez daha onların ortak duygu ve düşüncelerini size söyleyeyim: Oradaki insanlar "Biz yüzümüzü Şam'a döndürmek istemiyoruz, biz yüzümüzü Türkiye'ye döndürmek istiyoruz. Türkiye'yle ekonomik, kültürel, insani, sosyal, siyasal ilişkilerde bulunmak istiyoruz, ilişkileri geliştirmek istiyoruz ama bütün kapılar yüzümüze kapatılmış durumda." Biz de diyoruz ki Sayın Bakan, sayın iktidar: Bu kapıları açalım, o insanları başka kapılara gitmek zorunda bırakmayalım. Bakın, emin olun, barış da barışın yolu da kardeşliğin yolu da o kapıların kapatılmasında değil bilakis o kapıların açık tutulmasından geçiyor.
Son söz olarak da şunu söyleyeyim: Doğru kararlar verelim, böylesi kritik durumlarda doğru kararlar vermek durumundayız. Tarihin doğru tarafında yer almanızı ben öneriyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanHakkâri Milletvekili Öznur Bartin.
Buyurun Sayın Bartin. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Öznur Bartin · HakkâriSayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kürsüye bu ülkede sömürüye maruz kalanların, öteki olanların, emeklilerin, emekçilerin, işsizlerin, asgari ücretlilerin, engellilerin, katledilen kadınların, çocukların, gençlerin ve tüm ezilenlerin sesi olarak çıkıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Talan bütçesine rağmen emeğiyle geçinen onurlu halklarımızı saygıyla sevgiyle selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Bu bütçe Türkiye ekonomisinin de içine sürüklendiği siyasi ve ekonomik hegemonya krizinin ve derinleşen eşitsizliğin ta kendisidir. Şimdi bu talan düzeninin en trajikomik kurumu olan Rekabet Kurumuna bir bakalım: Kapitalist piyasa görünürde serbest rekabet ilkesiyle işlerken tarihsel olarak her zaman sermayenin yoğunlaşmasına ve tekelleşmeye doğru evrilmiştir. Bu süreçte Rekabet Kurumu genellikle rekabeti koruma iddiasıyla kendini parlatmaya çalışsa da pratikte tekellerin çıkarlarını meşrulaştıran bir denetim kılıfı hâline gelmiştir. Kurumun kendine yapmış olduğu güzellemelere ise doyum olmuyor. Kendisini şeffaflık ve bütün paydaşlarının güvenini kazanmış bir kurum olarak tanımlıyor. Eğer Kurum bu ulvi iddialara sahipse neden gıdadan barınmaya, temel ihtiyaç maddelerindeki fahiş fiyat artışları karşısında bu kadar aciz ve etkisiz? Market raflarındaki her zam, enerji dağıtımındaki her tekelci uygulama kurumun örgütlü soygunun meşrulaştırıcısı hâline geldiğinin kanıtıdır. Rekabet Kurumunun 2026 yılı bütçe teklifi âdeta ikiyüzlülüğün zirvesidir. Neden söylüyorum bunu biliyor musunuz? Çünkü Kurum, asli görevi olan rekabetin korunması programı için 926 milyon TL talep ederken kendi yönetim ve destek programı için 1 milyar 180 milyon TL'yi aşkın bir kaynak ayırmıştır. Bu çarpıklık, Kurumun önceliğinin halkın rekabet hakkını değil, kendi hantal bürokrasisinin ve tekelci sermayeyle ilişkisinin devamı olduğunu ayan beyan ortaya koymaktadır.
Bu dönem, ekonomi düzeninin rekabet adı altında merkezîleştiği ve kamu kaynaklarının belirli sermaye gruplarında toplandığı bir süreçtir. Devlet, piyasanın hakemi olmaktan çıkıp tekelleşmenin örgütleyicisine dönüşmüş, küçük üretici, esnaf ve çiftçi bu süreçte dışlanmıştır.
Kamu İhale Bülteni'nde 2024'te 54.217 ihale ilanı yayınlanmışken doğrudan temin yoluyla yapılan kamu alımlarının toplam bedeli 250,4 milyar TL'ye ulaşmıştır. Bu durum, ihalelerin büyük bir kısmının şeffaflık ve rekabet ilkelerine aykırı olarak gerçekleştirildiğini gösteriyor.
Kurum 2024'te 311 birleşme, devralma ve özelleştirme işlemini incelemiş, bu işlemlerden 6'sı özelleştirme işlemi olarak raporlanmış ve bu işlem için bildirilen toplam bedel yaklaşık 31 milyar 363 milyon TL olarak belirtilmiştir.
Tarım ve Orman Bakanlığı denetimlerine ilişkin Sayıştay raporu, tedarik zincirlerinin birkaç büyük perakende zincirinin kontrolüne geçtiğini saptamış, üretici fiyatları bu şirketler tarafından belirlenerek küçük üretici üzerinde baskı artırılmıştır.
Bu bütçe, kamu kaynaklarının halk için değil kartellerin çıkarlarını korumak için kullanıldığının açık belgesidir. Biz bu kaynakların silaha değil barışa, savaşa değil eşitliğe, ranta değil emeğe aktarılmasını savunuyoruz. Siz, bir yandan, küresel sermayeye kapıları sonuna kadar açıp ülkeyi dışa bağımlı hâle getirirken diğer yandan, Komisyonda verdiğimiz bölge halklarıyla ticari, siyasi ve kültürel ilişkileri geliştirecek olan sınır kapılarının açılması ve işlevsel kılınması önergesini reddettiniz. Bu durum, ekonomik olarak tecrit edilen bölge kentlerinin kalkınma çabalarına karşı uygulanan, barış taleplerini hedef alan ticari bir ambargo ve siyasi bir vetodur.
Biz, bu yoksulluk, sömürü ve savaş bütçesini reddediyoruz. Barış ve demokratik toplum için mücadelemiz sürecektir. Bu bütçeye "hayır" demek onurlu bir geleceğe "evet" demektir.
Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanSayın milletvekilleri, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubu adına yapılan konuşmalar tamamlanmıştır.
Gülüstan Kılıç Koçyiğit · KarsBaşkanım, kısa bir söz rica edebilir miyim?
BaşkanŞimdi, şahısları adına, lehinde İbrahim Ufuk Kaynak'a söz vereceğim.
Buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
İbrahim Ufuk Kaynak · OrduTeşekkür ederim Başkanım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin ikinci tur görüşmeleriyle ilgili olarak şahsım adına lehte söz almış bulunuyorum. Ekranları başında bizleri izleyen değerli hemşehrilerimi, aziz milletimizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Türkiye sadece duruşunu değiştirmiyor, tüm bölgenin siyasi dengesini yeniden tanımlıyor; onlarca yıldır Washington, Ankara'yı belki en iyi değil ama Batı'nın güvenilir bir müttefik direği olarak görüyordu ve bu varsayım kalıcı olarak çöktü. ABD, Türkiye'nin kendisine tayin edilen yörüngenin dışına taştığı, Rusya ve Çin'i dengeleyerek bölgesel otonomi kurduğu ve NATO'yu sıkıştırdığı bir yola girdi. Bunları ben söylemiyorum, Amerikalı ünlü bir stratejist söylüyor efendim. İşte, biz bu yılın bütçesiyle beraber esasında bu zamana kadar inşa ettiklerimizi ve bundan sonra yapacaklarımızı ifade ediyoruz. Peki, biz bundan önce neler yaptık? Bizim bulunduğumuz coğrafya şu anda 3 milleti barındırıyor: Kürt, Türk ve Arap. Bu milletlerin sorunlarını yabancı hiçbir güç çözemez, ne Amerika Birleşik Devletleri ne Rusya ne Avrupa, ancak ve ancak biz çözmek zorundayız ve Türkiye bu yolda en güçlü adımları attı; büyük bir konsensüs sağlandı, ben ana muhalefetimizin de buna gideceğini umuyorum. Neden? Çünkü bu bölgenin yerleşik halkı bu 3 millet, herkes gider ama onlar kalır. O yüzden, bu sorunları bizim kendimizin çözmemiz lazım herhangi bir dış güce ihtiyaç duymadan çünkü Osmanlı'nın 1917'den itibaren Orta Doğu'yu kaybetmesinden sonra bölge dış güçlerin at koşturduğu bir alan hâline geldi ve terör pompalandı sürekli olarak. Aslında terör bir ülkenin gelişmesinden her yıl en az yüzde 3 çalmaktır, büyüme unsuru olarak diyorum. İşte, biz kardeşlik projesi olarak bölgeyi güvenli ve refahlı bir hâle getirmenin peşindeyiz. Peki, bizim iktidarımız ne yaptı başka? Bazı net bilgiler vermek istiyorum. Efendim, dünya güçten anlar ama bu ekonomik güç değil güçtür yani silahlı güçtür. Türkiye, 3.500 millî savunma firmasıyla 100 binden fazla istihdam sağlıyor ve milyonlarca kişiye de alt yüklenicilerle birlikte sağlıyor.
Millî savaş uçağımız KAAN'ın 1'inci, 2'nci, 3'üncü nesil, 4'üncü nesil yapmadan yeryüzünde 5'inci neslini yapan tek millet biziz, tek millet biziz.
Mehmet Tahtasız · ÇorumMotoru var mı, motoru?
İbrahim Ufuk Kaynak · Ordu · devamlaİnsansız savaş uçağımız KIZILELMA, havadan havaya füzeyle tam isabetle vurdu ve bu dünyada bir ilk. Aynı zamanda, biz İHA ve SİHA sektöründe dünya 1'incisiyiz. Millî sondaj faaliyetleriyle milyonlarca metreküplük doğal gaz rezervleri bulduk, işletmeye başladık. Deniz yetki anlaşmaları yaptık Libya'yla, Pakistan'la; oralarda da petrol arayacağız efendim. Güneydoğu Bölgesi'nde millî petrol rezervlerimizi keşfettik ve kullanıma tekrar açtık. Ukrayna-Rusya savaşında en güçlü müttefik, en güçlü güvenilir millet biziz, bizim devletimiz ve Sayın Cumhurbaşkanımız oldu; pandemide de biz bunu yaşadık. İsrail'in yaptığı bütün soykırım karşısında en güçlü tepkiyi veren yine biz olduk, Sayın Cumhurbaşkanımız ve Hükûmetimiz oldu. Suriye'den gelen bütün göçmenleri misafir ettik. Efendim, biz bölgesel liderlik, Karabağ'ın kurtuluşu, Kuzey Afrika'daki bölgesel çatışmalar ve zulmün durdurulması, Libya'da akan kanın durdurulması, Karabağ'da aynı şeylerin olması, kültürel lobi faaliyetlerinde küreselleştirmeyle bir araya toparlama... İslam İşbirliği Teşkilatını, Türk Devletleri Teşkilatını, bölgesel enerji ve ticaret projelerini, Yeşil Enerji Koridoru'nu, Kalkınma Yolu'nu ve Hazar Birliği'ni kurarak muhteşem bir sinerji yarattık. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Nereden nereye! Alıcı konumundan üretici konumuna, el pençe lütuf bekleyen konumdan küresel ve bölgesel liderlik konumuna, masaya çağrılan konumundan masaya vuran konumuna, masayı kuran konumuna; plana uyan konumundan planı kuran konumuna, şartları sağlayan değil şartları koyan konumuna, arabulucuya ihtiyaç duyulmayan ama arabuluculuğuna ihtiyaç duyulan...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Mehmet Tahtasız · Çorum"Rahibi vermeyeceğim." deyip rahibi gönderen konumuna...
İbrahim Ufuk Kaynak · Ordu · devamlaBunu bitireyim, bir dakika, çok önemli bir yer burası.
Cavit Arı · AntalyaYa, kırk yılda bir çıktı, konuşsun.
Mehmet Tahtasız · ÇorumSayın Başkanım, kırk yılda bir çıkıyor zaten ya.
BaşkanBu konuda sonradan eleştiri alıyorum.
İbrahim Ufuk Kaynak · Ordu · devamlaÇok güzel bir yer...
BaşkanSonradan eleştiri alıyorum. Şöyle yapalım...
İbrahim Ufuk Kaynak · Ordu · devamlaBir otuz saniye...
BaşkanBir dahaki birleşimi yönettiğimde size daha fazla süre vereyim, lütfen.
Cavit Arı · AntalyaÇok göremiyoruz hatibi, çıkmışken konuşsun.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıCümlenizi tamamlayın.
BaşkanBeni anlayın lütfen, bir anlaşma yapılmış artık.
İbrahim Ufuk Kaynak · Ordu · devamlaPeki. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Ali Mahir Başarır · MersinSayın Başkan...
BaşkanSayın Koçyiğit, sisteme girmişsiniz.
Gülüstan Kılıç Koçyiğit · KarsEvet, bir dakika söz hakkı istiyorum Sayın Başkan.
BaşkanBuyurun.
IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)
6.- Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit’in, bugün basına yansıyan bir habere ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması
Gülüstan Kılıç Koçyiğit · KarsTeşekkür ederim Sayın Başkan.
Ben de hazırunu selamlıyorum.
Şimdi, bugün gerçekten basına yansıyan çok vahim bir haber aldık ve gerçekten derinden de sarsıldık. İçinde bulunduğumuz çatının altında stajyer çocukların cinsel istismara maruz kaldığına dair bir haber yansıdı ve bunun üzerine biz de hem Genel Sekreterlikle görüştük hem kendi aramızda da konuştuk. Buna dair Genel Sekreterliğin bir açıklaması da oldu, bir idari soruşturma açıldığını da ifade ettiler; bu önemli. Fakat Sayın Başkan, şunu söylemek istiyoruz: Bu ülkede çocuğun üstün yararını gözeten bir anlayışın her yerde hâkim olması gerekiyor. Bu anlayış ihmal edildiği için, bakın, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çatısının altında dahi çocuklara yönelik böyle suçlar işlenebilir hâle gelmiş.
Şimdi, burada genelgeçer bir süreç gibi ya da herhangi bir olay gibi bu meseleye yaklaşamayacağımızı açıktan ifade etmemiz gerekiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanToparlayın lütfen.
Gülüstan Kılıç Koçyiğit · KarsTamamlıyorum Sayın Başkanım.
Onun için, biz, Meclis olarak, burada bulunan 600 milletvekili olarak, tüm milletvekilleri olarak çocuklara karşı sorumluyuz, çocukların haklarını korumakla mükelleftir bu Meclisin kendisi, burada bulunan her bir milletvekilinin kendisi çocuğun üstün yararını gözetmek zorundadır. Bu vahim olayda da gerçekten etkin, şeffaf bir soruşturma sürecinin yürütülmesi ve bunu yapanların adalet önüne çıkarılıp yargılanması konusunda da DEM PARTİ Grubu olarak takipçisi olacağımızı ifade etmemiz gerekiyor ve şununla bitirmek istiyorum: Biz DEM PARTİ olarak sadece idari bir soruşturmayla yetinmek yerine bütün partilerin kadın milletvekillerinden oluşan bir komisyonu da buradan bütün Meclise ve Divana, Meclis Başkanlığına da teklif ediyoruz. Ancak böyle bir komisyon süreci çok yönlü araştırabilir ve gerçek anlamda çocukların haklarını da koruyabilir diyorum.
Hepinize teşekkür ediyorum.
Üzüntülerimi tekrardan belirtmek istiyorum, bütün kamuoyuna sürecin takipçisi olacağımızın da altını çiziyorum.
Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
VII.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI
1.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Tekin Bingöl’ün, Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit’in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin yayınladığı basın duyurusuna ilişkin konuşması
BaşkanÖncelikle bu konunun çok önemli bir konu olduğunu açık bir dille ifade etmek istiyorum. Dile getirdiğiniz için teşekkür ederim.
Ben şimdi, Genel Sekreterliğin yayınladığı basın duyurusunu gruplarımıza dağıtacağım. Tabii, sadece bir idari soruşturma değil adli soruşturmanın da en kısa zamanda soruşturmanın geliştiği her safhada dile getirilmesi ve başka da bu çirkinliğe bulaşanlar varsa bir an önce tespit edilip gereğinin yapılması hepimizin ortak dileğidir.
Komisyonla ilgili önerileriniz de muhtemelen gruplar tarafından değerlendirilecektir.
Buyurun Sayın Başarır.
IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)
7.- Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın, bugün basına yansıyan iddiaya ve Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak’ın 226 sıra sayılı 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 227 sıra sayılı 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin ikinci tur görüşmelerinde şahsı adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Ali Mahir Başarır · MersinBiz de Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bu vahim iddia, Meclisteki bu taciz iddiasının enine boyuna idari, hukuki tüm yönleriyle araştırılmasını istiyoruz, takip edeceğiz.
Olayın Mecliste olmasının ya da İstanbul Erkek Lisesi'nde olmasının ya da bir evde olmasının hiçbir önemi yoktur. Vahim bir olaydır; Meclise yakışan, bizlere yakışan bu olayı tüm yönleriyle araştırıp gerçek suçluları kanuna teslim edip davayı da takip etmektir. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak -ki tüm grupların böyle düşündüğünü biliyorum, hepimiz aramızda konuştuk, bu konuda aynı düşünüyoruz- bu konuyu takip edeceğiz. Bu konuda kamuoyu rahat olsun; suçlularla, iddia edilen, suçlu olduğu iddia edilen kişilerle mücadele edeceğiz.
Aslında bir konuda daha söz aldım. Az önce burada konuşan konuşmacı İbrahim Ufuk Kaynak, partisinin...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanEvet, size, Grup Başkan Vekillerine geniş bir zaman dilimi içinde söz vereceğim.
Ali Mahir Başarır · MersinAma ben sataşmadan dolayı bir dakika söz istiyorum.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıSataşma olmadı, sataşma olmadı.
BaşkanBuna yönelik size söz vermiştim.
Buyurun, çok kısa, çok kısa.
Ali Mahir Başarır · MersinEvet, bakın, partisinin dışişleri politikasını anlatabilir ama kendisinden önceki dönemler için "el pençe duranlar" diye bir tabiri iade ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Bu ülkede 34 vatan evladı şehit edildiğinde tarihteki hiçbir Cumhurbaşkanı Rus Devlet Başkanının kapısında beklemedi ya da daha dünkü mülakat "Tayyip Erdoğan benim arkadaşım, kendisini çok severim, onunla her seferinde işi çözüyorum. Mesela, davaları yıllarca sürecek kişileri serbest bıraktı." Bunu kim söylüyor? Trump söylüyor. Bakın, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki hiçbir Başbakan, Cumhurbaşkanı böyle küçültücü bir ifadeyle karşı karşıya kalmadı. O yüzden, kimin el pençe durduğunu, kimin pasif durduğunu, kimin yeri ve zamanı geldiğinde egemen güçlere haddini bildirdiğini bilsin bu millet.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BaşkanPeki.
Sayın Çömez...
8.- Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez’in, bugün basına yansıyan bir habere ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması
Turhan Çömez · BalıkesirÇok teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; keşke böyle talihsiz, tatsız ve can sıkıcı bir hadiseyle ilgili söz almış olmasaydım ama bugün basına düşen, daha sonra Meclis Genel Sekreterliği tarafından teyit edilen hadise hepimizin üzerinde ciddi bir şekilde durması ve düşünmesi gereken bir hadisedir. Çocuk istismarı bir insanlık suçudur, çok vahim, çok ağır bir suçtur ve bunun Parlamento çatısı altındaki bir kurumda gerçekleşmiş olma iddiası bu vahameti giderek artırmaktadır. Nerede hata var, nerede eksiğimiz var? Yansıyan haberlere baktığımızda bu sistematik bir olay. Aralarında devam eden mesajlaşmalar... Kısa vadeli olmuş bir olay değil. Dolayısıyla burada kurumsal bir ihmal ve eksiklik var. Yanı sıra, bu çocukları buraya staj için gönderen kurumların da takip eksikliği var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Turhan Çömez · BalıkesirBitireceğim Sayın Başkanım, bitireceğim.
BaşkanBuyurun.
Turhan Çömez · BalıkesirTÜİK verilerine göre 2023 yılında bu ülkede 26 bin yavrumuza cinsel istismar yapılmıştır. Bu, resmî kayıtlarda var. Bu, Türkiye için bir utanç tablosudur, son derece vahimdir. Bunun Parlamentoda yaşanıyor olma iddiası; hele hele devletimize, milletimize emanet edilmiş yavruların, bir bakanlık tarafından staj marifetiyle emanet edilmiş yavruların başına gelmiş olması, sistematik ve mütemadiyet içermesi münasebetiyle son derece ciddidir. Evet, bugün Meclis Başkanlığından yapılan açıklama önemlidir, bir kişinin görevden alınması önemlidir ama yeterli değildir. Mutlaka ve mutlaka Meclisi de buna vesile ederek bütün bu olayların ciddi bir şekilde araştırılması ve bunların önüne geçilmesi lazım.
Teşekkür ediyorum
BaşkanSayın Ekmen...
9.- Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen’in, bugün basına yansıyan bir habere ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması
Mehmet Emin Ekmen · MersinSayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Grup Başkan Vekillerimizin beyanatlarına katılıyoruz. Tek bir kız çocuğu hakkında Türkiye'nin herhangi bir yerinde tek bir eylem gerçekleşse dahi bu, yeterince vahimdir ve en sert bir şekilde üzerine gidilip aydınlatılması, incelenmesi ve sorumluların cezalandırılması gereken bir durumdur. Bu fiilin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında gerçekleşmiş olması ve anlaşıldığı kadarıyla bir süre devam etmiş olması, faillerin ve mağdurların birden fazla olması olayın vahametini artırmıştır. Genel Sekreterliğin neredeyse aynı gün işlem başlatmış olması elbette hepimiz adına sevindiricidir ama bu incelemenin müştekinin beyanıyla sınırlı kalmadan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde son yıllarda staj veya başka bir gerekçeyle gelen kız çocuklarının üzerinde de benzer sıkıntıların yaşanıp yaşanmadığı geniş kapsamıyla yapılması gerektiğini ifade etmek gerek...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanBuyurun.
Mehmet Emin Ekmen · MersinEvet, bu şikâyetten mülhem bir şekilde ancak daha geniş kapsamlı bir incelemenin olması gerektiği açıktır. Sayın Koçyiğit'in de kadın milletvekillerimizden oluşan bir komisyon önerisi bu noktada anlamlı ve yerindedir. Biz de Genel Sekreterlik gibi, siyasi partilerimizin ve Genel Kurulumuzun da bu meselenin çok yakından takipçisi olacağı hususunda milletimizi bilgilendirmek isteriz.
Teşekkür ederim.
BaşkanSayın Kılıç, buyurun.
10.- Nevşehir Milletvekili Filiz Kılıç’ın, bugün basına yansıyan bir habere ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması
Filiz Kılıç · NevşehirTeşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, biz de Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak öncelikle bu olayı kınadığımızı ifade etmek istiyoruz. Biz grup olarak, sadece çocuk istismarı değil her türlü istismara karşı olduğumuzu, kadın-erkek, bunu da ayırt etmeden her türlü istismara karşı olduğumuzu öncelikle belirtmek istiyorum. Akabinde de Gazi Meclisimizin çatısı altında, böylesine, Türkiye'nin kalbinin, beyninin bulunduğu bir ortamda çocuğumuza ya da çocuklarımıza karşı -kız ya da erkek, ben doğrusu bu konuda dediğim gibi cinsiyet de ayırmıyorum- yapıldığı iddia edilen bu olaya karşı Genel Sekreterliğimizin hemen olaya müdahil olması ve gerekenleri yapmaya başlamış olması da...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanBuyurun.
Filiz Kılıç · Nevşehir...bizim açımızdan manidardır ancak bir an önce gerekenlerin tam yapılıp gerek yargı önünde gerek Genel Sekreterliğimiz nezdinde bir an önce yapılmasını talep ediyoruz ve diğer Grup Başkan Vekillerimizin sözlerine de katıldığımızı ifade etmek istiyorum. Biz, Milliyetçi Hareket Partisi olarak da gelişmeleri yakinen takip edeceğimizin de özellikle altını çizerek bildirmek istiyorum.
Teşekkür ederim.
BaşkanSayın Akbaşoğlu...
11.- Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğinin kamuoyuyla paylaştığı basın duyurusuna ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıTeşekkür ederim Sayın Başkan.
Bütün gruplarının ifade ettiği üzere, bu konuda Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliğimizin de basın duyurusuyla bütün kamuoyuyla paylaştığı üzere, 20 Kasım 2025 tarihi itibarıyla bu olayla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir disiplin soruşturması başlatılmış ve 4 Aralık itibarıyla da ilgili kişi görevinden uzaklaştırılmıştır. 12 Aralık 2025 tarihine kadar da soruşturmanın tamamlanması öngörülmekte, bu konuda bu disiplin soruşturmasının sonucuna göre de yargı yolu söz konusu olabilecek.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanBuyurun.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıDolayısıyla hem idari anlamda disiplin soruşturması hem de yargısal boyutu itibarıyla Genel Sekreterliğimiz ve bütün parti grupları olarak, özellikle de AK PARTİ Grubu olarak, bu konunun yakın takipçisi olarak, ne gerekiyorsa bunun cezalandırılmasıyla ilgili de hep beraber bu duyarlılığı ortak olarak ortaya koyacağız. Her zaman çocuk istismarının karşısında olduk, olmaya birlikte devam edeceğiz.
Şunu da ifade etmek isterim ki Türkiye, dış politikada, her platformda, her alanda ve her yerde hak, alaka ve menfaatlerine sahip çıkmıştır, çıkmaya da devam edecektir.
Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
BaşkanBirleşime yirmi dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati:19.01
DÖRDÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 19.33
BAŞKAN: Başkan Vekili Tekin BİNGÖL
KÂTİP ÜYELER: Nurten YONTAR (Tekirdağ), Adil BİÇER (Kütahya)
BaşkanTürkiye Büyük Millet Meclisinin 28'inci Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.
V.- KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
A) Kanun Teklifleri (Devam)
1.- 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/280) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı:226) (Devam)
2.- 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/279), Plan ve Bütçe Komisyonunca Kabul Edilen Metne Ekli Cetveller, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifine İlişkin Genel Uygunluk Bildirimi ile 2024 Yılı Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporu, 218 Adet Kamu İdaresine Ait Sayıştay Denetim Raporu, 2024 Yılı Faaliyet Genel Değerlendirme Raporu ve 2024 Yılı Mali İstatistikleri Değerlendirme Raporunun Sunulduğuna Dair Sayıştay Başkanlığı Tezkeresi (3/1191) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı: 227) (Devam)
A) ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI (Devam)
1) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
B) KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (Devam)
1) Karayolları Genel Müdürlüğü 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Karayolları Genel Müdürlüğü 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
C) SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (Devam)
1) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
Ç) BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU (Devam)
1) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
D) TİCARET BAKANLIĞI (Devam)
1) Ticaret Bakanlığı 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Ticaret Bakanlığı 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
E) HELAL AKREDİTASYON KURUMU (Devam)
1) Helal Akreditasyon Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Helal Akreditasyon Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
F) REKABET KURUMU (Devam)
1) Rekabet Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Rekabet Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
Başkan2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine devam ediyoruz.
Komisyon yerinde.
Şimdi yürütmeye söz vereceğim.
İlk olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdulkadir Uraloğlu.
Süreniz otuz dakika.
Buyurun lütfen. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir UraloğluGazi Meclisimizin Sayın Başkanı, değerli milletvekilleri, ekranları başındaki kıymetli vatandaşlarımız; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız ile bağlı ve ilgili kuruluşlarımızın 2026 Yılı Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin görüşülmesi kapsamında huzurlarınızdayım. Bu vesileyle Gazi Meclisimizi ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
AK PARTİ olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 2002 yılından bu yana ulaştırma ve haberleşme alanlarında ülkemizin gelişimine yön veren ve geleceğine değer katan birçok yatırımı kararlılıkla hayata geçirdik, "Yapılamaz." denilenleri yaptık, "Ulaşılamaz." denilen hedeflere de ulaştık; milletimizin bize duyduğu güveni boşa çıkarmadık çok şükür. Attığımız her adım ve ortaya koyduğumuz her eser ülkemizin stratejik kapasitesine duyduğumuz güvenin ve milletimizin beklentilerini aşma irademizin çok açık bir göstergesidir. Bu büyük yürüyüşte fedakârlık ve yüksek görev bilinciyle sorumluluk üstlenen tüm çalışma arkadaşlarıma da canıgönülden teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çalışmalarımız, ülkemizin dört bir yanındaki 2.003 şantiyemizde 103 binin üzerindeki çalışma arkadaşımızla aralıksız devam etmektedir. Doğrudan istihdam ettiğimiz 235 bin kişi mevcuttur. Yatırım programımızdaki 2.171 projenin toplam büyüklüğü de 5,2 trilyon liraya ulaşmış durumdadır. 2025 yılında Bakanlığımızın yatırım bütçesi için 488 milyar TL ödenek ayrılmıştı. 2026 yılında bu rakamı 571 milyar TL'ye çıkarmayı hedefliyoruz. Bakanlık olarak vizyonumuz açık ve nettir: İnsan ve çevre odaklı, akıllı ve güvenli entegre ulaştırma sistemleriyle, hızlı iletişim ağlarıyla dünyada öncü olmak. Ulaştırma ve lojistik ana planımız da tam olarak bu hedeflerin yol haritası niteliğindedir. Tüm ulaşım segmentlerini tek bir sistem olarak ele alıyor; verimlilik, güvenlik ve çevre hassasiyetini bir araya getiriyoruz. İklim kriziyle mücadeleyi ve net sıfır emisyon hedeflerini ulaştırma politikalarımızın temel ekseni olarak kabul ediyoruz. Projelerimizin emisyon etkilerini uluslararası standartlara uygun modellerle hesaplıyoruz. Bu kapsamda, bisiklet yollarını yaygınlaştırıyor, güneş enerjisi santralleri ve ekolojik köprülerle karbon ayak izimizi sistematik olarak küçültüyoruz, azaltıyoruz. Son yirmi üç yılda diktiğimiz 97 milyon fidanla da gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakma kararlılığımızı somut olarak sahaya da yansıtmaya gayret ediyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Mustafa Varank · BursaBravo!
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaSayın Başkan, kıymetli milletvekillerimiz; ülkemizin Afro-Avrasya coğrafyasının tam ortasındaki stratejik konumu Türkiye'yi lojistik dünyanın tartışmasız doğal merkezi kılmıştır. Dört saatlik uçuş mesafesinde 1,5 milyar insanın yaşadığı ve toplam ekonomik büyüklüğü 55 trilyon doları aşan 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajı doğru okumak, ulaşım ve iletişim stratejilerimizi küresel ölçekte bütüncül bir anlayışla planlamak zorundayız. Bugün, Türkiye'yi yalnızca coğrafi konumuyla tanımlamak artık kâfi değildir çünkü Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde altyapı hamleleri, kriz çözme kabiliyeti, yapıcı diplomasisi ve güven inşa eden yaklaşımıyla jeostratejik bir barış ve güven adası hâline gelmiştir. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)
Bu nedenle, artık sadece Türkiye'siz koridor olmaz demiyor, aynı zamanda Türkiye'siz güvenlik ve istikrar da olmaz diyoruz. Türkiye, yalnızca bir geçiş noktası değil Avrasya lojistiğinde istikamet belirleyen barış yanlısı ve istikrarlı bir merkezdir, bunu da görselde takdirlerinize sunuyorum. Bu kapsamda Orta Koridoru güçlendireceğiz inşallah. Asya'dan Avrupa'ya uzanan bu koridor hem en kısa hem de en güvenli ticaret güzergâhıdır. Deniz yoluyla kırk beş güne varan uluslararası nakliye sürelerini Türkiye üzerinden demir yoluyla on sekiz güne indiriyoruz. Marmaray geçişiyle Çin'den gelen yükleri Avrupa'ya kesintisiz ulaştırıyor, Zengezur Koridoru'nun önemli bir bölümünü oluşturan Kars, Iğdır, Dilucu hattının tamamlanmasıyla Orta Koridoru iki ayrı sınır kapısından ülkemize bağlayacak yeni bir stratejik derinlik oluşturuyoruz.
Ülkemizin lojistik gücünü zirveye taşıyacak tarihî bir hamle olan Kalkınma Yolu Projesi de Basra Körfezi'nden başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaşacak yepyeni bir ticaret koridorudur. Türkiye'den geçecek kesimi kara yolu ve demir yoluyla kıtalar arası ticaretin belkemiğini oluşturacaktır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı liderliği ve yakın takibiyle hayata geçecek bu dev proje Türkiye'nin jeopolitik üstünlüğünü ekonomik güce de dönüştürecektir. Türkiye sadece üzerinden geçilen bir köprü değil ticaretin rotasını çizen, yönünü tayin eden büyük bir ülkedir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Son yirmi üç yılda ulaştırma ve haberleşme alanında kamu-özel iş birliği projeleri dâhil yaklaşık 300 milyar dolarlık yatırımı hayata geçirdik. Bugün, dört sektörde tamamladığımız 71 kamu-özel iş birliği projesinin yatırım tutarının 51 milyar dolar olduğunu belirtmek isterim. Emtia fiyatlarındaki döviz bazlı artışlar esas alındığında aynı projeleri bugün yeniden yapmanın bedeli 90 milyar dolardır. Şayet bu yatırımları sadece kamu bütçesiyle yapmaya kalksaydık bu projeler ya yıllarca gecikecek ya da hiç yapılamayacaktı
Cavit Arı · AntalyaNiye, iktidar olarak paranız yok mu Sayın Bakan? Paranız yok mu? "Güçlü devletiz." diyorsunuz Sayın Bakan.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaKamu-özel iş birliği modeliyle projeleri vaktinde hayata geçirdik ve ülkemize 39 milyar dolarlık daha kârlı bir yatırım bağlamış olduk. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar) Kamu-özel iş birliği bir yapım modeli olduğu gibi aynı zamanda bir finansman modelidir. İstanbul Havalimanı, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu, Osmangazi Köprüsü, İstanbul-İzmir Otoyolu ve 1915Çanakkale Köprüsü gibi projelerimizin stratejik önemi bugün daha net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Kamu-özel iş birliği projeleriyle hayata geçirdiğimiz havalimanı projelerimizde garanti rakamlarını aşarak ülkemiz önemli gelirleri elde etmiş oldu. Bu kapsamda, bugüne kadar İstanbul Havalimanı, Antalya Havalimanı ve Esenboğa Havalimanı'ndan toplam 3 milyar 428 milyon avro kira geliri elde ettik. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ayrıca, İstanbul ve Esenboğa Havalimanlarından da son bir yıl içerisinde, beklenenden fazla yolcu gerçekleşmesinden dolayı 137 milyon euro ilave gelir elde etmiş olduk. Böylece, kamu-özel iş birliği modeliyle havalimanlarımızdan hazineye yaklaşık 3,57 milyar euroluk katkı sağladık.
Ulaş Karasu · SivasDünyanın en pahalı havalimanı Sayın Bakan.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaKÖİ'yle yapılan otoyollarımızın hizmete açıldıkları tarihten garanti edilen trafik gerçekleşmeleri, bakın, İstanbul-İzmir Otoyolu'nda yüzde 163, Ankara-Niğde Otoyolu'nda yüzde 87, Avrasya Tüneli'nde ise yüzde 106'ya yükselmiş durumdadır.
Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu · ManisaHâlâ para yok.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaDiğer otoyol projelerimizde de trafik artışları öngörülenlerin üzerinde seyretmektedir. Ayrıca, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü 2028 yılında, Kuzey Marmara Otoyolu'nun tamamını 2030 yılında, Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu'nun tamamını 2030 yılında teslim alacağız, ilerleyen yıllarda diğerlerini de teslim alacağız.
Ulaş Karasu · Sivas24'ten 28'e niçin uzattınız?
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaYani bunlar işletenlerin, yapanların malı değil bunlar milletin malıdır, biz de bunları teslim alacağız. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)
Ulaş Karasu · Sivas24'ten 28'e niçin uzattınız, onu söyleyin.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaKamu-özel iş birliği projelerinin tamamının işletme süreleri tamamlanıp da devlete geçtiğinde artık Bakanlığımız kendi yatırım bütçesinden daha fazlasını bu projelerden elde etmiş olacak. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Halil Öztürk · KırıkkaleBravo!
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaSayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; ulaştırma yatırımlarını sadece ekonomik verimlilik ve rekabet gücü üzerinden değil aynı zamanda, ülkemizin güvenliği açısından da ele almak durumundayız çünkü güçlü bir ulaşım altyapısı kriz anlarında ayakta kalan, milletine kesintisiz hizmet verebilen bir Türkiye demektir. Ulaştırma yapılarımızı en ağır senaryoya dayanıklı şekilde hayata geçirirken ülkemizi afetlere karşı daha güçlü ve daha güvenli bir yapıya da kavuşturuyoruz.
Gazi Meclisimizin Saygıdeğer Başkanı, kıymetli milletvekillerimiz; Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun öncülüğünde 2025 yılında ulaştırma, altyapı, haberleşme, lojistik alanlarında 5 sektörde toplam yatırım tutarı 190 milyar lirayı geçen 44 projeyi tamamlayarak aziz milletimizin hizmetine sunduk. Ulaştırma yatırımlarımızda, stratejik baktığımızda, demir yollarımızın yatırım payı tutarını da yüzde 50'nin üzerine çıkarmış olduğumuzu takdirlerinize sunuyorum. İntermodal taşımacılıkta demir yolları daha fazla yük taşıma kapasitesi, düşük maliyet, enerji verimliliği ve çevreci yapısıyla ülkemiz için de stratejik bir üstünlüğe sahiptir. Bu nedenle, demir yolu yatırımlarını büyütmek Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma ve küresel ticaret koridorlarında daha güçlü bir konuma yükselme hedefinin temel unsurlarından biridir. Bu noktada, demir yollarında hızlı tren hatları ve ülke genelinde açıldığı günden bu tarafa 105 milyon yolcuya hizmet verdik. 2053 hedeflerimiz doğrultusunda 4.158 kilometrelik hatta yapım çalışmalarını hâlen devam ettiriyoruz. 2028 yılına geldiğimizde inşallah demir yolu ağımızı 17.287 kilometreye, 12 olan lojistik merkez sayımızı da inşallah 25'e çıkarmış olacağız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) 2028'e kadar doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayısını 11'den 27'ye yükseltmeyi hedefliyoruz. Demir yolu ağımızı genişletirken aynı zamanda bu ağda çalışacak her bir aracı, her bir bileşeni yerli ve millî imkânlarla üretmek için demir yolu sanayimizi de güçlendirmeye devam ediyoruz. TÜRASAŞ tesislerimizi yenileyip üretim kapasitesini de artırdık. E5000 millî elektrikli lokomotif, millî elektrikli tren ve banliyö tren setlerimizi seri üretime aldık, millî hızlı tren setimizin de üretimine başladık yani şu ilk üçünü hâlihazırda üretiyoruz, dördüncüsü de 225 kilometresaat hıza sahip Türkiye'nin yerli ve millî hızlı tren setini de önümüzdeki aylarda, inşallah, raylara indirmiş olacağız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Yıl sonuna kadar da 10'uncu elektrikli tren setini TCDD Taşımacılığa, 8'inci millî banliyö tren setini de Gaziray'a, Gaziantep Büyükşehir Belediyemize inşallah teslim etmiş olacağız. 2025 yılında, ayrıca, 16 adet E5000 millî elektrikli lokomotifi, 100 adet askerî tank taşıma vagonu olmak üzere 673 yük vagonunu teslim ettik. Kırıkkale-Çorum Hızlı Tren Hattı'nın, Kars-Iğdır-Dilucu Demir Yolu Hattı'nın da temellerini atarak yapım çalışmalarını başlattık. 2026 yılında Osmaneli-Bursa kesimini, Çerkezköy-Kapıkule arasını hizmete açacağız. Yine, bu yıl TÜRASAŞ bünyesindeki Sakarya Hızlı Tren Fabrikamızı da inşallah tamamlayarak hizmete sunacağız. Yine, 2028 yılına kadar Ankara-İzmir Hızlı Demir Yolu Hattı'nı, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattı'nı, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Hattı'nın tamamını, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı'nın tamamını, Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattı'nı, Karaman-Ulukışla Hızlı Tren Hattı'nı ve başlamış olduğumuz Kırıkkale-Çorum kesimini inşallah tamamlamayı hedefliyoruz. Ülkemizdeki 1.036 kilometrelik kent içi raylı sistem ağının 434 kilometresini Bakanlık olarak biz inşa ettik ve tamamladığımız hatlar da bugüne kadar yaklaşık 3 milyar yolcuya hizmet etmiş oldu. Şu anda da 122 kilometrelik yeni hat yapımlarımız sürüyor, 297 kilometrelik yeni hat ise planlama aşamasındadır. Bu yıl Konya Şehir Hastanesi-Stadyum 2'nci Etap Tramvay Hattı'nın, Kocaeli Körfezray Metro Hattı'nın temellerini attık. 2026 yılında Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı Hattı'nın kalan bölümünü, Konya Şehir Hastanesi-Stadyum Tramvay Hattı'nın yine kalan bölümünü tamamlayacağız. İstanbul'da Altunizade-Çamlıca Cami-Bosna Bulvarı Metro Hattı'nda ve Konya'da Konyaray'da çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Yine, önümüzdeki yıl da Trabzon hafif raylı sistem hattının, Samsun'daki hafif raylı sistem hattının, yine, İstanbul'da Yavuztürk-Ümraniye Spor Köyü, Adapazarı'ndaki raylı sistem hattının yapım çalışmalarını başlatmayı hedefliyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kara yollarında 2003'te 6.101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı 30.014 kilometreye çıkardık. 19 Kasımdaki Komisyon toplantımızda, sizlere, bölünmüş yollarda 30 bin kilometrelik dev eşiğe yalnızca bir adım kaldığını ve inşallah yıl sonuna kadar 30 bin kilometreyi tamamlayacağımızı söyledik. Çok şükür, sözümüzü tuttuk, bölünmüş yol uzunluğumuzu 30.014 kilometreye çıkardık ve gerçekten, önceki harita, sonraki harita; takdirlerinize sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu bahsettiğim rakamı biraz daha anlamak için, gerçekten, dünyanın çevresinin dörtte 3'ü kadar uzunlukta bir bölünmüş yolu bitirdiğimizi burada huzurlarınıza ve takdirlerinize sunuyorum. İnşallah, durmak yok, yola devam edeceğiz ve daha güçlü Türkiye'yi beraberce inşallah inşa edeceğiz. Bu bölünmüş yol ağımız ve otoyollarımız sayesinde 768 milyon saat, 2 milyar 520 milyon litre akaryakıt tasarrufunu da sağlamış olduk bu vesileyle.
Aynı zamanda, 1 milyon yetişkin ağacın bir yılda temizleyeceği kadar yani 6,3 milyon ton karbon emisyonunu da atmosferimizden bertaraf etmiş olduk. Gelecek nesillerimize de daha temiz bir gökyüzü bırakacağız inşallah. 8.591 kilometre bitümlü sıcak karışım kaplamalı uzunluğumuzu 32.708 kilometreye, 50 kilometre olan tüneli 838 kilometreye, 311 kilometre olan köprü ve viyadük uzunluğunu da 813 kilometreye yükselttik. Otoyol ağımızı 3.796 kilometreye çıkardık, 2028 sonuna kadar, inşallah, bunu 4.330 kilometreye de çıkarmayı hedeflemiş durumdayız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Avrupa Birliği ülkeleriyle kıyaslandığında, son on yılda otoyol artış hızında Avrupa'da 1'inciyiz; trafik güvenliğinde 100 milyon taşıt/kilometre başına can kaybını yüzde 81 oranında azalttık. Sadece 2025 yılında -özellikle dikkatinize sunmak istiyorum; bakın, kara yollarımızda bitirdiğimiz projelerden bahsedeceğim- Aydın-Denizli Otoyolu'nu, Konya Çevre Yolu'nun 2'nci kesimini, Antalya Korkuteli-Elmalı yolunu, Malatya Çevre Yolu'nun 2'nci etabını, Elâzığ-Harput yolunu, Pazarkule-Edirne-TEM bağlantı yolunu, Batman-Hasankeyf yolunu, Siirt-Kurtalan yolunu, Bolu Göynük Çevre Yolu'nu, Lefkoşa Batı Çevre Yolu ve Girne Köprülü Kavşağı'nı, Bursa Doğancı Tüneli'ni, Elâzığ Hazardağlı Yeni Nesil Kavşağı'nı, Pertek-Tunceli, Çemişgezek-Hozat ve Pertek-Hozat yolunu, Amasya Aydınca varyantı ve Şehit Ahmet Özsoy Tüneli'ni, Karaman şehir geçişini, Kaman-Savcılı-Kırşehir yolunu, Kaman Çevre Yolu BSK işini, Kaman Giriş Kavşağı'nı, Rize Isırlık yolunu, Trabzon Şehir Hastanesi Kavşağı'nı, Trabzon Boztepe Tünellerini, Antalya Kepezüstü ve Sanayi Kavşaklarını, Elmalı-Avlan Beli yolunu, Burdur-Tefenni-Çavdır yolunu, İnegöl Giriş Kavşağı'nı tamamlayarak halkımızın hizmetine sunduk; hayırlı uğurlu olsun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
(Uğultular)
BaşkanSayın Bakanım, bir saniye lütfen...
Değerli milletvekilleri, gerçekten salonda çok ciddi bir uğultu var.
Cavit Arı · AntalyaAnlayamıyoruz Sayın Bakanı Başkanım.
Dilan Kunt Ayan · Şanlıurfaİktidar gelince oluyor Sayın Başkan.
Cavit Arı · AntalyaAK PARTİ'li arkadaşlar konuşuyor, anlayamıyoruz gerçekten.
Dilan Kunt Ayan · Şanlıurfaİktidar gelince oluyor Sayın Başkan, iktidar gelince oluyor bu gürültü; onlar yokken mis gibi dinliyorduk burada Bakanı, onlar geliyor gürültüyü başlatıyor, biz bile dinleyemiyoruz yani.
BaşkanYani Sayın Bakanı duymakta zorluk çekiyor arkadaşlarımız.
Cavit Arı · AntalyaSayın Bakanım, biz anlayamıyoruz, arkadaşlar konuşuyor.
BaşkanLütfen... Lütfen, şu sohbeti keselim, Sayın Bakan da konuşmasına devam etsin.
Evet, buyurun Sayın Bakan.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaAntalya-Alanya ve Ankara-Kırıkkale-Delice otoyollarımızın da temellerini atarak çalışmalara başladık. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Gazi Meclisimizin Sayın Başkanı, değerli milletvekillerimiz; bugün, ulaşım altyapıları dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve akıllı sistemlerle desteklenen çok yönlü yapılar olarak karşımızdadır. Öne çıkan yeniliklerin başında elbette akıllı ulaşım sistemleri gelmektedir. Trafik verilerinin gerçek zamanlı analiz edilmesi, otonom araçlara uygun koridorların oluşturulması ve sensör tabanlı yönetim altyapıları trafik hareketliliğini daha güvenli ve verimli hâle getirmektedir. Kara yolları güvenliğini artırmak için yol altyapımızı sürücünün davranışını yönlendirecek şekilde güçlendiriyoruz. Kaçış rampaları, sarsma bantları, adaptif kavşakları hayata geçiriyoruz. Ankara-Eskişehir yolu, Ankara-Nallıhan yolu, Trabzon-Gümüşhane yollarında hayata geçirdiğimiz melodili yol uygulamasıyla trafik güvenliğini artırdık ve yollara da keyif kattık.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2003'te ülkemizde 26 olan aktif havalimanı sayısını 58'e ulaştırdık. Adıyaman, Batman, Bursa Yenişehir, Çanakkale, Sabiha Gökçen Havalimanları gibi sivil havacılığa açık olmayan 16 pasif havalimanını sivil havacılığa açtık. Yine, İstanbul, Rize-Artvin, Ordu-Giresun, Selahaddin Eyyubi, Şerafettin Elçi Havalimanı gibi 16 yeni havalimanını da yaparak havacılığımıza kazandırdık. Yani her yıl ortalama 1,4 havalimanını hizmete açarak gökyüzünde sınır tanımayan bir Türkiye inşa ettik. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Yozgat Havalimanı ve Bayburt-Gümüşhane Havalimanı'yla inşallah sayıyı 60'a çıkaracağız, onları da seneye bitiriyoruz.
Yine, iç ve dış hatlarda toplam yolcu trafiğimiz sadece 34 milyondu; 2024 yılını 231 milyonla tamamlayarak Avrupa'da 3'üncü, dünyada 7'nci olduk; inşallah bu seneyi 240 milyonla kapatmayı hedefliyoruz, bu yılın ilk yarısında da bunun işaretlerini görüyoruz. Yine, dış hat uçuşlarımızda 2003'te 50 ülkede 60 noktaya uçabiliyorduk, bugün 355 noktaya uçabiliyoruz.
Bakın, İstanbul'da üçlü bağımsız pist operasyonunu 17 Nisanda devreye aldık ve bu, Avrupa'da ilk, ABD'den sonra da dünyada 2'nci olmuş oldu, üçlü pist operasyonu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Cavit Arı · AntalyaAtatürk Havaalanı'nı mahvettiniz, kapattınız Sayın Bakan. Atatürk Havaalanı'nı niye kapattınız?
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaBu uygulamayla İstanbul Havalimanı'nda aynı anda 3 uçağın iniş ve kalkış yapmasıyla daha verimli bir kapasite ve olası gecikmeleri ortadan kaldırdık.
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaAma Vanlılar uçamıyor.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaAynı zamanda, uçakların gökyüzündeki bekleme sürelerini azalttık, yakıt tasarrufu sağladık. Yıl içinde Antalya Havalimanı'nın yeni terminallerini hizmete açtık, 82 milyon kapasiteye çıkardık. Divriği'deki hava kampüsümüzü yeni açtık.
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaPeki, Van ne olacak?
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaEsenboğa Havalimanı'nın 2'nci yeni pistini açtık.
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaSayın Bakan, Van ne olacak?
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaTerminalinin de yine kapasitesini artırdık. 3'üncü pistini ve kuleyi inşallah önümüzdeki günlerde hizmete açacağız.
Dilan Kunt Ayan · Şanlıurfaİnsanlar Adana'ya gidiyor uçmak için.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaGazi Meclisimizin Saygıdeğer Başkanı ve değerli milletvekilleri; 2025 yılı Türk denizciliğinin altın yılı olarak tarihe geçmiştir. 2002'de 8,9 milyon DWT'la 17'nci sırada olan Türk deniz ticaret filomuzu Cumhurbaşkanımızın vizyonu doğrultusunda 2.203 gemiyle 53,1 milyon DWT'a ulaştırarak dünyada ilk 10 arasına soktuk çok şükür. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Ulaş Karasu · Sivasİlk 50'de bir tane limanımız yok Sayın Bakan.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamla550 bin DWT olan tersane kapasitesini 4,79 milyon DWT'a, 37 tersane sayımızı 85'e, balıkçı barınağını 178'den 400'e, 8.500 olan yat bağlama kapasitesini yaklaşık 26 bine çıkardık. Yine, dünyadaki 100 konteyner limanı arasına Aliağa Limanı'nı da ilave ederek 5'inci limanımızı buna ilave etmiş olduk. Antalya Demre Yat Limanı'nı ve Gazipaşa Yat Limanı'nı yıl içerisinde hizmete açtık. Denizcilik alanında karar verici ülkeler kategorisinde Türkiye'yi ön plana çıkardık çok şükür.
Son olarak, Londra'daki IMO Kongresi'nde de Türkiye 139 ülkenin desteğiyle 14'üncü kez konsey üyeliğine seçilmiş oldu. Ülkemiz 65'inci denizcilik anlaşmasını da bu vesileyle Umman'la yapmış oldu.
Gelinen noktada, ülkemizin denizcilik sektöründe bölgesel bir güç olmanın ötesine geçerek küresel bir güç hâline geldiğini söyleyebilirim. Türkiye stratejik konumu, büyüyen filosu, gelişen liman ve tersane altyapısıyla denizcilikte dünyada etkisi artan bir ülke hâline gelmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; haberleşme alanında da çok önemli hamlelere imza attık. Mobil ve geniş bantta 97 milyon abone sayısına ulaştık, fiber altyapımız 638 kilometreye ulaştı. Yine, siber olaylarda USOM kanalıyla, onun etkisiyle rol model ülke hâline geldik. E-devlet uygulamalarında Avrupa'da ve dünyada gerçekten iyi bir sıraya geldik, Avrupa'da ilk 10 içerisindeyiz. Yine, geçen yıl TÜRKSAT 6A'mızı uyduya gönderdik, bu sene de hizmete almıştık. Böylece, bir hayali daha gerçeğe ulaştırmış olduk ve sırada da 7A var, onun çalışmalarına da başlıyoruz. Yerli ve millî mühendislerimizle, inşallah, bunu da gerçekleştireceğiz. Türkiye Yüzyılı'nı uzayda da taçlandıracağız. Buna söz verdik, inşallah bu sözümüzü de tutacağız, Allahuteala bunu bizlere nasip etsin. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Uzay, artık sadece bir hayal değil; orada bayrağımızı dalgalandıran, iz bırakan, üreten, söz sahibi bir ülke hâline geldik.
Bütünleşik hizmet anlayışının sahadaki karşılığını güçlendiren bir diğer stratejik adımımız ise ülkemizin haberleşme altyapısını yeni nesil teknolojilerle tahkim eden 5G sürecidir. Türkiye dijitalleşme yolculuğunda yeni bir sayfaya daha geçmektedir.
Ulaş Karasu · SivasDünya 6G'ye geçiyor Bakan, bununla övünme bari. Altı yıl oldu dünya 5G'ye geçeli, İran bile 2019'da geçti.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamla5G teknolojisini ülkemizde devreye alarak mobil iletişimde hız, kapasite ve hizmet kalitesini çağın gerekleriyle buluşturuyoruz. Bu geçişle birlikte iletişim hızımız yaklaşık 10 kat artmış olacak. Daha hızlı, daha güvenli, daha kesintisiz bir haberleşme imkânına da böylece ulaşmış olacağız.
Mehmet Tahtasız · ÇorumKöylerde internet çekmiyor Sayın Bakanım. Köylerde ve şehirlerin belli bir kısmında internet çekmiyor, 5G'ye geçsek ne olacak?
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaBu stratejik dönüşümün mali ve kurumsal zeminini de sağlam biçimde oluşturduk. 16 Ekimde yaptığımız 5G ihalesinden yaklaşık 3,5 milyar dolarlık bir gelir elde ettik. 5G daha akıllı, daha güvenli ve verimli bir geleceğin anahtarıdır.
Ulaş Karasu · SivasDünya 6G'ye geçecek Sayın Bakan, altı yıl geriden geliyorsunuz.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaİnşallah 1 Nisan 2026'da da 5G sinyaliyle ülkemizi tanıştıracağız ve iki yıl içerisinde de bunu bütün ülkemize yaygınlaştırmış olacağız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Mehmet Tahtasız · ÇorumKöylerde internet çekecek mi Sayın Bakan?
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaYoğun cihaz bağlantısıyla 5G dijital dönüşümün merkezi olacaktır.
Mehmet Tahtasız · ÇorumBizim köyde de internet çekecek mi?
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaBu teknolojiyle tam otonom sürüşten akıllı ulaşım sistemlerini tam hayata geçireceğiz.
Ulaş Karasu · SivasSivas'ın 800 köyünde internet yok, telefon çekmiyor.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaSanayide akıllı fabrikalar, yine, tıpta ameliyatlar, gazetecilikte 8K görüntülü habercilik yaklaşımı; bu gelişmeler medya mensuplarımızın da hızlıca haber yapma imkânını sağlamış olacak. Başka bir ifadeyle, 5G ülkemizin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda yükselten başka bir etken olacaktır. Ayrıca, BTK ve TÜRK TELEKOM arasındaki anlaşmayla da TÜRK TELEKOM'un imtiyaz hakkını yirmi beş yıl uzattık. Tam 20 milyar dolarlık bir anlaşmayla 3 milyar doları hazineye, 17 milyarı da altyapı ve hizmet yükümlülüğü olarak inşallah ülkemize yatırım şeklinde dönecektir. TÜRK TELEKOM sabit iletişim altyapısıyla aynı zamanda Türkiye'nin altyapısını inşa ediyor. Bu nedenle TÜRK TELEKOM'un yaptığı her yatırım doğrudan Türkiye'nin kazanımıdır.
Ulaş Karasu · SivasSivas'ın köylerinde internet yok, telefon çekmiyor Sayın Bakan.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaGazi Meclisin Saygıdeğer Başkanı ve kıymetli milletvekillerimiz, 2026 bütçesini görüşürken ortak hedefimizin Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde şekillenen Türkiye Yüzyılı'na ve güçlü Türkiye idealine hizmet etme olduğu kararlılığını özellikle ifade etmek istiyorum. Bu bütçe millet iradesinin tecelligâhı olan Gazi Meclisimizin denetimi ve desteğiyle AK PARTİ iktidarlarımızın eser ve hizmet siyasetini daha da ileriye taşıma iradesinin somut karşılığıdır. İnşallah, Cumhur İttifakı'yla hizmet yolunda durmaksızın yolumuza devam edeceğiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanTamamlayalım lütfen.
Buyurun.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaUlaştırma ve Altyapı Bakanlığı sadece yol, havalimanı ya da hat yapmak değil üretimi büyüten, ticareti hızlandıran, şehirlerimizi birbirine kenetleyen, vatandaşımızın refahını ve güvenliğini teminat altına alan stratejik bir devlet kapasitesidir. Bu anlayışla önümüzdeki dönemdeki afetlere dayanıklı ulaştırma yapılarını bölgesel ve küresel ölçekte hayata geçirmeye devam edeceğiz. Doğudan batıya, kuzeyden güneye her ilimizin potansiyelini açığa çıkaracak bağlantıları güçlendirmek, kalkınmayı yurt sathına yaymak için bütün gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz.
Sabahat Erdoğan Sarıtaş · SiirtValla doğuya hizmet yok.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaBu bütçenin aziz milletimizin beklentilerine, ülkemizin rekabet gücüne ve millî hedeflerimize güçlü katkılar sunmasını ben Rabbi'mden niyaz ediyorum. Millet adına alacağımız kararların hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. (AK parti sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaDeğerli Başkanım, bir dakika...
BaşkanDevam edelim, buyurun.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaBen bütün milletvekillerimizin konuşmalarını takip ettim, hepsini not aldım; birkaç konu özellikle belirtildi, onu size hemen kısaca arz edeyim.
Ali Mahir Başarır · MersinSon bir dakika mı geldiniz ona Sayın Bakan? Özür diliyorum, son bir dakika mı geldiniz ona, milletvekillerinin sorularına? Ne diyeyim ben...
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaYok, Değerli Başkanım, birçoğunu zaten konuşmama dercettim, cevapladım ama oraya dercedemediğim birkaçını söyleyeyim.
Ali Mahir Başarır · MersinBu olmadı, olmadı bu.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaBir tanesini söyleyeyim: Kamu-özel iş birliği projelerinde, bakın, ben mühendisim, sizin bir ihtiyacınız var, bu ihtiyacı önce ortaya koyarsınız, demir yoludur, hava yoludur, kara yoludur, hastanedir, her neyse; bu ihtiyacı yapmayla ilgili sizin birkaç tane alternatifiniz vardır. Bir tanesi millî bütçenizden yaparsınız, bir tanesi dış kredi alırsınız, bir tanesi yap-işlet-devret projesiyle yaparsınız. Sizin imkânlarınız hangisine müsaade ediyorsa...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Ulaş Karasu · SivasSayın Bakan, 21/b'yle niçin ihale yapıyorsunuz? İhaleler açık, şeffaf mı?
Cavit Arı · AntalyaDemek ki millî bütçeden yapmaya gücünüz yetmiyor.
Yüksel Coşkunyürek · BoluSizin belediyeler yapmıyor mu açık açık?
Ulaş Karasu · Sivas21/b'yle niçin yapıyorsunuz? Niçin davet usulüyle yapıyorsunuz?
Yüksel Coşkunyürek · BoluSizin belediyeler yapmıyor mu?
Cavit Arı · AntalyaDemek ki millî bütçeden yapmaya gücünüz yok Sayın Bakan!
BaşkanBuyurun.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamla...fizibiliteniz hangisine müsaade ediyorsa bunu yaparsanız. Biz de bu 3 tane yöntemin her birini hayata geçirdik.
Cavit Arı · AntalyaGenel bütçeden yapamıyor muyuz birçok yatırımı?
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaEğer biz kamu-özel iş birliği projelerini yapmamış olsaydık biz Botan (Beğendik) Viyadüğü'nü yapamazdık.
Sabahat Erdoğan Sarıtaş · SiirtNeden dolarla yapıyorsunuz?
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaBiz, yine, Adana'daki 15 Temmuz Köprüsü'nü yapamazdık.
Cavit Arı · AntalyaE, nasıl iktidarsınız, devletin imkânlarıyla yapamıyorsunuz?
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaEğiste Hadimi Viyadüğü'nü biz yapamazdık.
Ulaş Karasu · Sivas21/b'yle niçin yapıyorsunuz, onu açıklayın.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaDolayısıyla bunları yapma imkânına sahip olduk.
Mehmet Tahtasız · Çorum21/b adrese teslim.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaBurada gerçekten bugün yapmış olsaydık 90 milyara yapacaktık, o günkü şartlarda 50-51 milyar dolara yapmış olduk. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; MHP sıralarından alkışlar)
Ulaş Karasu · SivasMilletin bütçesi soyuluyor, bunlar da alkışlıyor ya!
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu · devamlaBen, tahammüllünüzden dolayı teşekkür ediyorum. Yüce Meclisimizi ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Bütçemiz hayırlı uğurlu olsun, kalın sağlıcakla. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; MHP sıralarından alkışlar)
Ali Mahir Başarır · MersinBu olacak şey değil Sayın Başkan!
BaşkanYürütme adına ikinci söz Ticaret Bakanı Sayın Ömer Bolat'a aittir.
Sayın Bakan, buyurun, süreniz otuz dakika. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Mehmet Tahtasız · ÇorumSayın Bakanım, az kaldı ayağınız kayacaktı, dikkat edin.
Havva Sibel Söylemez · MersinNazarınız değiyor.
Ticaret Bakanı Ömer BolatSayın Başkanım, Gazi Meclisimizin değerli milletvekilleri, ekran başında bizleri izleyen çok kıymetli vatandaşlarımız; hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
Bugün, Ticaret Bakanlığı, bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarımızın 2026 yılı bütçesini ve 2024 yılı kesin hesabını Gazi Meclisimize arz edeceğiz. Bünyesinde merkez, yurt dışı ve yurt içi teşkilatını barındıran Ticaret Bakanlığımız 24 bini aşan çalışanıyla dış ticarette ihracat, ithalat düzenlemeleri, gümrük idareleri ve iç ticarette de sektörel düzenlemeleriyle ve serbest bölgeleriyle ülkemizin politikalarını şekillendirmektedir. Konuşmamın başında dünya ve Türkiye ekonomisine ilişkin çok özet bir değerlendirmede bulunup ardından Ticaret Bakanlığımızın mevcut durumda gerçekleştirdiği faaliyetleri, projeleri, stratejik önceliklerini sizlerle paylaşacağım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünya genelinde önemli bir ekonomik yavaşlama, buna paralel zayıflayan dış talep, yakın coğrafyamızda süregelen savaşlar, iç karışıklıklar, jeopolitik gerilimler ve temelde gümrük vergilerinde astronomik artışlar şeklinde tezahür eden ticaret korumacılığındaki artış eğilimiyle birlikte dünya ticareti uzun süredir görülmemiş ölçüde bir politika belirsizliğine sürüklenmiştir. Dünya ticareti normalde dünya ekonomik büyümesinin yaklaşık 2 katı yıllık büyüme gösterip dünya ekonomisinde lokomotif görevi görürken son beş, altı senedir dünya ticareti dünya büyüme oranının altında bir büyümeyi ancak gösterebilmektedir. IMF'nin son tahminlerine göre de 2025 yılında dünya büyümesi yüzde 3,2 olarak bekleniyor. Bu, tarihsel ortalama olan yüzde 3,9'un oldukça altında ve 2026 yılı için de benzeri bir tahmin var. Bu şartlar altında Türkiye ekonomisinin güçlü, istikrarlı ve dengeli bir şekilde performans göstermesi kayda değerdir. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki son yirmi iki yılda reel olarak yılda yüzde 5,4 büyüme gösteren ekonomimiz millî gelirini 1 trilyon 538 milyar dolara yükseltmeyi başarmıştır. Bu, tam 6 kata yakın bir büyüme demektir reel olarak ve dolar bazında. Aynı şekilde kişi başına millî gelir de yaklaşık 5 katından fazla bir artışla 3.608 dolardan 17.788 dolara yükselmiştir ve orta vadeli program hedeflerinin üzerinde bir performanstır.
Bu şunu göstermektedir: Avrupa Birliği ortalaması 2002'de kişi başına millî gelirde 100 iken Türkiye'de 38'di, şimdi, 2024 itibarıyla Türkiye 70 rakamına yükseldi. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) OECD'de de OECD ortalaması 100 iken, Türkiye 2002'de 33 iken şimdi 67 rakamına yükselmiştir. Benzer bir şekilde istihdamda da aynı performansı görmekteyiz ve yaklaşık 19,5 milyon kişiyle aldığımız toplam istihdam rakamını en son ekim ayı itibarıyla 32 milyon 780 bine ulaştırmış durumdayız.
Türkiye'nin dış ticaret performansı 2025 yılı boyunca bahsettiğim küresel belirsizliklere rağmen güçlü, istikrarlı bir artış eğilimini korumuştu. Mal ihracatımız bu yıl Kasım itibarıyla yüzde 3,1 artışla 270,6 milyar dolara yükselmiştir. Bu, 36 milyar dolardan geldiğimiz seviye olarak tam 7,5 kat bir artışı temsil etmektedir ve 2026 yılında inşallah mal ihracatımızı 280 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Aslında dünyada ticaret korumacılığı ve gümrük vergisi savaşları bu yıl bu kadar çetin geçmeseydi gelecek yıl için tahminlerimiz daha da iyi olabilecekti ancak biz her ay ihracatımızı kumbarada biriktirir gibi yükseltme çabası içindeyiz. Bu yıl on bir ayın dokuzunda mal ihracatımız artış gösterdi reel olarak. Aynı şekilde Türkiye'nin otomotiv ihracatı 41 kere maşallah dedirtecek şekilde 41 milyar dolara yükselecek yıl sonu itibarıyla. Makine ihracatımız 28 milyar dolara yükselecek. Gıda ve tarım ihracatımızda geçen yıl 32,5 milyar dolardık, bu sene de ona yakın bir rakama geleceğiz. Tekstil-giyimde de geçen yıl 32 milyar dolarlık toplam ihracatımız vardı ve dünyada 7'nci, Avrupa Birliğinde de 3'üncü en yüksek tedarikçi ülke konumunda bulunmaktayız.
Değerli milletvekilleri, orta yüksek ve yüksek teknolojili ihracatımızın payı da yüzde 43'ü aşmış bulunmaktadır. Bu rakam 2002'de yüzde 30 idi, yüzde 43'ün karşılığı 116 buçuk milyar dolarlık orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünler ihraç edebilmekteyiz ve savunma sanayisinde 2002'de 240 milyon dolardan aldığımız ihracatımızı bu yıl inşallah 8,5-9 milyar dolar bandına yükseltmek durumundayız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ve Kasım ayı, on bir aylık rakamlar da buna rahatça ulaşabileceğimizi göstermektedir.
Bir diğer önemli gösterge, kendi içimizde yükseliyoruz ama dünyadaki payımız nedir acaba diye... Orada da vaziyet Allah'a şükür iyi ve dünya ihracatında mallarda aldığımız pay yüzde 2002'de 0,55'ken yüzde 1,07'ye yükselmiş durumdadır.
Hizmetler sektörü de Türkiye'nin rekabet gücünün yüksek olduğu çok önemli bir sektörümüz, millî gelirimizde ve istihdamımızda yüzde 60'a yakın bir pay oluşturuyor. Orada da 2002'de 14 milyar dolarla başladığımız ihracat yolculuğumuz...
Cavit Arı · AntalyaSayın Bakan, 2002'den bu tarafa yirmi üç sene geçti, geçen yıllara göre değerlendirme yapın, yirmi üç sene geçti.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamla...şu anda Kasım itibarıyla yıllık 122 buçuk milyar dolara yükselmiş bulunmaktadır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Cavit Arı · AntalyaYirmi üç sene önceki rakamlara göre değerlendirme yapıyorsunuz.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaBöylece mal ve hizmet ihracat toplamımız 393 milyar doları aşmış bulunmaktadır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Cavit Arı · AntalyaGeçen yıl neydi, önceki yıl neydi, ona göre konuşun!
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaDünya hizmet ihracatındaki payımız da yüzde 0,87'den yüzde 1,32'ye yükseldi. Hizmet ithalatını bir arkadaşımız gündeme getirdi; orada da geçen yıl itibarıyla 55,8 milyar dolar yıllık ithalatımız vardı, geçen yıl 117 milyar dolar ihracatımız vardı, toplamda 61,4 milyar dolar hizmet ticaretinde fazla elde ettik. Türkiye dünyada hizmetler fazlasında en iyi performans gösteren 5'inci ülke konumuna ulaşmış bulunmaktadır.
Değerli milletvekilleri, Sayın Başkanım; Türkiye Büyük Millet Meclisimizin kabul ettiği bütçe ödeneğiyle 2025 yılında 18.213 mal ihracatçı firmalarımıza 20 milyar lira desteklerde bulunduk ve 2.009 hizmet ihracatçımıza da 6,3 milyar TL destek ödemeleri gerçekleştirdik.
Cavit Arı · AntalyaSayın Bakan, Antalya ihracatçısı ve üreticisi sayenizde batmak üzere. Ukrayna kapısı kapandı, vergi arttı Sayın Bakan, onu çözün önce.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaİhracatçılarımız için kritik öneme sahip finansman kanalımız olan TÜRK EXIMBANK'ın sermayesini de bu iki buçuk yıl içinde 13,8 milyar liradan 88,4 milyar liraya yükselttik, yaklaşık 7 katı bir artış oldu çünkü EXIMBANK'ın ihracat reeskont kredileri yaklaşık piyasa maliyetlerinin yarısı nispetinde ve ihracatçı için çok önemli bir maliyet avantajı getiren bir kaynaktır. Bu yıl inşallah 52 milyar doları EXIMBANK desteklerinde aşacağız. Ayrıca EXIMBANK alıcı kredilerini devreye almak için yeni bir destek modeli yürürlüğe aldı.
Bunun yanında, İhracatı Geliştirme Şirketiyle ihracatçılarımıza 191 milyar liralık kefalet sağladık ve Türk Ticaret Bankasını devreye alarak bu yıl 75 milyar liralık ihracat reeskont kredisi onlara da sağlamış olduk. Bu yıl toplam 77 somut tedbirden oluşan İhracat Eylem Planı'nı bütünüyle uyguladık, Yeşil Dönüşüm'e uyum konusunda danışmanlık ve eğitim giderlerine destek anlamında "Sorumluluk" başlığıyla bir program ortaya koyduk, E-Kolay İhracat Platformu'yla ihracatçılarımız için her an bir tık kadar yakınız ve danışmanlık hizmeti sağlıyoruz, uzak ülkelere ihracat stratejisi ve İslam İş Birliği Teşkilatı ülkelerine ihracatı geliştirme programlarımız devam ediyor. Diğer taraftan, 19 serbest bölgemizde geçen yıl 12 milyar dolarlık ihracat yaptık ve bu ihracatın içinde özellikle teknolojik ürünlerin payı yüzde 75'e ulaşmaktadır. Bu yıl da ilk on bir ayda 11,3 milyar dolar seviyesine ulaştı.
Diğer taraftan, ithalat konusunda da mal ithalatımız kasım itibarıyla yıllıklandırılmış olarak 361,9 milyar dolar seviyesindedir. Kasım ayı itibarıyla ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,8'dir ve yıllıklandırılmış dış ticaret açığı da 91 milyar dolar seviyesinde bulunmaktadır. İthalat konusunda özellikle yerli ve millî üretimi korumak amacıyla ve de haksız ve uluslararası kurallara da uymayan ithalat uygulamalarına karşı savunma araçları noktasında en çok kararlar alan ülkelerin başında geliyoruz. Damping ve sübvansiyonlu ithalatı önlemede 4'üncü, korunma önlemlerinde 3'üncü sıradayız. 142 ürün grubunda antidamping vergilerimiz var, 118 ürün grubunda da antidamping ve sübvansiyon vergilerimizi destekleyen önlemlerimiz var. Bunun yanında da 4.537 ürün grubunda Dünya Ticaret Örgütü kapsamında taahhüt edilen gümrük vergilerimizin üzerinde ilave gümrük vergileri uygulamaktayız.
Sonuçta, bu dış ticaret rakamlarının sonunda şunu memnuniyetle görüyoruz: Cari işlemler açığının millî gelire oranı yüzde 1,3'tür ve tarihsel ortalama yüzde 3,5'un çok altındadır ve ağustos ayında 5,5 milyar dolarla cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık fazlasını verdik. Temmuz, ağustos, eylül ve ekimde de inşallah dört ay cari işlemler fazlası vermiş olacağız. Yıl sonu için 20 milyar doların biraz üzerinde bir cari işlemler açığıyla yılı kapatmış olacağız. Bunun millî gelire oranı yüzde 1,3 düzeyindedir.
Cavit Arı · AntalyaSayın Bakanım, esnafa geçen hafta burada yükler getirildi, ruhsat harçlarıyla ilgili yükler getirildi, hiç itiraz etmediniz.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaTAREKS uygulamasıyla da ithal ürünlerde zararlı ve sağlığa aykırı ürünler karşısında yapay zekâ teknolojilerini uygulayarak tedbirler alıyoruz, tam 4 milyon adet ürünü denetime tabi tuttuk.
Cavit Arı · AntalyaSayın Bakanım, yüzlerce, binlerce esnafa yük getirildi, hiçbir tepkiniz olmadı bu konuda.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaHelal Akreditasyon Kurumu 2019 yılında kuruldu ve tam 121 akreditasyon kararı aldı.
Cavit Arı · AntalyaGalericiye, emlakçıya, kuyumcuya, veterinere, herkese yük getirildi; hiç tepkiniz yok, bu konuda hiç açıklamanız olmadı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaBöylece 2.500'ün üzerinde tesisin helal belgeleri akreditasyon güvencesi altına alınmıştır. HAK'ın katkılarıyla Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumu (IFHAB) da kuruldu, merkezi Cidde'dedir ve Türkiye de SMIIC standartlarını uygulayarak helal standartlarını uygulamaktadır.
Mehmet Tahtasız · ÇorumTrendyol'dan ne kadar lisans ücreti aldınız, ne kadar lisans ücretini almaktan vazgeçtiniz?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaDeğerli Başkan, değerli milletvekilleri; bu çalışmaları yaparken ticaret diplomasisi faaliyetlerimiz de çok büyük önem taşımaktadır.
Mehmet Tahtasız · Çorum7200 prim gün sayısı ne olacak Sayın Bakan? Çıraklık, çıraklık...
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaBu yıl şu ana kadar 99 ülkeden muhataplarımla 171 üst düzey toplantıyı ikili ve çok taraflı platformlarda gerçekleştirdim.
Cavit Arı · AntalyaSayın Bakan, emlakçıya, galericiye, kuyumcuya, esnafa her yıl ödenmek üzere ruhsat ücreti getirildi, esnaftan sorumlu Bakan olarak hiç tepkiniz olmadı; bu konuda ne diyorsunuz?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamla17 ülkeyle KEK toplantılarının koordinasyonunu yürüttük -diğer bakan arkadaşlarımla- ve 5 ülkeyle JETCO toplantılarını gerçekleştirdik.
Mehmet Tahtasız · ÇorumHal yasası, esnaf yasası çıkacak mı?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaÜlkemizin hak ve menfaatlerini ileriye taşımak amacıyla Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yüksek düzeyli ticaret diyaloğunu başlatmıştık.
Cavit Arı · AntalyaEsnafla ilgili bir kelime, laf etmediniz Sayın Bakan; esnafla ilgili bir kelime etmediniz.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaİlk toplantısı Temmuz 2024'te, ikinci toplantısı Ankara'da 1 Temmuz 2025'te gerçekleştirildi; böylece pürüzlü alanları gümrük birliği içinden oldukça temizledik.
Mehmet Tahtasız · ÇorumBayraktar'ın da ortak olduğu Trendyol grubuna 46 milyar lira vergi affı doğru mu?
Cavit Arı · AntalyaEsnafı duymayanı esnafa şikâyet edeceğiz. Esnafı duymayan Bakan! Esnafın derdini duymayan Bakan!
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaGümrük birliğinin modernizasyonu ve güncellenmesi için de çalışıyoruz; bu noktada, Avrupa Birliği Komisyonu da bizim tutumumuza benzer bir tutum belirleyerek -Türkiye'yle- gümrük birliğinin modernleştirilmesi, güncellenmesi çalışmaları için Avrupa Birliği Konseyine tavsiye raporu yazdı...
Mehmet Tahtasız · ÇorumBayraktar grubunun ortak olduğu Çin menşeli e-ticaret firması Trendyol'a 46 milyar lira vergi avantajı sağlanmıştır.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamla...ancak henüz Avrupa Birliği Konseyi gümrük birliğini modernize etme müzakerelerinin başlaması kararını alamadı.
Amerika Birleşik Devletleri'yle, dünyanın 3,4 trilyon dolar ithalatıyla en büyük ticaret ülkesiyle ticaret hacmimizi her iki ülke liderlerinin ortaya koyduğu 100 milyar dolar seviyesine çıkarmaya yönelik yol haritası üzerinde muhataplarımızla birlikte ticaret müzakerelerini sürdürmeye devam ediyoruz.
Rusya Federasyonu'yla ticari ilişkilerimizi güçlendirmek amacıyla Türkiye-Rusya Karma Ekonomik Komisyonunun 19'uncu Toplantısını haziran ayında Moskova'da yaptık ve yeni bir yol haritası için protokol imzaladık.
Ukrayna'nın Yeniden İnşası Forumu'nda Türkiye olarak ev sahipliği yapıyoruz ve Ukraynalı yetkililer ile bizim müteahhitlik grupları arasında ve Türk iş insanları arasında toplantılara devam ediyoruz.
Cavit Arı · AntalyaSayın Bakan, Ukrayna domates, salatalık ihracatına vergi koydu, üretici perişan. Bu konuda hiçbir adım atmıyorsunuz. Nasıl dost Ukrayna! Antalya üreticisi, çiftçisi perişan sayenizde.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaİslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, D8 ve Türk Devletleri Teşkilatı gibi uluslararası kuruluşlarla ve platformlarda ikili ve çok taraflı ekonomik ilişkilerimizi geliştirmeye yönelik gayretlerimizi büyük bir kararlılıkla ve azimle sürdürüyoruz ve zirve toplantılarına katılarak, Ticaret Bakanları konsey toplantılarına katılarak dış ticaretimizi artırma ve pürüzlü konuları çözme konusunda ilerleme sağlıyoruz.
2003 yılında başladığımız, Afrika stratejisi çerçevesinde kurduğumuz Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nun 5'incisini de İstanbul'da 28 ülkeden gelen ticaret bakanları, bakan yardımcıları ve 4 bine yakın iş insanının katılımıyla başarıyla gerçekleştirdik. 5,4 milyar dolarla başladığımız 56 ülkeli Afrika topluluğu arasındaki ticaret seviyesini 7 kattan fazla artışla 37 milyar dolara yükselttik. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Cavit Arı · AntalyaBaşkanım, biraz da esnaftan bahsedin, esnaftan! Esnafa yük getirdiniz. Esnafa ruhsat yenileme harcı geldi, hiç tepki göstermediniz, kılınız kıpırdamadı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaSayın Cumhurbaşkanımızın da büyük bir azimle ve kararlılıkla başını çektiği ve ülke olarak milletimizle, devletimizle, Hükûmetimizle ve Gazi Meclisimizle hep birlikte İsrail'in Gazze'deki zalim katliamları karşısında diplomasi, siyaset, insani yardım, hukuki mücadele, ticaret ambargosu ve ulaşım ambargosu gibi bütün mekanizmaları uyguladık.
Mehmet Tahtasız · Çorum2025'te kaç esnaf kepenk kapattı? Kaç konkordato ilan eden şirketimiz var 2025 yılında?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamla2 Mayıs 2024 tarihinde Hükûmetimizin aldığı kararla Türkiye'den İsrail'e bütün ürün gruplarında ihracat, ithalat ve transit ticareti durdurduk ve yirmi ay boyunca bu aynen devam etmektedir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ve dünyada bunu yapan öncü ülke konumundayız. Ticaret Bakanlığı verileri, gümrük idaresi verileri, TÜİK verileri zaten bunu net olarak gösteriyor ve bu sadece Filistinliler tarafından değil bütün dünyadaki Filistin davasına sempati duyan ülkeler tarafından da takdirle karşılanıyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Mehmet Tahtasız · ÇorumBu artışlardan esnaf faydalanacak mı?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaVe bu ekonomik baskılar sonunda Batı'da da giderek İsrail büyük bir zemin kaybetti ve sonunda Şarm El- Şeyh'teki ateşkes anlaşması ve barış anlaşmasına razı olmak zorunda kaldı.
Mehmet Tahtasız · Çorumİsrail'le ticaretimiz ne kadar?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaAma Filistin'in limanı olmadığı için, gümrüğü olmadığı için Filistin'in ihtiyaçları konusunda, Filistin Devleti ve Hükûmetinin bizden yardım istemesi üzerine, 7 Haziran 2024'ten beri kararlı bir şekilde hem Filistin tarafı hem Türkiye tarafından kontrol edilen mekanizmalarla Filistin'in acil ihtiyaçları için kendileriyle ticaret yapıyoruz ve bu yıl 481 milyon dolarla Filistin'in istediği ihtiyaçlar karşılandı.
Suriye'nin yeni dönemindeki temaslarımız kapsamında Türkiye-Suriye Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi JETCO'yu kurduk, Suriye ile Türkiye arasında idari gelişim ve yönetişim alanında iş birliğine ilişkin mutabakat zaptını imzaladık, Türkiye-Suriye İş Konseyini kurduk ve Suriye'yle toplam 11 gümrük kapımızın 8'i faal olarak çalışmaktadır ve bu kapılarımızın hepsinde genişletme ve yenileme çalışmaları vardır. Siyasi durum elverdiği takdirde de Nusaybin ve Mürşitpınar Gümrük Kapıları noktasında da inşallah Türkiye ve Suriye olarak bunu açabiliriz. Ancak bu konu, tabii, bir devlet kararıdır. Bu açıdan şunu da özellikle vurgulamak isterim ki gümrük kapısı açmak sadece bizim inisiyatifimizde olan bir şey değildir; karşı devletin de buna rıza göstermesi önemli ve gerekli altyapıları, yolları, tesisleri hazırlaması önemli.
Bu yıl Suriye'yle ticaret hacmimiz de yüzde 50 artarak 3,2 milyar dolara yükselmiştir.
İç ticaret konusunda 17 adet mevzuat düzenlemesini yürürlüğe koyduk; kimi kanun yoluyla, kimi yönetmeliklerle oldu. Hepinize teşekkür ediyoruz. Otomotiv sektöründe, emlak sektöründe, ikinci el satışlarda güvenli ödeme sistemlerini, elektronik ilan doğrulama sistemlerini yürürlüğe koyduk. Böylece her iki piyasada da oynaklıkları ya da ticarete aykırı uygulamaları kontrol altına aldık ve bu konularda yoğun bir denetim de yapmaktayız.
Veli Ağbaba · MalatyaCan Holdinge gel, Can Holdinge! Can Holdinge kumpasa gel, kumpasa!
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaİlan siteleri de bu konuda ciddi biçimde denetlenmektedir.
Bunun yanında, Alışveriş Merkezleri Hakkında Yönetmelik çıkardık.
Veli Ağbaba · MalatyaCinere kumpasa gel!
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaTüketicinin korunmasına yönelik mevzuat düzenlemelerinde doğrudan satışları hakkında yeni bir yönetmelikle düzenleme sağladık.
Veli Ağbaba · MalatyaKumpasa gel, kumpasa!
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaPiramit yapıları ortadan kaldıran bu düzenlemelerin yanında Fiyat Etiketi Yönetmeliği'nde önemli düzenleme yaptık ve daranın da mutlaka hesaplanması uygulamasını getirdik.
Cavit Arı · AntalyaPerakende yasasını çıkaramadınız Sayın Bakan yıllardır! Sayın Bakan, yıllardır perakende yasası çıkmadı, esnafı batırdınız, bitirdiniz; üç harfliler Türkiye'nin her bir tarafında, hâlâ etiketten bahsediyorsunuz! Esnaf bitmiş, etiketten bahsediyorsunuz!
Veli Ağbaba · MalatyaCan Holdingin uçağına bindin mi?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaKafe, pastane, lokanta, restoran gibi işletmelerin fiyat düzenlemelerini, menü düzenlemelerini iş yeri önüne, masaların üstüne ve karekod uygulamalarını zorunlu koymalarını sağladık.
Veli Ağbaba · MalatyaCan Holdingini uçağına bindin mi? Can Holdingin uçağına bindin mi?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaDenetlemeler noktasında da amacımız; biz, üreticinin, ticaret yapanın gelişmesini arzu ediyoruz...
Cavit Arı · AntalyaSayın Bakanım, Komisyonda Can Holdingden de bahsettik, ona da cevap vermediniz!
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamla...ve ülke ekonomisini ancak böyle büyütürüz ancak fırsatçılık yapmak isteyen, fahiş fiyat ya da stokçuluk yapmak isteyenlere karşı da affımız yoktur. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Mehmet Tahtasız · ÇorumSayın Bakan, Can Holdingin uçağına binenleri çok merak ediyoruz, açıklar mısınız?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaBu konuda 81 ilimizde bu yıl on bir ayda 522.219 işletme denetlendi, 35 milyondan fazla ürün denetlendi.
Mehmet Tahtasız · ÇorumCan Holdingin yolcuları kimler?
Veli Ağbaba · MalatyaHedef İzmir mi?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaKanunlara, mevzuatlara ve tüketici haklarına aykırı davranan firmalar nezdinde 2,5 milyar liranın üzerinde idari para cezası uygulandı. Rekabet Kurumu da başta gıda endüstrisi, sigorta hizmetleri, finans işlemleri, inşaat ve kimyasal ürünler alanında hizmet gösteren 212 firmaya da 12,5 milyar lira idari para cezası uyguladı.
Hal Kanunu uygulanmakta ve Hal Kanunu'nda yeni idari değişiklikler noktasında hazırladığımız taslağı da biz grubumuza gönderdik, görüşe açmış bulunuyoruz.
Mehmet Tahtasız · ÇorumSayın Bakan, Rekabet Kurumu Can Holdinge nasıl izin verdi?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaElektronik ticarette de özellikle şunu vurgulamak istiyorum: 3 trilyon liralık bir ticaret var, bu elektronik ticaret toplam ticaretin yüzde 20'sine ulaşmış durumda. Bu konuda Meclisimizin çıkardığı kanunlar önemli ve harfiyen, titizlikle uygulanmakta. Sadece şu kadarını söyleyeyim: E-ticaret yapan firma sayısı beş senede 60 binden 600 bine ulaşmıştır. Onun için kanunlar harfiyen uygulanmaktadır. Bu noktada geçen yıl Meclisimizde çıkan değişiklikle de rekabet artmıştır. Toplam elektronik ticaretin yüzde 20'sini hiçbir firma geçemez. Dolayısıyla tekelci ya da kartelci bir yapıya asla müsaade edilmemektedir ve geçen yıl Ekim 2024'te çıkarılan kanun değişikliğinden sonra 4 uluslararası yatırımcı daha Türkiye'ye giriş yapmıştır ve rekabet tüketicilerimiz lehine daha da hızlanmıştır.
Ednan Arslan · İzmirSipariş adedi ne oldu, sipariş adedi?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaTüketici şikâyetleri noktasında da tüketici hakem heyetleri çalışmaktadır.
Ednan Arslan · İzmirSon yıldaki sipariş adedi ne oldu?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaEsnaflarımızla alakalı olarak da şunu memnuniyetle söylemek istiyorum: Esnaflarımızı finansal açıdan desteklemekte, elimizden gelen bütün desteği vermekteyiz. Bu çerçevede, bizden önce esnafların finansmanlarında yüzde 20 olan hazine desteği bizim dönemimizde, yirmi üç senedir yüzde 50'ye çıkarılmıştır ve şu ana kadar 4 milyon 600 bin kullandırım yapılarak esnaflarımıza 718 milyar Türk lirası finansman sağlanmıştır; bunun önemi, piyasa maliyetlerinin yüzde 50'si katındadır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Cavit Arı · AntalyaKaç yılda Sayın Bakan? Ödenen rakamları söyleyin, bugüne göre çevirmeyin.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaTabii ki esnaflarımızdan, şirketlerimizden kapanan olduğunda hepimiz üzülüyoruz ancak bu kapanma sebepleri farklı nedenlerle de olabiliyor.
Cavit Arı · AntalyaSayın Bakanım, perakende yasasını çıkaramadınız. "Üç harfliler esnafı batırıyor." diyemiyorsunuz.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaBu anlamda, şunu memnuniyetle söylüyorum: Ülkemizde son beş yılda, son iki yılda ve son on bir ayda her 3 açılan esnafa karşılık 1 kapanma olmuştur; her açılan 3 şirkete karşılık 1 kapanma olmuştur ve sayıları artmaktadır. 1,3 milyon esnafla aldığımız toplam esnaf sayımızı 2 milyon 400 bine taşımış bulunuyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Cavit Arı · AntalyaKâğıt üstünde.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaŞirketlerin sayısı da 2,5 milyona yaklaşmış bulunmaktadır.
Cavit Arı · AntalyaYirmi senede artmış, siz artırmadınız, nüfus artıyor.
Mehmet Tahtasız · ÇorumZombi şirketler ne olacak Sayın Bakan?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaTürkiye'de işletmelerimizin yaklaşık yüzde 75'inin uzun ömürlü olduğunu görüyoruz; on yıl ve üzeri olan uzun ömür yüzde 40, üç ve on yıl arasında olanlarda yüzde 35'tir. Esnaf kredilerimizin limitini işletmeler için 1 milyon Türk lirasına; yatırım, ticari araç alımı ve makine alımı için 2,5 milyon liraya yükseltmiş bulunuyoruz.
Cavit Arı · Antalya7200 iş günü meselesini ne yaptınız Sayın Bakan? Söz verdiniz iki buçuk sene önce.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaBiraz da gümrüklerden bahsetmek istiyorum.
Cavit Arı · Antalyaİki buçuk sene önce söz verildi, esnaf kandırıldı, seçimde oy alındı ama süründürülmeye devam ediliyor.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaŞimdi, özellikle gümrükler noktasında, gümrükler Türkiye'nin kalbidir. 640 milyar dolar mal ihracat ve ithalatı gümrüklerden geçmekte ve gümrüklerimizi otomasyon, dijitalleşme noktasında çok iyi yenilemiş durumdayız. Birçok ülkenin bakanları Türkiye'de gümrükleri görerek örnek almaya çalışıyorlar, takdirlerini iletiyorlar ve gümrüklerde malların geçişindeki kara gümrüklerinde bekleme süresi üç buçuk saate kadar düşürülmüştür.
Cavit Arı · AntalyaSayın Bakan, 6 Mayıs 2023'te "Müjdeler olsun...!" diye açıklama yapıldı, Sayın Cumhurbaşkanı da bu açıklamayı yaptı, Sayın Bakan da yaptı. Ne oldu bu 7200 iş günü?
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaBu çerçevede, gümrük işlemlerinde elektronik sistemler gerçekleştirildi ve yeni gümrük kapıları noktasında da özellikle Gürbulak Gümrük Kapısı'nın yenileme çalışmaları tamamlandı.
Cavit Arı · AntalyaEsnafı kandırdınız, oyunu aldınız, mağdur etmeye devam ediyorsunuz.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaÖzellikle haksız yasa dışı ticaretle mücadele noktasında da Gümrük Muhafıza ve Kaçakçılıkla Mücadele ekiplerimiz bu yıl 92 milyar liraya ulaşan kaçakçılık ve yasa dışı ticaret yakalaması gerçekleştirmişlerdir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanTamamlayalım.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaÖzellikle 32 tonu aşan uyuşturucunun -ki bunun değeri yaklaşık 42 milyar liradır- gençlerimizi, vatandaşlarımızı zehirlemelerine müsaade etmedik; yakaladık, savcılıklara verdik, adli işlemler başlatıldı ve imha ettik bunları. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ve orada da önemli teknik aletler kullanmaktayız ki yakalamalarımız gerçekten son iki buçuk yılda 10 katı bir artış göstermiş bulunuyor.
Türkiye'nin vergi gelirlerinin yüzde 21'i gümrüklerde toplanıyor ve anında Hazine ve Maliye Bakanlığımıza devrediliyor. Gümrüklerimiz bu kadar önemlidir ve bu anlamda teşkilatımızla gurur duyuyoruz. Bütün Bakanlık teşkilatımızla bu çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanTamamlayalım Sayın Bakan.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaSayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ticaret Bakanlığımızın sizlere takdim olunan amaç ve faaliyetleri doğrultusunda kullanılmak üzere 2026 yılı bütçesinin 45 milyar lirası ihracatçılarımıza verilecek desteklerden oluşmak üzere toplam 76 milyar 251 milyon 159 bin Türk lirasıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın yirmi üç yıldır ortaya koyduğu yüksek irade doğrultusunda Cumhur İttifakı olarak Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi inşallah ticaretin yüzyılı da yapmaya kararlıyız. Ülkemizin dünya ticaretindeki başarılarını daha ileriye taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanTamamlayalım.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat · devamlaBütçe sürecinde emeği geçen tüm Bakanlıktaki çalışma arkadaşlarıma ve bizi sabırla dinleyen siz değerli milletvekillerimize çok teşekkür ediyorum. Sayın Başkanımıza çok teşekkür ediyorum.
Ticaret Bakanlığımız bütçesinin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı ve bereketli olmasını Yüce Allah'tan niyaz ediyorum, hepinize selam ve saygılarımı sunuyorum. (AK PARTİ ve MHP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)
BaşkanTeşekkürler.
Cavit Arı · AntalyaEsnafın yok sayıldığı bir sunum dinledik.
Veli Ağbaba · MalatyaCan Holdingi unuttular, Can Holdingi. Yüzyılın en büyük kumpası, üçkâğıtçı...
BaşkanŞahıslar adına aleyhinde İzmir Milletvekili Sayın Haydar Altıntaş'a söz vereceğim.
Sayın Altıntaş, buyurun.
Haydar Altıntaş · İzmirSayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime bir ironiyle başlamak istiyorum. İzmir'in Basmane'sinden kalkan bir tren var. Bu tren İzmir, Manisa, Balıkesir, Kütahya, Eskişehir, Ankara'yı katederken kuş gibi, rüzgâr gibi uçuyor; seyahat süresi çok konforlu, on beş saat(!) Harika bir şey, hepinizin dikkatine sunuyorum. Bunun dışında, Ödemiş ile Salihli'nin arasında bir dağ var, o dağ yarılıp bir kenarından 47 kilometre geçilse oradaki bütün ürünler büyükşehirlere çok daha kolay aktarılacak; zannediyorum bu sene yapılıyor. Şaka, şaka, inanmayın; vakti gelince yapılır!
Değerli arkadaşlar, ben esasen bugün başka bir şeyden söz etmek istiyorum. İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda kurulan yeni dünya düzeni ve onu oluşturan kurumlar 1989 yılında -otuz altı yıl evvel- Berlin Duvarı'nın çökmesiyle beraber çöktü. Şimdi, kendi coğrafyamızda her gün bir yerde yeni duvar çöküyor; kimisi ülkenin içerisine, kimisi ülkenin dışarısına. Bu yeni dünya düzeninde Türkiye'yi bekleyen fırsatlar ve tehditler nedir, biz orada yerimizi nasıl alacağız? Bu konularda hiçbir çalışma göremiyoruz.
Bugün görüşmelerini yaptığımız iki Bakanlığa ait olan kuruluşlar, artık, yolların kalitesinden hava güvenliğine, siber altyapıdan ticaretin istikrarına kadar geniş bir alanda yer alıyor; iklim krizi, deprem gibi doğal riskler de bu tabloyu daha karmaşık hâle getiriyor. Ekonomi, gıda, eğitim, jeostratejik güvenlik; mimarimizin temel sütunları olmalıdır. Bir ülkenin üretim gücü, finansal istikrarı, siyasi, stratejik sektörlerdeki bağımlılık düzeyi artık doğrudan ulusal güvenlik meselesidir. Türkiye'nin yıllık dış finansman ihtiyacı, kur oynaklığı, enflasyon ve enerji ithalatı gibi kırılganlıklar ekonomik alanı yalnızca bir büyüme sorunu olmaktan çıkarıp güvenlik riski hâline getirmiştir.
Diğer bir alan da gıda güvenliği meselesidir. İthalata dayalı tarım politikaları uzun vadede ülkeleri küresel arz şoklarına karşı savunmasız bırakmaktadır.
Üçüncü başlık olan eğitim güvenliği ise insan kaynağının niteliğiyle ilgilidir. Sık değişen müfredatlar, öğretmenlerin itibarsızlaştırılması yalnızca bireylerin değil devletimizin niteliğini de aşındırmaktadır.
Suriye krizi, Doğu Akdeniz rekabeti gibi gelişmeler güvenlik alanının, sınır savunmasının çok ötesinde önem taşıyan gelişmelerdir. Türkiye, bu dört alandaki güvenlik risklerini azaltarak birbirini besleyen bu kırılganlık döngüsünden çıkmak zorundadır. Bu süreçte Parlamentoya, akademiye ve basına da çok önemli görevler düşmektedir. Şehirlerimizi ölü şehirler olmaktan çıkarıp yaşayan şehirler hâline getirmeliyiz.
Değerli arkadaşlar, bütçe sadece rakamlardan ibaret değildir; akılcı, şeffaf, uzun vadeli bir planlamayla ortaya konulmalıdır. Şimdi, bu bütçeyle ve bu bütçenin dışında elde ettiğiniz kaynaklarla -demin Sayın Bakan uzun uzadıya anlattı- yap-işlet-devretle, KÖİ sistemiyle, geçiş ve yolcu garantili yöntemlerle, döviz üzerinden, anlaşmazlık hâlinde Londra mahkemelerine başvurarak değil Türk parasıyla, Türk mahkemeleriyle çözüm arayarak bir yapı kurmak zorundasınız. 8 bin dönümlük narenciye bahçesini bir kalemde yok ederek kurduğunuz Çukurova Havaalanı'nın fayda ve zarar ile maliyet ve kâr analizini yeniden yapmak zorundasınız. Ayrıca, bütün iktidarınız boyunca 200 defadan fazla değiştirdiğiniz İhale Kanunu'nu artık kamu vicdanını incitmeyecek bir yapıya getirerek sık sık değiştirme ihtiyacını duymamanızı temenni ediyorum; aksi hâlde, yapılan her yatırım güvenlik değil kırılganlıkları ürettir.
Demokratik bir devletin vazgeçilmezi yönetebilen demokrasi, siyasette ve ekonomide yapısal istikrardır. Bütçenin felsefesi ve ruhu olmalıdır. Bütçeler kimsenin aç ve açıkta kalmayacağı, vatandaşın hesap sorduğu, iktidarın hesap verdiği, yaşayan ve yaşatan belgelerdir ancak iktidarın önümüze getirdiği bütçe maalesef ruhsuz ve şekilsizdir. Elinizdeki muazzam siyasi güce rağmen yönetemiyorsunuz, yönetemeyen demokrasinin sonucu olarak da krizi bir türlü bitiremiyorsunuz.
Her yıl bir milyon gence iş bulmak zorundasınız, bu mümkün mü? Emekli, işçi, memur, çiftçi sefaletten nasıl kurtulacak? Ülkemizde vatandaşın çoğunluğu olan orta direk yok olmuştur. Orta direğin yok olduğu bir ülkede demokrasinin teminatı yoktur. Karnı tok, sırtı pek vatandaş devletin teminatıdır. Biliniz ki raflar dolmadan, mideler doymadan bu iş düzelmez. İktidara soruyorum: Bu işleri yaparken kendinizi sorguladığınızda gerçek dostunuz var mı? Yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Haydar Altıntaş · İzmir · devamlaO zaman gelin, aynaya bakın; takke düşmüş, kel görünmüştür. Bu ekonomik ve siyasal yapıyla Türkiye uzun süre hayatını sürdüremez.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
BaşkanTeşekkürler.
Şimdi sırasıyla Grup Başkan Vekillerimize söz vereceğim.
İlk söz, YENİ YOL Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekili ve Mersin Milletvekili Sayın Mehmet Emin Ekmen'e aittir.
Sayın Ekmen, buyurun.
Mehmet Emin Ekmen · MersinSayın Bakanlarım, tekrar hayırlı olsun.
Malumunuz bir şeyin çok da tekrarı o şeyin eksikliğine delalet eder. Dün de Adalet Bakanımıza bu hukuk devleti vurgularının çokça yapılmasıyla ilgili eleştiriler yapıldı. Şimdi, Ulaştırma Bakanlığımızın da birçok kuruluş gibi yargıyla arasının pek iyi olmadığı anlaşılıyor çünkü Ulaştırma Bakanlığının stratejik planlarında, Karayolları Genel Müdürlüğünün düzenlemelerinde, toplam maliyeti 15 milyar doları bulan Kanal İstanbul'la ilgili birtakım iptal kararlarına rağmen, örtülü bir şekilde veyahut da gizli bir şekilde Sazlıdere Köprüsü ve bağlantı yolları, Kuzey Marmara Otoyolu ve diğer kapsamda bazı çalışmaların yürütüldüğü iddia edilmektedir. Yargı kararlarına rağmen Kanal İstanbul ve civarındaki projelerle bağlantılı olarak birtakım yapım faaliyetleri devam etmekte midir, bu konunun açık ve net bir şekilde ortaya konulması lazım. Zaten Ulaştırma Bakanlığının bütçesinin düştüğü bir dönemde gerçek anlamda akla zarar ve Montrö Antlaşması'ndaki bütün haklarımızı ortadan kaldıracak Kanal İstanbul'la ilgili olarak böyle dolaylı bir ısrar var mıdır, yok mudur?
Sayın Bakan, birçok kez ifade ediyoruz, bugün de kısaca söyledim. Evrensel Hizmet Fonu'nda bugüne kadar ne kadar para toplanmıştır? Ne kadarı fiilen altyapı yatırımında kullanılmış, ne kadarı genel bütçeye aktarılmıştır? Bu yıl 2026 bütçesinde Evrensel Hizmet Fonu'ndan kaynak aktarılarak hangi köy, mahalle ve bölgelerde hangi altyapı hizmetleri tasarlanmıştır; programa alınmıştır, alınacaktır? Biz bu Evrensel Hizmet Fonu'nun amacına aykırı kullanıldığı yönünde çok kuvvetli bir algıya sahibiz.
Aynı şekilde, BTK'nin denetimlerinin iki noktada yetersiz kaldığı düşünülmektedir. Birincisi, hız taahhütleri; ikincisi, veri yükleme veya indirme kalitesi. Çok sıklıkla karşımıza çıkan, bizim de bizzat yaşadığımız bir sorundur; 1 gigabayt üründe Türkiye'nin içinde kullandığınız illere göre farklı kalitede indirme veya yükleme sonucu alabiliyorsunuz. Avrupa'yla karşılaştırdığınızda yer yer üçte 1'ine kadar azalan bir kaliteyle hizmet alıyorsunuz. Yine, ortak altyapı şirketinde gelinen son durum nedir? Bu konuda kamuoyunda açık bir bilgi yok. TÜRK TELEKOM'un imtiyaz sözleşmesi de 2026 yılında sona erecek. Bu durumda, bu ortak altyapı şirketiyle ilgili gelişmeler hususunda bizi bilgilendirebilirsiniz. Reklamlarda sıkça aldatıcı bir şekilde ifade ediliyor ama gerçekten, Türkiye'de mobil erişimin ulaşım, kapsama alanı sizin kayıtlarınıza göre nedir? Yani bunu, bir coğrafyanın yüzde 100'ünü baz aldığımızda yüzde kaç olarak ifade edebilirsiniz?
Sayın Bakanım, biliyorsunuz, bu yıl Ordu-Giresun Havalimanı'nda bir çöküntü yaşandı ve elli gün bakım nedeniyle ara verildi; pist çökmesi, zemin iyileştirme... Şimdi, on yılını doldurmamış bir yerde böyle bir çöküş oluyorsa burada proje hatası mı var, burada müteahhitlik hatası mı var? Deniz dolgusuyla yapılan diğer işlerde durum nedir? Bu konularda kamuoyunu ve bizi bilgilendirebilir misiniz?
Ticaret Bakanımızın sunumunda -doğrusu, elbette gündeminde vardır- yer bulmayan iki başlığın sıradan bütün vatandaşlarımızı ilgilendiren sonuçlar ürettiğini düşünüyoruz; birincisi esnaf, ikincisi tüketici. Sayın Bakanım, esnaf kan ağlıyor, siftah yapamıyor, içeride otururken elektrik zayi olmasın diye ışığını yakmıyor, bunu yüzlerce kez yerinde görüyoruz. Esnafla ilgili koruma tedbirleri, özellikle bu zincir marketlerin, e-ticaretin... Birçok alandaki hegemonik yapılar dikkate alındığında esnafla ilgili koruyucu tedbirlerin, desteklerin yeterli olduğunu düşünüyor musunuz bilmiyorum ama esnafa sorduğumuzda bu koruma tedbirleri gibi doğrudan ya da dolaylı kredi desteklerinin kendileri için oldukça yetersiz olduğunu ifade ediyor.
Şimdi, Türkiye'nin nüfusu kaç? 85 milyon. O zaman 85 milyon tüketici var demektir fakat rahmetli Süleyman Demirel'in bir konuşmasında da ifade ettiği gibi, bugün enflasyonist ortamın yarattığı ahlaksızlık nedeniyle 85 milyon tüketici çok çeşitli fiyat ve hizmet oyunlarına maruz kalmaktadır ve bu konuda denetimin yetersiz olduğunu düşünüyoruz. Bir basın danışmanınız var, ismini hatırlayamadım; Twitter'da bazen örnek olaylar üzerinden güzel geri dönüşler yapıyor, bu da ilgi çekiyor, dikkat çekiyor ama biz yapısal olarak Türkiye'de bankacılıktan e-ticarete, sıradan bir esnaftan restorana kadar birçok sektörde denetimlerin yetersiz olduğunu düşünmekteyiz. Birtakım denetimler belediyelerle, birtakım denetimler de Tarım Bakanlığıyla ilgili olabilir ama sonuçta biz 85 milyon tüketici olarak, tüketici haklarından ve güvenliğinden sorumlu Bakan olarak sizin üzerinizde hakkımız var. Tarım Bakanlığı işini eksik yapıyorsa, belediyeler işini eksik yapıyorsa veyahut da ilgili diğer kuruluşlar işini eksik yapıyorsa bir koordinasyon içerisinde bunu sizin takip etmeniz gerektiğini düşünüyoruz. Piyasada denetimler yetersiz, hasbelkader işinin peşine, derdinin peşine düşen tüketicinin de tüketici hakem heyetlerinden sonuç alma kapasitesi yetersiz. Orada dosyaların şiştiğini, yer yer sekiz-on iki aya kadar uzayan süreçler olduğunu biliyoruz ve bunun esnafta veyahut da bunu kötüye kullanan tüccar üzerinde rahatlatıcı bir etki olduğunu düşünüyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanTamamlayalım lütfen.
Mehmet Emin Ekmen · MersinGerçek maliyet ve gerçek fiyat arasındaki bağ kopuyor, enflasyon verilerini yukarı itiyor bu durum ve reel fiyat görünmez hâle geliyor. E-ticaret uygulamalarına, Sayın Bakanım, zaman zaman fırsat bulduğunuzda tüketici olarak lütfen giriniz; oradaki algoritmaların, yazılımların, yönlendirmelerin tüketici aleyhine nasıl kurgulandığını bizzat tecrübe edeceksiniz. Aynı şekilde, birçok servisin üretici hatasının artık "kullanıcı hatası" diye kodlandığını, bir sonuca kavuşmadığını ve vatandaşın da bunlarla mücadele etmekten âdeta yorulduğunu görüyoruz ve bu yorgunluk hâli de "Nasılsa yakalanma ihtimali yok, istediğim fiyatı koyabilirim." diye bir şey getiriyor. Bugün burada tabii ki ekonomi politikalarının sorumluluğunu bir kenara koymuyoruz ama bu enflasyonist ortamın kötüye kullanılarak enflasyonun bir de bu sebeple şişirildiğini görüyoruz ve düşünüyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanTamamlayalım lütfen.
Mehmet Emin Ekmen · MersinDijital platformların algoritmalarına değindim. Bakanlığınızın market fiyatlarını karşılaştırma vesaire gibi bazı çabaları var ama yeterli değil. Piyasada bilinen bazı uygulamalar var; e-ticaret siteleri arasındaki karşılaştırmaların daha kolay ulaşılabilir, denetlenebilir ve sizin de herhangi bir şikâyete bağlı kalmadan denetleyebileceğiniz bir sisteme kavuşması gerekiyor. Neticede ortada bir manipülatif fiyatlama var, denetim zafiyeti var, kalitesiz ürünler piyasada geziyor.
Sayın Bakanım, mesela, ben bir firmanın üretim kalitesinin karnesini görmek istiyorum. Neyi kastediyorum? Yaptığınız denetimden geçer not aldıysa yayınlayın bunu. Ben bir siteye gireyim; bir firmanın ismini yazdığımda onunla ilgili bir denetim yapılıp yapılmadığını, yapıldıysa denetimin sonucunun olumlu ya da olumsuz olduğunu göreyim. Tarım Bakanlığı Denetim Genel Müdürlüğüyle görüştüm, bunun bir mevzuat problemi olduğunu söylüyor ama tüketiciyi merkeze alan bir yaklaşımla bizim bütün üreticilerin...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanSayın Ekmen, son kez açıyorum.
Mehmet Emin Ekmen · Mersin...karnesini görme hakkına sahip olduğumuzu düşünüyorum. Bunu da ancak kamu hizmeti sağlayabilir.
Sayın Bakan, ihracattan bahsettiniz ama ihracatçının baskılanmış kur nedeniyle rekabet kabiliyetini kaybetmesinden ve bunun neticesinde Türkiye'de en çarpıcı örnek olarak tekstil sektörünün 1,5 milyon istihdamının neredeyse 1 milyona düştüğünden hiç bahsetmediniz. Buna karşı alınacak tedbirler mutlaka vardır. İhracatçının korunması gerekir.
Son olarak, hal yasasının hem tüketiciyi hem de üreticiyi koruyan bir anlayışla bir an önce ele alınması gerekiyor.
Teşekkür ediyorum.
BaşkanİYİ Parti Grubu adına Grup Başkan Vekili Turhan Çömez, Balıkesir Milletvekili.
Buyurun lütfen.
Turhan Çömez · BalıkesirSayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri, Sayın Bakanlar, kıymetli bürokratlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Birkaç gündür bütçe görüşmelerinde çok pırıltılı rakamlar, muhteşem manzaralar takdim ediliyor. Herhâlde saraydan bakıldığında ya da ilgili bakanlıkların penceresinden bakıldığında bu rakamlar böyle görünüyor fakat dünyanın başka noktalarından bakıldığında rakamlar daha başka şeyler söylüyor bize. Onun için, biraz, özellikle Ticaret Bakanımızla ilgili rakamları paylaşacağım. Bakın, Çin gibi bir dünya devi var karşımızda ve Çin'in bu yılki dış ticaret fazlası 1,1 trilyon dolar. Geçen yılki, Türkiye'yle olan ticaretine baktık; Türkiye'yle olan ticaretinde Türkiye'nin aleyhine yaklaşık 42 milyar dolarlık bir ticari hacim kaybı var ve Türkiye'nin vermiş olduğu dış ticaret kaybının veya açığının yarısı Çin'le alakalı. Şimdi, deniyor ki: "Çin bir dünya devi, insan hakları yok, işçilik ucuz." Peki, siz buna karşı nasıl bir önlem alacaksınız? Yani Çin sürekli dünya ticaretini domine ederken ve bizim üzerimizde bu kadar büyük bir baskı oluştururken hangi önlemleri alacaksınız? Geçtiğimiz yıl BYD'yle ilgili bir yasa geçti, o zaman dendi ki: "Teknoloji transferi olacak Türkiye'ye." Ama o günden bugüne Manisa'da BYD'yle ilgili bir tek çivi çakılmadı, şu anda tamamen ticaret bizim aleyhimize.
Peki, Çin'de durum böyle de başka ülkelerde nasıl? Birkaç örnek vereceğim. Geçtiğimiz hafta NATO toplantısı için Kore'deydim. Kore'nin ticaret hacmine baktım Sayın Bakanım; 10 milyar dolarlık bir ticaret hacmimiz var, 9 milyar dolar ithal etmişiz, 1 milyar doların altında da ihraç etmişiz Kore'ye. Yani Kore'den -anladım- televizyon, telefon, araba, birçok şeyi, elektronik cihazı vesaireyi ithal ediyoruz, ALTAY tankının motorunu da ithal ediyoruz; Allah aşkına, Kore'den yeşil mercimeği gümrüksüz ithal etmenin ne gereği ve ne anlamı var? Sayın Erdoğan'ın açıklamış olduğu belgeye dayanarak söylüyorum bunu ki Kore yetmiş beş yıl önce bizim askerlerimizin gidip kurtardığı bir ülke -içlerinde benim annemin rahmetli dayısı da var- ve yetmiş beş yıl içerisinde bu noktaya gelmiş, aramızda tam 9 milyar dolarlık bizim aleyhimize bir ticaret hacmi var. Siz hâlâ elimizdeki birtakım rakamlarla mucizelerden falan bahsediyorsunuz.
Bakın, 2011 yılında açıklamış olduğunuz hedeflere baktım, çok konuşuldu ama teyiden bir kere daha söyleyeceğim. 2023 yılında Türkiye'nin ihracatının 500 milyar dolar olacağını ifade ettiniz, şahsınız değil ama Hükûmetiniz söyledi. Aradan kaç yıl geçti o rakamın hâlâ çok altındasınız. Ha, şunu diyebilirsiniz ki: "AK PARTİ iktidara geldiğinde 40 milyar dolar ihracatımız vardı, bugün 280-290 milyar dolarlara geldi." O zaman gelin, Avrupa'yla mukayese edelim: Bakın, aynı yıl, AK PARTİ'nin iktidara geldiği yıl Polonya'nın 40 milyar dolar ihracatı vardı, bugün 400 milyar dolara geldi ama Türkiye maalesef bunun çok altında kaldı.
Şimdi, siz bugün konuşmadınız, dikkat ettim ama diğer AK PARTİ'li ilgili konuşmacılar Türkiye'nin teknolojik ihracatının çok iyi olduğundan bahsediyorlar. Baktım rakamlara, 10 milyar dolar civarında bir ihracatımız var, bunun 7 milyar dolarından fazlası İHA'lar, SİHA'lar; neredeyse bizim teknolojik ihracatımız yok mesabesinde Sayın Bakanım, koskoca Türkiye'ye bu rakam yakışmıyor. Yani o rakamı beğeniyorsanız saygım var size ama o rakamı ben beğenmiyorum. Niye beğenmiyorum söyleyeyim: Geçen ay Tayvan'daydım, Tayvan'ın yarı iletken fabrikasını ziyaret ettim, TSCM'yi. Bakın, o fabrikanın -daha şurada kurulalı çeyrek asır olmuş- yıllık ihracatı 150 milyar dolar; bir daha söylüyorum, 150 milyar dolar. Şimdi, böyle bir dünya pazarında yaptığınız 2-3 milyar dolarlık ihracatı ne olursunuz gözümüzde büyütüp bize takdim etmeyin. Türkiye'nin cesametine, Türkiye'nin büyüklüğüne bunlar yakışmıyor. Şimdi, Polonya'dan örnek verdim; Allah aşkına, Türkiye Polonya gibi bir ülkeden hayvan ithal eder mi, et ithal eder mi? Türkiye gibi bir tarım ülkesi son bir yıl içerisinde -Sayın Erdoğan'ın imzaladığı genelgelere baktım, Resmî Gazete'de yayımlanan genelgelere baktım- 4,5 milyon ton mısır ithal ettik Sayın Bakanım, 1 milyon ton ayçiçeği, 1 milyon ton arpa; yakışıyor mu bütün bunlar Türkiye'ye? Teknolojik, anladım, diğerlerini de anladım ama tarım ürünlerinde böyle bir şey olmaması lazım. Dolayısıyla Türkiye'nin ihracat ve ithalat politikasını yeniden gözden geçirmesi son derece önemli.
Az önce sınırlarda önemli bir kontrol yaptığınızı söylediniz, teşekkür ediyorum, son derece kıymetli fakat Sayın Bakanım, bunun yeterli olmadığının altını çizeceğim. Bakın, geçtiğimiz yıl Avrupa'ya ihraç etmeye çalıştığımız veya ettiğimiz ürünlerin 500'ünden fazlasında -ki bunların birçoğu geri iade edildi- kalıntı bulundu. Şimdi soruyorum: Madem bu kadar sıkı bir denetleme var, Allah aşkına, bu gıda ürünlerinde kalıntılar niye bizim sınırımızda tespit edilmiyor da RASFF tarafından, Avrupa'ya gidildiğinde, Avrupa sınırında tespit ediliyor; bu bizim ciddi manada problemimiz. Biliyorum, Türkiye'de kullanılan zirai mücadele ilaçları Çin'den geliyor; İran'dan, Irak'tan kaçak gelenler var ve maalesef zehirleniyoruz ama dışarıya gönderdiğimiz ürünlerin doğru düzgün kontrol edilmesi lazım.
Uyuşturucudan bahsettiniz, teşekkür ediyoruz o çalışmalarınız için ama hakikaten yeterli değil. Bugün Türkiye ciddi manada bir uyuşturucu çaresizliği içerisinde. Küçücük çocuklarımız, gençlerimiz uyuşturucunun pençesi içerisinde. Lütfen, sınırlarda metamfetaminin sıvılaştırılarak sokulup sokulmadığı -bir kere yakaladığımızı biliyorum- daha sıkı denetlensin.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanTamamlayalım.
Turhan Çömez · BalıkesirYanı sıra, Türkiye'ye zehir ihraç etmek isteyenler son derece teknolojik şekilde zehir ihraç ediyorlar. Lütfen, gemilerle gelen, içerisine GPS'ler konmuş radyo sinyalleri veren, özel yöntemlerle sokulmaya çalışılan uyuşturucularla da mücadele edin; özellikle istirham ediyorum.
Bir başka konu: Geçtiğimiz günlerde Bandırma gümrüğünde -büyük bir mücadele ettim çünkü ihbar geldi bana- Uruguay'dan bindirilmiş olan hayvanların 400 küsurunun kaçak bindirildiğini, denetimsiz bindirildiğini bana ifade ettiler. Bunun üzerine büyük bir mücadele verdik ve Bandırma Limanı'nda bu kadar sayıda hayvanın maalesef gemilere kaçak yüklendiğini öğrenmiş olduk ve gümrükte yakalanan bu hayvanlar geri gönderildi ve biz de bununla çok mücadele ettik ama istirham ediyorum, Bandırma'da yakalandı ama diğer limanlarda bunlarla ilgili sorunlar olabilir, ne olursunuz hayvan ithalatı konusunda da hassasiyetinizi özellikle rica ediyorum.
Öte yandan, şimdi biraz da Ulaştırma Bakanımızla ilgili bazı değerlendirmeler...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Turhan Çömez · BalıkesirBitireceğim Sayın Başkanım.
BaşkanBuyurun.
Turhan Çömez · BalıkesirTeşekkür ederim.
Şimdi, Sayın Bakan çok önemli şeyler söylediniz, teşekkür ediyoruz. Yapılan otoyollara, köprülere, bakın, bunların hiçbirine itirazımız yok, teşekkür ediyoruz. Bizim itiraz ettiğimiz, eleştirdiğimiz şu: Bunların yapım modelleri. Müteahhidi çağırıyorsunuz "Gel bakalım, sana şu otoyolu vereceğiz, fiyatı bu kadar..." Müteahhit gidiyor, Londra tefecisinden parasını buluyor, kredisini getirip diyor ki: "Ben cebimden bir tek kuruş para koymuyorum. Londra'dan tefeci bana bu parayı verdi, senden de devlet olarak devlet garantisi istiyorum." Veriyorsunuz bu devlet garantisini, müteahhit diyor ki: "Bu da yetmez. Ben, Londra mahkemelerini tahkim mahkemesi kabul edeceğim." Onun da teminatını veriyorsunuz. Ondan sonra, bu devlet garantisiyle, geçiş garantisiyle ve belli bir süreyle -evet, teşekkür ediyoruz- otoyollar, köprüler yapılıyor ama bedelinin 5 katı, 10 katı ve birileri zengin ediliyor, bizim itirazımız buna.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanSon kez açıyorum.
Turhan Çömez · BalıkesirBitireceğim Sayın Başkanım.
Londra mahkemelerinin tahkim mahkemesi yapılması ve dışarıdan gelen bu kredilerin birilerinin cebini doldurması bizi rahatsız eden konular. Yanı sıra, sözleşmeler bittikten sonra sözleşme süresini uzatıyorsunuz -örnekleri var- ve geçiş sayısını, araç sayısını artırıyorsunuz, bu da rant üzerine rant anlamına geliyor -ki örnekleri var- bunların doğru olmadığını ifade ediyorum.
Şimdi, son olarak Sivas demir yolundan bahsedeceğim. Sivas demir yolunu seçim öncesi hakikaten çok büyük reklamlarla tanıttınız ve büyük propagandalarla Türkiye'ye dediniz ki: "İki saatlik Sivas-Ankara demir yolunu yapıyoruz." Evet, yaptınız fakat bu demir yolu yapıldıktan sonra tam o dönem fiyatının üzerine 7 kat artırılarak birçok ihale yapıldı. Traversler, efendim, bazı yapılan hatalı uygulamalar sebebiyle inanılmaz paralar harcandı. Bugün baktım buraya gelmeden önce, üç buçuk saat Ankara-Sivas arası. Dolayısıyla lütfen, söylediğinizin arkasında durun ve yapılan hataları da kabul edip bu milletten özür dileyin.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Turhan Çömez · BalıkesirBitireceğim bir cümleyle efendim, istirham edeceğim.
BaşkanBuyurun.
Turhan Çömez · BalıkesirSon olarak şunu söyleyeceğim: Bakın, geçtiğimiz günlerde Sayın Erdoğan Amerika'da Trump'la bir anlaşma yaptı ya da bir mutabakat yapıldı, dendi ki: "Sizden 250-300 tane uçak alacağız." Şimdi, bu, tabii, Sayın Bolat'ın işini zorlaştırıyor çünkü dış ticaret açığını da artıracak bir mesele; "50 milyar" deniyor, "80 milyar" deniyor, bilmiyoruz rakamın ne olduğunu. Fakat şunu soracağım: Sayın Bakan, bu sizin seçim propagandanız ve seçim propagandasında diyorsunuz ki: "2023 yılında yerli uçağımız göklerde." Bunu söylediniz siz. Şimdi, madem 2023 yılında bu vaadi vererek milletten oy topladınız, yerli uçağımız göklerdeydi, nerede bu uçak Allah aşkına? Niye gidip Amerikalardan uçak alıyorsunuz; zaten cari açığımız veya dış ticaret açığımız almış başını gitmiş, buna katkı sağlıyorsunuz? Bu uçaklar nerede Sayın Bakan, onunla ilgili de sizden bilgi istirham ediyorum.
Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.
BaşkanMilliyetçi Hareket Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekili Nevşehir Milletvekili Sayın Filiz Kılıç konuşacak.
Buyurun.
Filiz Kılıç · NevşehirTeşekkür ederim Sayın Başkan.
Kıymetli milletvekilleri, Değerli Bakanlarımız, bürokratlarımız ve ekranları başında bizleri takip eden yüce Türk milleti; milletimizin bütçesini, devletimizin geleceğini konuştuğumuz bu kürsüde sözlerime başlarken vicdani bir sorumluluğu yerine getirmek, bir hakkı teslim etmek istiyorum. Bizler milletimizin vekili olarak buradayız ancak Gazi Meclisin işleyişini sağlayan perde arkasındaki o muazzam kadroyu unutamayız. Sabah bizden önce mesaiye başlayan, gece bizden sonra ışığı kapatan danışmanlarımızdan Meclis personelimize, ulaştırma personelimizden çay ocağındaki kardeşimize kadar tüm emekçilerimiz bu işin mutfağıdır, her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Şunu çok iyi biliyoruz: Bir binayı ayakta tutan taş değil harcıdır; Meclisi ayakta tutan harç da bu kardeşlerimizin emeği, özverisi ve sadakatidir. Vefa, sadece kürsüden güzel sözler söylemek değildir; vefa, omuzlardaki yükü paylaşmaktır. Hedefimiz, bu çatı altındaki aile hukukumuzun gereği, danışman kardeşlerimizin statü belirsizliğini gidermek ve tüm Meclis personelimizin özlük haklarını yaptıkları fedakârlığa yaraşır bir seviyeye getirmektir.
Veli Ağbaba · MalatyaArkadaşlar, bir alkış yapalım MHP Grup Başkan Vekiline, danışmanların hakkını savunuyor. Verelim haklarını o zaman, Filiz Hocam, biz hazırız. Bravo! (CHP sıralarından alkışlar) Filiz Hocam, biz hazırız herkese -danışmanlara, kavaslara, stenograflara, çaycılara- hakkını vermeye hazırız.
Filiz Kılıç · NevşehirTamam, teşekkür ediyorum.
Danışmanlarımız, kavaslarımız ve çalışanlarımız adına teşekkür ediyorum.
Müsaade ederseniz konuşmama devam ediyorum.
Veli Ağbaba · MalatyaBuraya söyleyin, buraya, Akbaşoğlu'na söyleyin.
Mustafa Sarıgül · ErzincanSayın Ağbaba, stenograflara destek yok mu? Niye onu yavaş söylüyorsunuz?
Veli Ağbaba · MalatyaStenografları söyledik, onların da hakkı, sabaha kadar çalışıyorlar. Veli Ağbaba varsa herkes için var stenograf arkadaşlar.
Filiz Kılıç · NevşehirPeki.
Sayın Başkan, Değerli Bakanlarımız, Sayın Bakanım; grubumuz adına sözlerime başlarken, şahsımı Gazi Meclisimize gönderen Kapadokya'nın başkenti, turizmin göz bebeği Nevşehirli hemşehrilerimin oylarıyla partimize ve şahsıma duydukları güvenin verdiği sorumluluğun omuzlarımda olduğunu belirterek hemşehrilerimizin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızdan bazı taleplerini burada dile getirmek istiyorum. Nevşehir için ulaşım sadece bir yol meselesi değil bir medeniyet ve vizyon meselesidir. Şehrimizin turizm potansiyeline yakışır şekilde Nevşehir Çevre Yolu Projesi'nin artık hızlandırılması bir tercih değil ertelenemez bir ihtiyaç hâline gelmiştir, vatandaşlarımızı trafik çilesinden kurtarmak zorundayız.
Ulaştırma Bakanlığımızın vizyonu sayesinde TÜRKSAT 6A'yla uzayda bayrağımızı dalgalandırıyor, teknoloji ihraç ediyoruz. Ülkemizin dört bir yanı demir ağlarla, dijital ağlarla örüldü, bu büyük vizyonla gurur duyuyoruz ve size teşekkür ediyoruz.
Sayın Bakanım konuşmanızı pürdikkat dinledim, orada özellikle hızlı trenden ve yerli teknolojiyle hızlı treni yapmak istediğinizden ve bazı hatlardan hassaten bahsettiniz. Sayın Bakanım, lütfen, bu hedeflerinize Nevşehir'i de almak -ben yıllardır rektörlük yaptığım dönemde de sürekli haritaları açıp, hızlı trenin nereden geçeceğini hocalarımızla, vatandaşlarımızla istasyonlara kadar belirlemeye çalışırdık- size nasip olsun diyorum. Sayın Bakanım, hızlı tren hedefleriniz içerisine, bu hatlarınız içerisine Nevşehir'i de katmanızı hassaten rica ediyorum. Konuşmanızda Nevşehir geçmemişti, onun için özellikle burada vurgulamak istiyorum.
Sayın Bakanım, inanıyoruz ki uzayda bu kadar güçlü olan, teknolojide çağ atlayan devletimiz, Nevşehir'imizin kırsalındaki erişim sorunlarını da sıkıntılarını da süratle çözecektik. Köylerimizdeki ve beldelerimizdeki hemşehrilerimizin internet ve mobil iletişim talepleri, aslında Bakanlığımızın ortaya koyduğu "dijital Türkiye" hedefine milletimizin ne kadar sahip çıktığının da bana göre en güzel göstergesidir. Gençlerimiz eğitimde, çiftçimiz üretimde bu teknolojiyi çok rahatlıkla kullanmak istiyor. Operatörlerin kapsama alanı yatırımlarını hızlandırması hususunda Sayın Bakanımızın kıymetli desteklerini hemşehrilerimiz bekliyor. Nevşehir'in en ücra köşesindeki vatandaşlarımızı da bu teknolojik konforla buluşturmanızı hassaten rica ediyoruz. İnanın, Nevşehir'imizin telefon çekmeyen köyleri ve beldeleri var.
Sayın Bakanım, biraz da genel konulara temas etmek istiyorum. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın imza attığı dev eserlerle gurur duyduğumuzu bir kez daha ifade ediyorum ancak bu başarı hikâyesini yazan çalışanlarımızın huzuru, hizmetin de bereketi demektir. Bu bağlamda, personelin haklı taleplerini de görmezden gelemeyiz. Emsal kurumlarda personele tanınan koruyucu giyim yardımı Ulaştırma çalışanlarımızdan da esirgenmemelidir diyorum; bu konuda bize çok fazla talep geliyor.
Havacılıkta son teknoloji, milyon dolarlık cihazları kullanan, risk alan ve kriz yöneten personelimize hak ettikleri "tekniker" ünvanının verilmesi teknik bir detay değil hakkaniyetin gereğidir diye düşünüyoruz. Havacılık tazminatlarının dağıtımında kurum içi barışı zedeleyen dengesizlikler giderilmelidir. Unutmayalım ki motivasyonu düşük bir personelle uçuş güvenliği sağlanamaz, çalışanlarımızın kafası rahat olmalı ki işleri sağlam olsun diyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanTamamlayalım.
Filiz Kılıç · NevşehirSayın Ticaret Bakanım, gene Nevşehir'den başlamak istiyorum sözlerime. Nevşehir'imiz, Türkiye'nin en büyük patates üreticilerinin olduğu, çiftçilerimizin olduğu bir bölge ancak patates ihracatında çok ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Bu konuda Tarım ve Orman Bakanlığımızla birlikte entegre bir şekilde çalışarak -bu konuda da defalarca sizlere ve Tarım ve Orman Bakanlığımıza taleplerimizi ilettik- Nevşehir'deki çiftçilerimize destek olmanız noktasında bir istirhamımız var; şimdiden destekleriniz için teşekkür ediyorum.
Evet, ihracatta rekorlar kıran, ekonominin çarklarını döndüren bir Türkiye tablosu hepimizi memnun ediyor Sayın Bakanım. Ancak bu trafiği yöneten gümrük kapılarımızda personel ve teknik kapasite eksikliği, ticaretimize fren yaptırmaktadır. Gümrüklerin güçlendirilmesi, ihracatımızın önünün açılması elzemdir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Filiz Kılıç · NevşehirAz kaldı.
BaşkanBuyurun, devam edin.
Filiz Kılıç · NevşehirDaha da önemlisi ekonomimizin omurgası, sokağımızın ışığı, Ahilik geleneğimizin temsilcisi esnafımızdır. Mahalle bakkalımızı, küçük esnafımızı, sermayesi okyanuslar kadar büyük olan zincir marketlerin ve kontrolsüz e-ticaret platformlarının haksız rekabetine karşı korumak zorundayız. Bakanlığımızdan beklentimiz Perakende Yasası'nın esnafın nefes almasını sağlayacak şekilde güçlendirilmesi, denetimlerin arttırılması ve esnafımızın sahipsiz bırakılmamasıdır. "Esnafı yaşat ki mahalle kültürü yaşasın." diyoruz.
Sözlerimi tamamlarken Sayın Ticaret Bakanım, şahsınıza ve Bakanlığınıza özel bir teşekkür etmek istiyorum. Biz milletvekillerini Sayın Bakanımızın, Yardımcılarının ve bürokratlarının düzenli olarak bilgilendirmesi, istişare kanallarının her daim açık tutulması devlet ciddiyetine yakışan bir tavırdır diyorum, hassaten sizlere teşekkür ediyorum, bu konuda çok memnun olduğumuzu ifade ediyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Filiz Kılıç · NevşehirBitiriyorum, son cümlem.
BaşkanPeki, buyurun.
Filiz Kılıç · NevşehirBunları söylüyor ve bütçemizin vatanımıza, milletimize hayırlı olmasını diliyor, Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
BaşkanHalkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekili Kars Milletvekili Sayın Gülüstan Kılıç Koçyiğit.
Buyurun.
Gülüstan Kılıç Koçyiğit · KarsTeşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, ben de Genel Kurulu selamlıyorum, Sayın Bakanlara da hoş geldiniz diyorum.
Evet, hoş geldiniz ama eliniz boş geldiniz. Halkımız için hiçbir şey vadetmediniz. Yine tekelleri, zincirleri zengin etmek için burada da söz sarf ettiniz. Ne diyelim?
Şimdi, yıllar üst üste geçiyor ve gerçekten her yılın bir başka yılın tekrarı olduğunu görüyoruz. Şimdi, Ticaret Bakanlığından başlayacak olursak "Türkiye'deki ticaret politikasının esası gerçekten halkın kalkınmasını güçlendirmek midir, halkın refahını mı gözetiyor?" diye baktığımızda, hayır, aslında bir avuç ayrıcalıklı şirketi koruyan, yerli üreticiyi, çiftçiyi hiçbir şekilde desteklemeyen, aksine ithalatçı tekellerin önünü açan bir bakanlık performansı olduğunu görüyoruz. O anlamıyla da derinleşen büyük bir ekonomik kriz var, bunu gün geçtikçe görüyoruz ve bu derinleşen ekonomik krizin en büyük paydaşlarından birinin de Ticaret Bakanlığı olduğunu söylememiz gerekiyor.
Şimdi, gümrük vergileri, ithalat izinleri, ani düzenlemeler üreticiyi korumak yerine çökerten ciddi bir etki yaratıyor ama Bakanlık buna önlem almak yerine, aksine bütün bu vergileri ve ithalat izinlerini yandaş şirketler lehine kullanmaktan imtina etmiyor.
Şimdi, çiftçi batıyor -ben Kars ilinin Vekiliyim- hayvancılık bitiyor, dar gelirli yurttaş gerçekten "..." [3] diyor ama maşallah, Bakanlığımız yurt dışından anguslar ithal etmekle meşgul, ticaretten anladığı da hayvancılık sektöründen bu oluyor. Hani, Tarım Bakanlığı da bunun önünü açıyor, o ayrı bir mesele ama ciddi bir şekilde aslında ülkenin yerli üreticisinin öldüğü, ticaretinin durduğu, esnafının kan ağladığı, sabah dükkânını açıp akşama kadar siftah yapmadan günü geçirdiği "BAĞ-KUR prim borcunu nasıl öderim, vergimi nasıl öderim?" diye kara kara düşündüğü bir tablonun içerisinde Ticaret Bakanlığı bize büyük büyük rakamlar söylüyor, masal anlatmaya devam ediyor.
Şimdi, açık ve net şunu söyleyelim: Aslında Ticaret Bakanlığı, özellikle gıda ve tarım ürünlerinde büyük ithalatçıların baskısıyla hareket ediyor. Ucuz dış ürünlerle yerli üretim çökertilince doğal olarak ne oluyor? Enflasyon da düşmüyor, yoksulluk da giderilmiyor aksine büyük bir yoksulluk sarmalının içine girmiş durumdayız.
Şimdi, gümrük politikaları şeffaf mı? Değil. Kayırmacılık var mı? Tabii, olmaz mı? Vergi indirimlerinin, muafiyetlerin, izinlerin hangi kriterlere göre, kime verildiğini biliyor muyuz? O gizli bilgi, onu asla bilmememiz lazım. Ani kararlarla piyasa manipüle ediliyor mu? Eyvallah, olmaz mı? Etik dışı ilkelere ve siyasal kayırmacılığa en açık Bakanlıklardan biri misiniz? Vallahi şüphemiz yok diye düşünüyoruz.
Şimdi, bütün bunlar ortadayken bir de bu ülkenin kanayan bir yarasına hiçbir şekilde çözüm aramak istemiyorsunuz. Biz 27'nci Dönemde de burada yasa teklifi verdik ve dedik ki: "Belli bir nüfusun altında olan yerleşim yerlerine zincir marketler açmayın, açıyorsanız da bunu sınırlandırın." Hâlihazırda böyle bir düzenlemeniz var mı? Maşallah, o üç harfli marketler bütün mahallelerin köşebaşını, küçücük kasabaları kaplamışlar. Küçük esnaf zor koşullarda oraya gidiyor -hiçbir girdi maliyeti yok- ucuzlatacak, destekleyecek hiçbir şey yok; onların koca koca stokları var, her şeyi maliyetten düşüyorlar; onlar kârına kâr katarken bizim Varto'daki, Kars'taki, Digor'daki yerli esnafımız da her gün kan ağlıyor. Buna dair bir planlamanız var mı? Yok. Niye? Çünkü onlar üçlü zincir firmalar ve onların para kazanması sizler için de önemli. Sonuç ne oluyor? Tüketici yoksullaşıyor ve tekelleşen bir ticari hayat gün geçtikçe bu sistemin içerisinde daha fazla yer buluyor.
Şimdi, gıda fiyatları en kontrolsüz olan alan. Bakın, Bakanlığın bu konuda etkin bir mekanizma kurmadığını görüyoruz. Yani OECD ülkeleri içerisinde -yanlış rakam vermeyeyim ama- dünyada ilk 5'teyiz galiba gıda enflasyonunda, buna dair bir denetim var mı? Yok, maşallah, onda da yok. Peki, gönderilen ürünler geri geliyor, buna dair bir denetim var mı? O da yok. Bütün bunlar duruyor ama daha kötüsü, şimdi "Büyüdük büyüdük." diyorsunuz, ihracat rakamlarının büyümesinden bahsediyorsunuz. Bakın ama yerli üretimin kendisi ithalata bağımlı, ithalata bağımlı bir üretimimiz var. Bu anlamıyla, sizin ihracat rakamlarınızın yüksek olmasının da toplamda bir etkisinin olmadığını ifade edelim. Peki, ne ithal ediyoruz gerçekten? Yani, Türkiye gerçekten yüksek katma değeri olan ürün mü ithal ediyor, yüksek teknolojik ürün mü ithal ediyor? Hayır, aksine, yarı mamul genelde. Bu anlamda, yüksek teknolojiden uzak bir ihracat politikası olduğunu görüyoruz. Bakın, 2025 Ekim ayında ara malların ithalattaki payı kaç? Yüzde 68,3 yani ithal etmeden üretemeyen bir ekonomi var, dışa bağımlı bir üretim ekonomisi var ve bizim buradaki rakamlara baktığımız zaman burada, ithalatın durduğu yerde üretimin de duracağını görmemiz gerekir. O anlamıyla, şişen ihracat rakamlarını gerçek anlamda ihracat ve döviz olarak görmemek gerekiyor çünkü aksine, ithalat rakamları bunu karşılıyor.
Onun için şunu söyleyelim Sayın Bakan: Bu bütçenin esnafa, üreticiye, halka hiçbir faydası olmadığını gerçekten iyi biliyoruz; siz de zaten bu konuda bir kaygı gütmüyorsunuz ki hiçbir derdiniz yok.
Şimdi, ben size arada da söyledim, örneğin bölge açısından söyleyelim, bölgedeki sınır kapılarının işlememesi meselesi. Gerçi şunu söylediniz: "Karşı ülkelerin bu konudaki altyapılarının olmaması sorunu..." Ama, şimdi, örneğin Kars halkı, Iğdır halkı Ermenistan'la sınır kapısının açılmasını bekliyor. Derecik'teki sınır kapısı işlemiyor neredeyse, bölgedeki bütün sınır kapıları çok atıl, elimizde kala kala bir Habur kalmış. "Nusaybin'i açın." diyoruz "Orada da SDG var, açamayız." diyorsunuz. Vallahi bilmiyoruz bölge halkı ne yapacak, taş mı yalayacak?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanDevam edelim.
Gülüstan Kılıç Koçyiğit · Karsİnsanları yoksulluğa mahkûm eden, sonunda da zorunlu göçe mecbur bırakan, büyük kentlerde ucuz iş gücü, ucuz koşullarda "Her işi yaparım." pozisyonunda tutmaya çalışan bir politika var. Onun için yatırımların da ticaret politikasının da bölge bazlı olması gerekiyor ve özellikle de bu kredi politikasına yönelik de bir yaklaşımın olması gerekiyor. Bölgedeki birçok ticari kuruluşun krediye ulaşmakta ciddi zorluklar yaşadığının da altını çizelim. Bu kredideki daralma ciddi bir şekilde sorun yaratıyor hem üretimde hem de ticarette.
Şimdi, gelelim Ulaştırma Bakanına. Sayın Bakan, size de söyleyecek çok şey var ama zaman sorunumuz nedeniyle... Çoğunu arkadaşlarım söyledi ama şunu söyleyeyim: Ya, Allah aşkına, ne kerameti var bu kamu-özel iş birliğinin? Ya, bu devlete, bu millete, bu halka, bu vatana nasıl bir faydası var da vazgeçemiyorsunuz; her yıl trilyon dolarları, milyon dolarları bu kamu-özel iş birliklerine veriyorsunuz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Gülüstan Kılıç Koçyiğit · KarsToparlayacağım Sayın Başkan.
BaşkanTamamlayalım.
Gülüstan Kılıç Koçyiğit · KarsŞimdi, normalde şöyle demiştiniz: "Ya, devlete bir maliyeti yok." Siz sanırım böyle kırk dokuz yıl falan garantili olan köprü geçişlerini, otoyolları, onlara ödediğimiz paraları, oradan o kadar insan geçmediğini, onun hazineden üzerine verilmesini, sürekli kuru revize edip yüksek kurlardan para ödemeyi bir maliyet olarak görmüyorsunuz, onu anladık. Üç, dört, beş, on, kaç yıl daha sonsuz kâr yapacaklar ki siz bu kamu-özel iş birliklerinin yaptıklarını devlete alacaksınız ve artık biz bu yükten kurtulacağız? Bir kambura dönmüş durumda bu yap-işlet-devretler ve kamu-özel iş birlikleri.
Diğer bir şey ulaşım maliyetleri. Ya, ulaşım bu çağda lüks olabilir mi Sayın Bakan? Ya, Avrupa'ya daha ucuza uçuyor insanlar. Bir yerden bir yere gitmek, uçakla gitmek büyük bir maliyet. Hadi gittiniz, paranız var, bu sefer de sefer bulamıyorsunuz; Van, Ağrı, Kars; hangi ili sayarsam sayayım uçak yok. Maliyetler çok yüksek ve söyleyelim...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanSon kez açıyorum.
Buyurun.
Gülüstan Kılıç Koçyiğit · Kars...korkunç, pespaye bir hizmet kalitesi var, çok kötü. Bu kadar kötü bir hizmet kalitesi olabilir mi ya? Havada seyahat ediyorsunuz, paranızı vermişsiniz, size bir bardak su vermiyorlar ya; böyle bir şey olabilir mi? Yoksulu var, yaşlısı var...
Cavit Arı · AntalyaVermeye başladılar.
Gülüstan Kılıç Koçyiğit · KarsHa, pardon, AJet verdi bir bardak, plastik su veriyor, diğerleri onu da satıyorlar. Haklarını yemeyelim.
Şimdi, diğeri, kamuda çalışan taşeronlaştırdığınız, PTT'deki, Devlet Demiryollarındaki, Devlet Hava Meydanlarındaki, Karayollarındaki işçiler sömürülüyor, emekçiler sömürülüyor. Bu sömürü düzenine bir "Dur!" demeniz gerekmez mi Sayın Bakan? Buna dair de hiçbir şey yapmıyorsunuz.
Diğeri yani çok söylendi ama tekrar bunu söyleyeyim: Bu afetlerde bile GSM sınırlamasının kendisi, internet erişim meselesi; bu çağda interneti lüks olarak gören anlayıştan vazgeçmek gerekiyor. Özellikle kırsalda yaşayan insanlara, dar gelirlilere, öğrencilere gerçekten ücretsiz internet altyapısını ve ücretsiz interneti daha fazla vermeniz ve sağlamanız gerekiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Gülüstan Kılıç Koçyiğit · KarsToparlayacağım, selamlayacağım Sayın Başkan.
BaşkanDevam edin.
Gülüstan Kılıç Koçyiğit · KarsTeşekkür ederim.
Kent meydanlarında ücretsiz internet çağını başlatmanız gerekiyor. Toplu taşıma ve toplu yaşam alanlarında ücretsiz interneti artık başlatmanız gerekiyor. Bunlar lüks değil Sayın Bakan. Avrupa'ya gidin, hangi meydana giderseniz gidin ücretsiz internete ulaşırsınız. Bizde hâlâ bunların çoğu ne yazık ki olmuyor çünkü evimizde bile internet çekmiyor, meydanda nasıl çeksin?
Son olarak, bu ana dilinde hizmet; özellikle uçaklarda ana dilinde anons, Kürtçe dilinde anons bence artık yapmanız gereken bir şey. Çok geç kaldınız, daha fazla geç kalmamanızı öneririm.
Tekrardan teşekkür ediyorum. 2 Bakanlığın bütçesine de halkımızın faydası için, halkın bütçesi olmadığı için "hayır" oyu vereceğimi de ifade etmek isterim.
Teşekkürler. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
BaşkanCumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Grup Başkan Vekili Mersin Milletvekili Sayın Ali Mahir Başarır.
Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
Ali Mahir Başarır · MersinSayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ticaret Bakanı bugün uzun uzun konuştu; maşallah, her anlattığı konuda vaziyet iyi. Bakalım, bu Can Holding vakasında vaziyetler nasıl? Çünkü bütçede kendisine bu konu ayrıntılarıyla soruldu ama cevap veremedi. Burada cevap vermesini istiyoruz, birazdan, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak kendisine yönelttiğimiz sorulara lütfen cevap versin. Çünkü bu olay yüzyılın en büyük sahtekârlığı, yüzyılın kumpası, kaçakçılığı, dolandırıcılığı. (CHP sıralarından alkışlar)
Mustafa Sarıgül · ErzincanBravo!
Ali Mahir Başarır · MersinMaalesef kendisinin de burada büyük bir katkısı var. Şimdi, bakın Sayın Bakan, 2022 yılında, nisan ayında Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü Akaryakıt Özel Ekipler Şubesi tarafından bir operasyon gerçekleştiriliyor bu Can Holding'le ilgili. Daha sonra, üç yıl önce yani nisandan sonra Bakanlığınız bir müfettiş raporu hazırlıyor. Vergi kaçırdığı, kaçakçılık yaptığı bu raporda net. Ben size soruyorum: Arkanızda Rekabet Kurulu Başkanınız var. Birçok satışa nasıl izin verebildi? O Rekabet Kurulu Başkanı neden burada oturuyor? Bakan, siz neden burada oturuyorsunuz? Buradaki yolsuzluk yaklaşık olarak 2 milyar dolar, bunu İran Cumhurbaşkanı söylüyor. Cumhurbaşkanı bunun üzerine size dönüyor ama Cumhurbaşkanı İran Cumhurbaşkanından korkmuyor çünkü Trump, ABD İran'a ambargo uyguluyor "Burada kaçak mazot işi var, bu ortaya çıkarsa Trump kızar." diyor. Şimdi soruyorum: Burada, Doğa Koleji, Habertürk, Tekfen, Bilgi Üniversitesi bu rapora rağmen nasıl verildi? Habertürk verilirken o RTÜK ne iş yaptı? Bilgi Üniversitesi verilirken o YÖK ne iş yaptı? Doğa Koleji verilirken Millî Eğitim Bakanı ne iş yaptı? Ve tüm bunlara izin verilirken sizin Rekabet Kurulu Başkanınız, siz ne iş yaptınız? Ha, yolsuzlukla mücadele, işte size yolsuzluk. Nereden geldi bu para? İran'dan kaçak mazot getiren bu firmaya -bir kez daha soruyorum- nasıl antrepo izni verdiniz? Vermişsiniz, hem de yakıcı maddeler için vermişsiniz hem de İran'dan kaçırdığı mazotu depo etmesi için yer vermişsiniz ya; utanmıyor musunuz hiç? (CHP sıralarından alkışlar) Ve buna cevap vermediniz Komisyonda.
Leyla Şahin Usta · Ankara"Yazıklar olsun!" da de.
Ali Mahir Başarır · MersinHa, yolsuzlukla mücadele eden gruba bak, size de söylüyorum Leyla Hanım, laf atmayın.
Leyla Şahin Usta · AnkaraAtarım.
Ali Mahir Başarır · MersinLaf atmayın, işte size yolsuzluk. İBB dosyasında "yüzyılın yolsuzluğu" dediniz.
Leyla Şahin Usta · AnkaraYüzyılın yolsuzluğu sizde, sizde.
Ali Mahir Başarır · MersinYahu İBB'nin Teftiş Kurulunun bir tane raporu mu var? Sizin müfettişlerinizin vergi kaçırdığı, kaçakçılık yaptığına ilişkin üç yıl öncesinin raporu var; Bakanlığın raporu, sizin raporunuz. Ne oldu, ne oldu? Can Holding nerede? Cezaevinde. Şirketleri nerede? Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda.
Haluk İpek · AmasyaNiye bağırıyorsun? Bağırmadan konuş! Ne bağırıyorsun ya! Bağırmadan konuş!
Ali Mahir Başarır · MersinSiz niye buradasınız Sayın Bakan, siz niye buradasınız? Soruyorum.
Haluk İpek · AmasyaBağırmasan da biz seni duyarız ya! Ne bağırıyorsun? Allah Allah! Duyarız biz seni.
Ali Mahir Başarır · MersinBak, seni koruyor. Ben bağırıyorsam bu halk adına bağırıyorum, millet adına bağırıyorum, burada bir yolsuzluğu anlatıyorum.
Haluk İpek · AmasyaNe bağırıyorsun kardeşim! Burası öyle bir yer değil ki ya! Hadi be!
Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu · ManisaYahu biz Bakanla muhatabız, biz. Bizim muhatabımız orada. (AK PARTİ ve CHP sıralarından gürültüler)
Ali Mahir Başarır · MersinBeyefendi, siz marttan beri bağırıyorsunuz. Alın size yolsuzluk, alın size kirlilik, alın size rezalet; alın!
Haluk İpek · AmasyaŞov yapıyorsun kardeşim ya! Ne bağırıyorsun? Düzgünce konuş, dinleyelim.
Ali Mahir Başarır · MersinNiye bağırıyormuşum?
Haluk İpek · AmasyaNe bağırıyorsun? Burası öyle bir yer değil ki, burası Parlamento kardeşim.
Ali Mahir Başarır · MersinNiye bağırmayacağım beyefendi? Tabii, yolsuzluktan bahseden gruba bak.
Haluk İpek · AmasyaHayır! Burası Parlamento, burası böyle bağıracak bir yer değil! Hadi be, ne bağırıyorsun?
Ali Mahir Başarır · MersinYahu siz adliye emanetteki altınları korumaktan aciz bir iktidarsınız; ne konuşuyorsunuz siz, siz ne konuşuyorsunuz? (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Bakan, şunlara cevap ver: Senin Bakanlığının Can Holdingle ilgili müfettiş raporu var mı? Üç yıl önce "Vergi kaçakçılığı yapıyor." dediniz mi? Bu rapora rağmen yakıcı maddelerle ilgili antrepo izni verdiniz mi ? Ve bu rapora, bu olaylara rağmen Ciner Grubu, Habertürk'ü nasıl bunlara sattınız? Bunun bir hesabı olması lazım. Yani şimdi, bakın, gerçekten gelinen nokta çok vahamet, üzüntü verici. Ben anlatırken zorlanıyorum, utanıyorum adınıza. Bunların binde biri olmayan olaylarda seçilmiş insanlar tutuklanıyor.
Bir şey daha soracağım: Can Holdingin sahibine soruyor savcı: "Doğa Kolejini neden aldın" O da çıkıyor, diyor ki: "Bir devlet büyüğüm söyledi." "Tekfeni neden aldın?" "Bir devlet büyüğüm söyledi." "Bilgi Üniversitesini neden aldın?" "Bir devlet büyüğüm söyledi." Şimdi soruyorum: Bu devlet büyüğü kim? Saraydaki bir hukuk danışmanı mı? Yahu soruyorum, raporda bu da var, sizi arayanlarda bu da var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanDevam edelim.
Ali Mahir Başarır · MersinBugün savcılık, yargı yargı olsa sizin ile o danışmanın telefon kayıtlarını çıkarmaz mı? Yok mu? Var beyefendi, ben biliyorum; var, var. Savcı söylüyor. Savcı ne diyor biliyor musunuz? "Üzerine gidemiyoruz, bir devlet büyüğü arıyor." Kim bu devlet büyükleri? Bu devlet büyükleri halktan ve Hak'tan, Allah'tan büyük mü? Soruyorum ya, soruyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Bakın, bu olay o kadar net ki su götürmez bir gerçek. Plan ve Bütçede milleti suçladınız. Nasıl bu koltukta oturabiliyorsunuz? O Rekabet Kurulu Başkanı, bürokratlarınız nasıl oturabiliyor? Gelin, bunun hesabını verin. On beş dakika süreniz var, yedi buçuk dakikada verirsiniz. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanTamamlayalım lütfen.
Ali Mahir Başarır · MersinGeliyorum, Sayın Ulaştırma Bakanı, otuz iki dakika burada konuştunuz. Size bu milletvekilleri, 21 milletvekili sizin Bakanlığınızla ilgili konuştu, dedi ki: "Bu garantili kamu projeleri uzayacak mı?" 21/b'yle ihale rezaletlerini sordu, "Orta vadeli programda 30 milyar özelleştirme belirlenmişken bu bütçede 180 milyar niye oldu?" dedi ve ben de soruyorum: Sayın Özal'ın, Demirel'in yaptığı iki köprüyü de mi satacaksınız? Ama siz son bir dakika kala "Milletvekillerinin sorusuna cevap da vereyim bari." dediniz. 21 milletvekilinin konuşmasına bir dakika ayırdınız. Vallahi, gelmeyin böyle yapacaksanız! Bu Meclise saygı duymayan Bakan buraya gelip hesap vermesin, gelmesin! (CHP sıralarından alkışlar)
Leyla Şahin Usta · AnkaraSana mı soracak! Gayet de saygımız var.
Ali Mahir Başarır · MersinLeyla Hanım çok dertleniyor, Leyla Hanım'a siz verin odasında brifing...
Leyla Şahin Usta · AnkaraSen bir milletvekilisin, Grup Başkan Vekilisin, usulünce konuşmayı öğren önce!
Ali Mahir Başarır · Mersin...ama bu Meclise, bu milletvekillerine, Bakanlığınızla ilgili konuşan 21 milletvekiline...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Ali Mahir Başarır · MersinSon cümlelerim.
BaşkanTamamlayın.
Ali Mahir Başarır · Mersin...otuz bir dakika, otuz iki dakika konuşup da son altmış saniyesinde "Size de cevap vereyim bari..." Ne cevap verebildiniz? Ne cevap verebildiniz?
Leyla Şahin Usta · AnkaraHiç vermese de olur.
Ali Mahir Başarır · MersinArtı, 150 milyar neyi özelleştireceksiniz? Osmangazi Köprüsü, Çanakkale Köprüsü, yaptığınız bu yollar; ödüyoruz, ödüyoruz, ödüyoruz, ödüyoruz. Bazılarının süresi bitti. Uzatacak mısınız? Uzatacaksınız. Aynı koşullarda bu şirketlere tekrar vereceksiniz çünkü siz o şirketleri düşünüyorsunuz. 5-6 şirket bu ülkede 86 milyonun sırtına binmiş. Bunlar temelde irili ufaklı 44 şirket. Yahu, bunlardan sadece 7 tanesi vergi veriyor Sayın Bakan, utanç verici bir durum bu. Bunlara cevap verin, geldiyseniz bunları konuşun ama siz "Ne kadar güzel yaptık, ne kadar güzel yürüdük; şu oldu, bu oldu..."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Ali Mahir Başarır · MersinSon cümlem.
BaşkanBuyurun.
Ali Mahir Başarır · MersinBurada gerçekleri konuşalım. Bu kadar güzel yaptıysanız, bu kadar güzel gidiyorsa niye bu ülkede milyonlar açlık sınırının altında? Neden Kars'taki, Ardahan'daki, Mersin'deki insanlar görmediği köprünün, yolun geçiş ücretini veriyor? Ve hâlâ verecek çünkü siz anlaşmayı buna göre yaptınız. Benim size tavsiyem; burada önemli konular konuşuluyor, benim Bakana sorduğum konular önemli, mühim, size sorulan, yöneltilen sorular, eleştiriler önemli; gelin, bunlara cevap verin beyler. Ülke bir felakete gidiyor, ülke bir yangın yeri. Bu sistem çökmüştür, iflas etmiştir, insanları yek ekmeğe muhtaç etmiştir. O yüzden, burası şov yapma yeri değil. [AK PARTİ sıralarından gürültüler, alkışlar(!)]
Leyla Şahin Usta · AnkaraAynen, vallahi bravo(!)
Ali Mahir Başarır · MersinHazırlanmış danışmanların konuşmalarıyla şov yapmayın, gerçekleri konuşun.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar; AK PARTİ sıralarından "Burası şov yeri değil." sesleri, gürültüler)
BaşkanAdalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu.
Buyurun Sayın Akbaşoğlu.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıSayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.
Bugün Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız ile Ticaret Bakanlığımızın bütçelerini görüştük. Sayın Bakanlarımıza, onların nezdinde Bakan Yardımcılarımıza, Genel Müdürlerimize, Bakanlık çalışanlarına, bu millete hizmet eden tüm arkadaşlarımıza huzurunuzda AK PARTİ Grubumuz adına teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Veli Ağbaba · MalatyaAlkış(!)
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıEvet, Sayın Bakanlarımız hizmet ve eserlerini anlattılar, süre bitti ancak hizmet ve eserlerin sayılması bitmedi.
Veli Ağbaba · MalatyaBurada yok.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıO konuda hakikaten Meclise gelirken, Meclisten evimize, seçim bölgemize giderken geride bıraktığımız hizmet ve esere, sağımızda solumuzda gördüğümüz hizmet ve esere, önümüze çıkacak hizmet ve esere baktığımızda altında şöyle bir ibare yazıyor: "Made in AK PARTİ" "Yaparsa AK PARTİ yapar." sözü işte böyle vücut buluyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)
Veli Ağbaba · MalatyaAlkış(!) Alkış(!)
Mehmet Emin Ekmen · MersinBravo Başkanım(!)
Cavit Arı · AntalyaBabanızın parasıyla yapmıyorsunuz!
Mehmet Emin Ekmen · MersinEnflasyonu da kuru da dövizi de AK PARTİ yaptı, babam mı yaptı, doğru söylüyorsun!
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıUlaştırma Bakanını dinledik, Ticaret Bakanını dinledik; iki tane örnek vermek istiyorum.
Veli Ağbaba · MalatyaYerli ve millî Akbaşoğlu'na bak "Made in AK PARTİ." diyor. Yerli ve millî!
Cavit Arı · AntalyaBabanızın parasıyla mı yapıyorsunuz? Milletin parasıyla yapıyorsunuz, milletin parasıyla yapıldı onlar.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · Çankırı6 bin kilometreydi iktidara geldiğimizde bölünmüş yol, seksen yılda yapılan 6 bin kilometreyi yirmi yılda 30 bin kilometreye çıkartan iradeye ak kadroların iradesi denir arkadaşlar. Sonuç itibarıyla, bütün Türkiye'de 47 kilometre tünel vardı, şu anda 838 kilometreye çıkardık.
Tahsin Ocaklı · RizeAsgari ücrete ne oldu, asgari ücrete?
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıYaklaşık 18 katına beşte 1'lik zaman diliminde çıkardık. İşte, AK PARTİ'nin farkı bu. Halkın yolu hâline getirdik Türk Hava Yollarının ve bütün havalimanlarının millete sunulmasını... Bu konuda, Sayın Bakanımız net bir şekilde anlattı; eser ve hizmet siyasetimizin gereği olarak her yolu deneyerek hem millî bütçemizden hem de yap-işlet-devret metoduyla bu konuda 51 milyar dolara mal ettiğimiz bütün eser ve hizmetleri, bugünkü parayla ancak 90 milyar dolar bazında imal edebilirdik.
Tahsin Ocaklı · RizeEmekliye ne verdiniz, emekliye Sayın Başkan?
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıDolayısıyla 39 milyar dolar bu milletin cebinde bıraktık, onu başka alanlarda milletimizin hizmetine sunduk.
Tahsin Ocaklı · RizeNiye emekliye vermediniz o parayı?
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıBu konuda millî hızlı treni üreterek milletimizin hizmetine sunduk. Hakikaten burada anlatmamız gereken birçok hadise var ama kısa sürede... Bir örnek aslında Türkiye'nin nereden nereye geldiğinin en somut örneği. Burada hatırlıyorum, İstanbul Havalimanı'nın açılışına ilişkin müzakerelerde "Burayı su basacak -Bulgaristan Havaalanı ihlal edilecek- ve siz bu havalimanını işletemeyeceksiniz." deniyordu ama bugün dünyanın en seçkin, en fazla yolcu indirip bindiren havalimanı hâline geldi ve hakikaten bütün hava limanlarından da 3,6 milyar dolar burada garanti fazlası ve kira bedeli olarak Türkiye'nin bütçesine, cebine girdi. İşte, bu bir ufuktur, bir vizyondur ve AK PARTİ'nin işte farkı tam da budur. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Evet, bu konuda bazılarının hayalleri AK PARTİ'nin gerçekleştirdiğine, gerçekleştirdiklerine erişemez değerli arkadaşlar, AK PARTİ'nin rakibi yine ak kadrolardır. Bu noktada, Allah'ın izniyle, yine kendi rekorumuzu egale ederek, yenileyerek, kendimizi geçerek bu hizmetleri milletimiz için biz gerçekleştireceğiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Şunu ifade edeyim: Sayın arkadaşlarımız bu konuda Bakanlarımıza laf attılar, onlara cevap vereceğim.
Veli Ağbaba · MalatyaÇok ayıp ettiler vallahi(!)
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıAncak Ticaret Bakanlığıyla ilgili de şunu ifade edeyim: İktidara geldiğimizde 36 milyar dolar olan ihracatımızı bugün 270 milyar doların üzerine çıkardık. Bu, 7-8 kat artış demek dolar bazında; bu, Türkiye'nin ufkunu, şahlanışını ve büyük altyapısının üzerinde küresel bir güç olma noktasındaki hedefini ve başarısını ortaya koyuyor. Bu manada, Türkiye, hakikaten, dünya ticaretinden de payını her geçen gün artırıyor. 2002'de 0,55 olan mal ihracatındaki payımızı dünya ticaretinde 1,07'ye; hizmet ihracatında 0,87 olan payımızı 1,35'e çıkardık. Bu, hakikaten, Türkiye'nin ticaretinin, esnafının, sanayicisinin devlet-millet kaynaşmasıyla, doğru politikalarla, vizyonlarla ve sağlam bir siyasi iradeyle, istikrar ve güven ortamında neleri başaracağının somut göstergesidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanDevam edelim, buyurun.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıŞunu ifade etmek istiyorum: Bakanlarımız ne için burada? Bakanlarımız Anayasa ve İç Tüzük'teki hükümler gereğince burada; hiç kimsenin bahşettiği bir durum değildir, Anayasa’nın ve İç Tüzük'ün gereği Bakanlarımız buradadır! Bunu sorgulamaya hiç kimsenin hakkı da haddi de yoktur! (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Veli Ağbaba · MalatyaAlkış(!)
Tahsin Ocaklı · RizeSarayın hazırladığı bütçe için burada, sarayın hazırladığı bütçe!
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıŞunu ifade etmek isterim: Hakikaten, kendi içinde bulundukları yolsuzluk, hırsızlık, arsızlık noktasında, Sayın Kılıçdaroğlu'nun tabiriyle "CHP'nin arınmış olarak toplumun huzuruna çıkması lazım." dediği bir ortamda bu konuda uydurma...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Veli Ağbaba · MalatyaKarşıya bak, karşıya, karşıya! Can Holdinge bak, yolsuzluk varsa oraya bak, kaçakçılık varsa oraya bak, sahtekârlık varsa oraya bak! Habertürk'e bak, devlet büyüklerine bak, Bilgi Üniversitesine bak, Doğa Kolejine bak; kaçakçılığa bak, sigaraya bak, antrepoya bak!
BaşkanTamamlayalım.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıBu konuda ortada...
Veli Ağbaba · MalatyaYolsuzluk, hırsızlık arıyorsan bak!
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıŞikâyet edenleri kendileri, şikâyet edilenleri CHP'li; "Rüşvet aldım." diyen CHP'li, "Rüşvet verdim." diyen CHP'li olduğu hâlde...
Veli Ağbaba · MalatyaHırsızlığa bak, kaçakçılığa bak, oraya bak! Oraya bak, oraya; oraya bak! Devlet büyüklerine bak, saraya bak! Bakanına bak, Bakanına!
Muhammet Emin Akbaşoğlu · Çankırı...ve bir rüşvet, yolsuzluk havuzu kurarak Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili önce CHP'yi ele geçirerek sonra Cumhurbaşkanlığı seçimleri için bir bütçe oluşturan bir yapının...
Mehmet Tahtasız · Çorum17-25... 17 Aralığa bir şey kalmadı.
Veli Ağbaba · MalatyaSayın Akbaşoğlu, bak bakalım! SPK'ye bak, SPK'ye! Taşkesenlioğlu'na bak!
Adem Yıldırım · İstanbulDinle ya!
Muhammet Emin Akbaşoğlu · Çankırı...bugün ağzına, dibine kadar yolsuzluğa bulaştığı bir ortamda burada yolsuzluktan bahsetmesi ve iktidarı suçlamaya çalışması tam bir garabettir.
Veli Ağbaba · MalatyaDevlet Hava Meydanlarındaki Daire Başkanına bak! 100 kilo altın bozduran devlet memuruna bak, evinden altın çıkanlara bak!
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıNe diyor Ziya Paşa: "En ummadığın keşfeder esrârı derûnun/Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın?"
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanSon defa açıyorum.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıNe diyor Ziya Paşa: "En ummadığın kişi senin iç yüzünü ortaya çıkarır/Sen herkesi kör, halkı sersem mi sanırsın?"
Veli Ağbaba · MalatyaSayın Başkan, evinden altın çıkan Daire Başkanlarına baksınlar Ulaştırma Bakanlığında! İhalelere bakın, ihalelere! Kime veriyorsunuz yol ihalelerini? Hangi akraba, hangi kuzen; onlara bakın!
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıEvet, Ekrem İmamoğlu'nun sağ kolu denilen kişiler bizzat itirafçı olarak rüşvet verdiğini, rüşvet aldığını, yolsuzluk ve hırsızlık yaptıklarını mahkemece kabul edilmiş iddianamede itiraf ediyorlar.
Ulaş Karasu · SivasKorkmayın, korkmayın, sandığı getirin!
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıHukukta en büyük delil ikrar ve kabuldür.
Mehmet Tahtasız · ÇorumParaları sıfırlayamayan Bilal'i ne yapacağız? "Baba ne yapacağız?" diye soruyor, "Baba ne yapacağım?" diyor.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıBunu görmezden gelen ve bunları disiplin soruşturmasıyla atmayan CHP yolsuzluktan bahsedemez. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)
Evet, son olarak, bakın, çatlasanız da patlasanız da sizin ifadenizle...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BaşkanEvet, bitirin artık, lütfen...
Veli Ağbaba · MalatyaHırsız arıyorsanız Devlet Hava Meydanlarına bakın! Hırsız arıyorsanız SPK'ye bakın, SPK'ye bakın!
(AK PARTİ ve CHP sıraları arasında karşılıklı laf atmalar)
Mehmet Baykan · KonyaGrup Başkan Vekilimizi anlayamıyoruz, lütfen müdahale edin ya!
BaşkanYa, oturun lütfen! Ya, bırakın, tamam, müdahale ediyoruz işte. Ne yapalım, karşılıklı atışıyorlar!
Veli Ağbaba · MalatyaEski Erzurum milletvekiline bakın! Hırsız arıyorsanız aynaya bakın!
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıSon olarak, bakın, bir şey söylüyorum, sizlerin ifadesiyle; çatlasanız da patlasanız da kudursanız da AK PARTİ, Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı önümüzdeki seçimlerde millet iradesiyle tekrar iş başında olacak, hizmete ve eserlere mutlaka devam edecek, bunu herkes görecek. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; CHP sıralarından gürültüler)
Veli Ağbaba · MalatyaAlkış(!) Alkış(!)
Semra Dinçer · AnkaraSen kudur! Sen kudur! Sayın Başkan, ne diyor bu ya!
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıMillet ne derse o olur, biz milletimize inanıyoruz, milletimize güveniyoruz. Ak kadrolar da Recep Tayyip Erdoğan da sadece ve yalnızca milletin emrindedir, milletin emrinde olmaya devam edecektir. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; CHP sıralarından gürültüler)
BaşkanSayın milletvekilleri...
Ali Mahir Başarır · MersinSayın Başkan...
BaşkanKarşılıklı devam edecek böyle herhâlde öyle mi?
Ali Mahir Başarır · MersinKarşılıklı derken...
BaşkanKarşılıklı devam edecek!
Ali Mahir Başarır · MersinPartimize etmediği hakaret kalmadı Sayın Başkan. Sataşmadan öte bir durum bu.
BaşkanAma olacak iş değil, yapmayın...
Ali Mahir Başarır · MersinLütfen...
BaşkanBir dakika, son bir dakika.
Ali Mahir Başarır · MersinBir dakika değil iki dakika söz alırım, bir dakika değil iki dakika.
BaşkanBuyurun lütfen.
On bir dakika size söz verdim ya, on bir dakika. Altı dakika olarak anlaşıyorsunuz, on bir dakika söz veriyorum.
Veli Ağbaba · MalatyaSayın Başkan, ağır suçlama var.
IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)
12.- Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın, Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Ali Mahir Başarır · MersinÖncelikle şunu söyleyeyim: Çok güzel bir şey söyledi, "'made in' AK PARTİ." Halkın koyduğu isimden Trump'ın koyduğu isme. Bravo! (CHP sıralarından alkışlar,)
Gelelim ikinci duruma: Şükürler olsun ki bir tane müfettiş "İstanbul Belediyesi için yolsuzluk yapıyor." demedi ama kendi Bakanı için "Yolsuzluk yapıyor." dedi.
Geliyorum üçüncü olaya: Yahu o kaçakçıya Ticaret Bakanı antrepo vermiş. Bakana Veli Bey sormuş: "Neden verdin?" "Gümrük Müdürüm verdi." demiş. Bundan daha büyük rezalet var mı?
Akbaşoğlu, sana emanet edilen, adliyeye emanet edilen altınları çaldıran bir partisin sen! Hadi oradan! Hadi! Hadi! Hadi! (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıSayın Başkan...
BaşkanEvet, buyurun.
Size de bir dakika.
13.- Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıEvet, çok teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Bakın, Ticaret Bakanlığının bütçesini görüşüyoruz. O Ticaret Bakanlığında bütün eser ve hizmetlere "made in Türkiye" diye yazılır.
Ali Mahir Başarır · MersinAntrepo gibi, değil mi(!)
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıBütün dünyaya ihraç edilir, bütün dünyaya.
Veli Ağbaba · MalatyaBak, bak, geldin buraya(!)
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıEvet, AK PARTİ'nin yapmış olduğu hizmet ve eserleri bütün milletler görüyor ancak bir tek CHP buna kör, bunu görmüyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Evet, bu basiret kapanmasıdır, hakikate karşı gözlerini yummaktır.
Ali Mahir Başarır · MersinSana da "Michael" diyeceğiz, "Michael" artık.
Veli Ağbaba · MalatyaBence de.
Ali Mahir Başarır · Mersin"Michael" diyeceğiz, "Michael."
Mehmet Tahtasız · Çorum"Made in Michael" mı?
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıBiz hakikaten AK PARTİ olarak milletin gönlünden, bu milletin iradesiyle sandıktan Meclise gelen bir partiyiz.
Ali Mahir Başarır · MersinMichael Akbaşoğlu.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıBu milletin partisiyiz. Milletin partisi olarak hizmet etmeye devam edeceğiz.
Ali Mahir Başarır · MersinSana da "Michael" diyeceğiz, "Michael!"
Mehmet Emin Ekmen · MersinSayın Başkanım, bize müsaade edin, arkadaşlar devam etsinler. Saat 21.45, evde çocuklar uyuyor. Emin Bey'in sesiyle uyanan bebekler var evlerinde ya!
BaşkanSayın Ekmen, devam ediyoruz.
V.- KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
A) Kanun Teklifleri (Devam)
1.- 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/280) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı:226) (Devam)
2.- 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/279), Plan ve Bütçe Komisyonunca Kabul Edilen Metne Ekli Cetveller, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifine İlişkin Genel Uygunluk Bildirimi ile 2024 Yılı Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporu, 218 Adet Kamu İdaresine Ait Sayıştay Denetim Raporu, 2024 Yılı Faaliyet Genel Değerlendirme Raporu ve 2024 Yılı Mali İstatistikleri Değerlendirme Raporunun Sunulduğuna Dair Sayıştay Başkanlığı Tezkeresi (3/1191) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı: 227) (Devam)
A) ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI (Devam)
1) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
B) KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (Devam)
1) Karayolları Genel Müdürlüğü 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Karayolları Genel Müdürlüğü 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
C) SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (Devam)
1) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
Ç) BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU (Devam)
1) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
D) TİCARET BAKANLIĞI (Devam)
1) Ticaret Bakanlığı 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Ticaret Bakanlığı 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
E) HELAL AKREDİTASYON KURUMU (Devam)
1) Helal Akreditasyon Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Helal Akreditasyon Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
F) REKABET KURUMU (Devam)
1) Rekabet Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Rekabet Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
BaşkanŞimdi soru-cevap işlemine geçiyorum.
On beş dakika boyunca, sisteme giren milletvekillerine sorularını yöneltmeleri için söz vereceğim.
İlk söz Sayın Özer'in.
Buyurun.
Mustafa Hakan Özer · KonyaTeşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Benim sorularım Sayın Ticaret Bakanımıza.
İlk olarak, doğrudan satış sistemleri kapsamında 6502 sayılı Kanun'da ne gibi değişiklikler yapılmıştır? 8 Ağustos 2025 tarihinde yayınlanan Doğrudan Satış Sistemleri Hakkındaki Yönetmelik'le hangi değişiklikler yapılmıştır?
İkinci sorum: Ticaret Kanunu çerçevesinde yurt içinde yerleşik e-ticaret şirketlerine yönelik birçok düzenleme yapılmakta ve belli kısıtlamalar uygulanmaktadır ancak yurt dışı yerleşik şirketlerin bu düzenlemelere tabi olmadan faaliyet gösterdikleri görülmektedir. Bu durumda kanunun yerli şirketleri koruma amacı nasıl yerine getirilecek ve yurt dışı yerleşik şirketlerden Türkiye'de temsilcilik açarak kanun kapsamına girebilmek için başvuru yapan oldu mu?
Ve son olarak, ülkemizin elektronik ticarette geldiği noktayı değerlendirebilir misiniz?
Teşekkür ediyorum.
BaşkanSayın Mertoğlu...
Harun Mertoğlu · RizeTeşekkürler Sayın Başkan.
Başta Rize-Artvin Havalimanı olmak üzere ilimize yapılan ulaşım yatırımları için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, Sayın Bakanımıza ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
Sayın Bakanım, İyidere Lojistik Limanı inşaatı hızla devam etmektedir. En az bu liman kadar Rize-Erzurum yolunun da tamamlanması hayati önem arz etmektedir. Ovit Tüneli 2018 yılında açılmış olmasına rağmen Ovit-Rize arasındaki güzergâhta inşaat hâlen devam etmektedir ancak çalışmaların istenen seviyede olmadığı görülmektedir. Bu çalışmalarla birlikte, Kırık, Dallıkavak Tünelleri ile bağlantı yollarına ilişkin güncel durum nedir? Rize-Erzurum yolunun kesintisiz ulaşımı için bir tarih verebilir misiniz?
Ayrıca, Ardeşen-Ayder-Tunca grup yolunda gelinen son aşama nedir?
Tahsin Ocaklı · RizeBaşkanım, ses duyulmuyor, biraz açın, ne söylediği anlaşılmıyor.
Ömer Fethi Gürer · NiğdeRize'nin bile sorunları varmış, Rize'nin bile. Bakın, soruyor.
Harun Mertoğlu · RizeBu kapsamda Çirihinci'ye ulaşım ne zaman sağlanacak?
BaşkanSayın Çubuk...
Burcugül Çubuk · İzmirAdıyaman'da bir yolun çökmesi, Artvin'de heyelan sonucu bir yolun çökmesi yine, burada bir sürücünün yaralanması, Çanakkale'de altyapı çalışması yapılan yolun çökmesi gibi birçok haber gündeme düşüyor ve bunun gibi yüzlerce örnekle karşılaşıyoruz. Altyapı çalışmalarının denetimlerine dair bir sorun var bu bağlamda, özellikle de deprem riski yüksek bölgelerdeki kara yolları, köprüler, tüneller ve hızlı tren hatlarının ne kadarı için bağımsız denetim yapılmıştır?
Bunun dışında, İzmir'den İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Van, yoğunlukla da Kürt nüfusun yoğun yaşadığı yerlere uçak fiyatları bazen asgari ücretin yarısına ulaşmaktadır. İnsanların ulaşımlarını sağlayacak, halkın ulaşım hakkını sağlayacak şekilde bunlara müdahale yapmayı düşünüyor musunuz, düzenleyecek misiniz?
Bunun dışında da İzmir-Ankara arasında, biliyorsunuz, şehirler arası yol şehir içlerinden geçiyor; buna dair düzenleme planınız var mı? Bu düzenlemeleri yaparken de fahiş fiyatlarla özelleştirilmiş otobanlar yapmak dışında seçenekleriniz var mı?
Teşekkürler.
BaşkanSayın Yazmacı...
Cevahir Asuman Yazmacı · ŞanlıurfaUlaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu ve Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat'ın ülkemizin gelişimine sunduğu katkıları yakından takip ediyor, özellikle Şanlıurfa'mıza sağladıkları destekleri için Sayın Bakanlarımıza teşekkür ediyorum.
Sorum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımıza olacak: Sayın Bakanım, Şanlıurfa'mızda şehir hastanesinin açılmasıyla oluşacak yoğunluğu azaltacak köprü ve kavşaklar, Viranşehir Çevre Yolu'nun kamulaştırma süreci, Birecik'te yapılacak ikinci köprünün projelendirilmesi, Ceylânpınar-Kızıltepe yolu ile Şanlıurfa-Suruç yolu hususlarındaki son durumu bizlerle paylaşır mısınız?
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaHayret, hayret! Yirmi yıldır yapılmayan yollar, çileye dönmüş yollar; yirmi yıldır yol yok. Suruç-Viranşehir arası ölüm yolu!
Cevahir Asuman Yazmacı · ŞanlıurfaŞanlıurfa'nın büyüyen nüfusu, tarımsal üretim kapasitesi ve sanayi potansiyeli göz önüne alındığında bu yatırımların tamamlanmasının şehrimizin vizyonuna büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bakanlıklarımızın 2026 yılı bütçesinin hayırlara vesile olmasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
BaşkanSayın Boz...
Sümeyye Boz · MuşTeşekkürler Başkan.
Muş Kürt Meydanı Köyü Gurgura hattında Murat Nehri üzerinde yapılması gereken köprü Eğirmeç, Güdümlü, Laleli, Gölköy, Köşk, Ziyaret, Yelalan Köyü, Kızılağaç ve Yaygın beldesini birbirine bağlayarak mesafeyi düşürecek olmasına rağmen yıllardır yapılmamaktadır. Korkut-Vartinis kara yolu ihalesinin hayata geçirilmemesi, Çatbaşı'nda on yedi yıldır bitmeyen köprü, Murat Köprüsü çevresindeki ölümlü kazalar ve Sanlıca-Kayalıdere hattının 24 köyü izole etmesi de aynı ihmalkâr zincirin parçasıdır. Kent merkezinde ise sinyalizasyon ve trafik kaosu kronikleşmiş durumdadır. Son on bir ayda 1.082 kazanın önemli bir bölümü bu eksik köprülerin, yapılmayan kavşakların ve çökmüş ulaşım altyapısının doğrudan sonucudur. Buradan Muş halkı adına soruyoruz: Bu kentte neden hâlâ en temel ulaşım hakkı çok görülüyor? Yeni bütçe planında Muş'un ulaşım payı nedir?
BaşkanSayın Çan...
Murat Çan · SamsunSorum Sayın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına: Samsun'un yıllardır beklediği ulaştırma yatırımları konusunda somut bir takvim istiyoruz. Öncelikle hızlı tren Samsun'a ne zaman gelecek?
İkinci sorum Samsun Sarp Demiryolu Projesi'yle ilgili. Orta ve Doğu Karadeniz'deki bütün kentlerinin ortak talebi olan bu proje konusunda net bilgi istiyoruz. Bakanlığınızın çalışma planında bu proje var mı?
Ayrıca, yatırım programında yer almasına rağmen ödenek ayrılmadığı için yıllardır bir çivi dahi çakılmayan Çarşamba Havalimanı Terminal ve Apron Yenileme Projesi ne zaman tamamlanacak? 2026 yılında bu Proje için ne kadar ödenek ayrılacak?
Son olarak, Taşova'yı Ayvacık üzerinden Çarşamba'ya bağlayan yol ne zaman bitecek?
BaşkanSayın Kayışoğlu...
Nurhayat Altaca Kayışoğlu · BursaSayın Ulaştırma Bakanı, Bursa Gemlik Demiryolu Projesinin tüm teknik projeleri on yıl önce tamamlanmışken yatırım programına alınmamasının gerekçesi nedir? Gemlik Lojistik Merkezi'nin hazır projelerine rağmen tek bir adım atılmamasının nedeni nedir? Osmaneli-Bursa hattının açılış tarihini neden sürekli erteliyorsunuz, 2026 hedefi kaçıncı revizyondur ve gerçekleşecek midir? Bandırma-Bursa hattının 2028'de tamamlanacağı söyleniyor; bu hedef için herhangi bir fiziki ilerleme var mı, varsa yüzde kaç seviyesindedir? Bursa'da Emek YHT Şehir Hastanesi hattının yapımını İBB iddianamesinde belediyeyi şikâyet eden Taşyapı'ya vermenizin gerekçesi nedir, bu bir tesadüf müdür? Bursa'da hangi büyük ihalelerin son on yılda aynı şirketlere, Taşyapı ve Söğüt İnşaat'a verildiğini açıklayabilir misiniz; bu şirketlerle Bakanlık arasında özel bir ilişki var mıdır?
BaşkanSayın Fırat...
Celal Fırat · İstanbulTeşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Ticaret Bakanıma sorum olacak: Sayın Bakan, kredi üst limitini 1 milyon TL'ye çıkardığınızı, vadelerin kırk sekiz aya düşürüldüğünü söylüyorsunuz ancak esnaf yüksek enflasyon ortamında düşen satışlar nedeniyle bir türlü omurgasını düzeltemiyor. Açıkladığınız bu düzenlemeleri yeniden artırmayı düşünüyor musunuz? Esnaf bu konuyla ilgili gerçekten çok dertli.
İkinci sorum da esnafın kartlı ödeme sistemine bağımlılığı finansal sıkışıklığını besliyor. POS komisyon oranlarının yüzde 4'e kadar yükselmesi esnafı çok ciddi çerçevede rahatsız ediyor. İşlem ücretleri ve gecikmeli tahsilatlar esnafın gelirini her geçen gün azaltıyor; bunun engellenmesi için yeni bir düzenleme yapacak mısınız? Bu konuyla ilgili ne gibi çalışmalar yapıp esnaflarımızı rahatlatacaksınız?
Teşekkür ediyorum.
BaşkanSayın Fendoğlu...
Mehmet Celal Fendoğlu · MalatyaTeşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın Ulaştırma Bakanım, 6 Şubat depreminde ve sonrasında göstermiş olduğunuz fevkalade gayretleriniz ve çalışmalarınızdan dolayı size, Bakanlığınıza ve 8'inci Bölge Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ederim.
Uzun yıllardan beri yapımı devam eden Malatya Çevre Yolu'nu sizin kararlı duruşunuz sayesinde kalan son 11 kilometreyi de bitirip -Allah nasip ederse- 2026 yılında açmış olacağız.
Yine, Malatya'da uzun yıllardan beri talep ettiğimiz Malatya-Arapgir Bölünmüş Yolu'nun kalan 54 kilometrelik bölümünün de 2026 yatırım planına alınmasını Malatyalılar adına sizlerden talep ediyoruz.
Yine, şahsınızın üstün gayretiyle bitmek üzere olan Uluslararası Malatya Havalimanı'nın 2026 yılında açılışı inşallah size ve bize nasip olacaktır. Zor kış şartlarında yüzde 90 oranında doluluk oranıyla uçan AnadoluJetin kış tarifesinde haftalık 10 uçuşunu 7 uçuşa düşürmesini Malatyalılar sizlere havale ediyor.
BaşkanSayın Türkoğlu...
Yüksel Selçuk Türkoğlu · BursaTeşekkür ediyorum.
Ahilik zamanı esnaf güzellemesi yapmak esnafın derdini çözmüyor. Zincir marketlerle alakalı bu marketlerin Türkiye'deki yaygın hâliyle birlikte küçük esnaf öldü, bitti ve battı. Yirmi yıldır yasa bekleniyor. Bu yasa ne zaman çıkacak?
Diğer taraftan, Türkiye ile Cezayir arasında ticareti doğrudan etkileyen ithalat kısıtlamaları ve daraltmalar ne zaman hafifletilecek ya da kaldırılacak?
Teşekkür ediyorum.
BaşkanSayın Suiçmez...
Sibel Suiçmez · TrabzonSayın Bakan, Erzincan-Trabzon demir yolu sözünü on beş sene önce verdiniz, 2023 yılında bitirecektiniz, şimdi unutturmaya çalışıyorsunuz. Trabzon unutmaz, hesabını sorar. Erzincan-Trabzon demir yolundan vaz mı geçtiniz? Merak etmeyin, biz gelip o yolu yapacağız. Hikâyesi 1999'da başlayan Güney Çevre Yolu'na ancak 2023 yılında başladınız ama bitirme tarihi vermiyorsunuz. Bu yolu da otuz yılda mı bitireceksiniz? Kanuni Bulvarı'nı on sekiz yıldır bitiremediniz, bitirme tarihi de vermiyorsunuz. Kanuni Bulvarı'nı kaç sene sonra bitireceksiniz?
Trabzon hafif raylı sistem ilk etap çalışmaları ne zaman başlayacak, ne zaman bitecek?
Boztepe'nin bağrına beton viyadükleri sapladınız, söz verdiğiniz peyzaj ve dikey bahçe çalışmaları 2026'da yapılacak mı?
Trabzon Limanı kömür deposuna dönüştü; Trabzon halkı kömür tozu solumaya devam mı edecek, başka bir alternatif düşünüyor musunuz?
BaşkanSayın Bozan...
Ali Bozan · MersinTeşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Ulaştırma Bakanı, Mersin'e üvey evlat muamelesi yapmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?
Bir: Mersin-Tarsus Otoyolu ücretli. Türkiye'de bunun başka bir örneği var mıdır? Her yerde il sınırları içerisinde ulaşım ücretsiz değil mi?
İki: D400 Otoyolu yıllardır bakımsız; gidin inceleyin, her gün kazalar oluyor. Mersinlilerin günahı ne?
Üç: Akbelen Katlı Kavşağı'nın adı var ama kendi yok. Sürekli ihale ediliyor ama bugüne kadar tek kazma vurulmadı. Ne olacak o proje?
Dört: Çeşmeli-Taşucu Otoyolu yıllardır bitirilmedi; adı Çeşmeli Kızkalesi oldu, yine bitmedi, bitirilemedi. Hayırdır, neden bitmiyor?
Beş: Adı Akdeniz Sahil Yolu Projesi olan Mersin-Antalya yolu ne zaman bitecek acaba? Ya da bu yolun bitmesi için daha kaç bakanın değişmesi gerekiyor?
BaşkanSayın Kış...
Gülcan Kış · MersinSayın Bakan, bir: Mersin'de ulaşım değil yaşam mücadelesine dönüşen D400 Kara Yolu modernizasyonu için neyi bekliyorsunuz? Somut bir takviminiz var mıdır?
İki: Mersin trafiğinin kilit noktası Akbelen Katlı Kavşağı'nın yapımına sekiz yıldır neden başlamadınız? Oysaki Mersin Büyükşehir Belediyemiz yapımına başladığı dört katlı kavşak ve tünel projesini bir yılda tamamlayabileceğini açıklamışken siz Akbelen Katlı Kavşağı'na ne zaman başlayıp ne zaman bitireceksiniz?
Üç: Onuncu Kalkınma Planı'nda Mersin ana konteyner limanı olan, On İkinci Kalkınma Planı'nda Doğu Akdeniz konteyner limanına dönüştürülen bu limanın Mersin'e yapılması haktır. Bu konuda net bir cevap, belirsizlik ve tartışmayı bitiren de bir açıklama bekliyoruz.
Dört: Gecikmeli olsa da yapımına başladığınız Çeşmeli-Taşucu otoyolu için teşekkür ediyoruz ancak on yıldır bitiremediğiniz 52 kilometrelik bu yolu Mersinli vatandaşlarımız ne zaman kullanacak?
BaşkanSayın Uluay...
Halil Uluay · KastamonuKastamonu'ya verdiğiniz önem sebebiyle her 2 Sayın Bakanımıza da Kastamonu adına teşekkür ediyorum.
Kastamonu Merkez'de devam eden gümrük müdürlüğü çalışmaları sebebiyle Sayın Ticaret Bakanımıza minnettarız.
Yine, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın Kastamonu'da ciddi projeleri bulunmaktadır. Kastamonu Taşköprü, Daday, İnebolu, Çatalzeytin, Abana, Ilgaz ile Bartın-Cide yollarının yapım süreçleri devam etmektedir. Kastamonu sayenizde şantiye görünümündedir. Sayın Bakanım, sizden isteğimiz, Kastamonu'yu başkent Ankara başta olmak üzere Anadolu'ya vasıflı bir şekilde bağlayacak olan Kastamonu Ilgaz Tüneli arası, viyadük dâhil yol yapım çalışmalarına verdiğiniz desteği 2026 yılında da devam ettirmenizdir.
Teşekkür ediyorum.
BaşkanSayın Şevkin...
Müzeyyen Şevkin · AdanaTeşekkür ederim Sayın Başkan.
Ulaştırma Bakanına soruyorum: Adana, Şakirpaşa Havalimanını geri istiyor. Mersin-Adana hızlı tren hattı iki yıldır sürüncemede. Bunu ne zaman tamamlamayı düşünüyorsunuz? Pozantı hattı kapalı. Buradan vatandaşların şikâyeti var, onu da size ileteyim.
Ticaret Bakanımıza soruyorum: Adana'da şehir merkezinde organize sanayi bölgesinde sanayi sitelerinde 2025 yılı içerisinde kaç ticari işletme açılmış, kaç işletme kapısına kilit vurmuştur? İhracatçıların ve iş insanlarının finansa erişimini kolaylaştırmak için planlanan yeni destek planlarınız var mı? Hal yasası uzun süredir gündemde. Bunun güncellenmesi için somut bir takvim var mı? Tüketici hakem heyetlerinin kararlarının bağlayıcılığı ve etkinliğini artırmaya yönelik yeni düzenlemeler yapılacak mı? Esnaf ve küçük işletmeleri desteklemek için farklılaştırılmış vergi, kredi veya eğitim programları planlanıyor mu? Esnaf, zincir market rekabet dengesinin korunmasına yönelik bir çalışma var mı?
BaşkanSayın Tahtasız...
Mehmet Tahtasız · ÇorumSayın Uraloğlu, Ortaköy ilçemizin Çorum-Yozgat ve Amasya bağlantı yolu, İskilip ilçemizin Tosya-Çorum ve Oğuzlar sahil yolu, Sungurlu ilçemizin Boğazkale-Alaca-Zile-Çankırı bağlantı yolu, Hattuşa Alacahöyük Şapinuva turizm yolu, Çorum-Osmancık yolu, Kırkdilim Tüneli, Beygircioğlu-Kargı bölünmüş yolu, Mecitözü-Amasya yolu ne zaman yapılacak? Çorum'da söz verdiğiniz Kuzey Çevre Yolu'nu İlim Yayma ve gıda toptancılar akıllı kavşaklarını planladınız mı, ne zaman yapacaksınız? Çorum havalimanını yatırım programına alacak mısınız? Çorum'un köylerinde internet ne zaman çekecek?
Sayın Bolat, götürü usulden gerçek usule geçişi kaldıracak mısınız? 2025 yılında kaç yeni küçük işletme açılmış, kaç esnaf kepenk kapatmış? 2025'de konkordato ilan eden ve iflas eden şirket sayısı kaçtır? 2026 yılında hal yasası, esnaf yasası çıkacak mı? 7200 prim günü sözünü tutacak mısınız? Çıraklık başlangıcını emekliliğe sayacak mısınız? Bayraktar Grubunun ortak olduğu Çin menşeli e-ticaret firması Trendyola 46 milyar lira vergi avantajı sağlandığı doğru mudur? Trendyoldan ne kadar lisans ücreti aldınız ve ne kadarından vazgeçtiniz? Trendyola vergi avantajı sağlamanızın nedeni damatla olan ilişkisi mi?
BaşkanSoru-cevap işleminin soru kısmı tamamlanmıştır.
Şimdi cevap kısmına geçiyoruz.
Komisyon?
Plan Ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü Necmettin Erkan · KırşehirSayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Sorulara Sayın Bakanlarımız cevap verecekler.
Bütçelerimizin hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.
Ömer Fethi Gürer · NiğdeNiğde havaalanı da yapılacak mı Sayın Bakan? Onu da soruyorum.
BaşkanEvet, buyurun.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir UraloğluSayın Başkan, değerli milletvekilleri; soruları cevaplamaya çalışayım.
Geminbeli Tüneli'ni bu sene hedeflemiştik, birkaç ay aksama var, inşallah bitireceğiz.
Esenboğa Havalimanı metrosuna önümüzdeki sene başlıyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesine 15 milyar liralık metro işi yaptık, sadece 6 milyar lira almış olduk ki bununla mahsuplaşmış olduk.
Yine, devam eden işlerimizden şöyle notlardan... Kahramanmaraş'taki ve Hakkâri'deki ILS sisteminin ikisi de aktiftir, devrededir ancak oradaki mania hatlarından dolayı uçaklar her şartta iniş yapamamaktadır yoksa her iki ILS sistemi de devrededir.
Aksaray-Kireçlik yolunu inşallah yatırım programına teklif ettik, onu almaya gayret ediyoruz, aldığımız takdirde ona başlamış olacağız.
Kanal İstanbul'la ilgili bizim şu anda yaptığımız çalışma Başakşehir-Nakkaş Otoyolu'nun Sazlıdere Köprüsü'nü yapıyoruz, ona devam ediyoruz şu anda, o köprü zaten Kanal İstanbul'dan bağımsız bir şekilde yapılmak durumundadır.
Mobil kapsama noktasında şu anda ülkemizin yüzde 99'unu kapsamış durumdayız, inşallah geri kalanını da 5G'yle hâlletmiş olacağız.
Ordu-Giresun Havalimanı'nda on yıllık bir rutin bakım sonucu ufak bir deformasyonu giderdik, 5 uçaklık apron sahasını da 9'a çıkarmış olduk.
Nevşehir Çevre Yolu'nun yatırım programına teklifini yaptık, inşallah onu da alabilirsek başlayacağız.
Yine, KÖİ projelerinin ilkini 2028 yılında devralıyoruz ve önemli bir bölümünü de 2035'e kadar devralmış olacağız.
Afette GSM haberleşmesinde 23 Nisandaki İstanbul depreminde bütün sesli çağrıların yüzde 99,5'ini karşıladığımızı özellikle belirtmek isterim ama internet üzerinden yapılan çağrıların tamamını karşılamış olduk.
İyidere Lojistiğin altyapısını önümüzdeki sene bitiriyoruz.
Yine İkizdere-Ovit yolunun ihalesini yaptık.
Ayder-Tunca yolunun bir bölümünü yaptık, devamını yapacağız.
Tahsin Ocaklı · RizePahalıya yapıyorsunuz, pahalıya Başkanım.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir UraloğluAltyapıda gerek kendi elemanlarımız gerekse de müşavir firmalarla gerekli denetimleri yapıyoruz. Türkiye'deki ortalama fiyatın -bunun altını çizmek istiyorum, çokça söylendi- 1.500 ile 3.100 lira arasında olduğunun altını çizmek isterim. Siz, eğer yarın uçacaksanız 3 bin liraya, on gün sonra uçacaksanız 900 liraya uçabilirsiniz.
Şanlıurfa Şehir Hastanesi kavşağını inşallah yapacağız. Birecik Köprüsü'nün projesini bitirme aşamasındayız, önümüzdeki sene yatırım programına alıp ihalesini yapacağız.
Viranşehir Çevre Yolu'nda bazı engeller var, birçoğunu aştık, onlara devam edeceğiz.
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaMesela Sayın Bakan? Nasıl engeller var Viranşehir'de? Duysaydık iyi olurdu.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir UraloğluMuş köy yollarıyla ilgili talep bizim Bakanlığımızın sorumluluğunda değildir.
Samsun hızlı tren....
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaHalk sizden cevap bekliyor.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir UraloğluSayın Başkanım, ben sabırla dinledim vallahi ya! Sabırla dinledim, müsaade edin ya.
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaAma sormamız lazım, halk bizden istiyor bunu.
Beritan Güneş Altın · MardinSayın Bakan, bizde savunma...
BaşkanBuyurun.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir UraloğluSabırla dinledim, kaç saattir sabırla dinledim.
Şahin Tin · DenizliSordunuz, dinleyin o zaman.
BaşkanSayın milletvekilleri, lütfen...
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaAma Sayın Bakan "Bazı engeller var." diyemezsiniz, açmanız lazım.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir UraloğluBırakın, sizin sorularınızı cevaplamaya çalışıyorum.
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaNe gibi sorunlar mesela?
BaşkanSayın milletvekilleri, tamam da Sayın Bakan cevap veriyor sorulara, Allah Allah!
Dilan Kunt Ayan · ŞanlıurfaMesela ne gibi sorun oldu? Halk istiyor bu cevapları, biz değil.
Ali Mahir Başarır · MersinNe yapsın, soru sormayacak mı? Buradan da sorulsun, müdahale edebilir.
BaşkanSayın Bakan, buyurun, siz Genel Kurula hitap edin.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir UraloğluSamsun Hızlı Trende Kırıkkale-Çorum'a kadar başladık, geri kalan Çorum-Samsun arasını 2026 yatırımına alıyoruz, onun da çalışmalarına seneye başlıyoruz. Samsun-Sarp hızlı tren projesinin çalışmalarına başladık, inşallah onu da yapmak bizlere nasip olacak. Samsun Havalimanı terminalini yatırım programına teklif ettik, takibini yapıyoruz. Bursa Gemlik demir yolunun proje çalışmalarını ancak yürütüyoruz. Osmaneli-Bursa arasını inşallah seneye, devamını da 2028'de inşallah açacağız. Malatya-Arapgir yolunu yatırım programına teklif ettik, bunu takip edeceğiz.
Yine, Malatya Havalimanı terminal binasının açılışını seneye yapıyoruz.
Biraz önce bahsettiğim, Karadeniz'deki bütün bütüncül Samsun-Sarp arasını yapmak bizim hedefimizdir.
Trabzon Çevre Yolu'na başladık, hızlıca devam ediyoruz. Kanuni Bulvarı'nı bitirdik diyebilirim. Raylı sistem hattını yatırım programına aldık, ihalesini yapacağız.
Mersin-Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu'nu inşallah 2027 yılında bitirmiş olacağız.
BSK onarım çalışmalarına D400'de devam ediyoruz, bunu hızlandırırız inşallah.
Ana konteyner noktasında hem Mersin hem Adana'nın çalışmalarını devam ettiriyoz.
Kastamonu-Ilgaz Tüneli'nin devamını da inşallah yapacağız, orada çalışmalarımız devam ediyor.
Şakirpaşa Havalimanı sivil havacılık noktasında çok ciddi bir görev yapıyor, pilot yetiştiriyor; o noktada destekleyeceğiz.
Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep hızlı tren hattında da şu anda durumumuz iyi, onu yakından takip ediyoruz.
Kırkdilim yolunu inşallah 2026 yılında açıyoruz Sayın Vekilim, hayırlı uğurlu olsun. Diğer dediğiniz projeleri de takip ediyoruz. AK PARTİ hükûmetlerimizle Çorum'a sadece Ulaştırma Bakanlığı olarak 63 milyar liralık bir yatırım yaptığımızı özellikle söylemek isterim.
Bahsedilen Gebze'yle ilgili bir konu, yıkılan oradaki maalesef... Rahmetli olan kardeşlerimize de Rabb'imden rahmet niyaz ediyorum. Konu adli makamlara aktarılmıştır, biz de takip ediyoruz. Şu anda tünelle ilgili herhangi bir olumsuzluk tespit edilmemiştir binanın yıkılmasına yönelik olarak.
Motorcu dostu bariyerlerde 293 kilometreyi bitirdik, önümüzdeki sene de inşallah 100 kilometrelik bölümü bitirmiş olacağız.
Biz doğuya ne yapmışsak batıya da onu yapma gayreti içerisinde olduk.
Geminbeli Tüneli'nden bahsettim.
Bu kadarlıkla yetineyim.
Değerli Başkanım, geri kalanına Ticaret Bakanımız devam etsin.
Sibel Suiçmez · TrabzonErzincan-Trabzon demir yolundan vaz mı geçtiniz Sayın Bakan?
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir UraloğluYazılı açıklama...
BaşkanBuyurun Sayın Bakan.
Ticaret Bakanı Ömer BolatSayın Başkan, değerli milletvekilleri; dile getirilen sorularla alakalı olarak ben de özetle cevap vermek istiyorum.
Hal yasası değişikliğiyle alakalı olarak bizim yaptığımız ve görüşe açtığımız çalışmada özellikle üretici birliklerinin hallerde payının yüzde 20'den yüzde 40'a çıkarılması, üretici birliklerine yönelik özel hal kurulması, üretici birliklerine yönelik özel pazar yerleri ayrılması ve yeni hallerin kurulmasına mali destek...
Tahsin Ocaklı · RizeBir de üretici ne hâlde onu söyleyin.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat...depolama ve frigorifik taşımaların desteklenmesi gibi hükümler yer almaktadır.
Ömer Fethi Gürer · NiğdeHal yasasını yalnız milletvekilleri getirecek.
Ticaret Bakanı Ömer BolatBunun yanında, patatesle alakalı konu gündeme geldiğinde -Niğdeli Ömer Fethi Gürer Bey de iyi bilir- Nevşehir Milletvekilimiz, Filiz Hocamızı sordu; orada da biz gerçekten büyük bir fedakârlıkla Maliyeden aldığımız ilave destekle ihracat desteği verdik soğanda ve patateste; çiftçimizin, üreticimizin yanında yer aldık.
Ömer Fethi Gürer · NiğdeTüccar almıyor Sayın Bakanım, tüccar almıyor, o desteğe rağmen almıyor.
Ticaret Bakanı Ömer BolatE-ticaretle alakalı bilgi isteyen değerli milletvekilimiz oldu. Orada, e-ticaret, dijital ticaret tabii çağın yeni bir gelişmesi ve toplam ticaretin yüzde 20'sine ulaşmış durumda. Bu açıdan, Türkiye'de yaklaşık 3 trilyon liralık bir hacmi temsil ediyor ve 1,6 trilyon lira da perakende e-ticaret temsil ediyor. Gayrisafi yurt içi hasıla içinde e-ticaretin payı yüzde 6,5'e ulaştı ve bu anlamda da dünyadaki trende paralel bir gelişim gösteriyor. Biraz önce konuşmamda bilgi verdim, e-ticaret konusunda pazar yerlerinin sayısı arttı, yeni yatırımcılar pazara girdi ve rekabete girdiler. Bu anlamda da bu yıl ilk dokuz ayda 11,4 milyar dolar ülkemize doğrudan yatırım geldi. E-ticaret sektörüne de 4 yeni oyuncu katılmış oldu. Getirdiğimiz düzenlemeyle hiçbir pazar yerinin e-ticaretteki toplam payın yüzde 20'sini aşmaması sağlanmış oldu.
Esnaflarımız ve zincir marketlerle alakalı olarak zaten 2015 yılında yüce Meclisin çıkardığı Perakende Ticaret Kanunu sıkı bir şekilde uygulanmakta ve zaman içinde bazı değişiklikler de yapıldı. Bizim dönemimizde de 29 Mayıs 2024 tarihindeki değişiklikte zincir marketlere yeni sorumluluklar getirildi. İşletmelerin açılış ya da kapanış saatleri noktasında perakende sektöründe valilikler yetkilendirilmiştir ve meslek odalarıyla birlikte, ticaret odalarıyla birlikte istişare ederek bunu belirleyebilmektedirler.
Cavit Arı · AntalyaHiçbir farklılık yok Sayın Bakan. Hiçbir farklılık yok, öyle devam ediyor her şey.
Ticaret Bakanı Ömer BolatBunun yanında, şirket sayısını konuşmamda belirttim, tekrar edeyim: 2020'nin başından bu yana, beş yıldır Türkiye'de 1 milyon 848 bin 780 yeni esnaf işletmesi kurulmuştur; 678 bin 211 kapanış gerçekleşti. Yaklaşık 1'e 3 daha fazla açılış ve sayı artışı söz konusudur. Şirketler noktasında da benzeri bir gelişme var. Kapanan her bir şirkete karşı 3,87 yeni şirket kurulduğu 2025 yılının ilk on ayında görülmektedir.
Bunun yanında, antrepo konusunda konuyu sanki büyük bir konuymuş gibi gündeme Plan ve Bütçe Komisyonunda getiren ilgili milletvekiline...
Veli Ağbaba · MalatyaBüyük konu, büyük, büyük!
Ticaret Bakanı Ömer Bolat...hem Plan ve Bütçe Komisyonunda sözlü olarak hem de detaylı bir şekilde yazılı olarak cevap verdim.
Veli Ağbaba · MalatyaCevap veremedin, cevap veremedin. Sözlü verebildin, sözlü!
Ticaret Bakanı Ömer BolatAli Mahir Bey, bağırarak çağırarak üste çıkacağını zannediyor ama bu olsa olsa yavuz hırsız ev sahibini bastırır mantığından bir hamle.
Veli Ağbaba · MalatyaSözlü verebildin, laf ebeliği yapma! Laf ebeliği yapma! Antreponun ruhsatını verdin mi, vermedin mi?
Şahin Tin · DenizliVeli Ağbaba dinle ya! Dinle, cevap veriyor!
Ticaret Bakanı Ömer Bolatİnsan... Herhâlde karşınızdakini kendiniz gibi zannediyorsunuz.
Tahsin Ocaklı · RizeSayın Bakan, siz sorulara cevap verin.
Veli Ağbaba · MalatyaAntrepo ruhsatını ne karşılığı verdin?
Ticaret Bakanı Ömer BolatSiz önce belediyelerdeki icraatlarınıza cevap verirsiniz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Ejder Açıkkapı · ElâzığBravo!
Tahsin Ocaklı · RizeSorulara cevap verin Sayın Bakan. Ali Mahir'in ses tonundan size ne ya!
Veli Ağbaba · MalatyaHangi çıkar karşılığı ya da hangi para karşılığı verdin, onun cevabını ver.
Ticaret Bakanı Ömer BolatEvet, Başkanım...
Veli Ağbaba · MalatyaAntreponun karşılığını nasıl verdin; hangi çıkar karşılığı verdin, hangi para karşılığı verdin, hangi büyük adam karşılığı verdin? Onun cevabını ver.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıSayın Başkan, açar mısınız lütfen? Devam, devam!
BaşkanSüresi devam ediyor.
Ticaret Bakanı Ömer BolatVeli Ağbaba Bey, siz kendinizi bizimle karıştırmayın. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Veli Ağbaba · MalatyaSende onur varsa, onur varsa antreponun ruhsatını nasıl verdin; onur varsa o antreponun ruhsatını nasıl verdin, onun cevabını ver! Onun cevabını ver.
Ali İnci · SakaryaVeli Ağbaba, otur, el sallama!
Ticaret Bakanı Ömer BolatBurada, muhalefet milletvekilleri dahi bizi ve Ticaret Bakanlığındaki arkadaşlarımızı tanıyor, anladın mı? Sen kendini bizimle karıştırma! Veli Ağbaba'nın şeceresi de belli, bizim şeceremiz de belli. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Veli Ağbaba · MalatyaSayın Başkan...
Cavit Arı · AntalyaNe varmış bir açıklayın? Bir açıklayın, biz de öğrenelim!
Veli Ağbaba · MalatyaSayın Başkan... Sayın Başkan... Sayın Başkan...
Ali Mahir Başarır · MersinSayın Başkan...
BaşkanSayın milletvekilleri, süremiz var.
Veli Ağbaba · MalatyaSayın Başkan, açık sataşma var.
BaşkanBir saniye, bir saniye ama süremiz var, harcamayalım da soru alalım, bir saniye lütfen.
Sayın Uğur Bayraktutan...
Sayın İrmez Sayın İrmez...
Buyurun.
Mehmet Zeki İrmez · ŞırnakSayın Ulaştırma ve Altyapı Bakanına soruyorum:
1) Şırnak-Van yolu yapım çalışmalarının ulaşıma açılması halkımız tarafından acilen talep edilmektedir. Söz konusu çalışmalar ne durumdadır ve yolun ulaşıma açılması için son tarih nedir?
2) Şırnak Havalimanı-İdil yolu kazalar nedeniyle ölüm yolu olarak anılmaktadır. Bu yolun bölünmüş yol standardına dönüştürülmesi için hemen adım atılacak mıdır?
3) 2009 yılında Gaziantep-Şanlıurfa otobanını hizmete açtınız. on altı yıl geçmesine rağmen Şanlıurfa'nın ötesine bir türlü geçmediniz. Şanlıurfa-Şırnak ya da Şanlıurfa ötesi otoban çalışması projeniz var mı, varsa ne zaman adım atmayı düşünüyorsunuz?
Sayın Ticaret Bakanına: Cizre, Silopi ilçelerimizin stratejik serbest bölge ilan edilerek tüm teşviklerden en üst düzeyde yararlanması için Bakanlığınızın somut bir çalışması ve takvimi var mıdır?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Mehmet Zeki İrmez · Şırnakİki: Türkiye'nin en önemli...
BaşkanSayın Ulaştırma Bakanı, buyurun.
Ulaştırma Ve Altyapı Bakanı Abdulkadir UraloğluŞırnak-Van yolunun ikmal ihalesini yaptık, devam ediyoruz. Nereden bakarsanız üç veya dört sene sürecek olan bir iştir. Şanlıurfa'nın devamındaki otoyolu inşallah bu kalkınma yolunun devamı olarak yapacağız, projesi bitmiştir, oradan Habur Sınır Kapısına kadar o yolu iletmiş olacağız.
Teşekkür ediyorum.
BaşkanEvet, Sayın Başarır, buyurun.
IV.- AÇIKLAMALAR (Devam)
14.- Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın 226 sıra sayılı 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 227 sıra sayılı 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin ikinci tur görüşmelerinin soru-cevap kısmında yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Ali Mahir Başarır · MersinSayın Başkan, Sayın Ağbaba'ya da sataşma var, şahsıma sataşma var. Ben bir dakika konuşacağım.
O kadar iddiada bulunduk, Sayın Bakan tek bir şey söyledi: "Yavuz hırsız ev sahibini bastırır." Bakın, burada seçilmişler var, ev sahibi biziz, yavuz hırsız orada; onu söyleyeyim, o bunu bilsin. (CHP sıralarından alkışlar)
Mustafa Hakan Özer · KonyaOrada yavuz hırsız, orada!
Sayın Bayar Özsoy · Kayseriİstanbul'da, Antalya'da yavuz hırsız!
Ali Mahir Başarır · MersinBir kaçakçıya Bakanlık tarafından antrepo, depo veren bir Bakan burada oturamaz!
Sayın Bayar Özsoy · Kayseriİstanbul'da, Antalya'da!
Ali Mahir Başarır · MersinBen kendisini kınıyorum, istifaya davet ediyorum. Çıksın, bu iddialara cevap versin. Biz raporla konuşuyoruz, biz kendi müfettişlerinin raporlarıyla konuşuyoruz.
İbrahim Yurdunuseven · AfyonkarahisarSen Mersin Milletvekiline cevap ver.
Ali Mahir Başarır · MersinBiz soruşturmayla konuşuyoruz. 2 milyar dolarlık bir yolsuzluktan bahsediyoruz.
İbrahim Yurdunuseven · AfyonkarahisarMersin Milletvekiline cevap ver!
Ali Mahir Başarır · MersinBunun hesabını verme, gel burada kıvır! Kıvır! Ya, konuş! Konuş! Konuş!
Mehmet Baykan · KonyaSensin kıvrık! Sen kıvır! Sen kıvır! Sana Umut Akdoğan el hareketi yaptı, ağzını açamadın! Ali Mahir Bey, Umut Akdoğan sana el hareketi yaptı öğlen saatleri, ağzını açamadın. Milletvekilin sana el hareketi çekti. Sen böyle mi Grup Başkan Vekilisin? İnkar et!
Ali Mahir Başarır · MersinOtur yerine, otur...
BaşkanBuyurun.
Veli Ağbaba · MalatyaSayın Başkan...
Mehmet Baykan · KonyaMilletvekilin sana el hareketi çekti oturduğun yerde.
BaşkanBuyurun Sayın Ağbaba.
15.- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın 226 sıra sayılı 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 227 sıra sayılı 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin ikinci tur görüşmelerinin soru-cevap kısmında yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Veli Ağbaba · MalatyaSayın Başkan, 2022 yılında Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü Akaryakıt Özel Ekipleri Şubesi tarafından bir operasyon yapılıyor.
Mehmet Baykan · KonyaOturduğun yerde el hareketi çekti milletvekilin, müdahale edemedin. Sen böyle mi Grup Başkan Vekilisin!
Veli Ağbaba · MalatyaBu operasyonda adı geçen şirketin kaçakçılık yaptığı söyleniyor.
Mehmet Baykan · Konyaİnkar et!
Veli Ağbaba · MalatyaBakın, 2020-2021 döneminde 42 milyar, kaçırılan vergi 18 milyar...
(AK PARTİ sıralarından "Poşetteki paralardan haber ver." sesi)
Veli Ağbaba · MalatyaMASAK'a bildirilen şüpheli para 88 milyar, bunun içinde 2022 yok, 2023 yok, 2024 yok. İfadeyi okuyorum, Kemal Can diyor ki: "Ben devlet büyüklerinin ricasıyla Ciner Grubunu aldım. Ayrıca, bu antrepo ruhsatını devlet büyüklerinin ricasıyla aldım."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
Veli Ağbaba · MalatyaPlan ve Bütçe Komisyonunda yüzüne bakarak, gözlerinin içine bakarak sordum, "Bu ruhsatı kim verdi?" dedim; kıvırttı, bürokratları sattı; bürokratlarını, bürokratlarını sattı! (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Şahin Tin · DenizliAyıp ya, ayıp ya!
Veli Ağbaba · MalatyaSayın Başkan... Sayın Başkan...
BaşkanEvet, buyurun.
Veli Ağbaba · MalatyaSayın Bakan bürokratlarını satan adamdır. Ne dedi? "Ben vermedim, Gümrük Müdürlüğü verdi." Gümrük Müdürlüğü bana mı bağlı?
Mehmet Baykan · KonyaHadi oradan!
Veli Ağbaba · MalatyaSen bostan korkuluğu musun mübarek!
Mehmet Baykan · KonyaHadi oradan!
Veli Ağbaba · MalatyaBakın, burada para var, açık kaçakçılık yapan bir şirket var AK PARTİ'liler, vicdanınıza, haysiyetinize sesleniyorum...
Mehmet Baykan · KonyaBir milletvekiliniz Grup Başkan Vekilinize el hareketi çekti bu salonda, onun hesabını verin.
Veli Ağbaba · MalatyaHaysiyetinize, vicdanınıza sesleniyorum: Burada kaçakçılık yapan bir şirket var.
Mehmet Baykan · KonyaBir şey yapamadın, sana geldi, milletvekili el hareketi çekti. Çekti mi, çekmedi mi? inkâr et, "Çekmedi." de, "Yapmadı." de.
Veli Ağbaba · Malatya2022 yılında bu raporu veren, bu şikâyette bulunan AK PARTİ'ye bağlı Ticaret Bakanlığı; sen 2023'te kaçakçılık yapan firmaya antrepoyu hangi çıkar karşılığında verdin ya da hangi devlet büyüğünden emir aldın?
Mustafa Hakan Özer · KonyaYalancısın, yalancı!
Veli Ağbaba · MalatyaHaysiyetin varsa bunu açıkla; beni suçlayacağınıza, onurun varsa bunu açıkla! (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)
BaşkanSayın Akbaşoğlu, buyurun.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıSayın Başkan...
Ali Mahir Başarır · MersinBir dakika... Akbaşoğlu'yla ilgili ne mesele var burada ben merak ediyorum.
BaşkanAma bir müsaade et ama. Size söz...
Ali Mahir Başarır · MersinHayır, ne mesele var?
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıSayın Başkan, değerli milletvekili...
Ali Mahir Başarır · MersinAkbaşoğlu milletvekili, halkın vekili, Bakanın avukatı değil; Bakan cevap versin, Bakanla konuşulan bir konu.
BaşkanBir saniye...
Ali Mahir Başarır · MersinAkbaşoğlu'na ne sataşıldı, anlamadım ben.
Sibel Suiçmez · TrabzonSayın Başkanım, sataşma yok.
BaşkanMüsaade ederseniz anlatacağım, müsaade edin anlatacağım.
Ali Mahir Başarır · MersinBuyurun.
Başkanİçeride konuşuldu; daha sonra, bütün görüşmeler bittikten sonra Grup Başkan Vekilleri isterse onlara söz vereceğim.
Ali Mahir Başarır · MersinBiz Bakan sataştığı için söz aldık Sayın Başkan, AK PARTİ Grubuyla ne alakası var bunun?
BaşkanBir saniye, müsaade edin, açıkladım ama.
Buyurun Sayın Akbaşoğlu, buyurun.
16.- Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır ile Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın yaptıkları açıklamalarındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıSayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakın, güya elinde bir rapor varmış, "söyleniyor, ediliyor" laflarıyla kendi suçunu bastırmaya çalışıyor.
Veli Ağbaba · MalatyaSenin Bakanının verdiği cevap burada, bak, bak, burada. Verdiği cevap burada, cevap.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıBakın, kimin haklı, kimin algıcı olduğunu milletimiz çok ama çok iyi biliyor.
Veli Ağbaba · MalatyaOrtak mısın sen de? Ortak mısın? Kaçakçı mısın, nesin sen? Utan!
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıBu konuda her türlü yolsuzluk ve hırsızlığın üzerine gittik ve gidiyoruz ancak kendi sıfatlarınızı ne grubumuza ne bakanlarımıza atamazsınız.
Veli Ağbaba · MalatyaAK PARTİ'liler, ortada bir yolsuzluk var, yolsuzluk! Ortada kaçakçılık var!
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıÖnce, siz -Sayın Kılıçdaroğlu'nun söylediği gibi- her türlü hırsızlıktan, yolsuzluktan CHP'yi temizleyin, öyle gelin, öyle söyleyin! (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Veli Ağbaba · MalatyaHadi be! Hadi be!
BaşkanKamu kurumu bütçeleri ile...
Ali Mahir Başarır · MersinSayın Başkan... Sayın Başkan, bir dakika...
BaşkanAma müsaade ederseniz devam edelim.
Ali Mahir Başarır · MersinBizim kendisiyle bir tek kelime konuşmamız olmamasına rağmen söz verdiniz ama açıkça gruba hakaret ediyor. Susmamı mı bekliyorsunuz? (AK PARTİ sıralarından "Yeter!" sesleri, gürültüler)
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıHakaret etmedim.
Ali Mahir Başarır · MersinLütfen, İç Tüzük hükümlerini uygulayın.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıHakaret etmedim.
Tahsin Ocaklı · RizeCHP'yi yolsuzlukla suçluyorsun Başkan ya.
BaşkanSayın Başarır, niçin süre istiyorsunuz bana söyler misiniz? Verdim size söz.
Ali Mahir Başarır · MersinBakın, partiye hakaret...
Tahsin Ocaklı · RizeYolsuzlukla suçluyor ya.
BaşkanPeki, veriyorum.
Buyurun, yirmi dakika konuşun(!)
17.- Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın, Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Ali Mahir Başarır · MersinŞimdi, şunu söyleyeyim: Sayın Bakana yönelttiğimiz suçlamalar, ithamlarla ilgili Sayın Bakan cevap verir. Burada Akbaşoğlu Sayın Bakanın avukatı değil; çıksın, Sayın Bakan cevap versin. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Gelelim Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu'na. Ne dedi? "Asrın hırsızlığını yapan parti AK PARTİ." dedi. Sen bundan örnek aldın mı? Almadın. Şimdi bunu mu söylüyorsunuz? Yolsuzluk, hırsızlık, arsızlık arıyorsanız aynaya bakın. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıSayın Başkan...
Bülent Kaya · İstanbulBaşkanım, oylamaya geçelim lütfen.
BaşkanSayın Akbaşoğlu, meram anlaşıldı, müsaade ederseniz görüşmelerimize devam edelim. Şimdi, burada söylenebilecek her şey söylendi, lütfen, diğer Grup Başkan Vekilleri konuşmalarından vazgeçtiler, siz de anlayış gösterin lütfen.
Muhammet Emin Akbaşoğlu · ÇankırıSöz almıyorum, bir şey söylüyorum: Kendi sıfatlarını temizlesinler ve ortaya koysunlar, temizlensinler, ondan sonra söz söylesinler, kendileri arınsınlar. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)
Cavit Arı · AntalyaSiz kendinize bakın, kendinize.
V.- KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER (Devam)
A) Kanun Teklifleri (Devam)
1.- 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/280) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı:226) (Devam)
2.- 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/279), Plan ve Bütçe Komisyonunca Kabul Edilen Metne Ekli Cetveller, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifine İlişkin Genel Uygunluk Bildirimi ile 2024 Yılı Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporu, 218 Adet Kamu İdaresine Ait Sayıştay Denetim Raporu, 2024 Yılı Faaliyet Genel Değerlendirme Raporu ve 2024 Yılı Mali İstatistikleri Değerlendirme Raporunun Sunulduğuna Dair Sayıştay Başkanlığı Tezkeresi (3/1191) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S. Sayısı: 227) (Devam)
A) ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI (Devam)
1) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
B) KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (Devam)
1) Karayolları Genel Müdürlüğü 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Karayolları Genel Müdürlüğü 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
C) SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (Devam)
1) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
Ç) BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU (Devam)
1) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
D) TİCARET BAKANLIĞI (Devam)
1) Ticaret Bakanlığı 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Ticaret Bakanlığı 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
E) HELAL AKREDİTASYON KURUMU (Devam)
1) Helal Akreditasyon Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Helal Akreditasyon Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
F) REKABET KURUMU (Devam)
1) Rekabet Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
2) Rekabet Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
BaşkanSayın milletvekilleri, şimdi sırasıyla ikinci turda yer alan kamu idarelerinin bütçeleri ile kesin hesaplarına geçilmesi hususunu ve bütçeleri ile kesin hesaplarını ayrı ayrı okutup oylarınıza sunacağım.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 2026 yılı merkezî yönetim bütçesine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Genel toplamı okutuyorum:
ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI
1) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
ÖDENEK CETVELİ
GENEL TOPLAM 525.260.273.000
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 2026 yılı merkezî yönetim bütçesi kabul edilmiştir.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 2024 yılı merkezî yönetim kesin hesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Genel toplamları okutuyorum:
2) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
(A) CETVELİ
Toplam Ödenek 377.746.703.858,61
Bütçe Gideri 345.688.878.661,99
Kullanılmayan Ödenek 32.057.825.196,62
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 2024 yılı merkezî yönetim kesin hesabının bölümleri kabul edilmiştir.
Karayolları Genel Müdürlüğünün 2026 yılı merkezî yönetim bütçesine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Genel toplamı okutuyorum:
KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
1) Karayolları Genel Müdürlüğü 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
ÖDENEK CETVELİ
GENEL TOPLAM 389.228.530.000
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Gelir cetvelinin toplamını okutuyorum:
GELİR CETVELİ
TOPLAM 389.188.530.000
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Karayolları Genel Müdürlüğünün 2026 yılı merkezî yönetim bütçesi kabul edilmiştir.
Karayolları Genel Müdürlüğünün 2024 yılı merkezî yönetim kesin hesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Genel toplamları okutuyorum:
2) Karayolları Genel Müdürlüğü 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
(A) CETVELİ
Toplam Ödenek 293.625.708.044,51
Bütçe Gideri 285.282.005.282,75
Kullanılmayan Ödenek 8.343.702.761,76
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel toplamlarını okutuyorum:
(B) CETVELİ
Bütçe Geliri Tahmini 267.112.848.000,00
Bütçe Geliri 316.134.265.684,27
Bütçe Gelirlerinden Ret ve İadeler 16.253.168,99
Net Bütçe Geliri 316.118.012.515,28
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Karayolları Genel Müdürlüğünün 2024 yılı merkezî yönetim kesin hesabı kabul edilmiştir.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün 2026 yılı merkezî yönetim bütçesine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Genel toplamı okutuyorum:
SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
1) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
ÖDENEK CETVELİ
GENEL TOPLAM 905.000.000
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Gelir cetvelinin toplamını okutuyorum:
GELİR CETVELİ
TOPLAM 1.168.667.000
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün 2026 yılı merkezî yönetim bütçesi kabul edilmiştir.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün 2024 yılı merkezî yönetim kesin hesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Genel toplamları okutuyorum:
2) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
(A) CETVELİ
Toplam Ödenek 738.262.600,00
Bütçe Gideri 696.434.239,35
Kullanılmayan Ödenek 41.828.360,65
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel toplamlarını okutuyorum:
(B) CETVELİ
Bütçe Geliri Tahmini 508.297.000,00
Bütçe Geliri 691.661.431,31
Bütçe Gelirlerinden Ret ve İadeler 5.119.840,36
Net Bütçe Geliri 686.541.590,95
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün 2024 yılı merkezî yönetim kesin hesabının bölümleri kabul edilmiştir.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 2026 yılı merkezî yönetim bütçesine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Genel toplamı okutuyorum:
BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU
1) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
ÖDENEK CETVELİ
GENEL TOPLAM 54.670.000.000
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Gelir cetvelinin toplamını okutuyorum:
GELİR CETVELİ
TOPLAM 54.670.000.000
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 2026 yılı merkezî yönetim bütçesi kabul edilmiştir.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 2024 yılı merkezî yönetim kesin hesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Genel toplamları okutuyorum:
2) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
(A) CETVELİ
Toplam Ödenek 29.025.000.000,00
Bütçe Gideri 28.913.031.525,10
Kullanılmayan Ödenek 111.968.474,90
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel toplamlarını okutuyorum:
(B) CETVELİ
Bütçe Geliri Tahmini 25.000.000.000,00
Bütçe Geliri 28.914.776.765,24
Bütçe Gelirlerinden Ret ve İadeler 1.745.240,14
Net Bütçe Geliri 28.913.031.525,10
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 2024 yılı merkezî yönetim kesin hesabı kabul edilmiştir.
Ticaret Bakanlığının 2026 yılı merkezî yönetim bütçesine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Genel toplamı okutuyorum:
TİCARET BAKANLIĞI
1) Ticaret Bakanlığı 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
ÖDENEK CETVELİ
GENEL TOPLAM 76.251.159.000
BaşkanKabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Ticaret Bakanlığının 2026 yılı merkezî yönetim bütçesi kabul edilmiştir.
Ticaret Bakanlığının 2024 yılı merkezî yönetim kesin hesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Genel toplamları okutuyorum:
2) Ticaret Bakanlığı 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
(A) CETVELİ
Toplam Ödenek 43.625.620.781,68
Bütçe Gideri 42.988.263.511,48
Kullanılmayan Ödenek 637.357.270,20
BaşkanKabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Ticaret Bakanlığının 2024 yılı merkezî yönetim kesin hesabının bölümleri kabul edilmiştir.
Helal Akreditasyon Kurumunun 2026 yılı merkezî yönetim bütçesine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Genel toplamı okutuyorum:
HELAL AKREDİTASYON KURUMU
1) Helal Akreditasyon Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
ÖDENEK CETVELİ
GENEL TOPLAM 105.677.000
BaşkanKabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Gelir cetvelinin toplamını okutuyorum:
GELİR CETVELİ
TOPLAM 105.577.000
BaşkanKabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Helal Akreditasyon Kurumunun 2026 yılı merkezî yönetim bütçesi kabul edilmiştir.
Helal Akreditasyon Kurumunun 2024 yılı merkezî yönetim kesin hesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Genel toplamları okutuyorum:
2) Helal Akreditasyon Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
(A) CETVELİ
Toplam Ödenek 58.486.000,00
Bütçe Gideri 51.040.819,08
Kullanılmayan Ödenek 7.445.180,92
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:
(B) CETVELİ
Bütçe Geliri Tahmini 50.780.000,00
Bütçe Geliri 45.771.489,32
Net Bütçe Geliri 45.771.489,32
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Helal Akreditasyon Kurumunun 2024 yılı merkezî yönetim kesin hesabının bölümleri kabul edilmiştir.
Rekabet Kurumunun 2026 yılı merkezî yönetim bütçesine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Genel toplamı okutuyorum:
REKABET KURUMU
1) Rekabet Kurumu 2026 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
ÖDENEK CETVELİ
GENEL TOPLAM 1.679.024.000
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Gelir cetvelinin toplamını okutuyorum:
GELİR CETVELİ
TOPLAM 1.679.024.000
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Rekabet Kurumunun 2026 yılı merkezî yönetim bütçesi kabul edilmiştir.
Rekabet Kurumunun 2024 yılı merkezî yönetim kesin hesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Genel
toplamları okutuyorum:
2) Rekabet Kurumu 2024 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesabı
(A) CETVELİ
Toplam Ödenek 1.437.253.000,00
Bütçe Gideri 1.151.321.883,50
Kullanılmayan Ödenek 285.931.116,50
BaşkanKabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelinin genel toplamlarını okutuyorum:
(B) CETVELİ
Bütçe Geliri Tahmini 913.053.000,00
Bütçe Geliri 1.367.953.930,81
Bütçe Gelirlerinden Ret ve İadeler 4.872.036,88
Net Bütçe Geliri 1.363.081.893,93
BaşkanKabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Rekabet Kurumunun 2024 yılı merkezî yönetim kesin hesabının bölümleri kabul edilmiştir.
Böylece ikinci turda yer alan kamu idarelerinin bütçeleri ve kesin hesapları kabul edilmiştir. Hayırlı olmalarını temenni ederim.
Sayın milletvekilleri, ikinci tur görüşmeleri tamamlanmıştır.
Programa göre, kamu idarelerinin bütçe ve kesin hesaplarını sırasıyla görüşmek için 11 Aralık 2025 Perşembe günü saat 11.00'de toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.
Kapanma Saati:22.37
[1]. 226 S. Sayılı Basmayazı ve Cetveller 8/12/2025 tarihli 26’ncı Birleşim Tutanağı’na eklidir.
[2]. 227 S. Sayılı Bazmayazı ve Cetveller 8/12/2025 tarihli 26’ncı Birleşim Tutanağı’na eklidir.
[3]. Bu bölümde hatip tarafından Türkçe olmayan bir kelime ifade edildi.
Bu birleşimde açık oylama yapılmadı
Oylamalar işaretle (el kaldırarak) yapıldıysa milletvekillerinin oyları kayda geçmez.